1 00:00:02,000 --> 00:00:07,000 Downloaded from YTS.MX 2 00:00:08,000 --> 00:00:13,000 Official YIFY movies site: YTS.MX 3 00:00:41,009 --> 00:00:45,922 Vladimir Solovyov'un bir metninden perdeye uyarlanmıştır 4 00:01:36,108 --> 00:01:41,259 Zoyiçka! Zoya! Eve gir artık! 5 00:01:47,275 --> 00:01:50,259 Dikkat et, şimdi ayağın kayacak, düşeceksin. 6 00:04:39,767 --> 00:04:43,898 Öyle olsa bile, şimdi farklı bir yol tutalım sevgili Nikolay. 7 00:04:44,020 --> 00:04:47,647 - Beni dinlemeye hazır mısınız? - Evet, hazırım. 8 00:04:48,148 --> 00:04:51,395 Şu iki keşişin hikâyesine dönelim yine. 9 00:04:52,278 --> 00:04:54,157 Yani İskenderiye'ye. 10 00:04:55,318 --> 00:04:59,549 Fakat benim ilgimi çeken o değil. Aynı yolu takip ederek... 11 00:05:00,205 --> 00:05:04,542 aynı sonuçlara varıyoruz, ama işin özünden kopuyoruz. 12 00:05:04,688 --> 00:05:07,897 İşin özü Tanrı ile Şeytan'ın var olması. 13 00:05:07,990 --> 00:05:12,981 Diğer varsayımdan yola çıkalım: Ne Tanrı var ne de Şeytan. 14 00:05:13,069 --> 00:05:21,229 Benim ilgimi çeken şu: Kötülüğün insanın içinden geldiğine inanırsak... 15 00:05:21,373 --> 00:05:26,101 o zaman bu iki adamdan hangisi bu yola sapıp... 16 00:05:26,205 --> 00:05:32,077 İskenderiye'de üç günü sefahat içinde geçirirdi sizin fikrinizce? 17 00:05:35,131 --> 00:05:39,507 - Hakikaten hangisi? -Ben de bilmiyorum, bu sadece bir varsayım. 18 00:05:39,728 --> 00:05:47,311 Şöyle bir tahmin yürütmek ilginç olur, muhtemelen böyle bir işe girişen... 19 00:05:47,443 --> 00:05:56,443 pişmanlık duymayan, tövbe etmeyen, umutsuzluğa kapılmayan hangisiyse odur. 20 00:05:56,570 --> 00:05:58,692 Hikâyeyi hatırlıyor musunuz? 21 00:05:58,717 --> 00:06:02,354 İskenderiye'de üç gün geçirdikten sonra... 22 00:06:02,450 --> 00:06:04,818 - Çöle dönerler. - Beraber. -İkisi birden. 23 00:06:04,938 --> 00:06:08,211 Yolda ikisinden biri yana yakıla kırbaçlar kendini. 24 00:06:08,351 --> 00:06:15,600 - Güçten düşer. -Evet. -İskenderiye'de olanlar aklından çıkmaz bir türlü. 25 00:06:16,906 --> 00:06:21,977 - Hâlbuki ötekisi... -Yürürken bir yandan ilahiler söylemektedir. 26 00:06:22,074 --> 00:06:26,226 Sonra mağaralarına döndüklerinde... 27 00:06:27,203 --> 00:06:31,449 biri dövünüp kendini kırbaçlamaya devam eder. 28 00:06:31,562 --> 00:06:36,650 - Sonunda da İskenderiye'ye dönmeye karar verir. -Gitmeye karar verir. 29 00:06:37,065 --> 00:06:40,001 - Öyle karar verir. - Her şeyi arkasında bırakır. 30 00:06:40,113 --> 00:06:46,442 Çünkü sefahate bir kez boyun eğdikten sonra geri dönüşü olmayacağına inanır. 31 00:06:51,764 --> 00:06:54,391 General gidiyor galiba. 32 00:06:56,201 --> 00:06:58,241 Onu uğurlayalım mı? 33 00:06:59,726 --> 00:07:02,250 Üç gün sonra Marsilya'ya gidecek. 34 00:07:02,378 --> 00:07:04,881 - Toulon'a. - Toulon'a mı? 35 00:07:35,480 --> 00:07:39,515 - Andrey Nikolayeviç, dilerseniz onu uyandırabilirim. -Olur. 36 00:07:39,648 --> 00:07:41,791 Bir kova soğuk su getirin. 37 00:08:05,703 --> 00:08:08,623 Evet, artık gitmem gerek. 38 00:08:19,542 --> 00:08:21,182 Hemen geliyorum. 39 00:08:37,855 --> 00:08:40,906 I INGRIDA 40 00:08:40,930 --> 00:08:43,681 Şu an İsa'yı seven şanlı bir Rus ordusu var mı? 41 00:08:43,787 --> 00:08:46,757 Ordunun ortadan kaldırıldığını mı duydunuz yoksa? 42 00:08:46,787 --> 00:08:50,459 İşi şakaya vurmayın. Öyle demek istemediğimi bal gibi de anladınız. 43 00:08:50,595 --> 00:08:58,516 Şu andaki ordunun İsa'yı seven, şanlı bir ordu olduğu söylenebilir mi hâlâ... 44 00:08:58,635 --> 00:09:02,812 yoksa bu sıfat artık ona yaraşmıyor ve yerini başka bir sıfata mı bırakmalı? 45 00:09:03,512 --> 00:09:08,859 Demek bu size dert oldu. Ama sorunuzu doğru kişiye sormadınız. 46 00:09:09,016 --> 00:09:13,384 Armacılık dairesiyle bir görüşün. Unvanlarla, sıfatlarla onlar ilgilenir. 47 00:09:13,555 --> 00:09:18,513 Onlar şüphesiz şu cevabı da verecektir: Eski unvanları taşımak kanuna aykırı değil. 48 00:09:18,619 --> 00:09:22,619 Son Lusignan prensi kendine rahatça Kıbrıs Kralı demiyor muydu? Halbuki... 49 00:09:22,804 --> 00:09:26,722 Kıbrıs'ı yönetmek bir yana, sağlığı ve kesesi yüzünden Kıbrıs şarabı da içemiyordu. 50 00:09:26,803 --> 00:09:30,522 O halde neden modern bir ordu da "İsa'yı seven" sıfatını taşımasın ki? 51 00:09:31,931 --> 00:09:35,619 Sıfat mı? Madem öyle, siyah veya beyaz bir sıfat mıdır? 52 00:09:36,619 --> 00:09:40,262 Tatlı veya acı bir sıfat mıdır? Cesur veya korkak bir sıfat mıdır? 53 00:09:40,371 --> 00:09:43,135 Bunu ben söylemiyorum ki, kanunlara uyan insanların fikri böyle. 54 00:09:43,243 --> 00:09:48,969 Müsaadenizle! Söyler misiniz, şu an İsa'yı seven şanlı bir Rus ordusu var mı? 55 00:09:49,106 --> 00:09:52,282 - Evet mi, hayır mı? - Kelimelere neden takılıyorsunuz ki? 56 00:09:52,394 --> 00:09:56,135 Ingrida'nın hiç şüphesiz "İsa'yı seven ordu" derken başka bir meramı vardı. 57 00:09:56,282 --> 00:09:58,548 Çok teşekkür ederim Madeleine. 58 00:09:59,738 --> 00:10:01,770 Söylemek istediğim şuydu. 59 00:10:02,497 --> 00:10:09,122 Ezelden beri, asırlardır, ister er olsun, ister mareşal, fark etmez, tüm askerler... 60 00:10:09,234 --> 00:10:13,538 yüce ve iyi bir davaya hizmet ettiğini bilir ve bu hissi taşırlar. 61 00:10:13,642 --> 00:10:20,682 Sırf lağım boşaltmak, çamaşır yıkamak gibi yararlı ve zorunlu işler için değil... 62 00:10:20,849 --> 00:10:27,017 daima en iyilerin, seçkinlerin, halk önderlerinin, kahramanların... 63 00:10:27,145 --> 00:10:31,512 hizmet ettiği daha yüce anlamda, iyi, asil ve şerefli bir davaya da çalışırlar. 64 00:10:31,601 --> 00:10:35,281 Bizim davamız daima kiliselerde kutsanmış ve yüceltilmiş... 65 00:10:35,393 --> 00:10:37,697 kamunun onurlandırmasına mazhar olmuştur. 66 00:10:37,809 --> 00:10:40,728 Sonra bir sabah birden öğreniyoruz ki bütün bunları unutup... 67 00:10:40,832 --> 00:10:46,609 kendimizle ve dünyadaki yerimizle ilgili fikirlerimizi tümden değiştirmemiz gerek. 68 00:10:47,033 --> 00:10:52,553 Bir zamanlar gururla hizmet ettiğimiz dava, artık kötü ve zararlı ilan edilmiş. 69 00:10:53,012 --> 00:10:56,505 Güya bu dava, Tanrı'nın emirlerine ve insani duygulara zıt düşüyormuş... 70 00:10:56,641 --> 00:11:01,481 büyük bir felaket, feci bir kötülükmüş, bütün ülkeler ona karşı birleşmeliymiş... 71 00:11:01,577 --> 00:11:04,929 tamamen ortadan kaldırılması an meselesiymiş. 72 00:11:05,513 --> 00:11:09,896 Fakat daha önceden savaşı ve askerlik hizmetini ilkel yamyamlığın kalıntıları... 73 00:11:10,049 --> 00:11:14,593 - olarak görüp lanetleyenleri hiç mi duymamıştınız? -Evet, duymuştum. 74 00:11:14,768 --> 00:11:18,937 Duydum tabii, hatta birkaç dilde birden okudum bunları. 75 00:11:19,057 --> 00:11:23,529 Ama sözünü ettiğiniz bütün bu fikirler, bizler için, dürüstlüğümü bağışlayın... 76 00:11:23,633 --> 00:11:28,260 masmavi bir gökyüzünde duyulan gök gürültüsüydü. Duyar duymaz unutulurdu. 77 00:11:28,511 --> 00:11:33,873 Ama şimdi durum tamamen değişti. Bu yüzden ne yapmak lazım diye soruyorum. 78 00:11:33,992 --> 00:11:38,572 Ben kendimi, yani herhangi bir asker kendisini nasıl görsün? 79 00:11:38,764 --> 00:11:42,869 Gerçek bir insan gibi mi, yoksa doğanın bir ucubesi gibi mi? 80 00:11:43,221 --> 00:11:47,631 Doğru ve yüce bir davaya hizmet ettiğim için kendime saygı mı duyayım... 81 00:11:47,740 --> 00:11:50,948 yoksa yaptıklarımdan dolayı dehşete mi düşeyim? 82 00:11:51,052 --> 00:11:57,308 Toplumdan dışlandığım için pişman olup sivillere yalvarıp özür mü dileyeyim? 83 00:11:57,425 --> 00:12:01,700 - Bu bedeni terk et, ey Mihail Kutuzov'un ruhu! -İşte büyük bir adam! 84 00:12:02,564 --> 00:12:05,507 Soruyu amma acayip bir şekilde yöneltiyorsunuz. 85 00:12:05,868 --> 00:12:10,027 Sanki askerlere çok olağanüstü bir şeyler dayatılmış gibi! 86 00:12:10,163 --> 00:12:14,860 Yeni koşullar onlara değil, diplomatlara ve diğer "sivillere" yönelik. 87 00:12:14,988 --> 00:12:19,372 Onlar da ne "toplumdan dışlanmış" olup olmadıklarını dert ediyor... 88 00:12:19,492 --> 00:12:22,643 ne de sizin İsa sevdanızla ilgileniyorlar. 89 00:12:22,772 --> 00:12:24,987 Onlardan da tek bir şey bekleniyor. 90 00:12:25,087 --> 00:12:28,475 İtiraz etmeksizin sizin üstlerinizin emirlerine uymak. 91 00:12:28,579 --> 00:12:35,839 Askerî meselelerle ilgilenmediğiniz için, "acayip" sonuçlar çıkardınız tabii. 92 00:12:36,155 --> 00:12:41,315 Belli ki şunu da bilmiyorsunuz, kimi durumlarda üstlerin emri... 93 00:12:41,426 --> 00:12:46,838 - emir beklememek veya sormamak anlamına gelir. -Ne demek bu? 94 00:12:47,907 --> 00:12:55,715 Şu demek: Diyelim ki üstlerimin emriyle bir askeri bölgenin başına getirildim. 95 00:12:55,961 --> 00:13:01,635 Yani benim görevim bana emanet edilen birliklere uygun şekilde komuta etmek... 96 00:13:01,798 --> 00:13:07,463 onlarda belli bir ruh hali ve ahlak oluşturup perçinlemek... 97 00:13:07,610 --> 00:13:10,257 belli bir şekilde iradelerine etki etmek... 98 00:13:10,370 --> 00:13:14,214 duygularını belli bir armoni yelpazesinde gezdirmek... 99 00:13:14,330 --> 00:13:18,296 kısacası, onları görevlerinin gerektirdiği şekilde terbiye etmektir. 100 00:13:18,402 --> 00:13:26,561 Bu amaçla, bölgemdeki birliklere kendi adıma ve şahsi sorumluluğunu... 101 00:13:26,711 --> 00:13:30,353 üstlenerek genel emirler verme serbestisi de bana tanınmıştır. 102 00:13:30,463 --> 00:13:36,281 O halde hangi emirleri vereceğimi söylesinler ya da en azından... 103 00:13:36,401 --> 00:13:41,046 yol yordam göstersinler diye her seferinde üst makamlara sorarsam... 104 00:13:41,152 --> 00:13:44,044 cevap olarak ilk seferinde bana budala muamelesi yapıp... 105 00:13:44,171 --> 00:13:47,850 ikinci seferinde de beni doğrudan emekliye ayırmazlar mı? 106 00:13:48,619 --> 00:13:54,434 Demek ki üst komuta mercileri tarafından desteklenip tasdik edileceği... 107 00:13:54,619 --> 00:13:58,531 varsayılan belli bir tavırla ordularıma davranmak bizzat benim görevim. 108 00:13:58,947 --> 00:14:04,670 Öyle ki bu tavırla ilgili soru sormak ahmaklık veya küstahlık olur. 109 00:14:05,714 --> 00:14:11,639 Oysa özünde Sargon ve Asurbanipal'den II. Wilhelm'e kadar hep aynı kalan... 110 00:14:11,783 --> 00:14:15,875 bu ruh ve davranış biçimi, şimdi birden tartışılır hale geldi. 111 00:14:16,014 --> 00:14:20,479 Daha düne kadar, birliklerimde bu askeri ruhu oluşturup beslemem gerektiğini... 112 00:14:20,587 --> 00:14:26,534 biliyordum. O ruhtan dolayı her asker düşmanı vurmaya ve ölmeye hazırdır... 113 00:14:26,694 --> 00:14:32,920 ve bunun için de savaşın kutsal bir şey olduğuna tamamen inanmak şarttır. 114 00:14:35,054 --> 00:14:41,063 Ama şimdi bir anda bu inanç boşa çıkarıldı ve âlimlerin diyeceği gibi... 115 00:14:41,189 --> 00:14:46,310 savaş zanaatı "her tür dinî ve ahlaki onay"dan mahrum kaldı. 116 00:14:47,086 --> 00:14:49,685 Bütün bunlar son derece abartılı. 117 00:14:50,125 --> 00:14:54,377 Fikirlerin bu kadar derinden değiştiğini söylememizi gerektirecek bir şey yok. 118 00:14:54,595 --> 00:15:02,459 Eskiden bile, herkes savaşı kötü bilmiş ve ondan olabildiğince kaçınmıştır. 119 00:15:02,595 --> 00:15:10,515 Günümüzde ise aklı olanlar bu şerden kaçmanın imkânsız olduğunu anladı. 120 00:15:11,420 --> 00:15:13,844 Yani söz konusu olan savaşları ortadan kaldırmak değil... 121 00:15:13,958 --> 00:15:19,395 onları zamanla, yavaş yavaş belki daha dar sınırlar içine hapsetmek. 122 00:15:19,962 --> 00:15:25,541 Ama ilkesel olarak, savaşla ilgili genel görüş hep olduğu gibi kaldı. 123 00:15:26,042 --> 00:15:31,752 O da savaşın kaçınılmaz bir şer ve zorlu durumlarda çekilen bir çile olması. 124 00:15:31,923 --> 00:15:34,962 - Bu kadarcık mı yani? - Evet. 125 00:15:35,962 --> 00:15:40,610 - Ortodoks takvimine hiç göz attınız mı acaba? -Takvime mi? 126 00:15:41,138 --> 00:15:45,956 - O takvimde hangi azizler var fark ettiniz mi? -Bir sürü aziz var. 127 00:15:46,466 --> 00:15:51,345 - Meslekleri ne peki? - Her tür meslekten var sanırım. 128 00:15:51,459 --> 00:15:55,245 - Eh işte, o kadar da çeşitlilik yok. - Nasıl yani? 129 00:15:55,345 --> 00:15:59,401 - Sadece askerler mi var yoksa? - Hepsi değil, ama yarısı asker. 130 00:15:59,513 --> 00:16:06,481 - İşte yine abartıyorsunuz. -Tabii hepsini sayıp istatistik çıkarmadık. 131 00:16:08,385 --> 00:16:15,481 Ama şunu söyleyeyim, bizim Rus kilisesine özgü bütün azizler iki sınıfa dahil. 132 00:16:15,961 --> 00:16:18,889 Ya farklı tarikatlardan keşişler... 133 00:16:19,001 --> 00:16:23,713 ya da prensler, ki eskiden onların istisnasız hepsi askerdi. 134 00:16:23,865 --> 00:16:26,999 Başka türden azizimiz yok bizim. Yani erkek olanların hepsi böyle. 135 00:16:27,027 --> 00:16:31,216 - Ya keşiş, ya asker. - İsa'nın abdallarını unutuyorsunuz. 136 00:16:31,320 --> 00:16:33,208 Ne münasebet! 137 00:16:33,433 --> 00:16:37,176 Ama İsa'nın abdalları da düzen dışı keşiş sayılır yine. 138 00:16:37,320 --> 00:16:41,881 Kazaklar ordu için neyse, onlar da manastır düzeni için öyle. 139 00:16:42,041 --> 00:16:49,170 Rus azizleri arasında bir laik din adamı, bir tüccar, bir katip, bir memur... 140 00:16:49,330 --> 00:16:54,963 bir kentsoylu veya bir köylü, keşiş veya asker haricinde başka meslekten... 141 00:16:55,146 --> 00:17:00,297 bir kişi bulursanız, gelecek sefer Monte Carlo'da kazanacağım her şey sizindir. 142 00:17:01,305 --> 00:17:05,265 Eksik olmayın. Kazanacağınız servet de, takvimin yarısı da sizin olsun. 143 00:17:05,698 --> 00:17:09,748 Bu keşfinizle ne ima etmek istediğinizi açıklayın yeter. 144 00:17:09,945 --> 00:17:14,362 Sadece keşişler ve askerler mi ahlaki örnek teşkil edebilir yoksa? 145 00:17:14,625 --> 00:17:20,375 Hiç anlamamışsınız. Ben de laik din görevlileri, bankacılar, memurlar... 146 00:17:20,618 --> 00:17:23,706 veya köylüler arasında nice erdemli insan tanıdım. 147 00:17:24,063 --> 00:17:29,304 Hatırlayabildiğim en erdemli kişi de bir arkadaşımın evindeki sütnineydi. 148 00:17:30,320 --> 00:17:34,038 Mesele bu değil ki. Azizlerden bahsetmemin sebebi şu soruyu sormak... 149 00:17:34,151 --> 00:17:39,455 Savaş zanaatı meşrubat ticareti gibi, hatta daha beter, çekilmesi gereken... 150 00:17:39,610 --> 00:17:43,507 bir çile olarak görülüyorsa, bütün sivil ve barışçıl meslekler dururken... 151 00:17:43,691 --> 00:17:46,609 neden keşişlerin yanında onca asker var? 152 00:17:46,770 --> 00:17:51,106 Belli ki düşüncelerini takvimlerinde yansıtan Hıristiyan halklar... 153 00:17:51,210 --> 00:17:55,210 ki sırf Rusları da demiyorum, bizde de durum hemen hemen aynı... 154 00:17:55,355 --> 00:18:00,395 Hıristiyanlar yüceltmekle kalmayıp özellikle yüceltiyormuş askerlik mesleğini. 155 00:18:00,515 --> 00:18:06,914 - Tüm laik meslekler içinde, bir askerlerin en iyileri aziz mertebesine çıkmış. -Evet. 156 00:18:06,996 --> 00:18:11,747 - Bu da şu anda savaşa karşı yürütülen kampanyaya ters düşüyor. -İşte böyle. 157 00:18:11,906 --> 00:18:14,257 Hiçbir değişiklik olmadı mı dedim ben? 158 00:18:14,371 --> 00:18:17,337 Olumlu karşılanabilecek bir değişimin yaşanmakta olduğuna şüphe yok. 159 00:18:17,455 --> 00:18:22,353 Kitlelerin gözünde savaşların ve askerlerin üstündeki kutsal hale sönmekte. Bu doğru. 160 00:18:22,452 --> 00:18:26,505 Ama zaten uzun zamandır bu noktaya yaklaşmaktaydık. Sonuçta kim zarar görecek? 161 00:18:26,849 --> 00:18:30,952 Ruhban sınıfı belki, ne de olsa kutsal haleler onlardan sorulur. 162 00:18:31,084 --> 00:18:35,218 İçiniz rahat olsun sevgili Edouard, din de çağa ayak uydurmaya başladı. 163 00:18:35,330 --> 00:18:37,849 Dergi yayınımız için dini literatürü takip ediyorum. 164 00:18:37,961 --> 00:18:43,416 İki dergide Hıristiyanlığın savaşı lanetlediğini zevkle okudum. 165 00:18:43,560 --> 00:18:47,911 - Bu mümkün değil! -Ben de gözlerime inanamadım. Ama size gösterebilirim. 166 00:18:48,016 --> 00:18:50,322 - Ne göstereceksiniz? - Gördünüz mü? 167 00:18:50,745 --> 00:18:55,256 Otuz yıldır kimseye nefes aldırmayan askeri düzen artık yok olacak olsa da... 168 00:18:55,352 --> 00:18:58,896 ordu belli bir dereceye kadar kalıyor. Ona tahammül edildiği... 169 00:18:58,984 --> 00:19:03,432 ve zorunlu olarak görüldüğü sürece, yine aynı askerî erdemleri bekleyeceğiz. 170 00:19:03,538 --> 00:19:06,984 İneği kesip sonra sütünü isteyeceksiniz neredeyse! 171 00:19:08,121 --> 00:19:11,193 O beklediğiniz askerî erdemleri kim verecek size? 172 00:19:11,344 --> 00:19:15,767 Olmazsa olmaz ilk askerî erdem cesarettir. 173 00:19:15,948 --> 00:19:19,744 Bu da hizmet edilen davanın kutsallığına inanılırsa olur ancak. 174 00:19:19,871 --> 00:19:23,727 Savaşın ancak kaçınılmaz, zorlu durumlarda tahammül edilen... 175 00:19:23,855 --> 00:19:28,367 bir kalleşlik ve canilik olduğu iddia edilirse nasıl olacak bu? 176 00:19:28,661 --> 00:19:31,055 Askerlerin böyle bir şeyi kabul etmesi beklenmiyor ki. 177 00:19:31,162 --> 00:19:35,079 Onlar kendilerinin dünyanın en iyileri olduğunu düşünsün. Nikolay söyledi ya. 178 00:19:35,495 --> 00:19:38,078 Cebimizden sizin için para çıkmasın, bu bize yeterli. 179 00:19:38,191 --> 00:19:43,706 Nerede yaşıyoruz? Ayda mı? Askerleri boşlukta mı tutacaksınız? 180 00:19:43,875 --> 00:19:48,690 Askerlik hizmetini herkes şimdilik kaçınılmaz bir şer olarak görürse... 181 00:19:48,826 --> 00:19:53,914 hiç kimse gönüllü olarak ömrünü askerî kariyere adamaz. 182 00:19:54,594 --> 00:19:58,578 Belki bir tek gidecek başka yeri olmayan doğanın bazı atıkları. 183 00:19:58,715 --> 00:20:01,685 Ben de zorunlu askerlik hizmetinin getirilmesinin ardından, önce ordunun... 184 00:20:01,813 --> 00:20:06,908 sonra da bazı ülkelerin çökmesinin an meselesi olduğunu düşündüm hep. 185 00:20:07,036 --> 00:20:10,237 Tarihin hızla ilerlemeye başladığı düşünülürse, o an da çok uzak değil. 186 00:20:10,341 --> 00:20:14,517 - Haklı olabilirsiniz. -Bu konuda haklı olduğunuzu kabul etmek gerek. 187 00:20:14,637 --> 00:20:20,268 Şimdiye dek bu şekilde düşünmemiştim hiç. Ama mükemmel! Bir düşünün. 188 00:20:20,576 --> 00:20:25,492 En aşırı suretinde askerî zihniyet, zorunlu askerlik hizmetine sebep oluyor. 189 00:20:25,596 --> 00:20:29,326 Bu sayede hem yakın dönemdeki askerî zihniyet ortadan kalkacak... 190 00:20:29,436 --> 00:20:33,508 hem de askerî düzenin eskiden üstüne kurulu olduğu bütün temeller. Ne güzel! 191 00:20:33,603 --> 00:20:36,012 Olga'nın yüzü nasıl da neşeyle parlıyor. Bu iyi oldu. 192 00:20:36,100 --> 00:20:40,012 Yoksa kasvetli bir havayla dolanıyordu. Yakışıyor mu gerçek bir Hıristiyana? 193 00:20:40,160 --> 00:20:42,780 Etrafımızda üzülecek öyle çok konu var ki. 194 00:20:43,675 --> 00:20:47,300 Tek bir sevinç kaldı geriye: Aklın her şeye rağmen galebe çalacağı düşüncesi. 195 00:20:47,428 --> 00:20:51,652 Avrupa'da ve Rusya'da militarizmin kendi kendini yok etmekte olduğu aşikâr. 196 00:20:51,787 --> 00:20:55,891 Ama bundan ne gibi sevinçler, ne gibi zaferler çıkacak, sonra göreceğiz. 197 00:20:56,492 --> 00:21:01,603 Savaşın ve militarizmin özgürleşilmesi gereken mutlak şer olduğundan... 198 00:21:01,697 --> 00:21:07,307 şüpheniz mi var? Bu yamyamlığın tümden ve anında feshedilmesinin... 199 00:21:07,451 --> 00:21:10,490 aklın ve iyiliğin zaferi olduğundan şüpheniz mi var? 200 00:21:10,579 --> 00:21:13,291 - Ben tam tersini düşünüyorum. - Ne demek o? 201 00:21:13,699 --> 00:21:19,339 Savaşın mutlak şer, barışın da mutlak hayır olmadığından eminim. 202 00:21:19,474 --> 00:21:24,243 Daha basitçesi, kötü bir barış kadar iyi bir savaş da mümkün. 203 00:21:25,989 --> 00:21:29,634 Görüşlerinizin Ingrida'nınkilerden ne anlamda farklı olduğunu anladım. 204 00:21:29,762 --> 00:21:34,258 - O savaşın daima iyi, barışın daima kötü olduğuna inanıyor. -Haşa! 205 00:21:34,698 --> 00:21:39,921 Ben de gayet iyi biliyorum ki savaş bazen çok kötü bir şey olabilir. 206 00:21:40,075 --> 00:21:43,297 Hele mesela Austerlitz'de olduğu gibi yenildiğimiz zamanlar. 207 00:21:43,410 --> 00:21:45,780 Barış da bazen muhteşem bir şey olabilir. 208 00:21:46,052 --> 00:21:48,901 Mesela Nystad Antlaşması ya da Küçük Kaynarca Antlaşması gibi. 209 00:21:49,051 --> 00:21:52,356 Barbar bir zencinin çok meşhur olmuş bir lafı vardır. 210 00:21:52,467 --> 00:21:56,824 Misyonerin birine, iyi ile kötü arasındaki farkı anladığını söylemiş. 211 00:21:57,076 --> 00:22:00,139 "Başkalarının kadınlarını ve ineklerini çaldığımda bu iyi. 212 00:22:00,240 --> 00:22:02,379 Başkaları benimkileri çalarsa kötü." 213 00:22:02,532 --> 00:22:05,802 - Belli ki sizin Afrikalı da, ben de şaka yapıyoruz. -Elbette. 214 00:22:05,906 --> 00:22:07,280 O farkında olmadan, ben bilerek. 215 00:22:07,379 --> 00:22:09,747 Ya siz Edouard? Siz iyi eğitim almışsınız. 216 00:22:09,942 --> 00:22:14,572 Ahlaki bakımdan savaş sorunu hakkında neler söyleyeceksiniz? 217 00:22:14,955 --> 00:22:19,387 Bu kadar net ve tarihsel koşulların belirlediği bir meseleye... 218 00:22:19,547 --> 00:22:24,154 - felsefe ve metafiziği bulaştırmamak lazım. -Kime göre net? -Bana göre. 219 00:22:24,266 --> 00:22:30,380 Yani dünyanın her yerinde eğitimli kişilerin de benimsediği Avrupalı gözüyle. 220 00:22:30,573 --> 00:22:36,179 - Güleyim bari! -Bu bakış açısı her şeyi göreceli kabul edip... 221 00:22:36,299 --> 00:22:39,995 yapılması ve yapılmaması gerekenler ya da iyi ve kötü arasındaki mutlak ayrımı... 222 00:22:40,123 --> 00:22:44,699 - hesaba katmıyor. Öyle değil mi? - Kusura bakmayın sevgili Olga. 223 00:22:44,827 --> 00:22:48,379 Bu iddianızın sorunu çözmemiz için hiçbir faydası yok. 224 00:22:48,572 --> 00:22:55,195 Mesela ben de ahlaki anlamda iyi ile kötünün mutlak zıt olduğunu biliyorum... 225 00:22:55,307 --> 00:22:59,238 ama bir yandan da, savaş ile barışın bu kategorilere girmediğinin farkındayım. 226 00:22:59,362 --> 00:23:02,459 Ne savaş tamamen simsiyah görülebilir, ne de barış bembeyaz. 227 00:23:02,612 --> 00:23:05,410 Ama o zaman kendi içinizde çelişkiye düşersiniz. 228 00:23:06,603 --> 00:23:09,498 Kendi başına kötü olan bir şey, mesela cinayet... 229 00:23:09,793 --> 00:23:13,860 sizin savaş adını verdiğiniz bazı durumlarda iyi olabiliyorsa... 230 00:23:13,993 --> 00:23:17,705 iyi ile kötü arasındaki o mutlak ayrım nerede kaldı? 231 00:23:17,849 --> 00:23:19,801 Ne kadar basite indirgiyorsunuz her şeyi. 232 00:23:19,921 --> 00:23:25,289 "Bütün cinayetler mutlak kötüdür, savaş cinayettir, o halde savaş mutlak kötüdür." 233 00:23:25,444 --> 00:23:29,785 Buna düz mantık denir. Ama şunu unutuyorsunuz sevgili Olga. 234 00:23:29,905 --> 00:23:33,906 İlk iki önermenizin, ana önermeniz ile yan önermenizin kanıtlanması gerek. 235 00:23:34,001 --> 00:23:37,000 Bundan dolayı sonuç da havada kalıyor. 236 00:23:37,345 --> 00:23:41,592 - Hemen felsefe batağına saplanırız demedim mi? -Tam olarak mesele nedir? 237 00:23:42,216 --> 00:23:48,752 Size göre öldürmek, yani birinin canını almak her durumda mutlak kötü. 238 00:23:48,880 --> 00:23:50,127 Hiç şüphesiz. 239 00:23:50,320 --> 00:23:53,584 Peki öldürülmek de mutlak kötü mü? 240 00:23:54,952 --> 00:23:57,311 Afrikalılar için evet, haliyle. 241 00:23:58,159 --> 00:24:00,976 Ama ahlaki anlamda kötüden bahsetmiyor muyduk? 242 00:24:01,120 --> 00:24:06,248 Bu da ancak akıl yürütebilen bir varlığın kendi eylemlerinde var olabilir... 243 00:24:06,376 --> 00:24:09,088 onun iradesine bağlıdır, o istemeden başına gelenlere değil. 244 00:24:09,224 --> 00:24:12,487 O yüzden öldürülmek, kolera veya gripten ölmekle aynı şeydir. 245 00:24:12,615 --> 00:24:16,575 Dolayısıyla mutlak kötü olmadığı gibi, hiçbir şekilde kötülük değildir. 246 00:24:16,902 --> 00:24:21,367 - Sokrates ve Stoacılar bize bunu gösterdi. - Antik felsefecileri karıştırmayalım. 247 00:24:21,511 --> 00:24:26,983 Ama cinayeti ahlaki bakımdan yorumlarken ortaya koyduğunuz "mutlaklık" şüpheli. 248 00:24:27,207 --> 00:24:31,279 Size göre mutlak kötülük, birine kendi içinde kötü olmayan bir şey yapmak... 249 00:24:31,430 --> 00:24:34,819 demek. Böyle yorumlamak size kalmış tabii, ama biraz şüpheli. 250 00:24:34,926 --> 00:24:39,107 Yine de bu şüpheyi bir kenara bırakalım, yoksa tümden felsefeye gömüleceğiz. 251 00:24:40,215 --> 00:24:46,526 O halde cinayette, kötülük birinin canını almak gibi fiziksel bir eylem değil. 252 00:24:46,638 --> 00:24:50,942 Kötülük bu eylemin ahlaki sebebinde, katilin zarar verme iradesinde yatıyor. 253 00:24:51,086 --> 00:24:52,944 - Böyle mi? - Elbette. 254 00:24:53,301 --> 00:24:57,534 Zarar verme iradesi olmazsa cinayet değil, bahtsızlık veya ihtiyatsızlık olur. 255 00:24:57,637 --> 00:25:02,102 O halde öldürme iradesi yoksa, mesela başarısız olan bir ameliyatla aynı şey. 256 00:25:02,278 --> 00:25:05,878 Ama farklı bir durum da hayal edebiliriz. 257 00:25:06,038 --> 00:25:11,341 Niyet doğrudan birinin canına kastetmek olmasa da, acil zorunluluk durumlarında... 