1 00:00:02,000 --> 00:00:07,000 Downloaded from YTS.LT 2 00:00:08,000 --> 00:00:13,000 Official YIFY movies site: YTS.LT 3 00:00:13,263 --> 00:00:16,558 The Daily Show'dasınız, ben Jon Stewart. Çok güzel bir programımız var. 4 00:00:16,641 --> 00:00:21,813 David Remnick bana katılacak. Kendisi The New Yorker dergisinin editörü. 5 00:00:25,942 --> 00:00:27,944 Seyircilerimiz pek aydınmış. 6 00:00:28,778 --> 00:00:30,572 Derginin 100'üncü yılını 7 00:00:30,655 --> 00:00:35,577 umlautların ve dierezlerin farklarını konuşarak kutlayacağız. 8 00:00:36,995 --> 00:00:39,039 Yürüyerek çıkmasak olmuyor mu? 9 00:00:39,581 --> 00:00:41,833 Harika olacak. El sallayacak mısın? 10 00:00:41,916 --> 00:00:42,917 Evet. 11 00:00:43,793 --> 00:00:45,879 Karşınızda David Remnick Bey! 12 00:00:48,423 --> 00:00:51,301 The New Yorker ile geçen bir yüz yıl. 13 00:00:51,384 --