258 00:25:11,486 --> 00:25:17,549 öldürmeyi kabul edebilir biri. Cinayetin böylesi mutlak kötü olur mu size göre? 259 00:25:18,117 --> 00:25:22,493 Elbette, madem ki kendi iradesiyle öldürmeyi kabul etmiş. 260 00:25:22,690 --> 00:25:28,358 Öldürmeyi kabul etmiş olsa da, niyeti kötülük yapmak olmadığı için... 261 00:25:28,484 --> 00:25:33,038 işlenen suç bu öznel anlamda bile mutlak kötü olmuyor ama, öyle değil mi? 262 00:25:33,175 --> 00:25:35,447 Bu iddiayı binlerce kez duydum. 263 00:25:35,984 --> 00:25:40,650 Güya bir baba, ücra bir yerde, kudurmuş bir serserinin kötü emellerine... 264 00:25:40,813 --> 00:25:46,541 alet etmek için masum kızına saldırdığını görür. Başka çaresi olmadığı için de... 265 00:25:46,661 --> 00:25:53,027 talihsiz adam, saldırganı öldürür. Çarpıcı olsun diye kızın küçücük olduğu vurgulanır. 266 00:25:53,155 --> 00:25:56,190 Ama burada asıl dikkat çekici olan, bu iddiayı bin kez duymanız değil... 267 00:25:56,340 --> 00:26:01,984 sizin fikrinizdekilerin bu basit iddiayı mantıklı bir itirazla cevaplayamaması. 268 00:26:02,348 --> 00:26:04,452 - Ne itirazı? - İşte görüyorsunuz ya! 269 00:26:04,607 --> 00:26:11,911 Madem itiraz edip bir şeye karşı çıkmak istemiyorsunuz, doğrudan kanıtlayın. 270 00:26:12,071 --> 00:26:16,751 İstisnasız her durumda, kötülüğe şiddetle karşı koymaktan kaçınmanın... 271 00:26:16,887 --> 00:26:21,055 kötülük yapanı öldürme pahasına şiddete başvurmaktan daha iyi olduğunu gösterin. 272 00:26:21,159 --> 00:26:24,302 Ama böyle ayrı bir örnek için özel bir ispat olabilir mi? 273 00:26:24,415 --> 00:26:28,987 Genel olarak öldürmenin ahlaki anlamda kötü olduğunu bir kabul ettiniz mi... 274 00:26:29,179 --> 00:26:32,596 tek tek her ayrı örnekte yine kötü olacağı açıkça ortada. 275 00:26:32,620 --> 00:26:37,690 Genel anlamda öldürmemenin öldürmekten iyi olduğuna kimsenin itirazı yok. 276 00:26:37,815 --> 00:26:40,732 Ama asıl sorun özel vakalarda çıkıyor işte. 277 00:26:40,964 --> 00:26:45,157 Burada mesele, genel kuralın, öldürmemenin mutlak olup olmadığı. 278 00:26:45,260 --> 00:26:49,975 Hiçbir özel vakada istisnası yok mudur? Tek bir istisna varsa mutlak değildir. 279 00:26:50,084 --> 00:26:53,820 Ben bu meselenin bu kadar biçimsel değerlendirilmesini kabul etmiyorum. 280 00:26:53,924 --> 00:26:59,083 - Diyelim ki iddia olarak kasten uydurduğunuz özel durumda... -Ay, ay! 281 00:26:59,229 --> 00:27:03,563 Uydurduğunuz durumda öldürmek öldürmemekten iyi diyelim. 282 00:27:03,700 --> 00:27:07,914 Tabii bunu ben kabul etmem, ama haklı olduğunuzu varsayalım. 283 00:27:08,051 --> 00:27:13,547 Diyelim ki sunduğunuz vaka uydurma değil, gerçek, çok ender ve istisnai bir durum. 284 00:27:14,923 --> 00:27:19,387 Ama burada savaştan, evrensel bir olgudan söz ediyoruz. 285 00:27:20,395 --> 00:27:27,155 Örneğin Napolyon'un, bir caninin saldırısına karşı masum kızını... 286 00:27:27,308 --> 00:27:31,218 korumaya mecbur kalan o babayı hatırlatan bir durumu var mı sizce? 287 00:27:31,298 --> 00:27:33,771 - Deminkinden daha iyi bir iddia. Aferin Olga! -Evet. 288 00:27:34,271 --> 00:27:37,122 Can sıkıcı bir soruyu ustaca kaçıp savuşturuyorsunuz. 289 00:27:37,235 --> 00:27:41,482 Örneğimize geri dönelim, ama anlamını bulandıran ayrıntıları boş verelim. 290 00:27:41,586 --> 00:27:44,409 Burada ne babaya ihtiyacımız var ne de kıza. 291 00:27:44,538 --> 00:27:48,773 Babanın evlat sevgisi elbette kötü adamı anında öldürmeye itecektir. 292 00:27:48,882 --> 00:27:53,230 Yüce ahlak ilkelerine göre bunu yapması lazım mı diye durup düşünmez. 293 00:27:53,458 --> 00:27:57,747 O yüzden bir babayı değil, çocuğu olmayan bir ahlak kuramcısını düşünelim. 294 00:27:57,906 --> 00:28:03,441 Gözlerinin önünde, tanımadığı zayıf bir yaratığa zalim biri saldırmaktadır. 295 00:28:03,770 --> 00:28:07,819 Size göre, cehennemlik cani kurbanına işkence ederken... 296 00:28:07,939 --> 00:28:11,270 bu ahlakçı kollarını kavuşturup nasihatler mi vermelidir? 297 00:28:11,819 --> 00:28:15,651 Sizin fikrinizce, bu ahlakçı o caniyi zorla durdurmak... 298 00:28:15,779 --> 00:28:20,687 hatta belki icabında onu öldürmek gibi ahlaki bir ihtiyaç duymaz mı? 299 00:28:20,794 --> 00:28:25,170 Eğer bunun yerine, veciz sözler ederken, cinayetin işlenmesine... 300 00:28:25,290 --> 00:28:31,947 göz yumarsa, vicdanı sızlamaz mı, utanıp kendinden iğrenmez mi sonra? 301 00:28:32,962 --> 00:28:38,395 Ahlakçı bu dediklerinizi hissedebilir, ahlaki düzenin gerçekliğine inanmıyorsa... 302 00:28:38,529 --> 00:28:41,865 Tanrı'nın şiddette değil, adalette olduğunu unutmuşsa tabii. 303 00:28:41,976 --> 00:28:46,738 Bunu da çok iyi söyledi. Şimdi buna ne cevap vereceksiniz sevgili Nikolay? 304 00:28:48,014 --> 00:28:51,089 Keşke daha iyi söyleseydi diye cevap vereceğim. 305 00:28:51,209 --> 00:28:55,281 Yani daha dolaysız, daha basit, konuyla daha bağlantılı olsaydı keşke. 306 00:28:55,817 --> 00:28:59,644 Şunu demek istiyordunuz, değil mi? İlahi adalete sahiden inanan bir ahlakçı... 307 00:28:59,809 --> 00:29:03,975 kötülük yapanı güç kullanarak durdurmayıp Tanrı'ya dönmeli ve... 308 00:29:04,082 --> 00:29:08,154 gerek kötü adamın bir anda dine dönmesi gibi ahlaki bir mucizeyle... 309 00:29:08,290 --> 00:29:12,796 gerek felç geçirmesi gibi fiziksel bir mucize ile bu kötülüğün gerçekleşmesine... 310 00:29:12,940 --> 00:29:17,572 - engel olması için dua etmeli. - Felç geçirmesine gerek yok ki. 311 00:29:17,699 --> 00:29:23,019 Haydut bir şeyden korkabilir ya da bir şekilde dikkati dağılıp amaçtan sapabilir. 312 00:29:23,204 --> 00:29:27,868 Onun bir önemi yok, çünkü mucize olayın kendi içinde değil... 313 00:29:28,020 --> 00:29:32,772 o olayla dua ve ahlaki nesnesi arasındaki nedensel bağlantıda. 314 00:29:32,988 --> 00:29:37,035 Ne olursa olsun, Olga'nın bir cinayeti önlemek için önerdiği yöntem... 315 00:29:37,164 --> 00:29:39,819 dönüp dolaşıp Tanrı'ya mucize yaratsın diye dua etmeye bağlanıyor. 316 00:29:39,940 --> 00:29:41,604 Bunu da nereden çıkardınız? 317 00:29:41,756 --> 00:29:46,194 Dünyanın iyi ve akılcı bir hayat ilkesi tarafından yönetildiğine inandığım için... 318 00:29:46,338 --> 00:29:51,809 dünyada onun, yani ilahi iradenin dışında hiçbir şey olmadığına da inanırım. 319 00:29:52,723 --> 00:29:55,140 Affedersiniz sevgili Olga, kaç yaşındasınız? 320 00:29:55,932 --> 00:29:58,379 Cevabı bildiğinize göre, neden soruyorsunuz? 321 00:29:58,506 --> 00:30:02,754 Tartışma konusu gereği, sizi temin ederim. 26 yaşındasınız diyelim. 322 00:30:03,017 --> 00:30:07,042 - Biraz daha büyüğüm. -Herhalde görmüş, duymuş, ya da en azından... 323 00:30:07,146 --> 00:30:12,267 gazetede okumuşsunuzdur, kötü ve ahlaksız eylemler dünyanın her yerinde var. 324 00:30:12,349 --> 00:30:17,146 - Evet, ne olmuş? -Demek ki ahlaki düzen ya da adalet ya da ilahi irade... 325 00:30:17,249 --> 00:30:21,369 - bu dünyada kendi kendine gerçekleşmiyor. -Her şey çok açık. 326 00:30:21,474 --> 00:30:25,183 Eğer kötülük varsa, tanrılar ona engel olamıyor ya da engellemek istemiyorlar. 327 00:30:25,289 --> 00:30:29,704 Her iki durumda da tanrılar her şeye kadir ve iyicil güçler olarak var olmuyorlar. 328 00:30:29,808 --> 00:30:31,992 - Yeni bir fikir değil, ama gayet meşru. - Neler söylüyorsunuz öyle? 329 00:30:32,016 --> 00:30:36,793 Bakın tartışmanın sonu nereye vardı! Felsefe zihni serseme döndürür böyle. 330 00:30:36,921 --> 00:30:39,483 Bu yanlış bir felsefe de ondan sevgili Ingrida. 331 00:30:40,283 --> 00:30:44,603 Sanki ilahi irade, bizim sıradan iyi ve kötü tasvirlerimize bağlıymış gibi! 332 00:30:44,907 --> 00:30:47,171 Sıradan bir tasvire bağlı değil... 333 00:30:47,355 --> 00:30:51,273 ama hakiki bir iyi kavramına sıkı sıkıya bağlıdır. 334 00:30:51,579 --> 00:30:55,754 Yoksa, iyi ile kötü genel olarak Tanrı'nın gözünde birse... 335 00:30:55,906 --> 00:30:59,234 - kendi dediklerinizi tamamen çürütmüş olursunuz. -Neden acaba? 336 00:30:59,962 --> 00:31:06,346 Çünkü size göre, hayvani arzuların etkisiyle aşağılık bir namussuzun... 337 00:31:06,474 --> 00:31:09,666 zayıf bir yaratığı ortadan kaldırmasına Tanrı ses çıkarmıyorsa... 338 00:31:09,927 --> 00:31:15,916 aramızdan birinin merhamet hissiyle o namussuzu ortadan kaldırmasına da... 339 00:31:16,076 --> 00:31:22,723 itirazı olmaz. Tanrı'nın gözünde zayıf ve savunmasız bir varlığın öldürülmesinin... 340 00:31:22,868 --> 00:31:26,291 kötü olmadığı, aşağılık ve hayvani bir namussuzun öldürülmesinin ise... 341 00:31:26,444 --> 00:31:29,236 kötü olduğu gibi saçma bir iddiayı savunmayacaksınız herhalde. 342 00:31:29,620 --> 00:31:34,108 Bu size saçma geliyor, çünkü meseleye doğru tarafından bakmıyorsunuz. 343 00:31:34,539 --> 00:31:38,476 Ahlaki bakımdan asıl önemli olan öldürülen değil, öldürendir. 344 00:31:39,435 --> 00:31:44,412 Bu kötülüğü yapana "hayvan" dediniz, yani akıl ve vicdandan mahrum biri. 345 00:31:44,523 --> 00:31:46,892 Onun eylemlerinde ahlaken kötülük nasıl olabilir? 346 00:31:47,139 --> 00:31:50,181 Ama burada kitabi anlamıyla bir "hayvan" dan mı söz ediyoruz? 347 00:31:50,556 --> 00:31:52,916 Kızıma "Saçmalıyorsun meleğim" dediğimde... 348 00:31:53,020 --> 00:31:58,262 hemen atılıp "Melekler saçmalamaz" demeniz gibi oldu bu. Konudan uzaklaştık. 349 00:31:58,891 --> 00:32:04,043 Af buyurun, ona mecazen hayvan dendiğini, kuyruğu, toynakları olmadığını biliyorum... 350 00:32:04,174 --> 00:32:10,265 ama akıl ve vicdandan mahrum olduğunu gerçek anlamda söylüyoruz. 351 00:32:11,097 --> 00:32:14,347 Aklı ve vicdanı olan biri öyle şeyleri katiyen yapamaz. 352 00:32:14,497 --> 00:32:16,025 Yine kelimelerle oynuyorsunuz. 353 00:32:16,409 --> 00:32:20,585 Elbette ki hayvan gibi davranan biri aklını kaybeder ve vicdanı da olmaz. 354 00:32:20,688 --> 00:32:24,352 Yani onlara artık kulak vermez olur. Ama akıl ve vicdanın... 355 00:32:24,471 --> 00:32:28,113 onunla hiç konuşmadığını söylüyorsanız, bunu ispat etmeniz gerekir. Bu arada... 356 00:32:28,224 --> 00:32:34,928 bence hayvani adamın sizden ve benden farkı akıl ve vicdan yokluğu değil... 357 00:32:35,119 --> 00:32:40,736 onlarla zıt yönde, hayvanca hislerine göre davranmaya kararlı olmasıdır. 358 00:32:41,256 --> 00:32:46,733 Aynı hayvan bizlerin de içinde var, ama biz onu zincire bağlı tutuyoruz. 359 00:32:47,485 --> 00:32:51,486 Ama o adam içindeki hayvanı serbest bırakmış ve onun kulu olmuş, değil mi? 360 00:32:51,598 --> 00:32:54,086 - Onun da elinde zincirler var, ama kullanmıyor işte. -Çok doğru. 361 00:32:54,110 --> 00:32:59,574 Madem Olga size karşı çıkıyor, onu kendi silahıyla vurun. 362 00:33:01,126 --> 00:33:05,902 Eğer o kötülüğü yapan, aklı veya vicdanı olmayan bir hayvansa... 363 00:33:06,030 --> 00:33:10,094 onu öldürmek, bir adama saldıran bir kurdu veya kaplanı öldürmek gibidir. 364 00:33:10,470 --> 00:33:14,285 Bildiğim kadarıyla, hayvan koruma cemiyetleri bunu yasaklamadı daha. 365 00:33:14,837 --> 00:33:19,485 Ama şunu unutuyorsunuz, o adamın durumu ne olursa olsun... 366 00:33:19,661 --> 00:33:25,238 ister akıl ve vicdanın tümden körelmesi, ister bu mümkünse, bilinçli ahlaksızlık... 367 00:33:25,413 --> 00:33:29,701 burada mesele o değil, sizsiniz. Sizde akıl da vicdan da körelmemiş... 368 00:33:29,802 --> 00:33:33,933 ve üstelik onların buyruklarına bile isteye karşı gelmek istemiyorsunuz. 369 00:33:34,229 --> 00:33:37,852 O yüzden, kim olursa olsun, yine o adamı öldürmezsiniz. 370 00:33:37,981 --> 00:33:43,021 Aklım ve vicdanım beni bundan men ederse, öldürmezdim elbette. 371 00:33:43,141 --> 00:33:46,845 Ama bir düşünün, ya aklım ve vicdanım bana bambaşka bir şey derse... 372 00:33:47,037 --> 00:33:51,452 - ve bu bana daha mantıklı ve doğru gelirse? -Çok ilginç. Sizi dinliyoruz. 373 00:33:52,620 --> 00:33:57,981 - Öncelikle, akıl ve vicdan en azından üçe kadar saymayı bilir. -Allah Allah! 374 00:33:58,429 --> 00:34:04,427 Bu yüzden, aklım ve vicdanım, yalan söylemedikçe, 3 diyeceğine 2 demez. 375 00:34:04,592 --> 00:34:06,864 - Lütfen Nikolay... - Anlayamadım. 376 00:34:07,112 --> 00:34:10,404 Size göre, aklım ve vicdanım bana sadece benden ve kötü adamdan... 377 00:34:10,564 --> 00:34:13,892 bahsediyor ve ona elimi sürmememle kapanıyor mesele. 378 00:34:14,012 --> 00:34:17,260 Halbuki, en az o kadar önemli üçüncü bir kişi daha var. 379 00:34:17,445 --> 00:34:20,102 O da benden yardım bekleyen şiddet mağduru. 380 00:34:20,598 --> 00:34:24,269 Onu hep unutuyorsunuz, ama vicdanımız bize ondan bahsediyor. 381 00:34:24,462 --> 00:34:29,453 Tanrı'nın arzusu, mümkünse saldırgana bir şey yapmadan kurbanı kurtarmamdır. 382 00:34:29,933 --> 00:34:35,485 Ama kızı ne pahasına olursa olsun kurtarmalıyım. Mümkünse dil dökerek... 383 00:34:35,621 --> 00:34:39,510 mümkün değilse, zor kullanarak. Eğer elim kolum bağlı ise... 384 00:34:39,646 --> 00:34:44,053 ancak o zaman tek bir çare kalır, yukarıya havale edip dua etmek. 385 00:34:44,259 --> 00:34:48,908 Bu çarelerin hangisine başvurmak gerek, buyurun siz düşünüp karar verin. 386 00:34:49,101 --> 00:34:53,765 Benim için tek bir şey kesin, o da saldırıya uğrayanların imdadına koşmak. 387 00:34:53,900 --> 00:34:58,149 - Bana vicdanım böyle söylüyor. - Surların orta kısmı göçtü. Ha gayret! 388 00:34:58,973 --> 00:35:03,293 Nikolay, ben vicdanım bu kadar geniş olmasın diye dikkat ediyorum. 389 00:35:03,420 --> 00:35:07,892 Benim vicdanım bu durumda net ve basit şekilde "Öldürmeyeceksin" diyor. 390 00:35:08,140 --> 00:35:12,117 Zaten bence şu tartışmada bir arpa boyu bile yol katedemedik. 391 00:35:12,261 --> 00:35:15,524 Size hak vermiş olsam, tarif ettiğiniz durumda... 392 00:35:15,644 --> 00:35:20,348 herkes cinayete kadar gitmeyi göze almış olsa, ne olur bu işin sonu? 393 00:35:20,852 --> 00:35:24,731 Size soruyorum: Sizce Timurlenk, Makedonyalı İskender veya Lord Kitchener... 394 00:35:24,851 --> 00:35:30,219 zalimlerin saldırdığı zayıf yaratıkları korumak için mi insan öldürdü ve öldürttü? 395 00:35:30,631 --> 00:35:34,260 Timurlenk'i Makedonyalı İskender ile kıyaslamak... 396 00:35:34,396 --> 00:35:38,404 tarihsel değerlendirmelerimizde hayra alamet olmasa da... 397 00:35:38,501 --> 00:35:44,483 madem böyle büyük bir şevkle bu konuyu ikinci kez açtınız, müsaadenizle... 398 00:35:44,603 --> 00:35:48,067 bireysel savunma ile devletin savunması arasındaki bağlantıyı kuracak... 399 00:35:48,187 --> 00:35:53,635 tarihi bir gönderme yapayım. XII. yüzyılda Kiev. 400 00:35:54,467 --> 00:35:57,802 Anlaşılan savaş konusunda sizinle aynı fikirde olan ve ancak... 401 00:35:57,922 --> 00:36:02,218 kendini müdafaa etmek için ülke sınırları içinde savaşılabileceğine inanan... 402 00:36:02,379 --> 00:36:05,979 veliaht prensler, Kumanlara karşı sefere çıkmayı reddettiler. 403 00:36:06,098 --> 00:36:09,563 Halklarına savaş felaketini yaşatmak istemediklerini ileri sürdüler. 404 00:36:09,698 --> 00:36:13,411 Bunun üzerine, büyük prens II. Vladimir onlara şöyle dedi... 405 00:36:13,571 --> 00:36:18,303 "Cahillere acıdınız, ama düşünmediniz ki bahar gelince o hödükler tarlaya..." 406 00:36:18,399 --> 00:36:21,782 Nikolay, rica ederim, yakışıksız kelimeler kullanmayalım. 407 00:36:22,381 --> 00:36:24,172 - Ama bu tarih kitaplarında yazıyor. - Olsun. 408 00:36:24,606 --> 00:36:28,941 Madem metni ezbere hatırlamıyorsunuz, kendi kelimelerinizi kullanın. 409 00:36:29,101 --> 00:36:33,006 Yoksa çok saçma bir etkisi oluyor. "Bahar gelince" deyince insan şunu bekliyor: 410 00:36:33,302 --> 00:36:36,070 "Çiçekler açar, bülbüller şakımaya başlar." 411 00:36:36,222 --> 00:36:42,254 - Ama sizin ağzınızdan birden bir "hödük" kelimesi çıkıyor. -Pekala. 412 00:36:43,062 --> 00:36:47,757 "Bahar gelince, köylüler atlarını alıp tarlalarını sürmeye gidecek. 413 00:36:47,885 --> 00:36:52,341 Kumanlar gelip köylüleri öldürecek, atlarını çalacak. 414 00:36:52,470 --> 00:36:58,295 Sonra güruh halinde gelip bütün köylüleri katledecek, kadın ve çocukları... 415 00:36:58,423 --> 00:37:01,068 esir alacak, hayvanları çalacak, köyleri yakıp yıkacaklar. 416 00:37:01,188 --> 00:37:04,132 Halkınızı bu kaderden korumak istemiyor musunuz? Ben istiyorum. 417 00:37:04,260 --> 00:37:07,316 Bu yüzden Kumanlara savaş açalım diyorum size." 418 00:37:07,461 --> 00:37:09,640 Bu sefer utanan prensler onun sözünü dinler... 419 00:37:09,753 --> 00:37:12,728 ve II. Vladimir'in döneminde bu topraklar barışa kavuşur. 420 00:37:12,856 --> 00:37:18,464 Ama sonradan yine barışçılığa dönüp sefih bir hayata verirler kendilerini. 421 00:37:19,144 --> 00:37:23,048 Rusya için bu dönemin sonu Moğol boyunduruğuna girmek oldu. 422 00:37:23,160 --> 00:37:28,568 O prenslerin soyundan gelenlere ise tarih Korkunç İvan'ın elinde bir son hazırladı. 423 00:37:29,800 --> 00:37:31,087 Anlamıyorum. 424 00:37:31,631 --> 00:37:37,655 Kâh hiçbirimizin yaşamadığı, muhtemelen yaşamayacağı bir durum öne sürüyorsunuz... 425 00:37:37,920 --> 00:37:44,157 kâh belki hiç var olmamış, hiç alakasız bir Vladimir'den dem vuruyorsunuz. 426 00:37:44,253 --> 00:37:45,734 Kendi adınıza konuşun Olga. 427 00:37:46,503 --> 00:37:51,798 - Ama Olga, siz Rurikoviç ailesinden değil misiniz? -Evet, öyleyim. 428 00:37:52,753 --> 00:37:56,793 Size göre şövalyeler Rurik, Sineus ve Truvor'la mı ilgilenmem gerekiyor? 429 00:37:56,921 --> 00:38:00,224 Sizi kırmak istemem Olga, ama insan atalarıyla ilgilenmemezlik edemez. 430 00:38:00,336 --> 00:38:03,888 Bu, kendisini leyleklerin getirdiğine inandırılan çocuklardan farksız olur. 431 00:38:05,695 --> 00:38:07,832 Peki ya atası olmayan bahtsızlar ne yapsınlar? 432 00:38:09,472 --> 00:38:14,656 Biliyor musunuz, bu sabah kahvaltıya inmeden önce... 433 00:38:15,072 --> 00:38:21,194 Andrey Nikolayeviç bana bir mektup verip birden şöyle bir itirafta bulundu... 434 00:38:21,569 --> 00:38:27,681 "Hayatımda sadece bir kere tam bir ahlaki tatmin, hatta bir nevi coşku duydum. 435 00:38:28,354 --> 00:38:34,608 O yaptığım iyi iş, en iyi ve en katıksız hatıram olarak kaldı ve öyle kalacak." 436 00:38:36,584 --> 00:38:39,945 Oysa hayattaki bu yegane iyi eylemi bir cinayet. 437 00:38:40,057 --> 00:38:44,465 Öyle küçük bir cinayet de değil, çeyrek saatte binden fazla kişiyi öldürmüş. 438 00:38:44,569 --> 00:38:46,529 İyi de bunda iyilik nerede? 439 00:38:47,585 --> 00:38:50,089 Bundan söz etmek kolay değil. 440 00:38:50,711 --> 00:38:57,224 Özür dilerim, ama duygusallaşmadan anlatamam bunu, öyle sarstı ki beni. 441 00:38:57,335 --> 00:39:02,881 - Bize de anlatın Ingrida. -Onun mektubunun bir kısmını okusam daha iyi. 442 00:39:03,009 --> 00:39:07,304 Mektup toplardan ve Türklere karşı son savaştan söz ediyor. 443 00:39:07,648 --> 00:39:10,755 Kocam o sırada Kazak ordusunda görevliydi. 3 Ekimden sonra. 444 00:39:10,780 --> 00:39:11,815 Hangi 3 Ekim? 445 00:39:12,418 --> 00:39:15,984 Alaca Dağ tepelerindeki çarpışmanın tarihi. 446 00:39:18,896 --> 00:39:20,360 Dinleyin. 447 00:39:22,166 --> 00:39:26,192 "Beraberimde Nijni Novgorod ejderleri, Kuban'dan 300 Kazak... 448 00:39:26,344 --> 00:39:29,000 ve bir topçu süvari birliği vardı. 449 00:39:29,439 --> 00:39:32,520 Manzara yürek parçalıyordu. Yukarıda dağlar çok güzeldi... 450 00:39:32,671 --> 00:39:36,600 ama aşağıda yanmış köyler ve tarumar edilmiş tarlalardan başka bir şey yoktu. 451 00:39:37,656 --> 00:39:42,135 Bir gün, günlerden 28 ekimdi, bir vadiye vardık. 452 00:39:42,255 --> 00:39:46,654 Haritaya bakılırsa, orada büyük bir Ermeni köyü bulunması gerekiyordu. 453 00:39:46,982 --> 00:39:50,087 Köyün girişinde, yol bir kıvrım yapıyordu. 454 00:39:50,214 --> 00:39:54,343 O dönemece ulaşan benim Kazakların donup kaldığını gördüm. 455 00:39:54,459 --> 00:39:59,503 Hemen dörtnala yanlarına gittim. Ama görmeden önce, kızarmış et kokusundan... 456 00:39:59,631 --> 00:40:04,518 anladım ki Başıbozuklar bize mutfak işlerini bırakmış da gitmiş. 457 00:40:04,654 --> 00:40:09,086 Kaçmakta olan, ama onların eline düşen büyük bir Ermeni konvoyunu... 458 00:40:09,207 --> 00:40:13,121 durdurmuşlar ve onlarla kendi usullerine göre ilgilenmişlerdi. 459 00:40:13,270 --> 00:40:17,558 At arabalarının altında ateşler yakıp oraya Ermenileri bağlamışlar... 460 00:40:17,663 --> 00:40:22,525 kimini başından, kimini ayaklarından, kimini sırtından, kimini karnından... 461 00:40:22,706 --> 00:40:27,766 hepsini alevlerin üstünde öyle asılı bırakıp kısık ateşte pişirmişlerdi. 462 00:40:28,230 --> 00:40:32,030 Kadınların göğüsleri kesilmiş, karınları deşilmişti. 463 00:40:32,165 --> 00:40:38,501 Ayrıntıları geçeyim. Şu an bile gözümün önünde olan bir tanesini anlatacağım. 464 00:40:38,646 --> 00:40:43,349 Bir kadın yere sırtüstü yatırılmış, başını çeviremesin diye... 465 00:40:43,517 --> 00:40:47,876 boynundan ve omuzlarından arabanın dingiline bağlanmıştı. 466 00:40:48,413 --> 00:40:53,917 Kadın ne yanmış ne derisi yüzülmüştü, ama yüzü tamamen kasılmıştı. 467 00:40:54,204 --> 00:40:57,332 Dehşet ve acıdan ölmüş olduğu belliydi. 468 00:40:57,925 --> 00:41:02,380 Önünde yere saplanmış kocaman bir kazık vardı. 469 00:41:02,508 --> 00:41:08,021 Küçük, çıplak bir bebek bağlanmıştı kazığa, hiç şüphesiz kadının oğluydu. 470 00:41:08,621 --> 00:41:12,789 Yanmaktan kararmış, gözleri yuvalarından fırlamıştı. 471 00:41:12,953 --> 00:41:17,132 Yanında da bir kömür ızgarasının içindeki küller tütmekteydi. 472 00:41:20,644 --> 00:41:24,205 İlk başta ölümcül bir endişe sardı içimi. 473 00:41:24,308 --> 00:41:27,892 Etrafıma iğrentiyle baktım, makine gibiydi hareketlerim. 474 00:41:28,020 --> 00:41:31,852 Derhal ilerleme emri verdim. Yanmış köye girdik. 475 00:41:31,963 --> 00:41:35,119 Köy yakılıp yıkılmış, taş taş üstünde kalmamıştı. 476 00:41:35,259 --> 00:41:39,332 Birdenbire kurumuş bir kuyudan hortlak gibi bir şeyin çıktığını gördük. 477 00:41:39,468 --> 00:41:43,246 Kir pas içinde, üstü başı yırtık pırtık, dışarı çıktığında... 478 00:41:43,372 --> 00:41:47,747 boylu boyunca yere attı kendini ve Ermenice ağıtlar yakmaya başladı. 479 00:41:47,871 --> 00:41:53,026 Onu ayağa kaldırıp sorguya çektik. Bir başka köyden gelen bir Ermeniymiş. 480 00:41:53,266 --> 00:41:57,563 Düzgün bir delikanlı. Mal alıp satmak için bu köye gelmiş. 481 00:41:57,704 --> 00:42:00,651 O sırada köy sakinlerinin kaçmaya hazırlandığını görmüş. 482 00:42:00,803 --> 00:42:03,587 Daha yeni yola koyulmuşlar ki Başıbozuklar bastırmış. 483 00:42:03,699 --> 00:42:06,145 Çok kalabalıklarmış, dediğine göre, 40.000 kişi varmış. 484 00:42:07,497 --> 00:42:12,217 Çığlıkları duymuş ve akıbetlerinin ne olduğunu gayet iyi anlamış. 485 00:42:12,801 --> 00:42:17,721 Sonra Başıbozukların başka bir yoldan geri döneceğini duymuş. 486 00:42:17,912 --> 00:42:22,121 "Bizim köye gidiyorlar" dedi, "Aynı şeyi bizimkilere de yapacaklar." 487 00:42:22,289 --> 00:42:26,712 Hüngür hüngür ağlıyor, dövünüyordu. 488 00:42:27,577 --> 00:42:30,936 Bir anda sanki içimde bir ışık yandı. 489 00:42:32,160 --> 00:42:36,840 Yüreğim eridi neredeyse, sanki dünya yeniden gülümsüyordu bana. 490 00:42:37,328 --> 00:42:41,497 "O iblisler gideli çok oldu mu?" diye sordum Ermeni gence. 491 00:42:41,608 --> 00:42:44,534 Onun tahminince, yaklaşık üç saat olmuştu. 492 00:42:44,608 --> 00:42:49,704 "Peki sizin köy atla kaç saat mesafede?" "En az beş saat." 493 00:42:49,816 --> 00:42:55,868 Ermeni gence bir at verdirdim ve bütün birliğimle beraber onun peşine düştüm. 494 00:42:56,105 --> 00:43:00,188 Dağlarda nasıl da yükseklere çıktık farkında bile değildim. 495 00:43:01,827 --> 00:43:07,131 Son geçitten de çıkmak üzereydik, artık ana yola inecektik ki... 496 00:43:07,955 --> 00:43:12,740 birden benim Ermeni gencin bize işaret ederek dörtnala geldiğini gördüm. 497 00:43:12,862 --> 00:43:14,044 Oradalardı. 498 00:43:14,326 --> 00:43:17,732 Öncü birliğin yanına gittim, dürbünle baktım. 499 00:43:17,862 --> 00:43:20,932 Hakikaten de onlardı, göz alabildiğine atlılar. 500 00:43:21,077 --> 00:43:25,435 40.000 kişi değillerdi tabii, ama 3000-4000, hatta belki 5000 kişi. 501 00:43:26,076 --> 00:43:29,783 O Şeytan soyu bizim Kazakları fark etti ve bize döndüler. 502 00:43:29,886 --> 00:43:32,885 O sırada geçitten çıkmış, onların sol kanadına denk gelmiştik. 503 00:43:33,033 --> 00:43:36,179 Bizim Kazaklara ateş etmeye başladılar. 504 00:43:36,324 --> 00:43:40,076 O Asyalı canavarlar, sanki insanmış gibi Avrupa malı tüfeklerle ateş ediyordu. 505 00:43:43,564 --> 00:43:46,549 Ara sıra Kazaklardan biri attan düşüyordu. 506 00:43:46,804 --> 00:43:50,868 Ben de iki subayıma, o iblislere ateş açma emri verdim. 507 00:43:50,965 --> 00:43:56,452 Dağınık düzende saldırmalarını, onları kışkırtıp toplara sürüklemelerini buyurdum. 508 00:43:57,876 --> 00:44:00,009 Topları gizlemek için bir bölüğü görevlendirdim. 509 00:44:00,200 --> 00:44:02,597 Benim Nijni'li adamları bataryanın soluna dizdim. 510 00:44:04,013 --> 00:44:08,283 Bir süre vuruştuktan sonra Kazaklar hemen naralar atarak geri çekildiler. 511 00:44:08,981 --> 00:44:11,493 O iblis soyları da peşlerine düştü. 512 00:44:11,604 --> 00:44:14,549 Son sürat ilerliyorlardı, ateş etmeyi bile bırakmışlardı. 513 00:44:14,693 --> 00:44:17,581 Hepsi birden dörtnala üstümüze doğru geliyorlardı. 514 00:44:19,020 --> 00:44:23,436 Tanrı'nın iradesini yerine getirmenin zamanı geldi, dedim kendime. 515 00:44:24,531 --> 00:44:25,969 Bölüğün iki yana ayrılmasını emrettim. 516 00:44:25,993 --> 00:44:27,993 Adamlar sağa ve sola çekilince toplar ortaya çıktı. 517 00:44:28,144 --> 00:44:29,833 Bataryaya ateş emri verdim. 518 00:44:30,432 --> 00:44:33,808 Yüce Tanrı beni kutsadı, altı atışımız da boşa gitmedi. 519 00:44:34,056 --> 00:44:37,416 Öyle şeytani çığlıkları ömrümde duymadım. 520 00:44:37,656 --> 00:44:41,407 Daha onlar ne olduğunu anlayamadan ikinci salvo geldi. 521 00:44:41,702 --> 00:44:45,519 Baktığımda güruh halinde arkaya doğru kaçmaya yeltenmişlerdi. 522 00:44:45,687 --> 00:44:50,367 Üçüncü salvo da onları sırtlarından vurdu. Tam bir kargaşa yarattı. 523 00:44:50,503 --> 00:44:53,362 Çil yavrusu gibi dört bir yana saçıldılar, birbirlerini eziyorlardı. 524 00:44:53,538 --> 00:45:00,030 Sol kanattaki Kazaklar ve ejderlerle seferber olup onları kılıçtan geçirdik. 525 00:45:00,576 --> 00:45:04,433 Pek azı kaçabildi. Top mermilerinden kurtulanlar kılıçlarımızdan kaçamadı. 526 00:45:04,739 --> 00:45:09,201 Kimilerinin tüfeklerini yere atıp atlarından inerek aman dilediğini gördüm. 527 00:45:10,081 --> 00:45:12,169 Orada müdahale etmeme gerek kalmadı. 528 00:45:12,264 --> 00:45:15,823 Adamlarım, şimdi insafa gelme zamanı olmadığını çok iyi anlamıştı. 529 00:45:15,952 --> 00:45:18,600 Kazaklar ve ejderler hepsini kılıçtan geçirdi. 530 00:45:19,344 --> 00:45:23,880 Görev tamamlanmıştı. Ruhumda Tanrı'nın lütfunu hissettim. 531 00:45:24,488 --> 00:45:26,376 Ölülerimizi topladık. 532 00:45:26,831 --> 00:45:30,344 37 adamımız ruhlarını Tanrı'ya teslim etmişti. 533 00:45:37,672 --> 00:45:42,160 Toprağın üstüne dizi dizi yatırdık onları, gözlerini kapattık. 534 00:45:44,040 --> 00:45:47,405 Üçüncü bölüğümde, Odarçenko diye yaşlı bir astsubayım vardı. 535 00:45:47,503 --> 00:45:51,959 Şaşırtıcı becerileri olan, eski kutsal kitapları iyi bilen bir adam. 536 00:45:53,000 --> 00:45:58,623 "Gel Odarçenko" dedim, "Seferdeyiz, resmi merasim yapacak halimiz yok. 537 00:45:58,759 --> 00:46:03,239 Sen rahip yerine geç. Ölülerimiz için cenaze duasını et." 538 00:46:08,400 --> 00:46:11,415 O da duayı aynen kurallara uygun şekilde okudu. 539 00:46:11,543 --> 00:46:14,287 Bir günahlarını bağışlayacak bir rahip eksikti. 540 00:46:15,055 --> 00:46:19,943 Odarçenko şanlı muharebe alanında inançları, çar ve vatan uğruna... 541 00:46:20,054 --> 00:46:24,446 canlarını vererek ölmüş askerlerin isimlerini saymaya başladığında... 542 00:46:24,950 --> 00:46:29,862 bunların boş laflar ya da sıradan sıfatlar olmadığını hissettim. 543 00:46:30,430 --> 00:46:34,958 Gerçekten de İsa'yı seven bir ordumuz var ve savaş... 544 00:46:35,078 --> 00:46:41,469 yüce, şerefli ve kutsal bir şey oldu hep, yine öyle, ebediyen de öyle olacak." 545 00:46:53,741 --> 00:46:56,949 Bu aydınlanmış ruh haliyle kendi ölülerini gömdükten sonra... 546 00:46:57,372 --> 00:47:01,029 yüzer yüzer öldürmüş olduğu düşmanlar gelmemiş mi aklına? 547 00:47:01,902 --> 00:47:07,052 Neyse ki o leşler kendilerini onlara hatırlatamadan oradan uzaklaşabilmişler. 548 00:47:07,194 --> 00:47:10,444 Her şeyi berbat ettiniz şimdi. Nasıl böyle bir şey söyleyebilirsiniz? 549 00:47:10,972 --> 00:47:13,027 Tam olarak ne yapmasını isterdiniz? 550 00:47:13,428 --> 00:47:18,347 Ne Hıristiyan ne Müslüman değil, Şeytan bilir ne olan o çakallara... 551 00:47:18,971 --> 00:47:21,163 Hıristiyan usulü cenaze töreni mi yapsaydı? 552 00:47:21,363 --> 00:47:24,962 Öyle bir delilik yapıp Kazaklarla birlikte onlar için de... 553 00:47:25,191 --> 00:47:31,746 cenaze duası okutsaydı, bu sefer de onların dinine saygısızlık etti derdiniz. 554 00:47:32,410 --> 00:47:36,826 Nasıl yani? Vah garibanlar, yaşarken Şeytan'ı yüceltip ateşe tapıyorlardı... 555 00:47:36,970 --> 00:47:43,440 ölünce kaba ve batıl sözde Hıristiyan ayinlerine mi maruz kalsınlardı? 556 00:47:44,496 --> 00:47:49,153 Yok. O sırada başka şeylerle uğraşıyordu kocam. 557 00:47:49,288 --> 00:47:53,425 Subayları, yüzbaşıları çağırıp adamlarına o lanet olasıca leşlere... 558 00:47:53,528 --> 00:47:57,464 yirmi adımdan fazla yaklaşmayı yasaklamalarını emrediyordu... 559 00:47:57,609 --> 00:48:00,359 çünkü âdet olduğu üzere, ölüleri soyup yağmalamak için... 560 00:48:00,495 --> 00:48:03,799 Kazakların içlerinin gittiğini görmüştü. 561 00:48:04,615 --> 00:48:08,193 O iblislerden kim bilir ne vebalar bulaşırdı onlara! 562 00:48:08,664 --> 00:48:11,296 Cehennemde yansın hepsi! 563 00:48:13,192 --> 00:48:15,318 Doğru mu anladım dediklerinizi? 564 00:48:15,432 --> 00:48:19,095 Kazaklar, Başıbozukların cesetlerini karıştırıp soyarsa... 565 00:48:19,231 --> 00:48:23,247 kocanızın birliğine bir salgın hastalık mikrobu getirirler diye korkmuşsunuz. 566 00:48:23,623 --> 00:48:27,320 - Gayet açık bence. - Alın size İsa'yı seven ordu! 567 00:48:28,776 --> 00:48:33,400 Kazaklar mı? İyi de onlar basbayağı eşkıyadır. Oldum olası öyledirler. 568 00:48:33,919 --> 00:48:39,233 - O hâlde çok soyut kaçmadı mı bu tartışma? -Evet, bir sorun var herhâlde. 569 00:48:39,950 --> 00:48:43,039 Tam olarak ne bilmek istediğinizi anlayamadım. 570 00:48:43,303 --> 00:48:47,135 Olga muhtemelen şu ideal ve yarı aziz Kazaklarınızın... 571 00:48:47,279 --> 00:48:50,919 bir anda sizin kendi tabirinizle hakiki eşkıyalar olup çıkmasına şaştı. 572 00:48:51,175 --> 00:48:55,862 Evet ve savaş, dediklerinize göre, bir eşkıya takımının bir başka... 573 00:48:55,982 --> 00:49:00,534 eşkıya takımıyla dövüşüyse, nasıl "yüce, şerefli, kutsal bir şey" olabilir? 574 00:49:00,639 --> 00:49:03,910 Demek mesele bu! "Bir eşkıya takımının bir başka eşkıya takımıyla dövüşü." 575 00:49:05,502 --> 00:49:09,326 Ama işte bu eşkıyalar çok başka türden eşkıyalar. 576 00:49:09,678 --> 00:49:17,841 İstisnai hırsızlığı, bebekleri analarının gözü önünde pişirmekle bir tutamazsınız. 577 00:49:18,858 --> 00:49:21,413 Şu kısmı da size okuyayım o zaman. 578 00:49:22,399 --> 00:49:27,651 "Sevgili Ingrida, bu olayla ilgili vicdanım öyle rahat ki... 579 00:49:27,786 --> 00:49:34,202 son saldırı emrini verdikten sonra ölmediğim için bugün bile pişmanım. 580 00:49:34,962 --> 00:49:38,565 İçimde en ufak bir şüphe yok, eğer o an ölmüş olsaydım... 581 00:49:38,745 --> 00:49:45,081 öldürülen 37 Kazak askerimle birlikte doğruca Yüce Tanrı'nın huzuruna çıkar... 582 00:49:45,234 --> 00:49:50,537 ve Cennet'te, İncil'deki iyi yürekli hırsızın yanında yerimizi alırdık. 583 00:49:50,939 --> 00:49:54,713 Onun da İncil'de bahsinin geçmesi boşuna değil." 584 00:49:55,921 --> 00:50:00,130 Ama sevgili Ingrida, bir tek Hıristiyanların iyi yürekli hırsıza... 585 00:50:00,248 --> 00:50:03,585 benzetilebileceğine dair bir şeyi İncil'de katiyen bulamazsınız. 586 00:50:03,697 --> 00:50:06,106 Neden bana böyle diş biliyorsunuz? 587 00:50:06,361 --> 00:50:10,344 Hem milletlerle dinler arasında nerede ayrım yapmış? 588 00:50:11,416 --> 00:50:14,952 Ermeniler de bizim ülkemizden, bizim inancımızdan değil mi? 589 00:50:15,897 --> 00:50:20,377 Ama sizin tabirinizle o şeytani soy da yine insanlardan ibaret değil mi? 590 00:50:20,564 --> 00:50:24,645 Her insanın içinde iyi ve kötü yok mu? Kazak olsun, Başıbozuk olsun... 591 00:50:24,768 --> 00:50:29,730 - her eşkıyanın içinde o iyi hırsız yok mu? - Sizi anlamak mümkün değil. 592 00:50:29,968 --> 00:50:31,312 Hakkı var. 593 00:50:31,576 --> 00:50:35,585 Kâh kötü birinin sorumsuz bir hayvandan farkı olmadığını söylüyorsunuz... 594 00:50:35,688 --> 00:50:40,136 kâh bebekleri ateşte pişiren bir Başıbozuğun içinde de... 595 00:50:40,272 --> 00:50:47,563 İncil'deki iyi hırsız olabilir diyorsunuz. Sırf kötüye kötü dememek için. 596 00:50:49,117 --> 00:50:55,213 Benim için her insanın içinde iyilik ve kötülük tohumları olması önemli değil. 597 00:50:56,184 --> 00:51:00,581 Üzüm suyundan şarap da, sirke de yapılabileceğini bilip ne yapacağız? 598 00:51:00,781 --> 00:51:05,693 Asıl önemli olan, şişede şarap mı, yoksa sirke mi olduğu. 599 00:51:06,435 --> 00:51:10,821 Zira şişedeki sirkeyse ve bardak bardak içip... 600 00:51:10,941 --> 00:51:15,925 şarapla aynı özden yapıldığı bahanesiyle başkalarına da ikram edersem... 601 00:51:16,061 --> 00:51:21,405 bu kafayla herkesin midesini bozmaktan başka bir faydam olmaz. 602 00:51:23,604 --> 00:51:28,876 Bütün insanlar kardeştir. Çok güzel. Çok memnun oldum. 603 00:51:30,145 --> 00:51:34,172 Ya sonra? Kardeşler birbirinden farklı olabilir. 604 00:51:35,037 --> 00:51:40,313 Kardeşlerimden hangisi Kabil, hangisi Habil, öğrenmeye hakkım yok mu? 605 00:51:40,646 --> 00:51:44,836 Eğer gözlerimin önünde Kabil kardeşim Habil kardeşimin derisini yüzerse... 606 00:51:44,988 --> 00:51:49,467 kardeşlerime karşı kayıtsız kalmadığım için, Kabil kardeşime bir tokat aşk edip... 607 00:51:49,587 --> 00:51:53,393 bir daha böyle bir şey yapmayı aklından geçirmemesini sağlarım. 608 00:51:54,691 --> 00:51:57,748 Ya bir şey yapmayıp uzak durmak, ya ona vurmak... 609 00:51:57,948 --> 00:52:02,768 - Neden böyle bir ikilemle kısıtlıyız? - Üçüncü bir çözüm yok da ondan Olga. 610 00:53:02,840 --> 00:53:08,608 Olga, az önce demiştiniz ki Şeytan'ın yoluna sapanları... 611 00:53:08,696 --> 00:53:14,064 bir müdahalesiyle anında doğru yola getirsin diye Tanrı'ya dua etmek gerek. 612 00:53:16,161 --> 00:53:18,807 Belli ki bu yoldan vazgeçmişsiniz. 613 00:53:18,974 --> 00:53:22,016 Halbuki ben de bu yolun her durumda en doğrusu olduğunu söyleyeceğim. 614 00:53:22,144 --> 00:53:25,225 Fakat dua, kendi başına hiçbir eylemin yerini tutmaz. 615 00:53:28,807 --> 00:53:30,584 Dindar kişileri ele alalım. 616 00:53:31,328 --> 00:53:33,192 Yemek yemeden önce dua ederler... 617 00:53:33,696 --> 00:53:38,391 ama yemekleri çiğnemek gerektiğinde, çene kemiklerini kendileri oynatırlar. 618 00:53:38,975 --> 00:53:44,516 Andrey Nikolayeviç'in topçu süvari birliğine ateş emri vermeden önce... 619 00:53:44,722 --> 00:53:47,314 dua etmemiş olduğuna inanmak istemem. 620 00:53:48,308 --> 00:53:50,676 Öyle bir dua, dine küfür sayılır. 621 00:53:51,922 --> 00:53:56,394 - Dua etmekten önemlisi, Tanrı'nın arzusuna göre hareket etmektir. -Nasıl yani? 622 00:53:57,522 --> 00:54:02,296 İncil'in hakiki ruhuna vakıf olan kişi, yeri geldiğinde, içinde o gücü bulacak... 623 00:54:02,441 --> 00:54:07,705 ve bir suç işlemek veya hata yapmak üzere olan bahtsız ve kör kardeşini... 624 00:54:07,849 --> 00:54:12,185 kelimelerle, hareketlerle, bütün davranışlarıyla etkilemeyi bilecektir. 625 00:54:12,377 --> 00:54:15,505 Bunlar, o kişi üstünde öyle çarpıcı bir izlenim uyandıracaktır ki... 626 00:54:15,617 --> 00:54:19,649 hatasını anında anlayacak ve o yanlış yoldan dönecektir. 627 00:54:20,040 --> 00:54:21,649 Hay ya Rabbim! 628 00:54:22,306 --> 00:54:25,977 Yani ufacık bebekleri ateşte pişiren Başıbozuklara karşı... 629 00:54:26,161 --> 00:54:32,161 kocam sizce etkileyici davranışlar sergileyip etkileyici laflar mı etmeliydi? 630 00:54:32,865 --> 00:54:37,698 Sevgili Olga, iki grubun arasındaki mesafeyi ve birbirlerinin dillerini... 631 00:54:37,810 --> 00:54:41,114 bilmediklerini düşünürsek, kelimeler bu durumda çok yersiz kaçardı. 632 00:54:41,202 --> 00:54:45,306 Çarpıcı bir etki yaratacak davranışlara gelince, siz ne derseniz deyin... 633 00:54:45,410 --> 00:54:50,218 o şartlar altında yaylım ateşi açmaktan daha uygun düşen bir şey yokmuş. 634 00:54:50,678 --> 00:54:55,056 Sahiden general hangi dilde ve hangi araçları kullanarak... 635 00:54:55,170 --> 00:54:58,818 Başıbozuklara derdini anlatacaktı? 636 00:54:59,180 --> 00:55:04,074 Onların Başıbozuklara karşı İncil'e uygun şekilde davranabileceğini söylemedim. 637 00:55:04,186 --> 00:55:07,002 Sadece hakiki İncil ruhuna vakıf birinin... 638 00:55:07,146 --> 00:55:11,377 her durumda olduğu gibi, o durumda da bir yolunu bulup o körleşmiş ruhlarda... 639 00:55:11,497 --> 00:55:14,510 her insanın içinde gizlenen iyiliği uyandırabileceğini söyledim. 640 00:55:14,774 --> 00:55:18,374 - Sahiden inanıyor musunuz buna? - En ufak bir şüphem bile yok. 641 00:55:19,990 --> 00:55:24,653 Peki İsa'nın hakiki İncil ruhuna yeterince vakıf olduğunu düşünüyor musunuz? 642 00:55:25,596 --> 00:55:28,389 - Bu nasıl bir soru böyle? - Şöyle bir soru... 643 00:55:28,486 --> 00:55:33,142 İsa neden İncil ruhunun gücünü kullanarak Yahuda'nın, Hirodes'in... 644 00:55:33,286 --> 00:55:38,846 Yahudi başkâhinlerin ve o kötü yürekli hırsızın içinde saklı iyiliği uyandırmadı? 645 00:55:38,958 --> 00:55:41,237 Genelde iyilikten söz ederken kötülüğü unutuyoruz. 646 00:55:41,412 --> 00:55:45,236 Ama Olga, sizin birinden feragatte bulunmanız gerek mutlaka. 647 00:55:45,678 --> 00:55:48,781 Ya İsa ve İncil'i en yüce otorite olarak göstermekten... 648 00:55:48,893 --> 00:55:54,637 ya da ahlaki iyimserliğinizden. Zira İncil olgusunu... 649 00:55:54,749 --> 00:55:59,262 sonradan uydurulmuş bir hikaye veya rahiplerin yorumu olarak görmek... 650 00:55:59,387 --> 00:56:04,324 demek olan çokça kullanılmış üçüncü yol, bu örnekte size katiyen uymaz. 651 00:56:05,557 --> 00:56:09,205 Dört İncil'in metnini ne kadar işinize geldiği gibi çarpıtsanız da... 652 00:56:09,477 --> 00:56:12,344 bir şey tartışma götürmez şekilde kalacaktır... 653 00:56:12,437 --> 00:56:17,803 ve konumuz için önemli olan da budur: İsa zalimce işkencelere maruz kalmış... 654 00:56:17,931 --> 00:56:21,076 ve öldürülmüştür, çünkü düşmanları ondan nefret ediyordu. 655 00:56:23,716 --> 00:56:28,262 İsa'nın ahlaken bu kötülük seviyesine inmediğinde, buna direnmediğinde... 656 00:56:28,332 --> 00:56:31,634 ve düşmanlarını bağışladığında her ikimiz de hemfikiriz. 657 00:56:32,498 --> 00:56:36,262 Peki ama düşmanlarını bağışlarken neden sizin iddianız uyarınca... 658 00:56:36,366 --> 00:56:39,454 onların ruhlarını sıkıştıkları korkunç karanlıktan kurtarmadı? 659 00:56:39,679 --> 00:56:44,399 Neden yumuşaklığı ve uysallığının gücüyle o kötülüğün üstesinden gelmedi? 660 00:56:44,558 --> 00:56:50,613 Neden içlerinde uyuyan iyiliği uyandırıp ruhlarını aydınlatmadı ve yenilemedi? 661 00:56:50,853 --> 00:56:54,878 Kısacası, neden Yahuda, Hirodes ve Yahudi başkâhinlerine... 662 00:56:55,013 --> 00:56:58,789 iyi yürekli hırsıza davrandığı gibi davranmadı? Tek örnek o. 663 00:56:58,949 --> 00:57:03,526 Demek ki ya elinden gelmiyordu, ya da bunu istemiyordu. Her iki durumda da... 664 00:57:03,634 --> 00:57:09,469 sizin mantığa göre, İsa'nın hakiki İncil ruhuna vakıf olmadığı sonucu çıkıyor. 665 00:57:10,302 --> 00:57:14,541 Başkasının değil, İsa'nın İncil'inden söz ettiğimize göre... 666 00:57:14,661 --> 00:57:19,430 sizin için İsa, hakiki İsa ruhuna sahip değilmiş demek oluyor. 667 00:57:20,485 --> 00:57:22,349 Sizi tebrik ederim! 668 00:57:23,805 --> 00:57:26,844 Doğrusu sizinle söz düellosuna girecek değilim. 669 00:57:28,508 --> 00:57:32,476 İngrida ile de İsa'yı kim daha çok seviyor diye bir düello yapmam. 670 00:57:40,259 --> 00:57:46,636 Nikolay, galiba yemek zamanı gelmek üzere. 671 00:57:47,780 --> 00:57:53,452 - Evet. Birazdan sofraya oturacağız. - Güzel. 672 00:57:54,843 --> 00:58:03,164 Böyle bir tartışmayı da alelacele bir sonuca bağlamanın âlemi yok. 673 00:58:03,294 --> 00:58:06,907 Yemekten sonra da kağıt oynayacağız. 674 00:58:07,131 --> 00:58:14,324 Ama yarın mutlaka bu tartışmaya devam edelim. Ne dersiniz Edouard? 675 00:58:14,451 --> 00:58:18,859 Tartışmaya devam etmek mi dediniz? Ben de bitti diye pek sevinmiştim. 676 00:58:20,059 --> 00:58:25,967 Bu tartışma, din savaşlarının alameti olan o nahoş kokuya bürünmemiş miydi? 677 00:58:26,307 --> 00:58:29,339 Böyle şeyler revaçta değil artık. Hem benim canım tatlıdır. 678 00:58:29,443 --> 00:58:33,531 Naz yapmayın Edouard! Siz de mutlaka katılmalısınız. 679 00:58:33,907 --> 00:58:37,602 Tek bir şartla katılırım, din oranını biraz azaltalım. 680 00:58:38,274 --> 00:58:42,514 Dini tümden yasaklamayı savunmuyorum, bu bana imkansız görünüyor. 681 00:58:42,850 --> 00:58:46,034 Ama biraz daha az olsun, Tanrı aşkına biraz daha az! 682 00:58:46,227 --> 00:58:49,363 Şu "Tanrı aşkına" lafınız da tam yerli yerinde oldu! 683 00:58:49,490 --> 00:58:54,467 Fakat daha az dinden söz edilmesinin en iyi yolu, sizin daha çok konuşmanız. 684 00:58:55,034 --> 00:58:59,890 Her ne kadar dinlemek, hele bu nefis havada konuşmaktan daha zevkli olsa da... 685 00:58:59,986 --> 00:59:05,617 küçük topluluğumuzu bir iç savaştan kurtarmak için iki saatliğine kendimi... 686 00:59:05,745 --> 00:59:09,738 feda etmeye hazırım, yoksa bu durum kağıt oyunumuzun tadını kaçırabilir. 687 00:59:09,840 --> 00:59:12,569 Ne kadar düşünceli bir adam! Fevkalade! 688 00:59:12,730 --> 00:59:21,273 O halde, İncil'le ilgili tartışmamızı daha sonra noktalarız. 689 00:59:22,421 --> 00:59:25,397 Olga'nın da bu arada çürütülemez bir cevap hazırlamaya vakti olur. 690 00:59:30,197 --> 00:59:34,324 Bu durumda, akşam yemeğinde de bizimle olacaksınız, değil mi Edouard? 691 00:59:34,492 --> 00:59:37,227 Ruhani konulara kendinizi biraz alıştırsanız hiç fena olmaz. 692 00:59:37,507 --> 00:59:41,731 Olmaz, kendimi o kadar feda edemem. Hem yarın Nice yoluna düşmem lazım. 693 00:59:41,843 --> 00:59:45,019 Nice'e mi gidiyorsunuz? Ne kadar safiyane bir diplomatik dil! 694 00:59:45,129 --> 00:59:48,691 Buna hiç gerek yok. Şifreli laflarınızın anlamı ne zamandır belli. 695 00:59:48,891 --> 00:59:54,194 Nice'e gideceğinizi söylediğinizde Monte Carlo âlemlerini kastettiğinizi... 696 00:59:54,339 --> 00:59:59,315 bilmeyen yok. Çok yazık! Yarını sizsiz geçireceğiz demek. 697 00:59:59,475 --> 01:00:05,566 Yakında ruhunuza kavuşmaktan korkunuz yoksa, maddi âleme dalın bakalım. 698 01:00:06,725 --> 01:00:09,585 Nice'e, Monte Carlo'ya koşun. 699 01:00:12,108 --> 01:00:14,961 Meziyetiniz neyse, talih de sizi ona göre ödüllendirsin. 700 01:00:15,076 --> 01:00:20,925 Meziyetimin talihle alakası yok, kaçınılmaz tedbirler uyguluyorum sadece. 701 01:00:22,949 --> 01:00:28,260 Kazançlara gelince, her şeyde olduğu gibi rulette de talihe razı gelirim. 702 01:00:29,684 --> 01:00:33,918 Tekrar bir araya gelmeliyiz mutlaka. 703 01:00:36,694 --> 01:00:38,101 - Olga! - Zavallı yavrucak! 704 01:00:38,879 --> 01:00:40,044 Olga! 705 01:00:40,482 --> 01:00:42,252 - Istvan! - Ben su getireyim. 706 01:00:45,734 --> 01:00:47,966 İşte bu konular açılınca... 707 01:00:49,630 --> 01:00:51,590 Buz kesmiş. 708 01:00:57,839 --> 01:00:59,460 Ağzını açın lütfen. 709 01:01:00,478 --> 01:01:03,461 Biraz açılın da nefes alsın. Başı fazla kalabalık oldu. 710 01:02:10,908 --> 01:02:15,156 Çernivtsi üstünden iki günde Königsberg'e varırsınız. 711 01:02:15,292 --> 01:02:18,958 Yani Çernivtsi, Lviv, Varşova, Vilnius. 712 01:02:22,165 --> 01:02:27,044 Bir yol daha var, ama o biraz daha uzun sürer. Yaklaşık üç gün. 713 01:02:27,459 --> 01:02:32,211 Budapeşte üstünden Viyana, Prag, Berlin, Danzig. 714 01:02:32,523 --> 01:02:34,726 - Sonra Königsberg'e varırsınız. - Teşekkürler. 715 01:03:40,326 --> 01:03:43,237 II ISTVAN 716 01:05:19,911 --> 01:05:20,911 Kolya... 717 01:05:42,630 --> 01:05:43,630 Tamam. 718 01:06:52,451 --> 01:06:58,489 - Denediniz mi? - Elbette. Siz de denediniz, değil mi? 719 01:06:59,673 --> 01:07:08,661 Yürüyen bant, sayısız ziyaretçiyi taşımak için kullanılan bir icat. 720 01:07:08,997 --> 01:07:11,325 - 50 milyon kişi. - Evet. 721 01:07:13,645 --> 01:07:15,093 Daha az aslında. 722 01:07:17,033 --> 01:07:21,587 En azından ben böyle insanların yanında kendimi rahat hissederim hep. 723 01:07:21,708 --> 01:07:25,950 - Mesela Monte Carlo'da. - Monte Carlo'da ya da başka yerlerde. 724 01:07:27,348 --> 01:07:31,436 Hiçbir yerde üstün erdemlerin zerresine bile bir ihtiyaç duyulmaz. 725 01:07:32,756 --> 01:07:36,707 Öte yandan, tek bir terbiyeli insanın olmadığı bir dünyada yaşamayı deneyin. 726 01:07:36,876 --> 01:07:42,869 Hangi dünyadan söz ediyorsunuz tam anlayamadım. Bir düşünsenize... 727 01:07:42,991 --> 01:07:47,546 Solferino'da askerler birbirlerine ateş ederken kibarlık yapıyorlar. 728 01:07:48,522 --> 01:07:54,009 Orta Afrika'yı kateden yolcuların da terbiyeden başka şeylere ihtiyacı olabilir. 729 01:07:54,834 --> 01:07:59,378 Ama ben medeni bir insan toplumundaki normal gündelik hayatı kastetmiştim. 730 01:07:59,521 --> 01:08:03,977 İşte bu durumda ne herhangi bir üstün erdeme... 731 01:08:04,241 --> 01:08:07,185 ne de sözde Hıristiyanlığa gerek var. 732 01:08:07,881 --> 01:08:13,473 - Başınızı sallıyorsunuz. -Geçen gün öğrendiğim üzücü bir olay aklıma geldi. 733 01:08:13,617 --> 01:08:16,450 Dostumuz Miklos geçen pazartesi aniden ölmüş. 734 01:08:16,586 --> 01:08:20,978 Neden tam da şu anda aklınıza geldi? Milletin terbiyesizliği yüzünden mi öldü? 735 01:08:21,082 --> 01:08:24,449 Bilakis, kendi kibarlığının aşırılığından öldü, başka şeyden değil. 736 01:08:24,585 --> 01:08:29,497 - Mümkünse anlatın biraz. - Saklayacak bir şey yok ki. 737 01:08:30,001 --> 01:08:35,049 Kibarlığın ve terbiyenin, görgünün ilk aşaması olduğuna inanan dostumuz... 738 01:08:35,169 --> 01:08:39,417 bütün görgü kurallarına en katı şekilde uyma mecburiyeti duyuyordu. 739 01:08:39,521 --> 01:08:43,674 - Yani? -Aldığı bütün mektupları okurdu, tanımadıklarından gelenleri bile. 740 01:08:43,801 --> 01:08:47,673 Eleştiri yazısı yazsın diye gönderilen bütün kitap ve risaleleri de okurdu. 741 01:08:47,785 --> 01:08:52,448 Bütün mektuplara cevap yazar, talep edilen bütün eleştiri yazılarını hazırlar... 742 01:08:52,617 --> 01:08:56,198 kendisine yöneltilen bütün istek ve ricaları titizlikle yerine getirirdi. 743 01:08:56,329 --> 01:09:00,768 - Çok ağır iş! -Bunun sonucunda, bütün gün başkaları için uğraşırdı. 744 01:09:00,921 --> 01:09:02,983 Kendi işleri hep geceye kalırdı. 745 01:09:03,216 --> 01:09:07,800 Bütün davetleri kabul eder, onu evde bulan her ziyaretçiyi içeri buyur ederdi. 746 01:09:09,351 --> 01:09:12,488 Arkadaşım gençken ve bünyesi içkiyi rahatça kaldırırken... 747 01:09:12,600 --> 01:09:18,072 kibarlıktan gelen bu kürek mahkumu hayatı belini bükse de bir trajediye dönüşmedi... 748 01:09:18,176 --> 01:09:21,209 çünkü şarap onu neşelendiriyor, ümitsizlikten kurtarıyordu. 749 01:09:21,335 --> 01:09:25,144 Kendini asma noktasına geldiği her seferde, eline şişeyi alıp... 750 01:09:25,240 --> 01:09:28,968 koca bir yudum aldıktan sonra metanetle çekebiliyordu çilesini. 751 01:09:29,128 --> 01:09:31,327 Ama bünyesi zayıftı. 752 01:09:31,503 --> 01:09:34,391 40 yaşlarına geldiğinde, alkolü hayatından çıkarmak zorunda kaldı. 753 01:09:34,528 --> 01:09:38,919 İçmek yasak olunca, çilesi cehenneme döndü. İşte şimdi de canına kıydı dediler. 754 01:09:39,046 --> 01:09:42,279 Nasıl yani? Hepsi sırf kibarlıktan mı? İyi de delinin tekiymiş bu adam. 755 01:09:42,415 --> 01:09:44,711 Zihinsel dengesi bozulmuştu, ama deli değildi. 756 01:09:44,831 --> 01:09:49,196 Ben de öyle delilik vakaları biliyorum ki bir bilseniz aklınızı kaçırırsınız. 757 01:09:50,105 --> 01:09:55,159 - Yani o kadar basit bir mesele değil. - Adamın deliliğini kibarlığa yüklemeyin. 758 01:09:55,391 --> 01:09:59,583 Kibarlık ve terbiyeyi mutlak bir kural olarak ortaya koyamayız, demek istedi. 759 01:09:59,703 --> 01:10:04,068 Her mutlak şey gibi mutlak kurallar da gerçeklerden kopuk zihinlerin icadıdır. 760 01:10:05,134 --> 01:10:07,528 Ben hiçbir mutlak kuralı tanımam. 761 01:10:07,974 --> 01:10:10,998 Sadece kaçınılmaz kuralları kabul ederim. 762 01:10:11,174 --> 01:10:17,734 Mesela, temizlik kurallarına uymazsam, kendim dahil herkesi iğrendiririm. 763 01:10:18,534 --> 01:10:23,214 Nahoş hisler yaşamayı da, yaşatmayı da dilemediğim için... 764 01:10:23,326 --> 01:10:28,462 her gün yıkanma, çamaşır değiştirme kurallarına sıkı sıkıya uyuyorum. 765 01:10:28,582 --> 01:10:34,127 Başkalarının veya kendimin âdeti böyle, ya da bu kutsal olduğu için değil... 766 01:10:34,262 --> 01:10:39,829 bu kuralı çiğnemenin maddi bir rahatsızlık doğuracak olmasından dolayı. 767 01:10:40,069 --> 01:10:46,325 - Pragmatizmin de böylesi! -Aynı şey görgü için de geçerli, temizlik buna dahil. 768 01:10:47,285 --> 01:10:51,325 Görgü kurallarını çiğnemektense, bunlara uymak daha rahat geliyor. 769 01:10:51,482 --> 01:10:52,949 Bundan dolayı uyuyorum. 770 01:10:53,469 --> 01:10:58,696 Ama dostunuz, terbiyenin kendi rahatlığını hesaba katmadan... 771 01:10:58,880 --> 01:11:02,111 bütün mektup ve davetlere cevap vermek olduğunu sanmışsa... 772 01:11:02,239 --> 01:11:05,800 buna terbiye denmez, budalaca feda etmiş kendini. 773 01:11:06,160 --> 01:11:09,712 Hiç şüphesiz onda aşırı titizlik ölümcül bir saplantıya dönüşmüş. 774 01:11:09,840 --> 01:11:13,343 Bir insanın böyle bir aptallık uğruna öldüğünü görmek ne feci. 775 01:11:13,479 --> 01:11:16,910 - Ona aklın yolunu gösteremediniz mi? - Her yolu denedim. 776 01:11:18,857 --> 01:11:21,831 Umberto diye çok kuvvetli bir müttefiki vardı. 777 01:11:22,006 --> 01:11:24,718 Bir gezgin keşiş, bir nevi abdal. 778 01:11:25,064 --> 01:11:31,007 Dostum Miklos onu çok sayardı ve manevi konularda hep ona danışırdı. 779 01:11:31,639 --> 01:11:34,695 Umberto, onun ıstırabının kökenini anında sezmişti. 780 01:11:34,815 --> 01:11:39,004 O keşişi iyi tanırım, kaç kez sohbetlerine tanıklık ettim. 781 01:11:39,429 --> 01:11:44,115 Miklos ahlaki tereddütlerini ona açıp falanca konuda haklı mı olduğunu... 782 01:11:44,229 --> 01:11:48,388 filanca durumda hata mı ettiğini sorduğunda, Umberto sözünü kesiyordu. 783 01:11:48,480 --> 01:11:51,964 "Dur hele! Günahlarınla içini karartma böyle. Bir şey değil bunlar. 784 01:11:52,147 --> 01:11:55,692 Sen dinle beni. Günde 539 kez günaha gir..." 785 01:11:55,773 --> 01:12:00,883 - 539 kez mi? -539 kez. - Ne kadar sağlıklı. -Hem de bir günde! 786 01:12:01,023 --> 01:12:06,230 "Ama sakın tövbe etme, çünkü herkes günah işledikten sonra tövbe eder. 787 01:12:06,358 --> 01:12:09,148 Sen sürekli günah işle, ama hiç tövbe etme. 788 01:12:10,412 --> 01:12:14,900 Günah işlemek kötüyse, kötülüğü anmak hınç beslemek olur, bu kabul edilemez. 789 01:12:16,364 --> 01:12:19,170 Hınçların en kötüsü, insanın kendi günahlarını anmasıdır. 790 01:12:19,315 --> 01:12:22,317 Başkalarının sana yaptığı kötülükleri hatırlaman daha iyi olur. 791 01:12:23,245 --> 01:12:25,816 Boşuna değil bu, böylece ileride o insanlardan sakınırsın. 792 01:12:25,917 --> 01:12:29,029 Ama kendi yaptığın kötülüğü düşünmeyi bile unut, sil aklından. 793 01:12:30,453 --> 01:12:33,958 Tek bir ölümcül günah vardır, o da keder, çünkü umutsuzluğa yol açar. 794 01:12:34,197 --> 01:12:37,660 Umutsuzluk ise artık günah boyutunu aşar, ruhun ölümü anlamına gelir. 795 01:12:39,541 --> 01:12:43,117 Peki diğer günahlar nedir? Sarhoşluk mu? 796 01:12:44,869 --> 01:12:50,052 Zeki bir adam kaldırabileceği kadarını içer, kaldıramıyorsa içmez... 797 01:12:50,964 --> 01:12:54,358 ama ahmak biri pınar suyuyla bile sarhoş olur. 798 01:12:54,481 --> 01:12:58,022 O yüzden burada kabahat şarapta değil, ahmaklıkta. 799 01:12:58,144 --> 01:13:02,562 Kimileri ise, ahmaklıktan, şarap yüzünden alev alır, sırf içten değil... 800 01:13:02,688 --> 01:13:08,908 dıştan da. Kömür gibi olur, kıvılcım saçarlar. Gözlerimle gördüm" derdi. 801 01:13:09,075 --> 01:13:13,377 "Gözlerinizin önünde, cehennem ateşleri vücudunuzdan çıkarken... 802 01:13:13,497 --> 01:13:15,314 ne günahından bahsedeceksiniz? 803 01:13:17,042 --> 01:13:21,312 6. emrin çeşitli şekillerde çiğnenmesine gelince, vicdan rahatlığıyla derim ki... 804 01:13:21,505 --> 01:13:25,021 Yargılamak kolay değil, ama methetmek tümden imkansız. 805 01:13:25,112 --> 01:13:28,840 Hayır, bunu hiç tavsiye etmiyorum. Tabii çok büyük bir zevk... 806 01:13:28,960 --> 01:13:33,393 bunu inkar edemeyiz, ama sonuçta kaygı yaratıyor ve hayatı kısaltıyor." 807 01:13:35,857 --> 01:13:37,993 Şöyle deme alışkanlığı vardı... 808 01:13:38,720 --> 01:13:42,620 "Gençliğin en mantıksız zamanlarında, aklımızdan bin bir türlü şey geçer. 809 01:13:42,724 --> 01:13:44,587 Ama o dönem geçince, ipleri eline alırsın. 810 01:13:45,076 --> 01:13:48,771 Ondan sonra sürekli geçmişi deşip kendine işkence ederek... 811 01:13:48,967 --> 01:13:53,479 'Lanet olsun, neden masumiyetimi, ruh ve beden temizliğimi kaybettim?'... 812 01:13:53,583 --> 01:13:58,727 diye dövünmek tamamen aptalcadır. Bunu yapan Şeytan'ın soytarısı olur. 813 01:13:58,862 --> 01:14:04,102 Şeytan, ruhunun yükseleceği yerde hâlâ çamurda debelenmekte olduğunu... 814 01:14:04,257 --> 01:14:05,917 görmekten zevk alır. 815 01:14:06,938 --> 01:14:08,732 O yüzden benim nasihatim şu... 816 01:14:09,364 --> 01:14:14,714 Şeytan tövbe etmen için ruhunu huzursuz etmeye başladı mı... 817 01:14:15,440 --> 01:14:19,604 tükür ve tükürüğünü ayağınla ezerek de ki: 'İşte büyük günahlarım bunlar. 818 01:14:19,705 --> 01:14:22,537 Onlara layık gördüğüm müthiş önem de bu kadar!' 819 01:14:22,785 --> 01:14:26,727 O zaman kesinlikle bırakır yakanı. Tecrübe konuşuyor" derdi Umberto. 820 01:14:29,816 --> 01:14:32,272 "Daha başka ne günahlar var? 821 01:14:32,625 --> 01:14:34,569 Hırsızlık da yapacak değilsin ya? 822 01:14:34,688 --> 01:14:37,912 Bir şey çaldıysan da ziyanı yok, günümüzde çalmayan yok. 823 01:14:38,976 --> 01:14:42,616 O yüzden öyle önemsiz şeylerle uğraşma, yeter ki kederden sakın sen. 824 01:14:43,232 --> 01:14:48,296 Günahların aklına gelip de birini üzüp üzmediğini düşünmeye başladığında... 825 01:14:48,558 --> 01:14:55,024 hemen tiyatroya git, arkadaşlarınla eğlen, komediler oku. 826 01:14:55,544 --> 01:14:59,288 Sana ille bir kural söylememi istiyorsan da, al sana kural. 827 01:14:59,408 --> 01:15:02,527 İmanın güçlü olsun, ama günah işleme korkusundan değil... 828 01:15:02,623 --> 01:15:06,555 zeki bir insan Tanrı ile yaşamanın keyfine vardığı için..." 829 01:15:07,072 --> 01:15:13,639 Duyuyor musunuz? "Tanrı olmadan hayat dayanılmaz olduğu için. 830 01:15:13,775 --> 01:15:16,271 Tanrı'nın kelamında derinleş. 831 01:15:16,439 --> 01:15:20,191 Onu dikkatle okuduğunda, her ayet altın değerindedir. 832 01:15:20,311 --> 01:15:24,631 Her gün kalbinden gelerek en az bir, iki kere dua et. 833 01:15:30,246 --> 01:15:33,439 - Yıkanmayı ihmal etme elbette." - Bakın, bu sizin için. 834 01:15:34,127 --> 01:15:37,270 "Samimi bir dua, ruh için sabunların en iyisidir. 835 01:15:37,422 --> 01:15:41,268 Mideni ve iç organlarını sağlıklı tutmak için oruç tut. 836 01:15:41,406 --> 01:15:43,973 Başkalarının ne yapıp ne ettiğiyle ilgilenme. 837 01:15:44,262 --> 01:15:47,454 Yapacağın başka işler varsa, hayır işleriyle uğraşma. 838 01:15:47,602 --> 01:15:50,383 Karşına çıkan yoksullara cömertçe sadaka ver. 839 01:15:50,775 --> 01:15:55,790 Kiliselere ve manastırlara da bağışta bulun, ama hiç hesabını tutma. 840 01:15:56,055 --> 01:16:00,790 Onun hesabı öbür dünyada çıkarılır. Bu şekilde bedenin ve ruhun dinç kalır. 841 01:16:00,935 --> 01:16:04,935 Yobazlarla konuşma, onlar başkalarının ruhuna sızar, çünkü kendi ruhları boştur." 842 01:16:09,809 --> 01:16:13,006 Bu sözlerin dostumuz üstünde bir etkisi oldu... 843 01:16:13,165 --> 01:16:17,317 ama onu altüst eden duygusal dalgaların önüne geçemedi. 844 01:16:17,734 --> 01:16:22,950 Ama sizin şu keşiş kendi meşrebinde biraz benim gibi konuşuyormuş. 845 01:16:23,085 --> 01:16:25,109 Ne kadar şaşırtıcı bir ahlakçıymış! 846 01:16:25,229 --> 01:16:28,109 Günah işle, ama sakın tövbe etme. Bu hoşuma gitti. 847 01:16:28,501 --> 01:16:30,837 Herhalde herkese söylemiyordur bunları. 848 01:16:31,413 --> 01:16:35,454 Bir ahlaksızla, kötü biriyle hiç şüphesiz farklı şekilde konuşuyordur. 849 01:16:36,101 --> 01:16:41,996 Çok doğru. Aşırı kuruntulu birini görünce, işi filozofluğa, hatta kaderciliğe döker. 850 01:16:43,388 --> 01:16:48,197 Bu Umberto, iyi eğitimli ve çok zeki yaşlı bir hanımın da gözüne girmişti. 851 01:16:48,492 --> 01:16:51,684 Kadın Rus inancına bağlı olduğu hâlde, yurt dışında eğitim görmüştü. 852 01:16:51,846 --> 01:16:55,637 Bu adamın namını çok duymuştu, onu manevi danışmanı yapmak istedi. 853 01:16:56,837 --> 01:16:59,914 Umberto, yaşadığı ruhsal zorluklardan söz eden kadını susturdu hemen. 854 01:17:00,034 --> 01:17:03,154 "Ne diye böyle saçmalıkları dert ediyorsun kendine?" dedi. 855 01:17:03,681 --> 01:17:07,297 "Kime ne gerek bunlar? Benim gibi bir köylüyü bile şimdiden sıktıysan... 856 01:17:07,449 --> 01:17:11,064 Tanrı'nın ilgisini nasıl çeksin? Hem konuşup da ne yapacağız? 857 01:17:11,232 --> 01:17:13,912 Yaşlısın, buruş buruş olmuşsun, bundan daha iyiye gidecek değilsin." 858 01:17:15,815 --> 01:17:18,639 Kadın gülmekten gözlerinden yaş gele gele bana anlattı bunları. 859 01:17:24,726 --> 01:17:27,639 Sonra kadın onu çürütmeye kalkmış... 860 01:17:29,263 --> 01:17:33,895 ama Umberto, "Aziz Pederlerin Hayatı" ndan bir hikayeyle tartışmayı kazanmış. 861 01:17:34,183 --> 01:17:35,681 Hangi hikaye? 862 01:17:36,775 --> 01:17:41,670 Umberto'nun bir zamanlar Miklos ile bana anlattığı bir şey. Çok güzeldir... 863 01:17:42,078 --> 01:17:45,974 - ama şimdi anlatması çok uzun sürer. - Duyuyor musunuz? 864 01:17:46,454 --> 01:17:49,934 - Evet. - Evet, Noel yortusuna yaklaştık ya. 865 01:17:50,198 --> 01:17:54,910 Noel'i kutluyorlar. Buralarda gelenek böyledir. 866 01:17:55,070 --> 01:17:57,358 - Dinlemek ister misiniz? - Elbette. 867 01:17:57,566 --> 01:17:59,822 Lütfen, dışarı çıkmak istiyoruz. 868 01:18:02,179 --> 01:18:04,053 Bir erkek korosu, değil mi? 869 01:18:05,646 --> 01:18:08,526 Evet, köylüler kapı kapı dolaşıp Noel ilahileri söylerler. 870 01:18:10,831 --> 01:18:12,118 Çabuk, çabuk! 871 01:19:31,800 --> 01:19:33,811 Bir çay içelim. 872 01:19:46,292 --> 01:19:48,539 Azıcık konyak da içebiliriz. 873 01:21:46,447 --> 01:21:50,336 Koş hanımefendiye haber ver, çabucak gelsin, Kont iyi değil. Koş söyle! 874 01:22:06,071 --> 01:22:07,175 Kolya! 875 01:22:11,007 --> 01:22:15,575 Çabuk Doktor Blumenfeld'i çağır, Kont'un kanaması var. Hadi çabuk. 876 01:23:32,133 --> 01:23:37,964 Ayın 29'u, Aziz Thomas Becket, 30'u, Kutsal Aile bayramı... 877 01:23:38,700 --> 01:23:47,027 31'i, Aziz Papa I. Silvester... 878 01:23:47,588 --> 01:23:51,388 1'i, Tanrı'nın Anası Azize Meryem... 879 01:23:57,675 --> 01:23:59,186 Sárika, gel buraya. 880 01:24:00,842 --> 01:24:02,314 Kokla şunu. 881 01:24:05,475 --> 01:24:09,212 Normal mi bu? Bir daha kokla. 882 01:24:15,259 --> 01:24:18,602 Demiştim sana. Git çağır onu. 883 01:24:27,293 --> 01:24:29,570 Su lütfen. Beş bardak olsun. 884 01:26:14,020 --> 01:26:15,596 Tadına bak şunun. 885 01:26:22,068 --> 01:26:23,877 İç hepsini. 886 01:26:26,540 --> 01:26:27,589 Hadi. 887 01:26:29,093 --> 01:26:30,333 Hadi. 888 01:26:40,015 --> 01:26:41,791 Bu geçen hafta oldu. 889 01:26:44,086 --> 01:26:46,591 Bu hafta da oldu. 890 01:26:50,207 --> 01:26:51,791 Bir daha olursa... 891 01:26:58,456 --> 01:27:01,767 Jancsi... Semaveri de götür. 892 01:27:10,207 --> 01:27:14,992 Şimdi çay içecekler. Akşam yemeği sekizde olacak. 893 01:27:15,288 --> 01:27:19,470 Şimdi mutfağa git, her şeyi ayarla. Her şeyi. 894 01:27:19,790 --> 01:27:25,374 Çünkü bu bir daha olacak olursa, çok ama çok kızarım. 895 01:27:26,510 --> 01:27:29,597 Anladın mı? Yürü git. 896 01:27:56,853 --> 01:28:01,094 Öksürük için, bir ayvaya tereyağı sürün ve güzelce kaynatın. 897 01:28:01,342 --> 01:28:04,061 Sonra ayvayı yiyip suyunu da için. 898 01:28:04,998 --> 01:28:11,760 Ağız kokusu için, aksöğüt yaprağını kaynatın, ağzınızı on kez çalkalayın. 899 01:28:11,977 --> 01:28:13,065 Aman dikkat... 900 01:28:15,937 --> 01:28:17,995 Ağzınızı on kez çalkalayın. 901 01:28:18,728 --> 01:28:23,037 Kas tutulması için, sorunlu yeri peş peşe üç salı... 902 01:28:23,161 --> 01:28:28,232 ayva ağacının kabuğunun üstünden alınmış tozla ovun. 903 01:28:38,207 --> 01:28:40,687 Hakikaten büyük skandal! 904 01:28:41,855 --> 01:28:44,383 - Efendim? - O kızı öldürmüşler. 905 01:28:44,871 --> 01:28:48,168 - Hangi kız? - Kabaredekini. 906 01:28:53,687 --> 01:28:57,638 Turcsánsky... Elsa. 907 01:29:14,076 --> 01:29:16,462 Şimdi sizi kaldıralım şöylece. 908 01:29:17,286 --> 01:29:19,510 Aman yavaş yavaş... Usulca. 909 01:29:21,246 --> 01:29:22,390 Yavaş. 910 01:29:31,142 --> 01:29:35,389 - Büyücü Elsa derlerdi ona. - Kime? 911 01:29:37,285 --> 01:29:40,421 Kocası da Schmitt... Miksa. 912 01:29:42,154 --> 01:29:46,311 - Mobilya fabrikası olan şu kodaman. - Ben de okudum haberi. 913 01:29:54,104 --> 01:29:55,640 Tamam, işimiz bitti. 914 01:30:05,519 --> 01:30:06,830 Yavaş... 915 01:30:18,830 --> 01:30:20,324 - Çay nerede kaldı? - Hemen geliyor. 916 01:30:20,686 --> 01:30:23,406 Papatya, aynısefa, lavanta, nane. 917 01:30:30,216 --> 01:30:34,032 Yavaşça kaldıralım onu. 918 01:30:36,720 --> 01:30:38,760 Aman dikkat, yavaş. 919 01:30:43,644 --> 01:30:44,748 Pekâlâ. 920 01:30:50,284 --> 01:30:52,028 Biraz daha yükseltelim. 921 01:31:06,366 --> 01:31:08,603 Nasıl? Rahat mısınız? 922 01:31:25,487 --> 01:31:27,459 - Olga? - Buradayım. 923 01:31:28,139 --> 01:31:29,788 - Bana ihtiyacınız olacak mı? - Hayır. 924 01:31:40,489 --> 01:31:43,868 Dün Avrupa ülkeleri, kendilerini savunmak için bir olmuştu... 925 01:31:44,036 --> 01:31:46,547 bugün medeniyeti yayma davası için mi birlik oldular? 926 01:31:46,667 --> 01:31:47,667 Affedersiniz. 927 01:31:59,284 --> 01:32:01,179 - Beni mi çağırdınız? - Ne var? 928 01:32:01,323 --> 01:32:04,747 - Beni mi çağırdınız? -Hayır, Allah kahretsin! Rahat bırak beni. 929 01:32:09,787 --> 01:32:12,171 Buyurun, çayımızı kütüphanede içelim. 930 01:32:12,540 --> 01:32:16,776 Bunun söylenenlerle bir ilgisi yok, siyasi hataların bedeli ödenmeli. 931 01:32:16,905 --> 01:32:19,331 İsterlerse bunu gizemli bir şey gibi görsünler. 932 01:32:19,467 --> 01:32:23,739 Kabul edin, önerdiğiniz siyasi çare son derece sıkıcı. 933 01:32:23,915 --> 01:32:26,528 Sözüm kesilmemiş olsaydı, konuyu bitirip... 934 01:32:26,627 --> 01:32:32,083 - sözü daha eğlenceli bir konuşmacıya bırakırdım. -Kızmayın, şaka yaptım. 935 01:32:32,475 --> 01:32:39,116 Bilakis, ben sizi yaşınıza ve durumunuza göre çok zeki buluyorum. 936 01:32:39,300 --> 01:32:43,843 Diyordum ki şimdi Türkiye'ye medeniyet götürme görevi için... 937 01:32:43,995 --> 01:32:47,820 Avrupa ile birlik olduk. Bu yüzden ortak bir strateji izlemeliyiz. 938 01:32:51,131 --> 01:32:54,556 Madem öyle sevgili Nikolay, bize Türk çayı mı ikram edeceksiniz? 939 01:32:54,684 --> 01:32:58,236 Türk çayı mı? Hayır. Pek iğneleyici konuşuyorsunuz Madeleine. 940 01:32:58,412 --> 01:33:01,243 Türk çayı vermeyi gözüm yemez. 941 01:33:01,971 --> 01:33:04,755 Bu bildiğimiz Rus çayı. 942 01:33:05,986 --> 01:33:10,752 - En iyisi. - Evet, en güzel çay. 943 01:33:11,819 --> 01:33:19,055 Bir Çin atasözünü düşünüyorum da, büyükelçi dostumuz söylemişti bana. 944 01:33:21,015 --> 01:33:22,773 Şöyle bir şey... 945 01:33:24,568 --> 01:33:29,423 "Çay şaraptan daha iyidir, çünkü onu içen saçma sapan konuşmaz. 946 01:33:29,575 --> 01:33:33,407 Sudan da daha iyidir, çünkü hastalık taşımaz... 947 01:33:33,615 --> 01:33:39,540 içinde çürümüş maddeler barındıran su gibi zehir etkisi de yapmaz." 948 01:33:50,411 --> 01:33:52,139 III EDOUARD 949 01:33:52,291 --> 01:33:54,568 Henüz Türkiye üstünde fazla bir gücümüz olmasa da... 950 01:33:54,715 --> 01:33:59,236 öncelikle Orta Asya ve Uzakdoğu'ya medeniyet getirme rolünü üstlenebiliriz. 951 01:33:59,386 --> 01:34:04,307 Zaten dünya tarihinin ekseni de artık giderek bu bölgelere kaymakta. 952 01:34:04,971 --> 01:34:08,020 Coğrafi konumundan ve diğer başka koşullardan dolayı Rusya... 953 01:34:08,179 --> 01:34:13,067 o bölgede diğer ülkelerden çok daha etkili olabilir, İngiltere hariç elbette. 954 01:34:13,619 --> 01:34:19,931 Bundan dolayı, İngilizlerle sürekli ve samimi bir anlaşma politikası... 955 01:34:20,075 --> 01:34:25,346 gütmeliyiz ki dünyaya medeniyet getirme yönündeki işbirliğimiz hiçbir zaman... 956 01:34:25,546 --> 01:34:28,450 saçma bir husumete veya yakışıksız bir rekabete dönüşmesin. 957 01:34:28,578 --> 01:34:34,691 Ne bireylerin hayatında ne de halklarınkinde hiç böyle bir şey görmedim. 958 01:34:34,815 --> 01:34:39,944 Ortaklar arasındaki husumet ve haset kimseyi daha güçlü, zengin, mutlu kılmaz. 959 01:34:40,088 --> 01:34:43,376 Zeki insanlar bu evrensel deneyimi çok iyi bilir. 960 01:34:43,576 --> 01:34:47,615 Bence Rus halkı gibi zeki bir halk da buna göre davranacaktır nihayetinde. 961 01:34:47,847 --> 01:34:51,739 Uzakdoğu'da İngilizlerle ters düşmek, mantıksızlığın daniskası olur. 962 01:34:51,922 --> 01:34:56,777 Yabancıların önünde aile kavgası çıkarmanın nahoşluğu da cabası. 963 01:34:56,962 --> 01:35:02,802 Shakespeare ve Byron'un vatandaşlarından ziyade sarı benizli Çinlilere daha yakın... 964 01:35:03,022 --> 01:35:06,282 - olduğumuzu mu düşünüyorsunuz yoksa? -Bu hassas bir mesele. 965 01:35:07,441 --> 01:35:09,691 Ama şuna dikkatinizi çekmek isterim. 966 01:35:09,810 --> 01:35:13,699 Benim görüşümü benimsersek, şu anda Rus politikasının... 967 01:35:13,827 --> 01:35:17,231 sadece iki göreve yoğunlaşması gerektiğini kabul etmemiz gerekir. 968 01:35:17,347 --> 01:35:21,814 Öncelikle Avrupa'da barışı korumak, zira tarihsel gelişimin şu noktasında... 969 01:35:21,940 --> 01:35:26,482 Avrupa'daki her savaş, anlamsız ve canice bir iç savaş olacaktır. 970 01:35:26,594 --> 01:35:31,633 İkinci olarak da, etki alanımız içindeki barbar halklara medeniyeti götürmek. 971 01:35:31,762 --> 01:35:35,596 Göreceğiz ki bu iki görev, kendi içlerinde bir değere sahip olmanın yanı sıra... 972 01:35:35,740 --> 01:35:42,323 şaşırtıcı şekilde birbirlerini de destekliyor, birbirlerini var ediyorlar. 973 01:35:43,076 --> 01:35:49,075 Çinliler, Rusya'nın arkasında Avrupa'nın olduğunu bilse, Asya'da zayıf kalır mıyız? 974 01:35:49,580 --> 01:35:53,820 Tam tersine, Avrupa'nın Rusya'yı desteklemediğini, ona karşı olduğunu... 975 01:35:53,956 --> 01:35:59,780 görürlerse, o zaman tabii ki silahlanıp sınırımıza saldırmayı planlarlar. 976 01:35:59,908 --> 01:36:04,450 O zaman da birbirinden 10.000 kilometre uzak iki cephede savaşmamız gerekir. 977 01:36:04,605 --> 01:36:08,323 Umacı gibi gösterilen Moğol istilasına inanmıyorum... 978 01:36:08,483 --> 01:36:11,627 çünkü Avrupa'da savaş çıkacağına hiç ihtimal vermiyorum... 979 01:36:11,739 --> 01:36:15,507 ama öyle bir savaş çıkacak olursa, elbette Moğollardan da korkmak gerek. 980 01:36:15,955 --> 01:36:19,730 Size kalırsa, Avrupa'da savaş ihtimali de, Moğol istilası ihtimali de çok düşük... 981 01:36:19,855 --> 01:36:24,148 ama ben ne sizin "Avrupa ülkelerinin dayanışması" iddianıza... 982 01:36:24,274 --> 01:36:29,738 ne de gelecekte "dünya çapında barış" olacağına inanıyorum. Bu hiç doğal değil. 983 01:36:29,881 --> 01:36:31,786 Hayal bunlar hep. 984 01:36:32,122 --> 01:36:38,176 Noel'de "dünyada barış, insanlara iyi niyet" diye ilahi söylememiz boşuna değil. 985 01:36:38,314 --> 01:36:42,229 Bu da demektir ki ancak insanlar arasında iyi niyet, iyilik hakim olunca... 986 01:36:42,561 --> 01:36:44,255 dünyada da barış olacaktır. 987 01:36:44,408 --> 01:36:49,631 Peki hani nerede iyilik? Siz gördünüz mü böyle bir şey? 988 01:36:51,615 --> 01:36:57,979 Doğrusu, hakiki ve samimi bir iyi niyet beslediğimiz tek Avrupa gücü... 989 01:36:58,114 --> 01:37:01,979 Monaco Prensliği. Onlarla aramızdaki barış bozulmaz. 990 01:37:03,594 --> 01:37:07,986 Ama Almanları veya İngilizleri bizden saymaya... 991 01:37:08,188 --> 01:37:14,825 onlarla çıkarlarımızın ve hedeflerimizin bir olduğuna inanmaya gelince, hayır. 992 01:37:15,019 --> 01:37:18,979 Avrupa ülkeleriyle böylesi bir dayanışma bizde katiyen mümkün değil. 993 01:37:19,153 --> 01:37:23,812 Nasıl mümkün değil? Böyle bir şey var zaten, doğamızda var bu. 994 01:37:24,193 --> 01:37:28,377 Avrupalılarla dayanışma içindeyiz, çünkü bizler bizzat Avrupalıyız zaten. 995 01:37:28,569 --> 01:37:33,708 XVIII. yüzyıldan bu yana bu böyle. Ne Rusya'daki halk kitlelerinin barbarlığı... 996 01:37:33,877 --> 01:37:37,093 ne de Slav hayranlarının hüzünlü hayalleri bu gerçeği değiştiremez. 997 01:37:37,227 --> 01:37:39,652 Peki Avrupalıların kendisi dayanışma içinde mi? 998 01:37:39,956 --> 01:37:44,547 Fransızlarla Almanlar mesela, ya da İngilizler onunla bununla dayanışıyor mu? 999 01:37:44,852 --> 01:37:49,728 Dediklerine göre, İsveçlilerin bile Norveçlilerle arası bozulmuş. 1000 01:37:51,282 --> 01:37:57,063 Size sadece şunu söyleyeceğim. Kendimizi Avrupalı ilan etmek için... 1001 01:37:57,179 --> 01:37:59,716 Avrupalıların birleştiği zamanı bekleyelim bari. 1002 01:37:59,853 --> 01:38:05,532 Kendi aralarında kanlı bıçaklı iken Avrupalılarla bir olup parçalanmak da var. 1003 01:38:05,948 --> 01:38:08,854 Şu anda kanlı bıçaklılar işte. İçiniz rahat olsun. 1004 01:38:09,003 --> 01:38:12,947 Ne İsveç ve Norveç arasında, ne de hatta Fransa ile Almanya arasında... 1005 01:38:13,107 --> 01:38:17,101 ezilip parçalanmazsınız, çünkü onlar da kopma noktasına gelmeyecek. Bu açık. 1006 01:38:17,195 --> 01:38:20,242 Bir tek bizim ülkemizde, bu kadar çok insan Fransa'yı... 1007 01:38:20,362 --> 01:38:23,610 hapse atılası bir avuç önemsiz maceraperestten ibaret sanıyor. 1008 01:38:23,771 --> 01:38:26,997 Onları hakikaten hapse atmak lazım. Milliyetçiliklerini de... 1009 01:38:27,072 --> 01:38:30,068 Almanya'ya karşı savaş çığırtkanlığını da orada yapsınlar. 1010 01:38:30,188 --> 01:38:35,341 Milliyetçi husumeti olduğu gibi hapse atabilsek ne iyi olurdu. 1011 01:38:35,517 --> 01:38:37,520 Fakat ben yanıldığınız kanaatindeyim. 1012 01:38:37,975 --> 01:38:41,192 Tabii bir şüphe payı bırakarak böyle konuştum. 1013 01:38:41,376 --> 01:38:45,101 Elbette ki Avrupa, görünür alanı içinde, henüz bir birlik oluşturmadı. 1014 01:38:45,215 --> 01:38:49,863 Bölgesel ayrılıkçılık XVI. yüzyılda bile var olsa da, can çekişmeye başladı... 1015 01:38:49,983 --> 01:38:54,931 ve devletin birliği, artık hayal olmaktan çıktı, somut bir biçime bürünmekte. 1016 01:38:55,079 --> 01:38:59,310 Avrupa için de aynısı geçerli. Özellikle cahil kitlelerin ve... 1017 01:38:59,439 --> 01:39:04,399 az eğitim görmüş siyasetçilerin arasında bölgesel husumetler hâlâ var olsa da... 1018 01:39:04,543 --> 01:39:07,903 bunlar en ufak bir önemli hareket yaratamayacak kadar cılız. 1019 01:39:07,982 --> 01:39:10,831 Yok, bunlar Avrupa'da savaşa sebep olamaz. 1020 01:39:10,976 --> 01:39:15,264 Fransızlarla Almanlar birbirlerine karşı iyi niyet beslemezse beslemesin... 1021 01:39:15,392 --> 01:39:18,135 yeter ki birbirlerinin boğazına sarılmasınlar. Bu da olmayacak, eminim. 1022 01:39:18,159 --> 01:39:22,110 Avrupa bir bütündür desek de, bizim Avrupalı olduğumuzu göstermez bu. 1023 01:39:23,391 --> 01:39:26,654 Malumunuz, bizde yaklaşık yirmi yıldır yaygınlaşan bir görüş var. 1024 01:39:26,767 --> 01:39:30,306 Buna göre Avrupa, yani Roma-Cermen halklar toplamı... 1025 01:39:30,423 --> 01:39:34,599 sahiden de kendi içinde bütün olan bir tarihsel ve kültürel kimlik oluşturuyor. 1026 01:39:35,118 --> 01:39:41,016 Ama biz Ruslar buna dahil değiliz, biz özel bir Yunan-Slav kimliği taşıyoruz. 1027 01:39:41,143 --> 01:39:46,910 O beylere aşinayız. Avrupa'yı kötüleyip Yunan-Slav kökenlerimizi vurgular... 1028 01:39:47,087 --> 01:39:51,432 ve Konfüçyanizm, Budizm, Tibetizm ve her tür Hint-Moğol barbarlığını... 1029 01:39:51,684 --> 01:39:55,586 sahiplenip göklere çıkarmaya girişirler doğrudan. 1030 01:39:56,618 --> 01:40:01,220 Avrupa'ya uzaklıkları, Asya'ya duydukları çekimle doğrudan orantılıdır. 1031 01:40:01,731 --> 01:40:04,875 Rusya, Avrupa'nın Asya'yla arasındaki büyük sınırdır. 1032 01:40:05,027 --> 01:40:07,858 Hep öyle olmuştur, hep de öyle olacaktır. 1033 01:40:08,387 --> 01:40:13,187 Sınırda olduğu için, memleketimiz diğer Avrupa ülkelerine göre... 1034 01:40:13,378 --> 01:40:20,908 Asya etkisini daha çok hissediyor, o hayal ürünü özgünlüğümüzün kaynağı bu. 1035 01:40:21,225 --> 01:40:26,846 Bizans da kendi başına özgün değildi, onu farklı kılan Asya unsurlarıydı. 1036 01:40:27,252 --> 01:40:34,563 Bizde de en başından, Batu Han'dan beri Asya unsuru içimize işlemiş... 1037 01:40:34,699 --> 01:40:40,225 ikinci tabiatımız haline gelmiş, öyle ki Almanlar iç çekerek şöyle der bizim için: 1038 01:40:40,444 --> 01:40:43,890 "Tek bir sinede barınır iki ruh birden 1039 01:40:44,097 --> 01:40:46,095 Biri hep kopmak ister ötekinden." 1040 01:40:46,448 --> 01:40:48,344 - Umarım doğru söylemişimdir. - Gayet iyiydi. 1041 01:40:49,473 --> 01:40:53,951 Bu ikinci tabiatımızdan tamamen kopmamız imkansız. 1042 01:40:54,103 --> 01:40:58,057 Buna gerek de yok, ona borçlu bile sayılırız aslında. 1043 01:40:58,199 --> 01:41:03,615 Ama bu ikisinin çarpışması, Ingrida'nın dediği gibi, bizi parçalamasın diye... 1044 01:41:03,775 --> 01:41:07,972 bu unsurlardan birinin galip gelmesi ve her şeye hakim olması şarttır. 1045 01:41:08,108 --> 01:41:13,218 Tabii galip gelen de daha iyisi, yani entelektüel bakımdan daha kuvvetlisi... 1046 01:41:13,324 --> 01:41:18,212 ilerlemeye daha teşne olanı, barındırdığı olanaklar bakımından daha zengini olmalı. 1047 01:41:18,724 --> 01:41:21,228 Büyük Petro zamanında böyle oldu. 1048 01:41:21,388 --> 01:41:26,188 Ama Asya ile olan yıkılmaz ruh akrabalığımız, bastırılmış olsa da... 1049 01:41:26,308 --> 01:41:29,396 kimilerini çoktan çözümlenmiş tarihsel bir sorunu... 1050 01:41:29,516 --> 01:41:35,459 hayali şekilde çözmek gibi budalaca rüyalara sürüklemeye devam etti. 1051 01:41:36,323 --> 01:41:42,819 Slav hayranlığının, özgün bir tarihsel kültürel kimlik kuramının kökeni bu. 1052 01:41:42,972 --> 01:41:48,459 Gerçekte, su götürmez Avrupalılarız, sadece ruhumuzda bir Asya tortusu var. 1053 01:41:49,147 --> 01:41:53,747 Bana göre, bunun dilbilgisinde kanıtı da var denebilir. 1054 01:41:54,178 --> 01:41:57,261 Dilbilgisi bakımından "Rus" nedir? 1055 01:41:59,155 --> 01:42:00,723 Bir sıfat. 1056 01:42:01,035 --> 01:42:04,346 Peki bu sıfat hangi isimle kullanılır? 1057 01:42:04,486 --> 01:42:07,905 "İnsan" ile birlikte kullanılır. "Rus adam", "Rus insanları". 1058 01:42:08,241 --> 01:42:11,353 Yok, fazla geniş, fazla muğlak. 1059 01:42:11,521 --> 01:42:16,145 Papualılar ile Eskimolar da insan, ama bir Papualı veya bir Eskimo ile... 1060 01:42:16,312 --> 01:42:18,842 ortak yönlerimi isim olarak kullanmayı reddediyorum. 1061 01:42:19,011 --> 01:42:24,769 İyi de bütün insanların paylaştığı önemli şeyler var. Mesela sevgi. 1062 01:42:24,937 --> 01:42:30,440 O daha da geniş. Sevginin diğer hayvanlara, bütün canlılara özgü... 1063 01:42:30,576 --> 01:42:33,416 olduğunu biliyorsam, sevgiyi nasıl özel bir vasıf olarak görebilirim ki? 1064 01:42:33,467 --> 01:42:35,121 Mesela ben çok yumuşak huylu bir adamım. 1065 01:42:35,233 --> 01:42:38,945 Aşk söz konusu olduğunda, insan adını taşıdığı hâlde... 1066 01:42:39,097 --> 01:42:42,735 siyah Othello'dan ziyade beyaz güvercine daha yakınım. 1067 01:42:42,887 --> 01:42:47,344 Belli bir yaştan sonra, aklı başında bütün insanlar beyaz kumrulara döner. 1068 01:42:47,439 --> 01:42:49,288 Bu ne böyle? 1069 01:42:50,384 --> 01:42:54,760 Bir kelime oyunu, sizin için değil, hazretleri ve bizler için. 1070 01:42:54,875 --> 01:42:58,523 Şakayı bir kenara bırakalım. Bildiğim kadarıyla, operete gelmedik. 1071 01:42:58,635 --> 01:43:04,204 Demek istiyordum ki, "Rus" sıfatına tam uyan isim, "Avrupalı" kelimesidir. 1072 01:43:04,996 --> 01:43:09,760 Bizler Rus Avrupalılarız, İngiliz, Fransız, Alman Avrupalılar olduğu gibi. 1073 01:43:09,892 --> 01:43:12,342 Kendimi Avrupalı gibi hissediyorsam, bir Rus-Slav... 1074 01:43:12,445 --> 01:43:17,237 ya da Yunan-Slav olduğumu ispat etmeye çalışmam saçma olmaz mı? 1075 01:43:17,445 --> 01:43:20,821 Ben Rus olduğumu bildiğim kadar, Avrupalı olduğumu da... 1076 01:43:20,949 --> 01:43:24,551 kati suretle biliyorum, hatta Fransız Rus diyebilirim kendime. 1077 01:43:25,176 --> 01:43:30,804 Her hayvana olduğu gibi, insanlara da merhamet edebilirim ve etmeliyim. 1078 01:43:30,958 --> 01:43:35,842 Ama yakınlık duyduğum, yanlarında kendimi rahat hissettiğim halklar... 1079 01:43:35,975 --> 01:43:38,703 Zulu kabileleri veya Çinliler değil... 1080 01:43:38,927 --> 01:43:46,759 ancak üstün medeniyetin hazinelerini yaratıp muhafaza eden ülke insanlarıdır. 1081 01:43:46,974 --> 01:43:50,464 Benim ruhum o hazinelerden beslenir, bana en yüce zevkleri onlar tattırır. 1082 01:43:50,550 --> 01:43:52,326 Emin misiniz bundan? 1083 01:43:52,470 --> 01:43:57,286 Her şeyden önce, bu seçilmiş milletlerin şekillenip güç toplaması... 1084 01:43:57,414 --> 01:44:01,091 ve aşağı unsurlara direnip ayakta kalmaları gerekiyordu. 1085 01:44:01,181 --> 01:44:04,101 Bundan dolayı o sırada savaş zorunluydu, savaş kutsal bir şeydi. 1086 01:44:04,221 --> 01:44:07,806 Şimdi artık hepsi şekillenip oluştu, güçlerini pekiştirdiler. 1087 01:44:07,973 --> 01:44:12,726 Artık kendi içlerindeki çekişmeler haricinde korkacakları bir şey kalmadı. 1088 01:44:12,854 --> 01:44:15,742 Şimdi her yere barış çağı geliyor. 1089 01:44:15,894 --> 01:44:19,883 Avrupa medeniyetinin barışçıl şekilde yayıldığı bir çağ. 1090 01:44:20,382 --> 01:44:23,516 Herkesin Avrupalı olma vakti geldi. 1091 01:44:23,733 --> 01:44:27,214 Avrupalılık kavramı, bundan böyle insanlık kavramıyla... 1092 01:44:27,325 --> 01:44:31,845 Avrupalı medeni dünya kavramı da insanlık kavramıyla bir tutulmalı. 1093 01:44:31,965 --> 01:44:35,245 - Tarihin anlamı burada yatıyor. - İş ciddiye biniyor. 1094 01:44:36,133 --> 01:44:39,036 İlk başta sadece Yunanlı Avrupalılar vardı. 1095 01:44:39,175 --> 01:44:41,141 Sonra Romalı Avrupalılar oldu. 1096 01:44:41,269 --> 01:44:46,420 Sonra diğerleri ortaya çıktı, önce Batı'da, sonra Doğu'da da. 1097 01:44:46,588 --> 01:44:49,590 Rus Avrupalılar ortaya çıktı. 1098 01:44:49,797 --> 01:44:52,973 Okyanusun ötesinde de Amerikalı Avrupalılar. 1099 01:44:53,108 --> 01:44:57,676 Şimdi sıra Türk Avrupalılarda, Fars, Hintli, Japon... 1100 01:44:57,819 --> 01:45:00,412 ve hatta Çinli Avrupalılarda. 1101 01:45:01,216 --> 01:45:06,988 Avrupalılık, içeriği net ve belirli, kapsamı giderek genişleyen bir kavramdır. 1102 01:45:07,116 --> 01:45:12,603 Bu anlamda, aradaki farka dikkatinizi çekerim. Herkes diğerleri kadar insandır. 1103 01:45:12,859 --> 01:45:18,892 O yüzden bu kadar soyut bir kavramı isim olarak benimsersek... 1104 01:45:19,004 --> 01:45:22,925 farklılık gözetmeyen eşitlikçi bir tavra varır bunun sonu... 1105 01:45:23,068 --> 01:45:27,338 ve Newton ve Shakespeare'in milleti ile bir Papualınınkini... 1106 01:45:27,475 --> 01:45:29,811 - aynı kefeye koymuş oluruz. - Affedersiniz. 1107 01:45:29,946 --> 01:45:32,482 Affedersiniz, tahminimizden daha uzun sürüyor. 1108 01:45:32,594 --> 01:45:35,395 - Merak etmeyin siz. - Yarım saat sonra gelirim. 1109 01:45:36,443 --> 01:45:38,724 - Bana ihtiyacınız olacak mı Olga? - Hayır, teşekkür ederim. 1110 01:45:41,048 --> 01:45:45,850 Dediğim gibi, bu öncelikle çok saçma, pratikte de zararı olur. 1111 01:45:46,387 --> 01:45:51,898 Ama eğer kullandığım isim, genel anlamda, içi boş iki bacaklı varlık olarak... 1112 01:45:52,026 --> 01:45:56,395 insan değil de, kültürün taşıyıcısı olan insan, yani Avrupalı olursa... 1113 01:45:56,571 --> 01:45:58,563 o saçma eşitlikçilik ortadan kalkar. 1114 01:45:58,683 --> 01:46:02,386 Avrupalı kavramı, ya da aynı kapıya çıkan kültür kavramı... 1115 01:46:02,514 --> 01:46:06,684 farklı ırklar, milletler ve bireylerin değerini veya vasfını karşılaştırarak... 1116 01:46:06,837 --> 01:46:10,839 belirlemek için güvenilir bir kıstas oluşturur kendi başına. 1117 01:46:11,893 --> 01:46:17,869 Aradaki bu değer farkları, sağlıklı bir politika izlerken mutlaka gözetilmelidir. 1118 01:46:18,021 --> 01:46:21,252 Yoksa, görece medenileşmiş Avusturya ile... 1119 01:46:21,381 --> 01:46:23,965 yarı barbar Herseklileri aynı seviyede görürsek... 1120 01:46:24,093 --> 01:46:29,797 bu bizi, Slav sevdasının son Mohikanlarının da hasretini çektiği... 1121 01:46:29,901 --> 01:46:33,187 saçma ve tehlikeli serüvenlere sürükleyebilir. 1122 01:46:33,612 --> 01:46:36,764 - Avrupalı var, Avrupalı var. - Öyle mi? 1123 01:46:41,133 --> 01:46:45,381 O heyecanla beklenen ve umarım yakında kavuşacağımız devir gelip de... 1124 01:46:45,542 --> 01:46:49,588 Avrupa, yani medeni dünya, her boyutuyla... 1125 01:46:49,756 --> 01:46:54,180 yeryüzündeki bütün nüfusa tamamen yayıldığında bile... 1126 01:46:54,300 --> 01:46:59,644 birleşmiş ve barışa kavuşmuş insanlığın bünyesinde, tarihin belirlemiş olduğu... 1127 01:46:59,764 --> 01:47:05,052 böyle doğal seviyeler, kültürel değer farklılıkları kalacaktır. 1128 01:47:05,172 --> 01:47:09,603 Çeşitli halklarla türlü ilişkilerimizi de bu seviyelere göre ayarlamamız gerekir. 1129 01:47:09,739 --> 01:47:13,483 Üstün medeniyetin galip gelmiş, evrensel hükümranlığında da... 1130 01:47:13,699 --> 01:47:17,067 tıpkı Tanrı'nın hükümranlığındaki gibi olacak durum. 1131 01:47:17,251 --> 01:47:21,610 "Kimi güneş gibi parlar, kimi ay gibi parlar. 1132 01:47:21,738 --> 01:47:25,293 Kimi de yıldız gibi parlar, her yıldızın da ışığı farklıdır." 1133 01:47:25,741 --> 01:47:27,813 İlmihalde böyle yazar, değil mi? 1134 01:47:28,149 --> 01:47:33,716 Hele ki her ne kadar yakın olsa da, hedefe henüz ulaşılmamış olan bu zamanda... 1135 01:47:33,852 --> 01:47:39,261 ayrım gözetmeyen eşitlikçiliğin doğuracağı hatalardan büsbütün sakınmalı. 1136 01:47:39,412 --> 01:47:44,300 Bu ara gazeteler İngiltere ile Transvaal arasındaki gerginlikten söz ediyor. 1137 01:47:45,212 --> 01:47:50,387 Anlaşılan o Afrikalılar İngiltere'yi savaşla tehdit ediyor. 1138 01:47:51,812 --> 01:47:57,395 Hem bizde, hem de belki bütün kıtada şimdiden kimi gazeteci ve siyasetçiler... 1139 01:47:57,584 --> 01:48:04,796 İngiltere'ye veryansın edip o ezilen Afrikalıları var güçleriyle savunuyorlar. 1140 01:48:04,917 --> 01:48:10,628 Ne büyük rezalet! Keşke o Afrikalı sefil sığırtmaçların aklı olsaydı da... 1141 01:48:10,732 --> 01:48:14,099 soylarından dolayı kendilerine Hollandalı deselerdi! 1142 01:48:14,211 --> 01:48:18,347 Hollanda saygıdeğer, son derece medeni, gerçek bir ülkedir. Ama hayır! 1143 01:48:18,483 --> 01:48:21,587 Bunlar kendilerini ayrı bir halk gibi görüyorlar... 1144 01:48:21,684 --> 01:48:25,594 ve kendilerine Afrika'da bir vatan kurmak istiyorlar. Baldırı çıplaklar! 1145 01:48:25,709 --> 01:48:31,475 Aşağılayıcı kelimeler kullanmayın. Nedir bu Transvaal, halkı kimdir söyleyin. 1146 01:48:31,595 --> 01:48:36,323 Avrupalılarla siyahların karışımı. Ne beyaz ne siyahlar, kahverengi. 1147 01:48:36,515 --> 01:48:40,259 - Yine bir kelime oyunu yaptık galiba. - Pek de zekice olmadı. 1148 01:48:40,435 --> 01:48:42,651 Boer halkına bu kadarı evladır. 1149 01:48:42,835 --> 01:48:46,835 - Ama bu renk hoşunuza gitmediyse, Turuncu Cumhuriyet de var. -Şahane. 1150 01:48:48,442 --> 01:48:53,322 Şaka bir yana, Boer'ler de elbette Avrupalı, ama kötü türden. 1151 01:48:53,842 --> 01:49:00,609 Şanlı memleketlerinden uzak düşünce, onlar da medeniliklerini kaybetmişler. 1152 01:49:00,811 --> 01:49:04,164 Barbarların yanında kala kala, onlar da barbarlaşıp kabalaşmış. 1153 01:49:04,323 --> 01:49:07,243 Onları İngilizlerle aynı kefeye koymak, hatta İngiltere'ye karşı savaşı... 1154 01:49:07,277 --> 01:49:11,412 onların kazanmasını dileyecek denli ileri gitmek, buna diyecek söz bulamıyorum. 1155 01:49:12,516 --> 01:49:15,468 Ama sizin o Avrupalılar, bağımsızlıklarını kazanmak için... 1156 01:49:15,580 --> 01:49:18,852 Rusya'ya savaş açan Kafkas dağ kabilelerini destekliyordu. 1157 01:49:18,957 --> 01:49:24,684 - Halbuki Rusya, Çerkezlerden çok daha medeni. -Onda hemfikiriz. 1158 01:49:24,852 --> 01:49:29,771 Avrupa'nın Kafkas barbarlarına destek vermesinin sebeplerine girmeyeyim. 1159 01:49:29,883 --> 01:49:36,900 Sadece şunu söyleyeceğim: Bir bütün olarak Avrupa ruhunu özümsemeliyiz... 1160 01:49:37,043 --> 01:49:40,484 falanca veya filanca Avrupalıların budalaca davranışlarını değil. 1161 01:49:40,596 --> 01:49:46,788 Elbette ki İngiltere, bu şekilde, o burnu büyük barbarları mat etmek için... 1162 01:49:46,963 --> 01:49:51,251 savaş gibi modası geçmiş, tarihsel aklın lanetlediği bir yola başvurmak... 1163 01:49:51,475 --> 01:49:55,646 zorunda kalırsa çok üzülürüm. Ama bütün kıtanın İngiltere'ye yönelik... 1164 01:49:55,766 --> 01:50:00,838 mantıksız kıskançlığından cesaret bulan o Zuluların barbarlığı yüzünden... 1165 01:50:00,991 --> 01:50:05,631 savaş kaçınılmaz hale gelirse, hararetle dilerim ki savaş bir an önce bitsin... 1166 01:50:05,727 --> 01:50:12,744 o Afrikaner serserilerinin başı ezilsin, bağımsızlık konusu kapansın. 1167 01:50:14,248 --> 01:50:18,912 Başarıya ulaşacak olurlarsa da, ki o topraklar uzak olduğu için mümkün... 1168 01:50:19,151 --> 01:50:21,746 barbarlığın medeniyete karşı zafer kazanması olur bu... 1169 01:50:21,874 --> 01:50:25,541 ve bir Fransız Rus, yani Avrupalı olarak benim için... 1170 01:50:25,695 --> 01:50:29,965 - ulusal yas ilan edilecek bir gündür. - Ben sizinle aynı fikirde değilim. 1171 01:50:31,013 --> 01:50:35,582 Bu Transboer'lere neden yakınlık duymayalım? Giyom Tel'i beğeniyoruz. 1172 01:50:35,790 --> 01:50:38,954 Ama onlar da kendi şiirsel efsanelerini yaratmış olsalardı... 1173 01:50:39,136 --> 01:50:44,175 Schiller veya Rossini gibi sanatçılara ilham vermiş, Jean-Jacques Rousseau... 1174 01:50:44,303 --> 01:50:47,343 gibi birini ve diğer yazar ve âlimleri çıkarmış olsalardı, farklı konuşurduk. 1175 01:50:47,407 --> 01:50:49,455 İyi de bunların hepsi sonradan oldu. 1176 01:50:49,786 --> 01:50:52,815 Köken olarak İsviçreliler de alt tarafı bir çoban milletiydi. 1177 01:50:52,943 --> 01:50:56,175 Sırf onlar da değil. Amerikalılar da bağımsızlıklarını elde etmek için... 1178 01:50:56,382 --> 01:51:01,390 İngilizlere karşı ayaklandıklarında, eğitimleriyle mi öne çıkıyorlardı? Hayır. 1179 01:51:01,579 --> 01:51:04,430 Kahverengi değilse de, kızıl deriliydiler... 1180 01:51:04,542 --> 01:51:07,646 kafa derisi yüzüyorlardı. Mayne Reid yazıyor hepsini. 1181 01:51:07,718 --> 01:51:11,078 Buna rağmen La Fayette onlara sempati duydu, haklı da çıktı... 1182 01:51:11,246 --> 01:51:15,578 çünkü şimdi bütün dinleri Şikago'da bir araya getirip... 1183 01:51:15,697 --> 01:51:18,470 böyle bir sergi düzenlemişler. Bu görülmemiş bir şey. 1184 01:51:18,619 --> 01:51:24,398 Paris'te de onlar gibi sergide dinleri bir araya getirmek istediler, ama olmadı. 1185 01:51:24,518 --> 01:51:29,786 Bir başpapaz çok uğraştı bunun için, sayın Victor Charbonnel. 1186 01:51:30,054 --> 01:51:34,161 Bana pek çok mektup yazdı. Çok cana yakın bir adam. 1187 01:51:34,477 --> 01:51:37,909 Ama bütün din temsilcileri reddetmiş. Başhaham bile şöyle demiş... 1188 01:51:38,035 --> 01:51:42,621 "Din için İncil var, sergiye ne gerek var?" 1189 01:51:42,885 --> 01:51:47,213 Zavallı Charbonnel öyle ümitsizliğe kapıldı ki İsa'dan vazgeçti. 1190 01:51:47,917 --> 01:51:52,605 Gazetelerde emekliye ayrıldığı ve Renan'a hayran olduğu yazdı. 1191 01:51:52,797 --> 01:51:56,317 Aldığım haberlere göre, akıbeti pek fena olmuş. 1192 01:51:56,477 --> 01:52:00,421 Ya evlenmiş, ya da kendini içkiye vermiş. 1193 01:52:00,637 --> 01:52:06,033 Sizin Neplyuyev de böyle didinmiş, ama bütün dinler onu hüsrana uğratmış. 1194 01:52:07,699 --> 01:52:12,660 O idealist adam da artık bir tek insanlığa güvendiğini yazdı bana. 1195 01:52:12,829 --> 01:52:15,799 Paris Sergisi'nde sadece insanlığı göstermek olur mu hiç? 1196 01:52:15,999 --> 01:52:18,143 Çok gelgeç bir şey gibi geldi bana. 1197 01:52:18,287 --> 01:52:21,063 Buna karşın Amerikalılar çok iyi becerdi bu işi. 1198 01:52:21,199 --> 01:52:24,895 Bütün dinlerin temsilcileri çağrılarına cevap verdi. 1199 01:52:25,039 --> 01:52:28,063 Katolik bir piskoposu da başkan seçmişler. 1200 01:52:28,167 --> 01:52:31,116 Piskopos "Yüce Babamız" duasını İngilizce olarak okudu. 1201 01:52:31,248 --> 01:52:36,074 Çinli ve Budist, putperest rahipler de terbiyeli terbiyeli cevap verdi. 1202 01:52:36,207 --> 01:52:41,718 "Evet ya! Pekala efendim. Biz kimsenin kötülüğünü istemiyoruz. 1203 01:52:41,886 --> 01:52:46,766 Tek bir dileğimiz var: Misyonerleriniz topraklarımızdan gitsin. 1204 01:52:46,950 --> 01:52:52,790 Çünkü sizin dininiz hakikaten sizin için çok iyi. Uygulamıyorsanız da... 1205 01:52:52,886 --> 01:52:58,199 bizim kabahatimiz değil, ama bizim için kendi dinimiz en iyisi." 1206 01:52:58,364 --> 01:53:03,604 Böylece her şey tatlıya bağlandı. Herkes şaşırdı, ama hiç kavga çıkmadı. 1207 01:53:04,132 --> 01:53:07,589 İşte günümüzün Amerikalıları böyle. Kim bilir? 1208 01:53:07,701 --> 01:53:12,091 Belki bugünün Afrikalılarının içinden de bir gün böyle Amerikalılar çıkar. 1209 01:53:12,827 --> 01:53:14,763 Her şey mümkün elbette. 1210 01:53:15,199 --> 01:53:17,971 Bir Gavroche bile büyük bir âlim olabilir. 1211 01:53:18,116 --> 01:53:22,356 - Bu arada şöyle okkalı bir tokat yemek onlara iyi gelir. -Bu ne biçim konuşmak? 1212 01:53:22,540 --> 01:53:25,754 Kötü ortamlarda bulunduğunuz belli. Bunlar hep Monte Carlo etkisi. 1213 01:53:25,891 --> 01:53:29,531 Orada kimlerle düşüp kalkıyorsunuz? Herhalde krupiyelerin aileleriyle. 1214 01:53:35,075 --> 01:53:39,347 Neyse, sizin bileceğiniz iş. Ama siyasi bilgelik içeren değerlendirmelerinizi... 1215 01:53:39,491 --> 01:53:44,657 daha uzatmamanızı rica edeceğim. Sonuca bağlama vakti geldi artık. 1216 01:53:44,755 --> 01:53:49,197 Evet, ben de bitirip konuşmanın sonunu başına bağlayacaktım zaten. 1217 01:53:49,436 --> 01:53:52,380 Size inanmıyorum. Siz kendi kendinize bitirmezsiniz. 1218 01:53:52,500 --> 01:53:56,515 Düşüncelerinizi açıklığa kavuşturmanız için size yardım etmem şart. 1219 01:53:56,636 --> 01:54:05,772 Şöyle diyordunuz galiba, artık devir değişti, eskiden Tanrı ve savaş vardı... 1220 01:54:05,947 --> 01:54:10,020 ama şimdi Tanrı'nın yerine kültür ve barış var. 1221 01:54:13,530 --> 01:54:17,139 - Böyle, değil mi? - Bir bakıma öyle de denebilir. 1222 01:54:18,090 --> 01:54:25,395 Güzel. Tanrı nedir söyleyemem, açıklayamam, ama hissedebiliyorum. 1223 01:54:25,827 --> 01:54:29,722 Fakat sizin kültür dediğiniz, bende hiçbir his uyandırmıyor. 1224 01:54:30,243 --> 01:54:32,994 Birkaç kelimeyle ne olduğunu açıklar mısınız? 1225 01:54:33,762 --> 01:54:37,114 Kültürün neden oluştuğunu, neleri kapsadığını siz de biliyorsunuz. 1226 01:54:37,370 --> 01:54:42,971 Seçilmiş halklardan seçilmiş dehaların yarattığı düşünce ve sanat hazineleri. 1227 01:54:43,387 --> 01:54:48,882 Evet, ama her şey girer bunun içine, hatırı sayılır bir çeşitlilik var. 1228 01:54:49,443 --> 01:54:55,226 Mesela Voltaire, Bossuet, Meryem Ana, Nana, Alfred de Musset, Filaret... 1229 01:54:55,449 --> 01:55:00,948 Hepsini aynı sepete koyup Tanrı'nın yerini tuttuklarını nasıl söylersiniz? 1230 01:55:01,241 --> 01:55:05,971 Ama tarihsel miras olarak kültüre çok fazla kafayı takmamak gerek diyecektim. 1231 01:55:06,115 --> 01:55:08,163 Bu kültür yaratılmıştır, vardır. 1232 01:55:08,507 --> 01:55:12,338 Başka Shakespeare'lerin, Newton'ların çıkmasını ümit edebiliriz elbette... 1233 01:55:12,451 --> 01:55:15,483 ama bu bizim elimizde değildir, pratik bakımdan da faydası yoktur. 1234 01:55:16,666 --> 01:55:20,111 Ama kültürün pratik, ya da ahlaki bir tarafı da vardır. 1235 01:55:20,611 --> 01:55:26,360 Bu da özel hayatımızda kibarlık, terbiye, görgü dediğimiz şeydir. 1236 01:55:26,443 --> 01:55:29,450 Yüzeysel birine çok önemsiz gelebilir bu... 1237 01:55:29,594 --> 01:55:32,403 ama çok büyük, eşsiz bir öneme sahiptir... 1238 01:55:32,531 --> 01:55:37,138 çünkü bir tek bu, evrensel ve zorunlu bir kimliğe bürünebilir. 1239 01:55:38,010 --> 01:55:41,826 Kimseden üstün erdem, üstün zekâ, deha sahibi olmasını bekleyemeyiz... 1240 01:55:41,988 --> 01:55:45,166 ama herkese terbiyeli olmayı şart koşabiliriz, koşmalıyız da. 1241 01:55:49,488 --> 01:55:54,743 Bu, insanların insan gibi yaşamasını sağlayan... 1242 01:55:55,007 --> 01:55:57,878 asgari sağduyu ve ahlak unsurudur. 1243 01:56:00,589 --> 01:56:03,373 Elbette kültürü terbiyeye indirgeyemeyiz... 1244 01:56:03,650 --> 01:56:07,141 ama her tür kültürün vazgeçilmez şartıdır bu. 1245 01:56:07,654 --> 01:56:11,954 Tıpkı okuma yazmayı bilmenin entelektüel eğitimin şartı olması gibi... 1246 01:56:16,497 --> 01:56:18,849 hâlbuki o da buna indirgenemez. 1247 01:56:29,784 --> 01:56:30,943 Ne oluyor? 1248 01:56:38,872 --> 01:56:41,088 Edouard, yüzünüzü bir görebilseydiniz... 1249 01:56:41,216 --> 01:56:42,576 Ne oluyor böyle? 1250 01:56:48,455 --> 01:56:52,048 - Nedir bu? - Bilmem. 1251 01:56:52,277 --> 01:56:59,418 Lütfen siz devam edin Edouard. Kusura bakmayın, dediklerinizi takip edemedim. 1252 01:56:59,529 --> 01:57:05,650 - Lafını bitirmişti zaten. -Diyordum ki tarihsel miras olarak kültüre... 1253 01:57:05,801 --> 01:57:09,553 çok fazla kafayı takmamak gerek. Bu kültür yaratılmıştır, vardır. 1254 01:57:09,689 --> 01:57:13,681 Başka Shakespeare'lerin, Newton'ların çıkmasını ümit edebiliriz elbette... 1255 01:57:13,778 --> 01:57:18,152 ama bu bizim elimizde değildir, pratik bakımdan da faydası yoktur. 1256 01:57:18,289 --> 01:57:24,026 Ama kültürün pratik, ya da ahlaki bir tarafı da vardır. 1257 01:57:24,105 --> 01:57:30,472 Bu da özel hayatımızda kibarlık, terbiye, görgü dediğimiz şeydir. 1258 01:57:32,592 --> 01:57:38,255 - Allah Allah! Çok tuhaf. - Çok tuhaf... 1259 01:57:41,751 --> 01:57:44,968 - Kusura bakmayın. - İşte şimdi tam operetlik olduk. 1260 01:57:51,273 --> 01:57:54,567 - Kimse de gelmiyor. - Evet, kimsenin gelmemesi bir tuhaf. 1261 01:57:54,671 --> 01:57:56,440 Biri şaka mı yapıyor? 1262 01:58:00,567 --> 01:58:02,943 Kimsenin gelmemesi çok tuhaf. 1263 01:58:08,175 --> 01:58:13,494 - Çok garip, değil mi? - Belki de gündüz ilahi söyleyenlerdir. 1264 01:58:17,831 --> 01:58:19,831 İyi de Olga nerede? 1265 01:58:23,746 --> 01:58:27,451 Evde değil mi? Kimsenin gelmemesi çok tuhaf. 1266 01:58:38,732 --> 01:58:39,899 Istvan! 1267 01:58:47,754 --> 01:58:50,968 - Bir gidip baksak mı acaba? - Edouard huzursuz oldu. 1268 01:58:53,177 --> 01:58:58,916 - Bir daha çalsanıza çanı. - Bu evde hiç alışıldık bir durum değil. 1269 01:59:00,315 --> 01:59:05,617 Edouard, sevgili Nikolay'ımızın evini ne hale getirdiniz gördünüz mü? 1270 01:59:05,857 --> 01:59:07,657 Her şey zıvanadan çıktı. 1271 01:59:22,998 --> 01:59:26,646 - Bu sessizlik ne böyle? - Merak etmeyin. 1272 01:59:31,454 --> 01:59:33,104 - Ben gidip bir bakayım. - Siz... 1273 01:59:42,726 --> 01:59:45,687 Ne oluyor? Cevap verin, ne oluyor? 1274 02:01:06,311 --> 02:01:07,713 Ingrida! 1275 02:04:33,649 --> 02:04:36,266 IV NİKOLAY 1276 02:04:55,230 --> 02:04:56,580 Hadi bakalım. 1277 02:05:05,511 --> 02:05:07,909 Yavaşça. Kapıya dikkat et. 1278 02:05:10,470 --> 02:05:11,970 Evet, işte oldu. 1279 02:05:13,526 --> 02:05:15,998 - Şimdi. - Evet. 1280 02:05:16,982 --> 02:05:18,494 İşte oldu. 1281 02:05:34,701 --> 02:05:38,469 - Rahat mısınız? - Istvan... -Evet efendim? 1282 02:05:39,109 --> 02:05:43,861 Bunun hakkında ne düşünüyorsun? "Kalkın ayağa, hayatta ezilenler! 1283 02:05:44,718 --> 02:05:47,805 Kalkın ayağa, açlığa mahkûm olanlar!" 1284 02:05:47,909 --> 02:05:51,844 Galiba dökümhane işçilerinden söz ediyor. 1285 02:05:53,070 --> 02:05:56,728 Daha az çalışıp daha çok kazanmak istiyorlarmış. 1286 02:05:58,372 --> 02:06:01,532 - Aldıkları ücretler... - Peki ya şu dize? 1287 02:06:02,900 --> 02:06:06,700 "Enternasyonal yeni insan ırkını yaratacak." 1288 02:06:07,948 --> 02:06:10,860 - Istvan, bana yardım etmen lazım. - Buyurun. 1289 02:06:12,652 --> 02:06:15,532 Bir hafta sonra iyileşmiş olursunuz. 1290 02:06:20,445 --> 02:06:23,718 - Bittiğinde bana haber verin. - Tabii efendim. 1291 02:07:34,184 --> 02:07:38,757 - Peki bu size göre Deccal mi? - Elbette ki hayır. 1292 02:07:38,967 --> 02:07:44,113 Onun özüne dair bazı ipuçları verildi, ama Deccal henüz gelmedi. 1293 02:07:44,755 --> 02:07:49,425 O halde olabildiğince basit şekilde açıklayın bize. 1294 02:07:49,601 --> 02:07:54,865 Basitlik konusunda teminat veremem. Hakiki basitliğe ulaşmak zordur. 1295 02:07:54,985 --> 02:07:59,409 Yanıltıcı, yapay, sahte basitlikten kötüsü de yoktur. 1296 02:07:59,985 --> 02:08:05,953 Vefat eden bir dostumun sık sık söylediği eski bir özdeyişe göre... 1297 02:08:06,113 --> 02:08:10,672 - "Basitlik kolayca yanıltabilir." - Bu da hiç basit değilmiş. 1298 02:08:10,776 --> 02:08:13,629 Muhtemelen bizim halk deyiminin çok benzeri. 1299 02:08:16,919 --> 02:08:18,213 Nedir anlamı? 1300 02:08:19,327 --> 02:08:23,023 "Basitlik, en fena hırsızlıktır." 1301 02:08:24,151 --> 02:08:27,982 - Basitlik, hırsızlıktan beterdir. - Doğru. 1302 02:08:28,183 --> 02:08:33,655 - Şimdi anladım. -Deccal'in özdeyişlerle açıklanamaması çok yazık. 1303 02:08:33,783 --> 02:08:40,822 - O halde siz bizi aydınlatın. - Pekâlâ. Ama önce siz söyleyin. 1304 02:08:40,934 --> 02:08:46,157 Dünyada kötülüğün varlığını ve gücünü kabul ediyor musunuz? 1305 02:08:46,341 --> 02:08:50,711 Keşke kabul edemesek, ama mecburen ediyoruz. 1306 02:08:51,798 --> 02:08:56,630 Ölüm hafife alınacak bir şey değil ve bu kötülükten kaçış yok. 1307 02:08:57,182 --> 02:09:00,774 Bence "yok edilecek en son düşman ölümdür". 1308 02:09:00,910 --> 02:09:06,902 O yok olmadığı sürece de, kötülüğün iyilikten çok daha güçlü olacağı açık. 1309 02:09:08,310 --> 02:09:14,061 - Siz ne düşünüyorsunuz Ingrida? - Elbette kötülük de iyilik kadar gerçek. 1310 02:09:14,893 --> 02:09:17,821 Tanrı var, Şeytan da var. 1311 02:09:18,585 --> 02:09:21,644 Tabii Tanrı ona tahammül ettiği sürece. 1312 02:09:21,844 --> 02:09:28,013 Ben şimdilik bir yorum yapmayayım. Ama herkesin fikrini merak ediyorum. 1313 02:09:28,325 --> 02:09:31,885 Olga'nın düşünce biçimi bence tamamen anlaşılır, yani anlıyorum ki... 1314 02:09:32,005 --> 02:09:39,760 hiçbir hakiki düşünce barındırmıyor, mantıksız, basit bir iddiadan ibaret. 1315 02:09:40,560 --> 02:09:46,016 Ama yapıcı dindarın bakış açısı, çok daha tutarlı ve daha çok ilgimi çekiyor. 1316 02:09:46,367 --> 02:09:51,479 Ama bu görüşü sadece bürokratik haliyle tanıdım hep ve tatmin olmadım. 1317 02:09:52,479 --> 02:09:58,575 Bu konular hakkında iyicil ve dindar cümleler değil... 1318 02:09:58,687 --> 02:10:02,015 doğal bir insan kelamı duymayı çok isterdim. 1319 02:10:02,574 --> 02:10:07,334 Kutsal kitapları dikkatle okuyan birinin zihinsel ufkunda doğan yıldızlardan... 1320 02:10:08,675 --> 02:10:15,347 hiçbiri bence İncil kelamından sızan şu ışıktan daha çarpıcı ve parlak değildir. 1321 02:10:15,460 --> 02:10:18,868 - Şaire bakın hele! - Hayır, durun. 1322 02:10:21,354 --> 02:10:29,581 "Siz dünyaya barış getirmeye geldiğimi mi sanırsınız? Barış değil, kılıç getirdim." 1323 02:10:30,611 --> 02:10:35,582 İsa dünyaya hakikati getirdi. Hakikat de iyilik gibi, insanları bölen bir kılıçtır. 1324 02:10:36,249 --> 02:10:41,693 Bunu açıklamanız lazım. Öyleyse neden İsa'ya "Barış Prensi" denir? 1325 02:10:42,069 --> 02:10:47,021 Ve neden barış için emek verenlere "Tanrı'nın evladı" deneceğini söylemiştir? 1326 02:10:47,877 --> 02:10:51,860 Buradaki çelişkiyi çözmenin tek yolu, iyi barış veya hakiki barış ile... 1327 02:10:52,020 --> 02:10:56,571 kötü barış veya sahte barış arasındaki ayrımı yapmak. 1328 02:10:57,652 --> 02:11:04,277 Hâlbuki, bize hakiki barışı ve iyi düşmanlığı getiren, bu ayrımı yapmış. 1329 02:11:05,525 --> 02:11:10,572 "Barışımı veriyorum size. Dünyanın verdiğinden farklıdır benim verdiğim." 1330 02:11:10,996 --> 02:11:14,812 Demek ki İsa'nın dünyaya getirdiği, bölünmeye dayanan... 1331 02:11:14,948 --> 02:11:19,145 yani iyi ile kötü, yalan ile gerçek ayrımlarına dayanan... 1332 02:11:19,245 --> 02:11:22,277 İsa'ya has iyi bir barış var. 1333 02:11:24,396 --> 02:11:29,749 Bir de kafa karışıklığına ve özünde hep savaş hâlinde olanın... 1334 02:11:29,859 --> 02:11:33,963 yüzeyde uzlaşması üstüne kurulu kötü barış vardır. 1335 02:11:34,123 --> 02:11:38,571 İyi ve kötü barışlar arasındaki farkı nasıl göstereceksiniz bize? 1336 02:11:39,651 --> 02:11:43,020 Biraz Ingrida gibi. O da bu sabah bize şaka yollu... 1337 02:11:43,131 --> 02:11:47,582 Nystad veya Küçük Kaynarca gibi iyi barışlar olduğunu söylüyordu. 1338 02:11:47,709 --> 02:11:52,139 O şakanın arkasında daha genel ve daha önemli bir anlam saklanıyor. 1339 02:11:52,419 --> 02:11:55,947 Siyasette olduğu gibi, ruhsal mücadelede de... 1340 02:11:56,051 --> 02:12:00,770 iyi barış, ancak savaşın amacına ulaşıldığı zaman mümkün olandır. 1341 02:12:03,078 --> 02:12:07,314 Ama nihayetinde neden iyi ile kötü savaş hâlindeler? 1342 02:12:08,258 --> 02:12:11,334 Birbirleriyle savaşmaları şart mı hakikaten? 1343 02:12:11,664 --> 02:12:16,194 Ve ikisi arasında gerçekten göğüs göğüse bir mücadele olabilir mi? 1344 02:12:17,475 --> 02:12:24,018 Normal bir savaşta, hasımlardan biri üstünlüğü ele geçirince, diğeri, düşman... 1345 02:12:24,138 --> 02:12:30,306 takviye kuvvetleri çağırır ve çatışma muharebeyle, top ve süngüyle sonuçlanır. 1346 02:12:31,299 --> 02:12:35,009 Oysa iyi ile kötünün mücadelesinde hiç böyle şeyler yok. 1347 02:12:35,233 --> 02:12:40,234 İyi üstünlüğü ele geçirince, kötü hemen zayıflar, hiç gerçek bir çarpışma olmaz. 1348 02:12:40,586 --> 02:12:43,857 Dolayısıyla bütün bunları hep mecazi olarak görmek gerek. 1349 02:12:44,041 --> 02:12:54,297 İnsanlarda iyinin ağır basmasını sağlasak yeter, kötü kendiliğinden söner. 1350 02:12:55,273 --> 02:12:59,772 Yani iyiler daha da iyi oldukça, kötülerin de kötülüklerini kaybedip... 1351 02:13:00,107 --> 02:13:05,179 - iyi olacaklarına mı inanıyorsunuz? - Bana öyle geliyor. 1352 02:13:06,963 --> 02:13:10,789 Peki iyi bir insanın iyiliğinin kötüyü iyi ettiği... 1353 02:13:10,915 --> 02:13:13,763 ya da en azından kötülüğünü azalttığı örnekler biliyor musunuz? 1354 02:13:13,883 --> 02:13:20,372 Hayır doğrusu, böyle bir şeye ne şahit oldum ne de duydum. 1355 02:13:23,372 --> 02:13:27,163 Bu söylediğiniz, bu sabah Olga'ya dediklerinize benziyor. 1356 02:13:27,483 --> 02:13:36,427 Yani onca iyiliğiyle İsa bile, Yahuda İskariyot'un veya kötü yürekli hırsızın... 1357 02:13:36,578 --> 02:13:42,610 ruhlarından iyi bir şey çıkaramamış. Bu soruyu Olga'nın cevaplaması lazım. 1358 02:13:42,802 --> 02:13:44,741 Geldiği zaman unutmayın da sorun. 1359 02:13:45,850 --> 02:13:49,769 Ama onu Deccal olarak görmediğim için, gelir mi güvenemiyorum. 1360 02:13:50,121 --> 02:13:53,562 Hele ilahiyat konusundaki ferasetine hiç güvenmiyorum. 1361 02:13:53,674 --> 02:13:57,234 Bu yüzden, cevaplanmamış bu soru havada kalıp sohbeti tıkamasın diye... 1362 02:13:57,378 --> 02:14:03,050 şimdilik Olga'nın kendi görüşüyle yönelteceği itirazı dile getiriyorum. 1363 02:14:03,626 --> 02:14:09,170 "İsa neden Yahuda ve şürekasının ruhlarını iyiliğiyle yenilemedi?" 1364 02:14:10,163 --> 02:14:15,553 Çok basit, çok cahil bir devirdi ve hakikatin iç gücünün algılanabildiği... 1365 02:14:15,689 --> 02:14:22,292 o ahlaki gelişim seviyesine ulaşmış çok az sayıda ruh bulunuyordu ancak. 1366 02:14:23,036 --> 02:14:25,468 Yahuda ve şürekası ise çok az gelişmişti. 1367 02:14:26,951 --> 02:14:30,212 İsa da havarilerine ne demişti zaten? 1368 02:14:31,108 --> 02:14:36,179 "Benim başardığım işleri ve hatta fazlasını sizler de başaracaksınız." 1369 02:14:37,201 --> 02:14:42,786 Dolayısıyla, bugün insanlıkta eriştiğimiz yüksek ahlaki gelişim seviyesinde... 1370 02:14:42,932 --> 02:14:48,523 İsa'nın gerçek havarileri, yumuşaklıkları ve şiddetsizliklerinin gücü ile... 1371 02:14:48,707 --> 02:14:53,282 18 asır önce mümkün olanlardan daha üstün ahlaki mucizeler yaratabilirler. 1372 02:14:53,411 --> 02:14:58,539 Müsaadenizle! Yaratabilirler madem, neden yaratmıyorlar? 1373 02:15:00,131 --> 02:15:03,171 Yoksa siz bu yeni mucizelere şahit oldunuz mu? 1374 02:15:03,747 --> 02:15:10,466 Bakın, Hıristiyan bilincinin ve ahlakın 18 asır gelişmesinin ardından... 1375 02:15:10,594 --> 02:15:14,170 bizim Olga hâlâ şu karanlık ruhumu aydınlatamıyor... 1376 02:15:14,287 --> 02:15:19,058 ve ben onu tanımadan önce ne kadar yamyamsam öyle kalıyorum. 1377 02:15:19,452 --> 02:15:24,218 Eskiden olduğu gibi şimdi de, Tanrı'nın ve Rusya'nın ardından... 1378 02:15:24,322 --> 02:15:29,913 şu dünyada her şeyden çok askerliğe, özellikle de topçulara değer veriyorum. 1379 02:15:30,153 --> 02:15:35,146 Hâlbuki şiddet karşıtlığını savunan havariler çıktı karşıma daha önce. 1380 02:15:35,314 --> 02:15:38,825 Hepsi de sevgili Olga'mızdan daha farklı çaptaydı. 1381 02:15:39,146 --> 02:15:43,784 Lütfen ama, bu kadar şahsi bir görüşü ortaya koymak neye yarar? 1382 02:15:43,914 --> 02:15:45,634 Hem ne bekliyorsunuz benden? 1383 02:15:45,793 --> 02:15:49,969 Olga'nın yerine, İncil'den onun unuttuğu bir metni sundum size. 1384 02:15:50,089 --> 02:15:55,384 "İyidir, iyi değildir bilemem Başkasının hayallerine o kadar giremem" 1385 02:15:56,492 --> 02:16:00,369 Sevgili kontesimizin savunmasını ben yapayım şimdi. 1386 02:16:01,273 --> 02:16:05,825 Olga zekâsını ispatlamak istiyorsa, Ingrida'ya şöyle cevap verirdi... 1387 02:16:07,088 --> 02:16:10,729 "Bendeniz ve karşınıza çıkan benim gibiler... 1388 02:16:10,873 --> 02:16:17,513 bizler ancak şu bakımdan kendimizi İsa'nın havarileri olarak görürüz..." 1389 02:16:17,824 --> 02:16:20,521 - Sofra hazır. - Tamam. 1390 02:16:23,682 --> 02:16:25,950 - Affedersiniz, ne diyordunuz? - Önemli değil. 1391 02:16:26,304 --> 02:16:32,256 Diyordum ki, ben Olga adına konuşacak olsaydım... 1392 02:16:33,272 --> 02:16:36,032 Ingrida'yı şöyle cevaplardım... 1393 02:16:36,848 --> 02:16:40,305 "Bendeniz ve karşınıza çıkan benim gibiler, bizler ancak... 1394 02:16:40,473 --> 02:16:43,450 düşünce ve eylemlerimizin yönelimi bakımından, kendimizi... 1395 02:16:43,560 --> 02:16:48,976 İsa'nın havarileri olarak görürüz, üstün bir güç elde ettiğimiz için değil. 1396 02:16:50,512 --> 02:16:55,808 Ama illaki bir yerlerde ya da yakın bir gelecekte... 1397 02:16:55,936 --> 02:17:01,032 bizden daha mükemmel Hıristiyanlar olacak ve onlar sizi bile aydınlatacaktır." 1398 02:17:03,155 --> 02:17:06,775 Bu cevap elbette çok kullanışlı olurdu... 1399 02:17:06,887 --> 02:17:11,975 zira bilinmeyen bir otoriteye devrediyor işi. Ama ciddiye alınmaz. 1400 02:17:12,671 --> 02:17:15,544 Mesela şöyle bir şey diyebilirler... 1401 02:17:16,000 --> 02:17:20,704 "Biz hiçbir şey yapamayız, ne İsa'nın yaptığından fazlasını, ne yaptığını... 1402 02:17:20,847 --> 02:17:24,114 hatta yaptığından azını, yaptıklarına yaklaşacak kadarını bile." 1403 02:17:24,237 --> 02:17:27,215 Mantıken ne sonuca varabiliriz bu söylenenlerden? 1404 02:17:27,336 --> 02:17:31,182 Tek bir sonuç çıkar bence, o da şu: İsa'nın sözleri... 1405 02:17:31,342 --> 02:17:35,697 "Benden fazlasını yapacaksınız" lafı bu beyefendilere değil... 1406 02:17:35,818 --> 02:17:40,222 onlara hiç benzemeyen başka birilerine söylenmiş. 1407 02:17:43,214 --> 02:17:50,039 Ama bir insanın İsa'nın düşmanını sevme ve öbür yanağını çevirme öğretisini... 1408 02:17:50,196 --> 02:17:55,039 sonuna kadar gerçekleştirip yine İsa sayesinde, yumuşaklığıyla... 1409 02:17:55,196 --> 02:18:00,157 kötü ruhları iyi hâle getirme gücüne sahip olacağını hayal edebiliriz. 1410 02:18:00,327 --> 02:18:04,205 Bir süre önce böyle bir deney yapıldı. 1411 02:18:04,333 --> 02:18:08,655 Başarısız olmakla kalmadı, varsayımınızın tam tersini gösterdi. 1412 02:18:11,349 --> 02:18:14,901 Nezaketi sınır tanımayan bir adam varmış. 1413 02:18:15,132 --> 02:18:19,557 Her tür hakareti bağışlamakla kalmayıp yapılan her kötü eylemi... 1414 02:18:19,709 --> 02:18:22,984 hep daha da büyük iyiliklerle karşılıyormuş. Sonra ne olmuş? 1415 02:18:23,085 --> 02:18:27,486 Düşmanının ruhunu sarsabilmiş, onu ahlaken dönüştürebilmiş mi? 1416 02:18:27,998 --> 02:18:33,829 Heyhat! Namussuzun yüreği büsbütün katılaşmış, onun acımasız elinde ölmüş. 1417 02:18:35,280 --> 02:18:37,696 Neyse, şimdi sofraya geçelim lütfen. 1418 02:18:46,093 --> 02:18:52,596 Kimden söz ediyorsunuz? Kim bu adam? Nerede, ne zaman yaşamış? 1419 02:18:52,727 --> 02:18:56,116 Çok eski değil, St. Petersburg'da yaşıyordu. Onu tanıdığınızı sanıyordum. 1420 02:18:56,861 --> 02:19:00,319 - Mabeyinci Delarue. - Hiç adını duymadım. 1421 02:19:01,588 --> 02:19:05,013 Hâlbuki bütün Petersburg'u tanımakla övünürüm. 1422 02:19:18,298 --> 02:19:20,595 V OLGA 1423 02:19:24,884 --> 02:19:29,571 Bugün öğleden sonra tarihin anlamını özetlediniz: Doğal hâliyle insanlık... 1424 02:19:29,699 --> 02:19:34,955 ilk başta az çok vahşi, birbirine yabancı pek çok halktan oluşuyor. 1425 02:19:35,387 --> 02:19:39,123 Bunlar birbirlerini ya görmezden gelir ya da savaşırken, yavaş yavaş... 1426 02:19:39,278 --> 02:19:43,651 daha nitelikli, daha eğitimli bir azınlık, yani medeni Avrupalı dünya ortaya çıkıyor. 1427 02:19:43,779 --> 02:19:48,266 Bu da zamanla büyüyerek bu tarihî harekette gecikmiş bütün halkları da... 1428 02:19:48,403 --> 02:19:54,010 kucaklayarak hepsini barışçıl, destekçi, uluslararası tek bir bütüne dâhil ediyor. 1429 02:19:55,723 --> 02:20:01,075 "Uluslararası ebedî barış düzeninin kurulması." Formülünüz bu, değil mi? 1430 02:20:01,235 --> 02:20:04,795 Evet ve çok yakında bu formülün hayata geçirilmesiyle birlikte... 1431 02:20:04,922 --> 02:20:08,930 tahmin edebileceğimizden çok daha büyük aşamalar kaydedeceğiz medeniyette. 1432 02:20:09,266 --> 02:20:12,555 Zorunluluktan dolayı körelip gidecek onca kötülüğü... 1433 02:20:12,658 --> 02:20:16,794 ve işin doğası gereği ortaya çıkıp gelişecek onca iyiliği bir düşünün. 1434 02:20:17,450 --> 02:20:21,249 Boşa çıkan onca enerji üretken uğraşlara yöneltilecek... 1435 02:20:21,402 --> 02:20:24,617 bilim ve sanat dalları, sanayi ve ticaret gelişecek. 1436 02:20:24,721 --> 02:20:27,666 Medeniyetin yakın zamandaki başarılarına, hastalıkların ve ölümün... 1437 02:20:27,795 --> 02:20:31,442 - ortadan kaldırılmasını da dahil ediyor musunuz? -O kesin zaten. 1438 02:20:31,985 --> 02:20:36,242 Yani bir dereceye kadar. Sağlık koşullarına dair çok şey yapıldı. 1439 02:20:36,370 --> 02:20:40,650 - Hijyen, antisepsi, organik tedavi... - Ama bu inkâr edilemez olumlu başarılar... 1440 02:20:41,378 --> 02:20:46,154 medeniyetin gelişmesine eşlik eden ve yine inkar edilemez psikopatolojik... 1441 02:20:46,306 --> 02:20:51,169 ve nöropatolojik vakaların da artmasıyla ağırlığını kaybetmiş olmadı mı? 1442 02:20:52,608 --> 02:20:54,858 Hangi terazide tartıyorsunuz ki bunu? 1443 02:20:56,978 --> 02:21:00,357 Her hâlükârda, olumsuz şeylerin de olumlu şeylerle birlikte arttığı kesin. 1444 02:21:00,484 --> 02:21:03,617 Elde edilen sonuç sıfıra yakın oluyor bu durumda. Hastalıklarda durum bu. 1445 02:21:04,345 --> 02:21:09,793 Ölüme gelince, ileri medeniyetin o konuda da elinde var sıfır. 1446 02:21:09,921 --> 02:21:13,745 İyi ama ileri medeniyet, ölümü ortadan kaldırmayı hedefliyor mu ki? 1447 02:21:15,281 --> 02:21:20,113 Hedeflemediğini biliyorum, bu yüzden böyle büyük beklentilere girmemek gerek. 1448 02:21:20,400 --> 02:21:26,244 Doğrusu değer verdiğim her şeyle birlikte ebediyen yok olacağımı bildiğimde... 1449 02:21:26,357 --> 02:21:29,508 hangi halk nerede savaşıyor, barış içinde yaşıyorlar mı... 1450 02:21:29,532 --> 02:21:33,624 medenileşmişler mi, barbarlar mı, terbiyeliler mi bilsem ne fark eder ki? 1451 02:21:33,648 --> 02:21:36,748 Bireysel, bencil bakış açısına göre, elbette ki bunların bir önemi yoktur. 1452 02:21:37,269 --> 02:21:40,252 Ne demek bencil? Ölüm her şeyi eşitler. 1453 02:21:40,772 --> 02:21:44,212 Ölümün karşısında, bencillik de diğerkâmlık da eş derecede saçmadır. 1454 02:21:44,316 --> 02:21:49,196 Orası öyle. Fakat bencilliğin saçmalığı, bizi bencil olmaktan alıkoymaz. 1455 02:21:49,444 --> 02:21:53,364 Digergamlık da, mümkün olduğu sürece, akli temeller gerektirmez. 1456 02:21:53,469 --> 02:21:56,507 Ölüm hakkında akıl yürütmek, bu durumda bir şeyi değiştirmez. 1457 02:21:57,066 --> 02:22:00,816 Çocuklarım ve torunlarım ölecek, bilirim, ama sanki ebediyen... 1458 02:22:00,947 --> 02:22:04,123 yaşayacaklarmış gibi, onların iyiliği için endişelenirim yine de. 1459 02:22:04,235 --> 02:22:07,235 Her şeyden önce onlar için çalışırım, çünkü onları severim... 1460 02:22:07,364 --> 02:22:10,195 hayatımı onlara adamak bana zevk verir. Bundan keyif alırım. 1461 02:22:10,962 --> 02:22:15,171 - Bu kadar basit işte. - Evet, her şey yolunda gittiği sürece. 1462 02:22:16,459 --> 02:22:20,203 Ama ölüm düşüncesi burada bile devrede. 1463 02:22:20,547 --> 02:22:25,035 Çocuklarınızın, torunlarınızın başına türlü kötülükler geldiğinde ne olacak? 1464 02:22:25,595 --> 02:22:29,010 Bundan nasıl bir zevk, nasıl bir keyif alacaksınız? 1465 02:22:29,491 --> 02:22:34,338 Tıpkı nilüferler misali. Bu çiçekleri koparmaya kalkan, bataklığa düşer. 1466 02:22:34,698 --> 02:22:39,354 Siz yine de çocuk ve torunlarınızın üstüne titreyebilirsiniz, bu görevinizdir. 1467 02:22:40,206 --> 02:22:47,670 Bu tavrınız onlara iyilik sağlar mı sorusunu yöneltmemiş olsanız bile. 1468 02:22:48,188 --> 02:22:52,726 Onlarla ilgilenmeniz sebepsiz yere değil, onlara duyduğunuz sevgiden dolayı. 1469 02:22:52,878 --> 02:22:56,279 Oysa henüz var olmayan gelecekteki insanlara böyle bir sevgi duyamayız. 1470 02:22:57,334 --> 02:23:01,078 İşte bu noktada haklı olarak aklımız... 1471 02:23:01,188 --> 02:23:04,413 endişelerimizin nihai anlamını, yani hedefi sorgulamaya başlar. 1472 02:23:05,197 --> 02:23:09,381 Eğer bu sorun son kertede ölümle çözülüyorsa... 1473 02:23:09,725 --> 02:23:16,965 ilerlemenin ve medeniyetin nihai sonucu yine hepimizin kaçınılmaz ölümü ise... 1474 02:23:17,125 --> 02:23:23,754 ilerleme ve medeniyet için yapılanların boş, yararsız ve saçma olduğu açıktır. 1475 02:23:24,818 --> 02:23:28,226 Hakiki Hıristiyanlık öğretisi böyle bir sorunun yöneltilmesine bile izin vermez. 1476 02:23:30,283 --> 02:23:35,891 İncil'deki çözüm, bağcı meselinde açıkça ve özel bir vurguyla ortaya konur. 1477 02:23:36,891 --> 02:23:41,745 Bağcılar, efendinin hesabına çalışmak için gönderildikleri bahçenin... 1478 02:23:41,864 --> 02:23:47,704 kendi mülkleri olduğu, orada bulunan her şeyin onların olduğu hissine kapılırlar. 1479 02:23:47,832 --> 02:23:51,465 O zaman o bahçede günlerini gün edip efendiyi de unutur giderler. 1480 02:23:51,576 --> 02:23:55,841 Onlara mülk sahibini ve sorumluluklarını hatırlatmak için gelenleri de öldürürler. 1481 02:23:57,062 --> 02:24:00,233 Şu anda günümüz insanlarının hemen hepsi o bağcılar gibi yaşıyor. 1482 02:24:00,337 --> 02:24:03,480 Kendi hayatlarının sahibi oldukları, zevk almaya hakları olduğu gibi... 1483 02:24:03,592 --> 02:24:08,519 saçma bir şeye inanıyorlar. Bu gerçekten aptalca, çünkü... 1484 02:24:08,623 --> 02:24:16,144 eğer buraya gönderildiysek, birinin iradesiyle, bir hedef için gönderildik. 1485 02:24:17,360 --> 02:24:20,183 Ama biz mantarlar gibi olduğumuza karar vermişiz bir kere. 1486 02:24:20,424 --> 02:24:23,703 Kendi keyfimiz için doğmuşuz, bunun için yaşıyoruz. 1487 02:24:25,087 --> 02:24:29,576 Belli ki gidişat kötü, efendisinin arzusunu yerine getirmeyen kölenin akıbeti gibi. 1488 02:24:29,896 --> 02:24:33,368 Efendimizin arzusu, İsa'nın öğretisinde ifade ediliyor. 1489 02:24:33,495 --> 02:24:37,736 İnsanlar bu öğretiye bağlı kalırsa, yeryüzünde Tanrı'nın krallığı kurulur. 1490 02:24:38,152 --> 02:24:42,335 O zaman insanlar da onlara sunulan en büyük iyiliklerden yararlanırlar. 1491 02:24:42,783 --> 02:24:44,254 Her şey burada. 1492 02:24:44,767 --> 02:24:49,575 Tanrı'nın krallığını ve adaletini arayın, gerisi size fazla fazla sunulur. 1493 02:24:50,663 --> 02:24:53,264 Bizse o gerisini arıyoruz hep ve bulamıyoruz. 1494 02:24:53,642 --> 02:24:57,230 Tanrı'nın krallığını kurmak şöyle dursun, onu yıkıp yok ediyoruz. 1495 02:24:57,348 --> 02:25:01,670 Devletlerle, ordularla, mahkemelerle, üniversitelerimizle, fabrikalarımızla. 1496 02:25:04,560 --> 02:25:06,412 - Sözünüzü bitirdiniz mi? - Evet. 1497 02:25:11,933 --> 02:25:18,847 Soruna nasıl bir çözüm getirdiğinizi hiç anlamadığımı söylemeliyim. 1498 02:25:19,096 --> 02:25:23,780 Görünürde akıl yürütüyor, iddianızı savunuyor, açıklıyor... 1499 02:25:24,308 --> 02:25:27,603 bizi bir şeye ikna etmeye çalışıyor gibisiniz... 1500 02:25:27,732 --> 02:25:33,332 ama ortaya koyduğunuz şey alakasız, rastgele bir dizi cümleden öte değil. 1501 02:25:33,435 --> 02:25:37,849 Mesela diyorsunuz ki: Eğer buraya gönderildiysek... 1502 02:25:37,995 --> 02:25:42,307 birinin iradesiyle, bir amaç için gönderildik. Asıl fikriniz bu sanırım. 1503 02:25:42,987 --> 02:25:44,707 Ama nedir bu? 1504 02:25:45,115 --> 02:25:49,357 Birinin bir amaç için bizi göndermiş olduğu fikrine nereden vardınız? 1505 02:25:49,398 --> 02:25:50,406 Kim söyledi bunu size? 1506 02:25:53,588 --> 02:25:56,947 Yeryüzünde var olduğumuz doğru, ama varlığımızın bir görevi... 1507 02:25:57,068 --> 02:26:00,958 yerine getirmeyi amaçladığını söylemek son derece temelsiz. 1508 02:26:01,246 --> 02:26:06,289 Gençliğimde beni göreve gönderdiklerinde bunu kesin olarak biliyordum. 1509 02:26:06,529 --> 02:26:11,193 Kim tarafından, ne amaçla gönderilmiş olduğum belliydi. 1510 02:26:11,329 --> 02:26:15,234 Bunu biliyordum, çünkü öncelikle elimdeki belgeler bunu teyit ediyordu. 1511 02:26:15,450 --> 02:26:19,210 İkincisi, müteveffa İmparator II. Aleksander beni özel olarak... 1512 02:26:19,308 --> 02:26:22,162 huzuruna çağırarak, şahsıma bizzat talimat verirdi. 1513 02:26:22,242 --> 02:26:26,891 - Üçüncüsü, yılda üç kez de 10.000 ruble ödeniyordu bana. -İyi paraymış! 1514 02:26:29,681 --> 02:26:37,522 Ama sokakta adamın biri yanıma gelip beni kudretli bir bakan yaptığını... 1515 02:26:37,641 --> 02:26:40,514 falanca yere filanca görevle gönderdiğini söyleyecek olsa... 1516 02:26:40,610 --> 02:26:44,429 ilk yapacağım şey, belki de canıma kastetmek isteyen bu kaçıktan... 1517 02:26:44,514 --> 02:26:48,561 beni kurtarabilecek bir polis memuru var mı diye etrafa bakmak olur. 1518 02:26:49,617 --> 02:26:54,389 Bizim örnekte ise, sözde efendiniz size tasdikli belgeler vermemiş... 1519 02:26:54,937 --> 02:26:59,153 sizi özel olarak huzuruna çağırıp konuşmamış, maaş da ödemiyor. 1520 02:26:59,329 --> 02:27:01,306 Ne biçim elçisiniz öyleyse? 1521 02:27:01,428 --> 02:27:07,688 Sırf sizin şahsınızı demiyorum, bilemem, elçi veya kul olarak gönderilen herkesi... 1522 02:27:07,816 --> 02:27:10,768 kastediyorum. Hangi haklarla? Hangi dayanakla? Hiç anlamıyorum. 1523 02:27:10,880 --> 02:27:15,585 Burada bir belagat cambazlığı söz konusu bence, çok da parlak değil. 1524 02:27:18,682 --> 02:27:22,596 Yapmayın, yine oyun oynuyorsunuz. 1525 02:27:24,920 --> 02:27:30,399 Gayet iyi anladınız siz de, Olga sizin inançsızlığınızı çürütmek istemiyordu. 1526 02:27:30,801 --> 02:27:33,929 Sadece genel Hıristiyanlık görüşünü ortaya koyuyordu. 1527 02:27:34,051 --> 02:27:37,935 Buna göre hepimiz Tanrı'ya bağlıyız ve O'na hizmet etmemiz gerekir. 1528 02:27:38,270 --> 02:27:41,271 Bir bedel, bir ücret almadan hizmet etmeyi anlayamıyorum. 1529 02:27:41,390 --> 02:27:45,807 Ödenen bedel de herkes için aynı şey, yani ölümse, tebrik ediyorum kendisini. 1530 02:27:46,103 --> 02:27:50,199 Nasıl olsa öleceksiniz, kimse de fikrinizi sormayacak. 1531 02:27:51,764 --> 02:27:55,719 "Nasıl olsa" diyorsunuz ya, bu da yaşamın hizmet etmek olmadığının ispatı. 1532 02:27:55,855 --> 02:28:03,143 Eğer doğarken rızam alınmadığı gibi, ölürken de rızam alınmıyorsa... 1533 02:28:03,856 --> 02:28:08,885 hayatı olduğu gibi ölümü de gerçekte oldukları gibi, doğal zorunluluklar... 1534 02:28:09,032 --> 02:28:12,855 olarak görmeyi tercih ederim, bir efendiye hizmet ettiğimi düşünmem. 1535 02:28:13,223 --> 02:28:17,103 Benim çıkardığım sonuç şu: Hayatta olduğun sürece yaşa... 1536 02:28:17,231 --> 02:28:22,089 ve olabilecek en zekice, en iyi şekilde yaşamak için uğraş. 1537 02:28:22,360 --> 02:28:27,264 Zekice ve iyi bir hayatın şartı da barışçıl medeniyet. 1538 02:28:28,439 --> 02:28:32,103 Zaten bence Hıristiyan öğretisi dahilinde bile... 1539 02:28:32,247 --> 02:28:36,197 Olga'nın bize sunduğu sözde çözüm çok kolayca çürütülmeye açık. 1540 02:28:36,990 --> 02:28:39,334 Ama konuya benden daha hakim olanlara bırakıyorum bunu. 1541 02:28:39,446 --> 02:28:43,702 Hangi çözümden söz ediyoruz ki? Sorun ne ortaya kondu ne de çözümlendi. 1542 02:28:43,782 --> 02:28:47,686 Kelime oyunları yapıp etrafından dolanıyoruz. Sanki harita üstünde... 1543 02:28:47,799 --> 02:28:54,361 bir düşman kalesinin etrafına çizdiğim birliklerle kaleyi aldığımı söylemem gibi. 1544 02:29:03,594 --> 02:29:05,321 Hiçbir şey anlamadım. 1545 02:29:06,551 --> 02:29:09,714 Söylediklerime karşı bu itirazla mı geliyorsunuz? 1546 02:29:10,736 --> 02:29:17,721 Özellikle anlamakta zorlandığım yer, keyif için yaşayan mantarlar kısmıydı. 1547 02:29:18,041 --> 02:29:23,160 Onları kremayla veya börek içinde yemeyi sevenler için yaşıyorlar sanıyordum. 1548 02:29:25,408 --> 02:29:29,912 Eğer sizin yeryüzündeki Tanrı'nın krallığı ölümü öylece bırakıyorsa da... 1549 02:29:29,968 --> 02:29:34,633 o zaman insanlar zorla yaşıyor demektir ve sizin Tanrı krallığında da... 1550 02:29:34,817 --> 02:29:40,831 aynen mantarlar gibi yaşarlar. O hayal ettiğiniz keyifli mantarlar gibi değil... 1551 02:29:40,943 --> 02:29:44,511 tavada kızartılmaya hazırlanan hakiki mantarlar gibi. 1552 02:29:44,767 --> 02:29:48,511 İnsanların da Tanrı'nın yeryüzündeki krallığında... 1553 02:29:48,631 --> 02:29:53,351 sonu ölüm tarafından yutulmak olmayacak mı? İşte o kadar. 1554 02:29:54,152 --> 02:29:58,465 - Olga öyle demedi. - Ne bunu dedi ne de başka şeyi. 1555 02:29:58,882 --> 02:30:02,439 En önemli noktayı neden sessizlikle geçiştiriyoruz? 1556 02:30:02,935 --> 02:30:07,590 Bu sorunu ele almadan önce, görüşlerinizi açıklarken kullandığınız... 1557 02:30:07,713 --> 02:30:13,298 o meselin kaynağını öğrenmek istiyorum Olga. Siz mi uydurdunuz? 1558 02:30:15,454 --> 02:30:18,606 Uydurmak mı? İncil'den o hikâye! 1559 02:30:19,262 --> 02:30:22,814 Yapmayın. O mesel İncil'lerin hiçbirinde yok. 1560 02:30:24,118 --> 02:30:28,713 Tanrı aşkına! Neden Olga'nın üstüne gidiyorsunuz? 1561 02:30:37,129 --> 02:30:40,257 İncil'de bağcılarla ilgili bir mesel var. 1562 02:30:40,702 --> 02:30:46,095 Konusu buna benzeyen bir tane var, ama o meselin anlamı ve özü bambaşka. 1563 02:30:46,214 --> 02:30:49,182 Ne diyorsunuz siz? Bu kadarı da fazla! Bana aynı mesel gibi geldi. 1564 02:30:49,309 --> 02:30:54,469 Gereksiz yere kılı kırk yarıyorsunuz. Sözünüze inanmıyorum. 1565 02:30:54,869 --> 02:30:59,693 İnanmanız da şart değil. Bağcı meseli üç İncil'de de bulunur. 1566 02:30:59,821 --> 02:31:04,270 Matta, Marka ve Luka. Ama üç versiyonda da ciddi farklılıklar yoktur. 1567 02:31:04,398 --> 02:31:09,104 O yüzden tek bir İncil'den, en ayrıntılısı olan Luka'dan okusak yeter. 1568 02:31:10,090 --> 02:31:14,713 20. bölümde bu mesel. Orada İsa'nın halka verdiği son vaaz anlatılır. 1569 02:31:15,546 --> 02:31:23,007 Acı son yaklaşmaktadır. 19. bölümün sonu, 20. bölümün başlarında... 1570 02:31:23,559 --> 02:31:28,888 İsa'nın düşmanları, başkâhinler ve din bilginleri ona karşı doğrudan... 1571 02:31:29,008 --> 02:31:33,312 ve kararlı şekilde saldırıya geçer, herkesin içinde ona kimin... 1572 02:31:33,440 --> 02:31:40,255 yetki verdiğini, hangi hakla ve hangi yetkiyle davrandığını sorarlar. 1573 02:31:40,383 --> 02:31:42,559 Ama doğrudan okusam daha iyi. 1574 02:31:44,169 --> 02:31:46,704 "İsa her gün tapınakta ders veriyordu. 1575 02:31:47,086 --> 02:31:52,029 Başkâhinler, din bilginleri, halkın ileri gelenleri ise onu yok etmek istiyor... 1576 02:31:52,261 --> 02:31:57,149 ama nasıl yapacaklarını kestiremiyorlardı, çünkü halk onu can kulağıyla dinliyordu. 1577 02:31:58,084 --> 02:32:01,685 O günlerden birinde, İsa tapınakta halka ders verip Müjde'yi duyururken... 1578 02:32:01,861 --> 02:32:05,132 başkâhinler ve din bilginleri, ihtiyarlarla birlikte çıkageldiler. 1579 02:32:05,253 --> 02:32:10,717 'Bunları hangi yetkiyle yapıyorsun? Bu yetkiyi sana kim verdi?' dediler. 1580 02:32:11,589 --> 02:32:15,612 İsa onlara şu karşılığı verdi: 'Ben de size bir soru soracağım. 1581 02:32:16,196 --> 02:32:20,700 Söyleyin bana, Yahya'nın vaftiz etme yetkisi Tanrı'dan mı, insanlardan mıydı?' 1582 02:32:21,421 --> 02:32:28,388 Aralarında tartıştılar: 'Tanrı'dan dersek, 'Ona niçin inanmadınız?' diyecek. 1583 02:32:28,612 --> 02:32:31,570 Yok, eğer 'İnsanlardan' dersek, halk bizi taşa tutacak... 1584 02:32:31,681 --> 02:32:34,554 çünkü Yahya'nın peygamber olduğuna inanmışlardır.' 1585 02:32:34,668 --> 02:32:37,634 Sonunda 'Nereden olduğunu bilmiyoruz' cevabını verdiler. 1586 02:32:37,752 --> 02:32:42,345 İsa da 'Ben de bunları hangi yetkiyle yaptığımı söylemeyeceğim' dedi." 1587 02:32:42,929 --> 02:32:48,630 Neden bunları okuyorsunuz bize? İsa'ya sataştıklarında cevap vermemesi güzel. 1588 02:32:48,754 --> 02:32:52,546 - Bağcıların meseliyle bunun ne alakası var? -Sabredin, hepsi yerine oturacak. 1589 02:32:52,712 --> 02:32:55,642 Hem İsa'nın cevap vermediğini söylerken çok yanılıyorsunuz. 1590 02:32:55,762 --> 02:32:59,138 Mükemmel bir netlikle cevap verdi, hem de iki kere. 1591 02:32:59,633 --> 02:33:03,992 Sorgulayanların reddetmeye cesaret edemeyeceği bir tanık buldu kendine. 1592 02:33:04,145 --> 02:33:08,817 Sonra onların kendisi üstünde ne güçleri ne de hakları olmadığını gösterdi... 1593 02:33:08,936 --> 02:33:14,401 çünkü halktan korkarak davranıyor, can derdiyle halkın tavrına uyuyorlardı. 1594 02:33:15,001 --> 02:33:19,880 Hâlbuki gerçek güç, başkalarını takip etmek değil, onları sürüklemektir. 1595 02:33:21,177 --> 02:33:24,120 Halktan korkarak onlara boyun eğen bu insanlar... 1596 02:33:24,220 --> 02:33:27,857 gerçek gücü ellerinden kaçırmışlardı, asıl gücün halkta olduğu ortadaydı. 1597 02:33:27,969 --> 02:33:32,917 Bundan dolayı, İsa bu noktada halka hitap ederek ona karşı çıkmakla suçlar onları. 1598 02:33:34,808 --> 02:33:36,311 Bu çok hoşuma gitti. 1599 02:33:53,560 --> 02:33:56,304 İncil'deki bağcılar meselinin anlatılma amacı... 1600 02:33:56,423 --> 02:34:01,399 tıynetsiz Yahudi önderlerini Mesih'e karşı çıktıkları için suçlamaktır. 1601 02:34:02,582 --> 02:34:04,040 Siz de göreceksiniz şimdi. 1602 02:34:05,759 --> 02:34:08,855 "İsa sözüne devam ederek halka şu meseli anlattı. 1603 02:34:09,255 --> 02:34:14,750 'Adamın biri bağ dikmiş ve bağcılara kiralayıp uzun bir yolculuğa çıkmış. 1604 02:34:14,902 --> 02:34:20,398 Mevsimi gelince, üründen payını vermeleri için bağcılara bir köle yollamış. 1605 02:34:20,518 --> 02:34:23,747 Ama bağcılar köleyi dövmüş ve eli boş göndermişler. 1606 02:34:23,873 --> 02:34:25,696 Bağ sahibi başka bir köle daha yollamış. 1607 02:34:25,929 --> 02:34:30,168 Bağcılar onu da dövüp aşağılamış ve eli boş göndermişler. 1608 02:34:30,960 --> 02:34:32,882 Adam bir üçüncüsünü yollamış. 1609 02:34:33,010 --> 02:34:35,962 Bağcılar onu da yaralayıp kovmuşlar. 1610 02:34:36,245 --> 02:34:39,544 Bağın sahibi 'Ne yapsam ki?' demiş. 1611 02:34:40,208 --> 02:34:45,097 'Sevgili oğlumu göndereyim. Belki onu sayarlar.' 1612 02:34:45,457 --> 02:34:49,881 Ama bağcılar onu görünce aralarında şöyle konuşmuşlar. 1613 02:34:50,553 --> 02:34:54,392 'Mirasçı bu, onu öldürelim de miras bize kalsın.' 1614 02:34:54,696 --> 02:34:57,929 Böylece, onu bağdan dışarı atıp öldürmüşler. 1615 02:34:58,128 --> 02:35:00,313 Bu durumda bağın sahibi onlara ne yapacak? 1616 02:35:00,545 --> 02:35:05,320 Gelip o bağcıları yok edecek, bağı da başkalarına verecek.' 1617 02:35:06,377 --> 02:35:09,473 Halk bunu duyunca 'Tanrı korusun!' dedi. 1618 02:35:09,929 --> 02:35:14,707 İsa gözlerini onlara dikip şöyle dedi: 'Kutsal yazılardaki şu sözün anlamı nedir? 1619 02:35:14,818 --> 02:35:19,017 'Yapıcıların reddettiği taş, işte köşenin baş taşı oldu.' 1620 02:35:19,273 --> 02:35:24,412 O taşın üzerine düşen paramparça olur, taş kimin üstüne düşerse un ufak eder.' 1621 02:35:25,097 --> 02:35:28,577 Din bilginleriyle başkâhinler O'nu o anda yakalamak istediler... 1622 02:35:28,753 --> 02:35:30,690 ama halkın tepkisinden korktular. 1623 02:35:31,170 --> 02:35:35,442 İsa'nın bu meseli kendilerine karşı anlattığını fark etmişlerdi." 1624 02:35:38,541 --> 02:35:43,537 Sorarım size, bağcılar meseli kime ve neye gönderme yapıyormuş? 1625 02:35:43,663 --> 02:35:46,713 Neye itiraz ediyorsunuz anlayamadım. 1626 02:35:46,880 --> 02:35:50,330 Başkâhinler ile din bilginleri alındılar, çünkü bu meselde sözü geçen... 1627 02:35:50,441 --> 02:35:53,735 o kötü şahıslara benzediklerinin farkındaydılar. 1628 02:35:54,224 --> 02:35:59,016 - Burada tam olarak neyle suçlanıyorlar peki? -Gerçek öğretiyi uygulamamakla. 1629 02:35:59,456 --> 02:36:03,832 Her şey açıkça ortada: Bu kepazeler mantarlar gibi keyif için yaşıyormuş. 1630 02:36:03,976 --> 02:36:07,580 Tütün kullanıyor, konyak içiyor, et yiyor... 1631 02:36:07,708 --> 02:36:10,915 ve hatta tanrılarına et sunuyor, ayrıca evleniyor... 1632 02:36:11,016 --> 02:36:13,253 mahkemelerde adam yargılıyor ve savaşa katılıyorlarmış. 1633 02:36:13,456 --> 02:36:19,164 Sizin yaşınızda ve konumunuzda bir adama böyle alay etmek yakışıyor mu? 1634 02:36:19,330 --> 02:36:25,789 Siz ona kulak asmayın Olga. Bana kalırsa... Affedersiniz. 1635 02:36:28,628 --> 02:36:31,327 Biz sizinle ciddi ciddi tartışmak istiyoruz. 1636 02:36:31,620 --> 02:36:37,172 Şunu söyleyin ama: İncil'deki meselde, aslında... 1637 02:36:38,644 --> 02:36:44,577 bağcılar, bağ sahibinin varisi olan oğlunu öldürünce ölüyorlar. 1638 02:36:44,705 --> 02:36:49,268 İncil'e göre bu çok önemli bir nokta. Neden bu kısmı atladınız? 1639 02:36:49,460 --> 02:36:53,370 Atladım, çünkü bu İsa'nın şahsi kaderiyle ilgili bir durum. 1640 02:36:54,291 --> 02:36:59,147 Tabii bunun da bir önemi ve değeri var, ama asıl elzem şeyin yanında önemsiz. 1641 02:37:00,290 --> 02:37:04,299 - Nedir o? - İncil'in öğretisine bağlı kalınması... 1642 02:37:04,412 --> 02:37:08,643 - ve bu şekilde Tanrı'nın krallığına ve adaletine kavuşulması. -Durun biraz. 1643 02:37:09,099 --> 02:37:16,443 Kafamda hepsi birbirine karıştı. Tam olarak neydi konu? 1644 02:37:18,058 --> 02:37:22,248 Nikolay, İncil sizin elinizde. Söyler misiniz lütfen? 1645 02:37:23,459 --> 02:37:27,453 Meselden sonraki bölümde neden söz ediyor acaba? 1646 02:37:35,955 --> 02:37:40,082 Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerektiğini söylüyor. 1647 02:37:41,346 --> 02:37:47,783 Bütün ölüler dirilecek, Tanrı ölülerin değil, yaşayanların Tanrı'sıdır, diyor. 1648 02:37:49,483 --> 02:37:55,875 Sonra İsa'nın Davut'un oğlu değil, Tanrı'nın Oğlu olduğu gösteriliyor. 1649 02:37:56,448 --> 02:38:01,117 En son paragrafta da din bilginlerinin ikiyüzlülüğü ve kibri eleştiriliyor. 1650 02:38:02,666 --> 02:38:08,660 Görüyorsunuz ya Olga, İncil'den dünya işlerinde devletin hakkını vermek... 1651 02:38:08,802 --> 02:38:11,930 ve ölülerin dirileceğine inanmak gerektiğini... 1652 02:38:12,058 --> 02:38:18,131 ve İsa'nın basit bir insan değil, Tanrı'nın Oğlu olduğunu da öğreniyoruz. 1653 02:38:21,538 --> 02:38:26,290 Ne zaman kimin yazdığı bilinmeyen tek bir bölümden sonuca varmak doğru mu? 1654 02:38:26,418 --> 02:38:33,009 Hayır! Bu sefer eminim ve tek bir bölümde mi geçiyor diye... 1655 02:38:33,130 --> 02:38:35,353 kitaba tekrar bakmam gerekmiyor. 1656 02:38:39,658 --> 02:38:43,281 Kusura bakmayın, kafam karıştı, ama size katılmıyorum. 1657 02:38:44,513 --> 02:38:48,101 Bunun tek bir bölümde geçtiğine inanmak istemiyorum. 1658 02:38:48,229 --> 02:38:53,825 Dört İncil'de de hem dirilişten, hem de İsa'nın tanrısallığından... 1659 02:38:53,949 --> 02:39:00,448 sık sık söz edilir. Özellikle cenazelerde de okunan Yuhanna İncil'inde. 1660 02:39:00,566 --> 02:39:04,412 Bunların ne zaman ve kim tarafından yazıldığının bilinmemesine gelince... 1661 02:39:04,540 --> 02:39:11,252 liberal Alman âlimler bile dört İncil'i de 1. yüzyılda havariler yazmış diyor. 1662 02:39:12,388 --> 02:39:15,437 Renan'ın "İsa'nın Hayatı" eserinin 13. baskısında... 1663 02:39:15,557 --> 02:39:18,877 dördüncü İncil'le ilgili bir tekzip görmüştüm sanki. 1664 02:39:20,308 --> 02:39:24,140 Doğru, uzmanların gerisinde kalmamak lazım. 1665 02:39:24,932 --> 02:39:28,409 Ama işin talihsiz yanı şu ki, dört İncil'imiz her ne olursa olsun... 1666 02:39:28,532 --> 02:39:31,716 hangi çağda, kim tarafından yazılmış olurlarsa olsunlar... 1667 02:39:31,867 --> 02:39:37,084 sizin için daha mantıklı, öğretinizle daha uyumlu başka bir İncil yok Olga. 1668 02:39:37,252 --> 02:39:39,427 Yok mu? Nasıl olmaz? 1669 02:39:39,555 --> 02:39:45,615 Hani beşincisi? Onda İsa yok, sadece hayvan kesimi ve askerlik öğretisi var. 1670 02:39:46,204 --> 02:39:49,580 Siz de mi başladınız? Ne ayıp! 1671 02:39:51,163 --> 02:39:56,355 Bilin ki siz ve müttefikleriniz Olga'ya böyle sataştıkça, ondan taraf olurum. 1672 02:39:58,139 --> 02:40:02,851 Olga, Hıristiyanlığa yönelik iyimser bir yaklaşımınız olduğundan eminim. 1673 02:40:03,684 --> 02:40:07,915 Sizin İncil'iniz bizimkiyle bir olmasa da yine aynı sayılır. 1674 02:40:09,171 --> 02:40:15,027 "Montesquieu'nün Özü", "Fénelon'un Özü" diye kitaplar yazılırdı ya eskiden... 1675 02:40:15,170 --> 02:40:20,427 siz ve üstatlarınız da "İncil'in Özü" diye bir şey oluşturmak istemişsiniz. 1676 02:40:20,835 --> 02:40:27,586 Ama ne yazık ki aranızdan hiç kimse şöyle bir risale yazmaya soyunmamış. 1677 02:40:27,738 --> 02:40:33,042 "Falanca ve filancanın öğretisi uyarınca Hıristiyanlığın özü." 1678 02:40:35,474 --> 02:40:40,906 Şöyle ilmihal gibi bir şey de lazım ki, bizim gibi... 1679 02:40:41,243 --> 02:40:45,666 basit insanlar, bütün bu farklı yorumlar arasında kaybolmayalım. 1680 02:40:45,778 --> 02:40:52,362 Kâh en önemli kısmın dağdaki vaazda olduğunu söylüyorlar... 1681 02:40:52,466 --> 02:41:00,506 kâh birden ilan ediyorlar ki öncelikle alın terimizle toprağımızı işlemek gerek. 1682 02:41:00,682 --> 02:41:04,634 Hâlbuki bu İncil'de değil, Yaratılış Kitabı'nda yer alıyor. 1683 02:41:04,906 --> 02:41:07,945 Orada doğum sancılarından da söz edilir. 1684 02:41:08,218 --> 02:41:12,514 Ama tabii bu bir emir değil, hazin bir kaderdir. 1685 02:41:14,242 --> 02:41:17,569 Kâh varımızı yoğumuzu yoksullara dağıtmamızı söylüyorlar... 1686 02:41:17,696 --> 02:41:21,625 kâh kimseye bir şey vermemek gerektiğini, çünkü para kötü bir şey... 1687 02:41:21,793 --> 02:41:25,691 ve insan kendisi ve ailesi haricinde başkalarına kötülük yapmamalı... 1688 02:41:25,825 --> 02:41:28,328 diğerleri için ancak çalışılabilir. 1689 02:41:28,447 --> 02:41:33,299 Kâh hiçbir şey yapmayıp sadece tefekküre dalmak gerektiği söyleniyor... 1690 02:41:34,467 --> 02:41:41,851 kâh kadının görevi dünyaya olabildiğince çok sağlıklı çocuk getirmektir diyorlar. 1691 02:41:42,091 --> 02:41:45,555 Sonra birdenbire bunların hepsinden vazgeçiliyor. 1692 02:41:47,227 --> 02:41:55,654 Sonra sıra soframıza geliyor. İlk adım olarak etten vazgeçmek gerek... 1693 02:41:55,794 --> 02:42:01,279 deniyor, ama neden ilk adım bu, bilen yok. 1694 02:42:01,842 --> 02:42:07,562 Sonra konyak ve tütün lanetleniyor, ardından krepler. 1695 02:42:09,546 --> 02:42:16,986 Şimdi de bir öğreniyoruz ki sevgili Ingrida, askerlik en büyük kötülükmüş... 1696 02:42:17,834 --> 02:42:22,359 ve Hristiyanın en önemli vazifesi askere gitmeyi reddetmekmiş. 1697 02:42:22,450 --> 02:42:26,953 Askerliğe kaydolmayanlar da böyle aziz olup çıkıyorlar işte. 1698 02:42:27,068 --> 02:42:33,129 Belki de saçmaladım iyice, ama hata bende değil. 1699 02:42:33,633 --> 02:42:36,505 Bütün bunların içinde kaybolmamak işten değil. 1700 02:42:38,385 --> 02:42:41,837 Ben de hakiki öğretimizin tutarlı şekilde özetlenmesi gerektiğini düşünüyorum. 1701 02:42:41,998 --> 02:42:45,070 - Evet. - Böyle bir çalışma yürütülüyormuş. 1702 02:42:46,165 --> 02:42:53,816 Onun bitmesini beklerken, lütfen birkaç kelimeyle söyler misiniz? 1703 02:42:54,086 --> 02:42:57,965 Size göre İncil'in özü nedir? 1704 02:43:00,206 --> 02:43:06,027 Bana göre çok açık: Kötülüğe şiddetle cevap vermeme ilkesidir. 1705 02:43:06,734 --> 02:43:10,869 - Peki tütünle bunun alakasını nasıl kuruyorsunuz? -Ne tütünü? 1706 02:43:11,405 --> 02:43:16,093 Olga, şiddetsizlik ilkesini, tütünden, şaraptan... 1707 02:43:16,237 --> 02:43:20,573 etten, cinsel ilişkiden uzak durma tavrına bağlayan nedir? 1708 02:43:20,693 --> 02:43:22,729 Aradaki bağlantı bana göre çok açık. 1709 02:43:22,861 --> 02:43:25,709 Bütün bu çarpık alışkanlıklar insanı sersemleştirir ve... 1710 02:43:25,821 --> 02:43:29,868 aklının veya vicdanının sesini susturur. Bu yüzden savaş alanına... 1711 02:43:29,996 --> 02:43:34,972 - yollamadan önce askerleri sarhoş ederler. -Hele yenilecekleri bir savaşsa. 1712 02:43:36,069 --> 02:43:40,636 Şiddetsizlik ilkesi kendi başına önemli, diğer kısıtlamaları meşru kılsın kılmasın. 1713 02:43:42,220 --> 02:43:50,313 Size göre Olga, kötülüğe şiddetle karşı koymazsak, kendiliğinden kaybolur. 1714 02:43:50,972 --> 02:43:55,653 Yani şu an kötülüğün var olmasının tek sebebi, ona karşı koymamız... 1715 02:43:55,815 --> 02:43:58,139 ya da ona karşı tedbirler alıyor olmamız. 1716 02:43:58,252 --> 02:44:01,532 Bunlar olmasa, ona özgü gerçek bir gücü yok aslında. 1717 02:44:01,709 --> 02:44:05,524 Gerçekte kötülük diye bir şey yok, ancak biz onun var olduğu gibi... 1718 02:44:05,646 --> 02:44:10,203 yanlış bir şeye inandığımız, buna göre davrandığımız için var oluyor. Öyle mi? 1719 02:44:14,180 --> 02:44:17,115 - Olga? - Evet. 1720 02:44:17,900 --> 02:44:20,363 Ama kötülük gerçekte yoksa... 1721 02:44:20,483 --> 02:44:25,083 İsa'nın tarihsel görevinde bu kadar başarısız olmasını nasıl açıklıyorsunuz? 1722 02:44:25,235 --> 02:44:29,467 Sizin görüşünüze göre, tamamen başarısız olmuş, sonuçsuz kalmış. 1723 02:44:29,699 --> 02:44:33,371 Daha doğrusu, iyilikten çok kötülüğün çoğalmasına yol açmış. 1724 02:44:33,510 --> 02:44:36,546 - Neden ki? - Çok tuhaf bir soru! 1725 02:44:38,210 --> 02:44:43,578 Ama İsa'nın hakiki iyiliği herkesten çok daha açıklıkla, güçle ve azimle... 1726 02:44:43,762 --> 02:44:48,154 - savunmuş olduğunu kabul ediyorsunuz. Bunda hemfikir miyiz? -Evet. 1727 02:44:48,834 --> 02:44:53,250 Hakiki iyilik de kötülüğe şiddetle karşı koymamaktan ibaret. 1728 02:44:53,370 --> 02:44:56,530 Yani hayal ürünü bir kötülüğe, zira hakiki kötülük yok. 1729 02:45:03,272 --> 02:45:06,924 İsa bunu savunmakla kalmadı, bu iyiliğin gereklerini... 1730 02:45:07,068 --> 02:45:11,115 sonuna kadar yerine getirerek direnç göstermeden şehit oldu. 1731 02:45:11,211 --> 02:45:14,331 Size göre İsa öldü ve yeniden dirilmedi. Fevkalade. 1732 02:45:14,651 --> 02:45:19,981 Onu örnek alan binlerce çömezi de aynı kaderi yaşadı. Fevkalade. 1733 02:45:20,379 --> 02:45:22,691 Peki bu nasıl bir sonuç doğurdu size göre? 1734 02:45:23,955 --> 02:45:28,403 Ne olsun isterdiniz? Bu yaptıklarına mükafat olarak melekler o şehitlerin... 1735 02:45:28,547 --> 02:45:33,980 başına pırıl pırıl taçlar koyup onları cennet bahçelerine mi oturtsaydı? 1736 02:45:34,498 --> 02:45:37,027 Yok canım, niye böyle dediniz ki? 1737 02:45:37,211 --> 02:45:41,243 Hiç şüphesiz benim kadar siz de hayatta veya değil, bütün yakınlarınız... 1738 02:45:41,323 --> 02:45:44,634 en iyi, en güzel şeyleri elde etsin isterdiniz. 1739 02:45:44,802 --> 02:45:47,355 Ama burada mesele bizim ne istediğimiz değil, size göre... 1740 02:45:47,538 --> 02:45:52,578 İsa'nın ve çömezlerinin vaazları ve fedakârlıklarının neler doğurduğu. 1741 02:45:55,731 --> 02:45:58,397 Kim için neler doğurduğu? Onlar için mi? 1742 02:46:01,290 --> 02:46:05,018 Onlar için sonucun zalimce bir ölüm olduğunu biliyoruz. 1743 02:46:05,146 --> 02:46:08,938 Ama ahlaki kahramanlıklarına bakılırsa, bile isteye girmişler bu yola. 1744 02:46:09,042 --> 02:46:15,442 Parlak taçlar elde etmek için değil, bütün insanlığa iyilik yapmak için. 1745 02:46:16,297 --> 02:46:21,934 O hâlde soruyorum: Bu insanların şehadeti insanlığa ne kazandırdı? 1746 02:46:23,745 --> 02:46:28,025 Şu eski özdeyişe göre, "Şehitlerin kanı, Kilise'nin dölüdür." 1747 02:46:31,479 --> 02:46:36,296 Bu aslen doğru, ama size göre, Kilise hakiki Hıristiyanlığı çarpıtıp öldürdü. 1748 02:46:36,408 --> 02:46:39,272 Öyle ki Hıristiyanlık, insanlık tarafından neredeyse tümden unutuldu... 1749 02:46:39,369 --> 02:46:42,881 ve 18 yüzyılın ardından her şeyi baştan kurmak gerekti. 1750 02:46:43,104 --> 02:46:47,032 - Tabii daha başarılı olma güvencesi de yok, yani hiç ümit yok. -Neden ümit yok? 1751 02:46:48,465 --> 02:46:53,521 İsa'nın ve ilk Hıristiyan nesillerinin bu yola baş koyduklarını... 1752 02:46:53,642 --> 02:46:58,575 ve bu uğurda canlarını verdiklerini inkar etmiyorsunuz herhâlde. 1753 02:46:58,712 --> 02:47:02,152 Sizin görüşünüze göre, bunun sonucunda bir şey olmamışsa... 1754 02:47:02,256 --> 02:47:05,520 başka bir sonuç beklemek için ne dayanak olabilir? 1755 02:47:05,852 --> 02:47:10,549 Bütün bunların kurucular, sapkınlar, yıkıcılar ve reformcular için... 1756 02:47:10,660 --> 02:47:14,277 herkes için aynı, gayet açık ve sabit bir sonucu olmuş. 1757 02:47:14,397 --> 02:47:18,101 Tümü de size göre, geçmişte ölmüşler, şu an ölüyorlar, gelecekte de ölecekler. 1758 02:47:18,185 --> 02:47:20,861 İyilik davasından, hakikatin vaaz edilmesinden çıkan... 1759 02:47:20,965 --> 02:47:25,147 ve bundan sonra da hep çıkacak olan tek sonuç ölüm olmuş. 1760 02:47:27,532 --> 02:47:31,519 Bu ne anlama geliyor? Ne tuhaf... 1761 02:47:31,980 --> 02:47:37,860 Var olmayan kötülük hep galip geliyor, iyilik ise hiçlikte yok oluyor. 1762 02:47:51,580 --> 02:47:55,639 - Ama kötüler de ölmüyor mu? - Ölüyor, hem de pek çok. 1763 02:47:56,451 --> 02:48:00,683 Ama kötülüğün gücü, ölümün hükümranlığıyla teyit edilirken... 1764 02:48:00,827 --> 02:48:05,155 iyiliğin gücü, tam tersine, ölüm tarafından yalanlanıyor. 1765 02:48:05,283 --> 02:48:09,659 Aslında kötülüğün iyilikten daha güçlü olduğu apaçık ortada. 1766 02:48:09,787 --> 02:48:15,805 Bu tek gerçek olarak kabul edilirse, dünya kötü bir yaratımın eseri demektir. 1767 02:48:17,459 --> 02:48:21,389 Peki ama gündelik hayatta gerçek dünyada yaşadığını varsayan... 1768 02:48:21,532 --> 02:48:26,610 ve sonuçta kötülüğün iyiliğe göre üstünlüğünü gören insanlar... 1769 02:48:26,768 --> 02:48:32,866 nasıl kötülüğün var olmadığını, onunla savaşmak gerekmediğini söylüyorlar? 1770 02:48:33,490 --> 02:48:35,586 Bunu aklım almıyor bir türlü. 1771 02:48:38,353 --> 02:48:40,932 Olga'nın imdadıma koşmasını bekliyorum. 1772 02:48:46,114 --> 02:48:49,805 Siz bu işin içinden nasıl çıkıyorsunuz önce siz söyleyin. 1773 02:48:50,578 --> 02:48:52,986 Gayet basit. Kötülük vardır. 1774 02:48:54,099 --> 02:48:58,770 Sadece iyiliğin olmadığı yerde değil, varlığın her alanında... 1775 02:48:58,914 --> 02:49:03,465 düşük unsurların üstün unsurlara baskın olmasıyla da ortaya çıkar. 1776 02:49:04,857 --> 02:49:06,489 Bireysel kötülük vardır. 1777 02:49:07,099 --> 02:49:11,065 İnsanın düşük yanının, hayvani ve vahşi arzularının... 1778 02:49:11,192 --> 02:49:14,184 ruhunun en yüce amaçlarına zıt düşmesi... 1779 02:49:14,313 --> 02:49:19,137 ve insanların ezici çoğunluğunda, baskın gelmesiyle ortaya çıkar. 1780 02:49:19,241 --> 02:49:25,040 Toplumsal kötülük vardır: Bireysel olarak kötülüğe boyun eğmiş... 1781 02:49:25,194 --> 02:49:30,169 insan topluluklarında, daha iyi olanların kurtarma çabalarının başarısız olmasıdır. 1782 02:49:30,289 --> 02:49:34,015 İnsanda bir de bedensel kötülük vardır. 1783 02:49:34,720 --> 02:49:39,416 Bedenin düşük, maddi unsurlarının, muhteşem organizma suretinde... 1784 02:49:39,528 --> 02:49:45,232 her şeyi bir araya getiren canlı ve ışıl ışıl güce, bu surete ters düşüp... 1785 02:49:45,336 --> 02:49:49,808 onu kırması, üstün olan her şeyin gerçek temelini yok etmesidir. 1786 02:49:49,912 --> 02:49:52,656 Bu kötülüğün en uç noktasıdır, adı da ölümdür. 1787 02:49:55,098 --> 02:49:59,544 Eğer uç noktadaki bu bedensel kötülüğün zaferinin nihai ve mutlak... 1788 02:49:59,688 --> 02:50:04,431 olduğunu kabul edersek, iyiliğin toplumsal, bireysel ve ahlaki alandaki... 1789 02:50:04,553 --> 02:50:09,103 zahirî zaferlerinin hiçbirini gerçek bir başarı olarak göremeyiz. 1790 02:50:09,239 --> 02:50:13,775 Diyelim ki iyi bir adam, mesela Sokrates... 1791 02:50:14,311 --> 02:50:18,607 hem içindeki düşmanları, yani zararlı tutkularını yenmiş... 1792 02:50:19,097 --> 02:50:26,127 hem de halk düşmanlarını ikna edip düzeltmiş, Yunan şehir düzenini kurmuş. 1793 02:50:28,528 --> 02:50:34,487 Kötülük, varlığın en derin katmanında hayatın temellerini tümden koparacaksa... 1794 02:50:34,607 --> 02:50:38,512 kötülüğe karşı böyle geçici ve yüzeysel zaferlerin ne anlamı kalır? 1795 02:50:39,553 --> 02:50:44,038 Ya asıl galipler bedensel çürümeyi sağlayan mikroplarsa? 1796 02:50:45,366 --> 02:50:51,190 Hiçbir ahlak eseri böyle bir umutsuzluğa ve karamsarlığa karşı bizi koruyamaz. 1797 02:50:52,078 --> 02:50:56,477 Bunları önceden de duymuştuk. Peki siz umutsuzluktan nasıl sakınıyorsunuz? 1798 02:51:04,886 --> 02:51:08,637 Tek bir dayanağımız olabilir, o da gerçek anlamda yeniden diriliş. 1799 02:51:12,206 --> 02:51:16,141 Biliyoruz ki iyi ile kötü arasındaki mücadele sadece ruhta ve toplumda... 1800 02:51:16,292 --> 02:51:21,844 değil, daha derinlerde, fiziksel dünyada da olur. Ve biliyoruz ki... 1801 02:51:21,949 --> 02:51:27,513 geçmişte bir şahsın yeniden dirilişiyle hayatın iyi ilkesi bir zafer kazanmış. 1802 02:51:27,869 --> 02:51:32,604 Tek bir beklentimiz var: Hepimizin dirilişiyle gelecek zaferler. 1803 02:51:33,177 --> 02:51:38,611 Burada kötülük de anlamını, varlığının nihai açıklamasını bulur... 1804 02:51:38,740 --> 02:51:42,875 ve iyiliğin gerçekleşmesine, artmasına, zafer kazanmasına hizmet eder. 1805 02:51:42,988 --> 02:51:48,370 Ölüm, fani hayattan güçlüyse, ebedi hayat için dirilmek ikisinden de güçlüdür. 1806 02:51:49,122 --> 02:51:55,259 Tanrı'nın krallığı, dirilişle birlikte zafer kazanan hayatın hükümranlığıdır. 1807 02:51:55,690 --> 02:51:59,426 İşte bu hayatta iyilik etkili, tamamına ermiş ve belirleyicidir. 1808 02:52:00,099 --> 02:52:03,059 İsa'nın bütün gücü, bütün eseri oradadır. 1809 02:52:03,175 --> 02:52:06,874 Bize olan hakiki sevgisi ve bizim O'na olan sevgimiz orada ortaya çıkar. 1810 02:52:06,994 --> 02:52:10,026 Geri kalan her şey olaylardır, yoldur, aşamalardır. 1811 02:52:11,818 --> 02:52:14,969 Seçilmiş Kişi'nin gerçekten dirildiğine inanmadan... 1812 02:52:15,216 --> 02:52:19,569 ve hepimizin ileride dirilmesi beklentisi olmadan Tanrı'nın krallığı... 1813 02:52:19,656 --> 02:52:24,280 lafta kalır ve bundan ancak ölümün krallığı sonucu çıkar. 1814 02:52:25,177 --> 02:52:26,472 Nasıl yani? 1815 02:52:31,263 --> 02:52:36,511 Ölüm olgusunu herkesin gördüğü şekilde kabul ederek... 1816 02:52:36,623 --> 02:52:40,320 bütün insanların öldüğünü ve öleceğini kabullenerek... 1817 02:52:40,447 --> 02:52:45,507 ölümü size göre istisnası olmayan mutlak bir kanun halinde yüceltiyorsunuz. 1818 02:52:45,923 --> 02:52:51,840 Ölümün mutlak kanun gücünde olduğu bu dünya ölümün krallığı olabilir ancak. 1819 02:52:52,455 --> 02:52:55,262 O halde Tanrı'nın yeryüzündeki krallığı dediğiniz şey... 1820 02:52:55,384 --> 02:52:59,759 ölümün krallığını tanımlayan boş ve keyfî bir örtmece değilse nedir? 1821 02:53:00,039 --> 02:53:05,423 Bence de boş, zira bilinen bir değerin yerine bilinmeyen bir değer geçemez. 1822 02:53:05,823 --> 02:53:09,175 Tanrı'yı gören olmadı, krallığı nasıl bir şeydir bilen yok... 1823 02:53:10,470 --> 02:53:13,830 ama hepimiz insanların ve hayvanların öldüğünü gördük... 1824 02:53:14,071 --> 02:53:18,143 ve bu dünyanın egemeni olan ölümün elinden kimse kaçamaz, biliyoruz. 1825 02:53:18,431 --> 02:53:21,327 O zaman neden bu "a"nın yerine "x" değerini koyalım? 1826 02:53:21,447 --> 02:53:26,111 Bunun tek sonucu, kargaşa yaratmak ve minikleri dehşete düşürmek olur. 1827 02:53:26,965 --> 02:53:29,061 Neden söz ediyoruz anlamıyorum. 1828 02:53:30,405 --> 02:53:33,414 Ölüm elbette çok ilginç bir olay. 1829 02:53:34,125 --> 02:53:37,799 Dünyadaki canlılarda sürekli görülen, her biri için kaçınılmaz olan... 1830 02:53:37,922 --> 02:53:41,103 bir olgu olarak buna kanun denebilir hiç şüphesiz. 1831 02:53:41,223 --> 02:53:43,911 Bu kanunun mutlak niteliğinden de söz edilebilir. 1832 02:53:44,143 --> 02:53:48,216 Ne de olsa şimdiye dek buna bir istisna olduğu gözlemlenmemiştir. 1833 02:53:49,982 --> 02:53:54,951 Ama bunun hakiki Hıristiyanlık öğretisi için nasıl yaşamsal önemi olabilir ki? 1834 02:53:55,112 --> 02:54:00,318 Öğreti, şu an ne yapmamız gerektiğine dair vicdanımızın sesiyle konuşur ancak. 1835 02:54:02,966 --> 02:54:08,606 Vicdanımız yapmaya veya yapmamaya gücümüz olan şeylerle ilgilenebilir. 1836 02:54:10,598 --> 02:54:15,172 Bu yüzden vicdanımız ölüm konusunda sessiz kalır, bir şey diyemez. 1837 02:54:16,190 --> 02:54:20,840 Gündelik hayatımızda yaşadığımız duygu ve arzular bakımından önemli olsa da... 1838 02:54:22,350 --> 02:54:29,310 ölüm bizim irademizin dışındadır, o yüzden bizim için ahlaki anlamı olamaz. 1839 02:54:30,214 --> 02:54:34,965 Bu anlamda, ölüm kötü hava kadar dışsal bir olgudur. 1840 02:54:35,957 --> 02:54:41,001 Havanın ara sıra kötü olması ve buna maruz kalmam kaçınılmaz diye... 1841 02:54:41,237 --> 02:54:45,524 Tanrı'nın krallığı yerine "kötü havanın krallığı" mı demem lazım? 1842 02:54:46,485 --> 02:54:50,461 Elbette ki hayır. Öncelikle kötü hava ancak Londra'da egemen olabilir. 1843 02:54:51,821 --> 02:54:56,693 Burada Transilvanya'da onun krallığı umurumuzda olmaz bizim. 1844 02:54:57,130 --> 02:54:59,901 Ayrıca yaptığınız karşılaştırma geçersiz... 1845 02:55:00,079 --> 02:55:03,548 çünkü kötü havada bile Tanrı'yı övebilir, onun krallığını hissedebiliriz. 1846 02:55:03,920 --> 02:55:06,764 Oysa kutsal kitaplara göre, ölüler Tanrı'yı övemez. 1847 02:55:06,907 --> 02:55:10,419 İşte bu yüzden, ekselanslarının da belirttiği gibi... 1848 02:55:10,547 --> 02:55:14,884 bu kederli dünyaya Tanrı'nın krallığı değil, ölümün krallığı adı uygun düşer. 1849 02:55:17,812 --> 02:55:23,172 İnsaf! Ne diye sürekli adlandırmalardan söz ediyorsunuz? 1850 02:55:23,308 --> 02:55:27,086 Çok sıkıcı oldu! Hem bu bir adlandırma meselesi mi? 1851 02:55:27,236 --> 02:55:33,060 Olga, Tanrı'nın krallığı ve adaleti derken ne kastediyorsunuz söylesenize. 1852 02:55:34,508 --> 02:55:38,756 Bana göre, insanların sadece kendi vicdanlarının izinden gittiği... 1853 02:55:38,884 --> 02:55:44,107 ve böylece onlara saf iyiliği lütfeden Tanrı'nın iradesini gerçekleştirdiği yer. 1854 02:55:46,208 --> 02:55:51,611 Size göre vicdanın sesi de bize sadece şu an yapmamız gereken şeyi söyler. 1855 02:55:53,195 --> 02:55:57,955 - Elbette. -Vicdanınız mesela gençken, şimdi çoktan ölmüş birilerine... 1856 02:55:57,979 --> 02:56:02,125 yaptığınız, ama yapmamanız gereken şeylerden söz etmez mi hiç? 1857 02:56:03,675 --> 02:56:07,867 Bu hatırlatmalar, bir daha benzer bir şey yapmamam gerektiğini gösterir. 1858 02:56:08,115 --> 02:56:10,460 Tam olarak öyle değil, ama uzatmaya gerek yok. 1859 02:56:10,628 --> 02:56:15,640 Sadece vicdanın daha bariz başka bir sınırı olduğunu hatırlatmak isterim. 1860 02:56:16,752 --> 02:56:21,418 Ahlakçılar çoktandır, vicdanın sesini Sokrates'e eşlik eden ve onu... 1861 02:56:21,586 --> 02:56:27,002 ayıplanacak hareketler yapmaktan koruyan o cin veya iblisle karşılaştırıyor. 1862 02:56:27,125 --> 02:56:31,066 Ama o ne yapması gerektiğini olumlu bir şekilde söylemiyordu hiç. 1863 02:56:31,170 --> 02:56:34,065 - Vicdan için de aynı şey söylenebilir. - Nasıl yani? 1864 02:56:34,641 --> 02:56:38,291 Vicdanım mesela bazı ihtiyaç veya tehlike durumlarında... 1865 02:56:38,393 --> 02:56:42,084 - yakınıma yardım etmemi söylemez mi? - Bunu söylemenize memnun oldum. 1866 02:56:42,930 --> 02:56:49,984 Örnekleri incelerseniz, vicdanın rolünün de olumsuz olduğunu görürsünüz. 1867 02:56:50,123 --> 02:56:56,940 Vicdan, sadece yakınınızın zor anında eylemsiz, kayıtsız kalmamanızı ister... 1868 02:56:57,068 --> 02:57:00,436 ama yakınınız için tam olarak neyi, nasıl yapmanız gerektiğini... 1869 02:57:00,572 --> 02:57:02,893 - tek başına vicdan söylemez size. - Doğru... 1870 02:57:04,293 --> 02:57:09,068 çünkü ne yapacağım duruma, kendi durumuma, yakınımın durumuna bağlıdır. 1871 02:57:09,636 --> 02:57:15,476 Elbette, ama koşulların ve durumların değerlendirilip kavranması... 1872 02:57:15,596 --> 02:57:19,299 vicdanın değil, zihnin vazifesidir. 1873 02:57:20,571 --> 02:57:23,468 Aklı vicdandan ayırmak mümkün mü? 1874 02:57:23,667 --> 02:57:29,042 Ayırmak şart değil, ama ayırt etmek gerek, çünkü gerçek hayatta... 1875 02:57:29,155 --> 02:57:34,748 bazen ayrılık değil, ama zihin ile vicdan arasında zıtlık olabilir. 1876 02:57:35,347 --> 02:57:38,988 İkisi aynı şey olsaydı, o zaman nasıl olur da zihin... 1877 02:57:39,125 --> 02:57:43,875 ahlaka yabancı, hatta düpedüz ahlaksızca eylemlere de destek verirdi? 1878 02:57:44,019 --> 02:57:45,979 Halbuki oluyor böyle şeyler, değil mi? 1879 02:57:46,171 --> 02:57:50,627 Hatta zihin yoluyla birine yardım da edebiliriz, ama namussuz şekilde. 1880 02:57:51,643 --> 02:57:59,147 Mesela ihtiyacı olan birini yedirip içirerek ona bir sürü hayır yapsam... 1881 02:57:59,258 --> 02:58:04,580 sonra bunların karşılığında, bir düzenbazlık veya kötü bir eylem için... 1882 02:58:04,708 --> 02:58:07,426 ihtiyacım olan suç ortağına dönüştürürsem o adamı? 1883 02:58:09,666 --> 02:58:13,123 Evet, bu basit bir durum, ne sonuç çıkarıyorsunuz bundan? 1884 02:58:14,196 --> 02:58:20,225 Eğer vicdanın sesi, bizi uyarıp kınamak için önem taşısa da... 1885 02:58:20,378 --> 02:58:26,025 harekete geçmek üzere bize olumlu ve belirli göstergeler sunmuyorsa... 1886 02:58:26,145 --> 02:58:31,132 ve eğer iyi niyetimiz, zihnin hizmetlerine ihtiyaç duyuyorsa... 1887 02:58:31,276 --> 02:58:37,421 oysa zihin de pek güvenilir bir hizmetkar değilse, hem iyiye hem kötüye... 1888 02:58:37,446 --> 02:58:44,108 hizmet etmeye her an hazır ise, o durumda, Tanrı'nın iradesini... 1889 02:58:44,268 --> 02:58:51,803 yerine getirip Tanrı'nın krallığına ulaşmak için, vicdan ve zihin dışında... 1890 02:58:51,947 --> 02:58:56,634 - üçüncü bir şey daha gerekiyor. - Peki size göre nedir bu? 1891 02:59:08,194 --> 02:59:10,650 Kısaca söylemek gerekirse, iyilik ilhamı... 1892 02:59:11,265 --> 02:59:15,481 ya da içimizdeki ve üstümüzdeki iyilik ilkesinin olumlu ve doğrudan eylemi. 1893 02:59:15,841 --> 02:59:19,177 Böyle yukarıdan gelen rehberlikle... 1894 02:59:19,329 --> 02:59:23,719 vicdan da, zihin de iyiliğin hizmetine koşan güvenilir yardımcılar olur. 1895 02:59:23,847 --> 02:59:29,631 Ahlak da, güven vermeyen "görgü" yerine, iyilik içinde yaşama dönüşür. 1896 02:59:29,749 --> 02:59:34,735 Yani insanın bir bütün olarak organik gelişimi ve mükemmelleşmesi... 1897 02:59:34,839 --> 02:59:42,302 İçinde ve dışında, hem birey, hem toplum, hem halk, hem insanlık. 1898 02:59:43,134 --> 02:59:47,970 İnsan dirilen geçmiş ile ete kemiğe bürünmüş geleceğin canlı birliğinde... 1899 02:59:48,138 --> 02:59:52,754 Tanrı'nın krallığının ebedî şimdisinde bulur kendini. Krallık yine yeryüzündedir... 1900 02:59:52,874 --> 02:59:57,746 ama yeni bir gökyüzüyle sevgi içinde birleşmiş yeni bir yeryüzünde. 1901 03:00:04,601 --> 03:00:08,209 Böyle şiirsel mecazlara hiçbir itirazım yok... 1902 03:00:08,817 --> 03:00:13,170 ama neden İncil'in özüne uyarak ilahi iradeyi yerine getiren insanlarda... 1903 03:00:13,345 --> 03:00:16,722 "iyilik ilhamı" dediğiniz şeyin olmadığını düşünüyorsunuz? 1904 03:00:16,842 --> 03:00:21,456 Onların eylemlerinde bu ilhamın göstergelerini görmüyorum. 1905 03:00:21,792 --> 03:00:28,927 Özgür ve ölçüsüz sevgi aktarımı yok, zira Tanrı ölçerek vermez hiçbir şeyi. 1906 03:00:29,088 --> 03:00:33,827 Tohum halinde de olsa, bu lütuflara sahip olma hissinden kaynaklanan... 1907 03:00:33,936 --> 03:00:35,840 o iyicil ve neşeli huzuru da göremiyorum. 1908 03:00:36,216 --> 03:00:41,727 Ama sanırım en çok da bunu gereksiz gördüğünüz için dini ilham yok sizde. 1909 03:00:43,660 --> 03:00:48,398 İyilik sadece kurallara uymakla sınırlı tutuluyorsa, burada ilham nerede? 1910 03:00:48,560 --> 03:00:54,255 Kurallar baştan verilmiş bir kere, herkes için aynı ve sabit. 1911 03:00:54,415 --> 03:00:58,343 Bu kuralı veren kişi uzun zaman önce ölmüş... 1912 03:00:58,671 --> 03:01:04,683 ve size göre, dirilmemiş. Dolayısıyla bizim için yaşayan, şahsi bir varlığı yok. 1913 03:01:05,587 --> 03:01:13,782 Kadim ve mutlak iyilik, size doğrudan ilham verip aydınlatabilecek... 1914 03:01:14,180 --> 03:01:17,381 ışıkların ve ruhların babası gibi görünmüyor... 1915 03:01:17,645 --> 03:01:24,789 sizinki daha çok sizi, paralı çalışanlarını bağına baksınlar diye gönderen... 1916 03:01:24,925 --> 03:01:31,468 yurt dışında yaşarken de oradan gelirini talep eden cimri bir efendi gibi. 1917 03:01:33,628 --> 03:01:37,061 Sanki bu imgeyi biz keyfi yaratmışız gibi! 1918 03:01:37,953 --> 03:01:45,379 Hayır, ama keyfi şekilde bunu insanın Tanrı ile ilişkisi için üst ölçüt kılıyor... 1919 03:01:45,523 --> 03:01:49,155 keyfi şekilde İncil'i özünden koparıyorsunuz. 1920 03:01:49,630 --> 03:01:57,221 Böylece insan ile Tanrı ilişkisinin hakiki ölçüsünü yaşatan varis oğul siliniyor. 1921 03:01:57,765 --> 03:02:01,325 Bir tek efendi, efendiye karşı yükümlülükler, efendinin arzusu... 1922 03:02:01,451 --> 03:02:04,837 kalıyor geriye. Size şu kadarını söyleyeyim. 1923 03:02:06,906 --> 03:02:13,181 Efendiniz size sorumluluklar dayatıp arzusunu yerine getirmenizi istedikçe... 1924 03:02:13,709 --> 03:02:19,032 onun gerçek efendi mi, yoksa düzenbaz mı olduğunu bana ispat edemezsiniz. 1925 03:02:21,486 --> 03:02:27,077 Ya efendinin taleplerinin en saf iyiliği ifade ettiğini vicdan ve aklımla biliyorsam? 1926 03:02:27,237 --> 03:02:31,240 Affedersiniz, bunu demek istememiştim. Efendinin iyilik yapmanızı... 1927 03:02:31,372 --> 03:02:35,476 talep etmesine itirazım yok, ama bu onun iyi olduğunu gösterir mi? 1928 03:02:36,945 --> 03:02:39,061 Başka ne olabilir ki? 1929 03:02:40,213 --> 03:02:43,544 Birinin iyiliğini gösteren şeyin başkalarından beklentileri değil... 1930 03:02:43,679 --> 03:02:46,312 kendisinin ne yaptığı olduğunu düşünmüşümdür hep. 1931 03:02:48,624 --> 03:02:52,489 Bu mantıken açık değilse sizin için, tarihten somut bir örnek vereyim. 1932 03:02:53,351 --> 03:02:59,391 Moskovalı Çar Korkunç İvan meşhur bir mektupta, Prens Andrey Kurbski'den... 1933 03:02:59,519 --> 03:03:03,494 en yüce erdemi ve en büyük ahlaki kahramanlığı göstererek... 1934 03:03:03,647 --> 03:03:09,697 kötülüğe karşı gelmeden hakikat uğruna şehit olmayı kabul etmesini ister. 1935 03:03:10,159 --> 03:03:13,879 Burada prensten istediği şeye bakılırsa, efendinin iyi bir niyeti var... 1936 03:03:14,015 --> 03:03:19,711 ama iyiliği talep eden bu efendinin iyi olduğuna dair bir kanıt değil bu. 1937 03:03:19,992 --> 03:03:23,829 Hakikat uğruna acı çekmek en yüce ahlaki erdem olsa da... 1938 03:03:24,013 --> 03:03:26,776 bu, Korkunç İvan'ın iyilik hanesine yazılmıyor... 1939 03:03:26,973 --> 03:03:30,572 çünkü bu örnekte o şehit değil, cellat, değil mi? 1940 03:03:37,749 --> 03:03:39,476 Bununla ne demek istiyorsunuz? 1941 03:03:46,629 --> 03:03:51,307 Efendinizin ırgatlarına gönderdiği talimatlardaki sözlerine bakmadan... 1942 03:03:51,435 --> 03:03:54,667 kendi eylemlerinden dolayı iyi olduğunu bana ispatlamadığınız sürece... 1943 03:03:54,795 --> 03:03:59,929 o uzaklarda yaşayan, diğerlerinin iyilik yapmasını bekleyip kendi yapmayan... 1944 03:04:00,030 --> 03:04:02,905 herkese sorumluluklar yükleyen, ama sevgi göstermeyen... 1945 03:04:03,017 --> 03:04:08,001 yabancı diyarda gizlice yaşayıp kendini size göstermeyen... 1946 03:04:08,130 --> 03:04:14,530 - bu mesafeli efendinizin ancak bu asrın Tanrı'sı olduğuna inanacağım. -Ne feci! 1947 03:05:00,582 --> 03:05:03,389 VI MADELEINE 1948 03:05:07,553 --> 03:05:13,152 Verdi'den alıntı yaptım. Her lirik parçayı listeliyorum böyle. 1949 03:05:13,486 --> 03:05:15,293 Biliyorum, tam bir müzik sevdalısısınız. 1950 03:05:15,372 --> 03:05:18,725 Baküs'e adanmış. Şunu tahmin edin, bakalım bilebilecek misiniz? 1951 03:05:22,446 --> 03:05:26,198 Müsaade eder misiniz? Judith? 1952 03:05:31,405 --> 03:05:35,902 Bir soru daha. Albay nasıl? Biraz sakinleşti mi? 1953 03:05:36,030 --> 03:05:39,837 Evet, daha iyi. Yarın Doktor Blumenfeld gelecek. 1954 03:05:39,946 --> 03:05:43,533 - Yarın geliyor demek, güzel. İyi bir doktormuş galiba. -Evet. 1955 03:05:44,293 --> 03:05:48,462 Bir şey daha rica edeceğim. Kapı sürekli kapalı durursa daha iyi olur. 1956 03:05:48,838 --> 03:05:50,342 Tabii, elbette. 1957 03:06:15,484 --> 03:06:17,004 Evet Edouard. 1958 03:07:24,842 --> 03:07:29,874 Bakın, müzikle birlikte Istvan girdi içeri. Fevkalade! 1959 03:07:30,939 --> 03:07:32,411 Çok güzeldi. 1960 03:07:33,498 --> 03:07:38,274 Teşekkürler. Beyler, sizi beklerken böyle bir ara vermiş olduk. 1961 03:07:38,362 --> 03:07:44,234 - Daima emrinize amadeyiz. -Elimizde konyak olmasa, alkışlardık. 1962 03:07:46,566 --> 03:07:48,202 - Teşekkürler. - Kusura bakmayın. 1963 03:07:49,673 --> 03:07:54,938 Müzik molasını kesmek istemem, ama bütün ruhumla sohbetimize dönmek... 1964 03:07:55,057 --> 03:08:00,529 - ve herhangi bir talihsiz yanlış anlamanın önüne geçmek isterim. -Tabii. 1965 03:08:00,913 --> 03:08:07,297 Hiç şüphem yok Olga, iyi niyetle hata yapıp bir düzenbazı Tanrı sanmışsınız. 1966 03:08:07,417 --> 03:08:12,274 Düzenbazın becerikliliği sizin için yabana atılmayacak hafifletici sebep. 1967 03:08:12,395 --> 03:08:17,361 Ben de durumu hemen anlayamadım, ama şimdi hiç şüphem kalmadı. 1968 03:08:17,465 --> 03:08:24,168 İyiliğin yanıltıcı, ayartıcı maskesine baktığımda ne hissettiğimi anlayacaksınız. 1969 03:08:24,280 --> 03:08:27,717 - Şiirden de hiç uzak duramıyorsunuz. - Sizi temin ederim ki... 1970 03:08:27,829 --> 03:08:32,144 - Çok incitici! - Emin olun hiç incinmiş değilim. 1971 03:08:33,373 --> 03:08:36,405 Oldukça ilginç genel bir soru yöneltildi... 1972 03:08:36,509 --> 03:08:40,133 ama ne gariptir ki muhatabım bu sorunun ancak beni ilgilendirdiğini... 1973 03:08:40,237 --> 03:08:43,909 sanıyor, kendisini de ilgilendirdiğini anlamıyor. 1974 03:08:44,533 --> 03:08:50,917 Efendimin yapmış olduğu ve onun kötülük değil, iyilik unsuru olduğunu... 1975 03:08:51,029 --> 03:08:54,285 ispatlayan iyi eylemlerini göstermekle görevlendirdiniz beni. 1976 03:08:54,395 --> 03:08:59,268 Siz efendinizin benimkiyle paylaşmadığı hangi iyiliğini gösterebilirsiniz peki? 1977 03:08:59,372 --> 03:09:04,052 Bir tanesini gösterdi ya, her şey de onu dayanak alıyor zaten. 1978 03:09:04,602 --> 03:09:09,101 - Hangisi? -Somut dirilişle kötülük üstünde elde edilen somut zafer. 1979 03:09:09,228 --> 03:09:13,076 Tekrar ediyorum, ancak orada Tanrı'nın gerçek krallığı bize sunulur. 1980 03:09:13,228 --> 03:09:17,796 O olmadan, ölümün, günahın ve onların yaratıcısı Şeytan'ın krallığı olur ancak. 1981 03:09:18,372 --> 03:09:24,300 Mecazi değil, kitabi anlamda Diriliş: Hakiki Tanrı'nın sıfatı, unvanı budur. 1982 03:09:25,028 --> 03:09:27,975 Evet, eğer böyle bir mitolojiye inanmayı yeğliyorsanız! 1983 03:09:28,467 --> 03:09:32,170 Ben ispatlanabilir olgular istiyorum sizden, inançlar değil. 1984 03:09:32,299 --> 03:09:37,411 Olga, ikimiz de aynı inançtan, bir bakıma aynı mitolojiden yola çıkıyoruz. 1985 03:09:37,531 --> 03:09:39,708 Ama ben onu sonuna kadar götürüyorum. 1986 03:09:39,810 --> 03:09:44,331 Sizse, mantıksızca, daha yola başlamadan keyfî şekilde duruveriyorsunuz. 1987 03:09:44,560 --> 03:09:48,234 İyiliğin gücünü ve gelecekte dünyada ağır basacağını kabul ediyor musunuz? 1988 03:09:48,259 --> 03:09:49,483 Evet. 1989 03:09:50,619 --> 03:09:55,443 - Bu bir olgu mudur, bir inanç mı? - Mantıklı bir inançtır. 1990 03:09:55,579 --> 03:09:57,142 Ne güzel! 1991 03:09:58,560 --> 03:10:04,635 Bakalım. Din okulunda öğrendiğimize göre mantık, temelsiz şeyleri kabul etmez. 1992 03:10:04,922 --> 03:10:06,714 Rica ederim söyleyin. 1993 03:10:07,322 --> 03:10:14,154 İyiliğin insanı, insanlığı ahlaken düzelten bir gücü olduğunu kabul ettiniz. 1994 03:10:14,290 --> 03:10:19,250 İyiliğin ölüm karşısında güçsüz olduğunu neye dayanarak söylüyorsunuz? 1995 03:10:19,714 --> 03:10:25,473 Bence asıl siz iyiliğe neden ahlak alanını aşan bir güç atfettiğinizi söyleyin. 1996 03:10:26,146 --> 03:10:27,778 Söyleyeceğim. 1997 03:10:28,018 --> 03:10:32,490 İyiliğe ve onun gücüne inandığım için ve bu iyi güç düşüncesinin içinde... 1998 03:10:32,610 --> 03:10:36,569 onun özündeki mutlak üstünlük onaylanmış olduğu için, mantıken... 1999 03:10:36,684 --> 03:10:41,553 bu gücün sınırsız olduğunu, tarihsel olarak kanıtlanmış dirilişin hakikatine... 2000 03:10:41,713 --> 03:10:44,841 inanmama bir engel olmadığını kabul etmiş olurum. 2001 03:10:45,665 --> 03:10:48,369 Hıristiyan inancıyla hiç ilgilenmediğinizi... 2002 03:10:48,481 --> 03:10:51,844 onun ve dirilişin mitolojiden ibaret olduğunu dürüstçe söyleseydiniz... 2003 03:10:51,930 --> 03:10:56,826 düşünce tarzınıza karşı gösterdiğim düşmanlığı kendime saklardım elbette. 2004 03:10:58,468 --> 03:11:01,865 Bir hata ya da yanlışlık yapan birini hile yapmakla suçlamayız. 2005 03:11:01,993 --> 03:11:05,377 Kuramsal hatalarından dolayı insanlara kızmak da... 2006 03:11:05,516 --> 03:11:08,672 dar görüşlülüğün, inançsızlığın ve kalpsizliğin göstergesidir. 2007 03:11:09,792 --> 03:11:17,527 Gerçekten inanan ve zihnin hoyratlığı, çekingenlik ve duyarsızlık gibi... 2008 03:11:17,695 --> 03:11:22,351 aşırılıklardan arınmış biri, dini gerçekleri inkar eden dürüst ve samimi... 2009 03:11:22,527 --> 03:11:26,375 şerefli bir hasımla karşılaştığında, ona iyi niyetle davranmalıdır. 2010 03:11:27,400 --> 03:11:29,504 Günümüzde bu çok ender rastlanan bir şey. 2011 03:11:29,632 --> 03:11:35,304 Hıristiyanlığın düşmanı olduğunu açıkça ilan eden biri beni öyle tatmin eder ki. 2012 03:11:36,031 --> 03:11:40,599 Onların hemen hemen her birinde, geleceğin havari Pavlus'unu görürüm. 2013 03:11:40,682 --> 03:11:45,903 Halbuki koyu Hıristiyanlarda ister istemez hain Yahuda'nın sureti belirir. 2014 03:11:47,220 --> 03:11:50,982 Ama siz Olga, öyle samimiyetle ifade ettiniz ki kendinizi... 2015 03:11:51,085 --> 03:11:55,790 günümüzde çoğalan Yahuda'lardan, Tartuffe'lerden ayrı tutuyorum sizi. 2016 03:11:56,182 --> 03:11:59,551 Kendini açıkça ortaya koyan nice inançsız ve tanrıtanımazın bende yarattığı... 2017 03:11:59,735 --> 03:12:05,655 iyi niyeti size karşı da hissedeceğim zamanları görebiliyorum şimdiden. 2018 03:12:06,335 --> 03:12:13,439 Eh, ne o tanrıtanımaz ve inançsızların, ne de Olga gibi hakiki Hıristiyanların... 2019 03:12:13,567 --> 03:12:17,056 Deccal olmadığını huzur içinde açıklığa kavuşturduğumuza göre... 2020 03:12:17,166 --> 03:12:22,646 - artık Deccal'in sureti neye benzer söyleme zamanı. -Demek derdiniz buydu. 2021 03:12:23,710 --> 03:12:29,308 Ama kimileri dahi sanatçıların elinden çıkmış sayısız İsa sureti arasında... 2022 03:12:29,771 --> 03:12:32,540 sizin içinize sinen tek bir tane var mı? 2023 03:12:32,683 --> 03:12:35,932 Doğrusu ben içime sinen tek bir suret bile bilmiyorum. 2024 03:12:36,180 --> 03:12:38,330 Böyle bir şey de olamaz bence. 2025 03:12:38,443 --> 03:12:44,695 Ne de olsa İsa eşsizdir ve hiçbir şeye benzemez, çünkü O kendi özünün... 2026 03:12:44,847 --> 03:12:49,022 yani iyiliğin bedene bürünmüş hâlidir. 2027 03:12:49,399 --> 03:12:52,566 Bunu tasvir etmeye sanatsal deha bile yeterli olmaz. 2028 03:12:52,879 --> 03:12:55,415 Aynı durum Deccal için de geçerli. 2029 03:12:55,701 --> 03:13:01,553 O da tamlığı ve yoğunluğu ile bir o kadar eşsiz, kötülüğün bedenlenmiş hâli. 2030 03:13:01,654 --> 03:13:06,022 Onun portresi de çizilemez. Kilise külliyatında... 2031 03:13:06,142 --> 03:13:10,054 ancak ana hatlarıyla çok genel bir tasviri bulunur. 2032 03:13:13,446 --> 03:13:18,943 Ayrıca Edouard, bize itiraf ettiğiniz üzere, resme hiç yeteneğiniz yok. 2033 03:13:19,318 --> 03:13:24,557 Portresi eksik olsun, Tanrı esirgesin! 2034 03:13:25,118 --> 03:13:29,513 Onun yerine Nikolay, işlevinin ne olduğunu... 2035 03:13:29,662 --> 03:13:38,429 size göre eylemlerinin doğasının nasıl olacağını, ne zaman geleceğini söyleyin. 2036 03:13:39,814 --> 03:13:43,318 Tahmin ettiğinizden daha tatmin edici cevaplar vereceğim. 2037 03:13:43,878 --> 03:13:48,982 Birkaç yıl önce, sonradan keşiş olan din okulundan bir arkadaşım... 2038 03:13:49,096 --> 03:13:53,021 ölürken çok değer verdiği bir el yazmasını verdi bana. Bir türlü bastıramamış... 2039 03:13:53,167 --> 03:13:57,285 pek de istememiş. Metnin adı "Deccal Üstüne Kısa Bir Hikâye." 2040 03:13:57,717 --> 03:14:02,477 Bu bir kurmaca metin veya geleceğe yönelik bir tarihsel anlatı olsa da... 2041 03:14:02,701 --> 03:14:07,149 bu eser, bana göre, kutsal kitapların, kilise geleneğinin ve sağduyunun... 2042 03:14:07,277 --> 03:14:11,149 bu konuya dair söylediği hemen her şeyi derleyip sunuyor. 2043 03:14:11,261 --> 03:14:14,385 Bu eski dostumuz Umberto'nun eseri mi yoksa? 2044 03:14:14,876 --> 03:14:19,218 Hayır, onun daha özenti bir ismi vardı: Pansophius. 2045 03:14:19,550 --> 03:14:23,789 - Pan Sofius mu? Polonyalı mı? - Yok canım. 2046 03:14:24,469 --> 03:14:26,269 Bir Rus rahip ailesinden geliyordu. 2047 03:14:26,789 --> 03:14:31,556 Müsaadenizle odama kadar gidip el yazmasını getireyim de size okuyayım. 2048 03:14:31,820 --> 03:14:32,996 Pek kalın bir şey değil. 2049 03:14:33,500 --> 03:14:36,364 Sizin odanız da Ali Baba'nın mağarasından farksız. 2050 03:14:36,677 --> 03:14:41,307 - Hadi gidin bakalım. Ama geri dönmemezlik etmeyin. -Elbette. 2051 03:14:47,515 --> 03:14:52,691 Yaşla birlikte gözlerim mi zayıflıyor, yoksa doğada mı bir şey var bilmem. 2052 03:14:53,013 --> 03:14:58,316 Artık hiçbir mevsimde ve hiçbir yerde, eskiden her iklimde gördüğümüz... 2053 03:14:58,444 --> 03:15:03,434 o açık, parlak, neredeyse saydam havanın olmadığını fark ediyorum. 2054 03:15:03,570 --> 03:15:06,779 Mesela bugün. Tek bir bulut yok havada. 2055 03:15:06,882 --> 03:15:09,315 Denizden de epey uzaktayız. 2056 03:15:09,925 --> 03:15:16,217 Ama sanki her şey berraklığı bulandıran, elle tutulmaz, ince bir tabakayla kaplı. 2057 03:15:16,606 --> 03:15:21,142 - Siz de fark ettiniz mi bunu Ingrida? - Evet, seneler oluyor. 2058 03:15:21,414 --> 03:15:26,843 Ben de geçen seneden beri fark ediyorum, sırf havada değil, ruhumda da. 2059 03:15:26,991 --> 03:15:31,102 Orada da sizin tabirinizle, "berraklık bulandı" Edouard. 2060 03:15:32,094 --> 03:15:36,677 Hep bir korku, hep kötü bir şeyler olacakmış hissi. 2061 03:15:36,869 --> 03:15:43,424 - Eminim sizde de aynı his vardır Olga. - Hayır, ben bir farklılık hissetmedim. 2062 03:15:43,981 --> 03:15:48,047 - Hava bana aynı görünüyor. - Daha çok gençsiniz de ondan. 2063 03:15:48,181 --> 03:15:55,949 Kıyas yapacak kıstaslarınız yok. 1870'leri hatırlayan bizler hissediyoruz. 2064 03:15:56,870 --> 03:16:03,790 Bence ilk varsayımınız doğruydu Edouard. Gözleriniz bozuluyor olmalı. 2065 03:16:04,383 --> 03:16:06,673 Yaşlanıyoruz, bundan yana bir şüphe yok. 2066 03:16:06,842 --> 03:16:11,630 Ama dünya da gençleşmiyor. İki tarafta da bir yorgunluk hissediliyor. 2067 03:16:13,174 --> 03:16:18,274 Asıl doğrusunu söyleyeyim, Andrey Nikolayeviç'in dediği gibi... 2068 03:16:18,378 --> 03:16:22,955 Şeytan kuyruğuyla bütün varlıkların üstüne bir pus saçıyor. 2069 03:16:23,066 --> 03:16:26,026 Bu da Deccal'in işaretlerinden biri. 2070 03:16:26,866 --> 03:16:29,699 Evet Ingrida, ona şüphe yok.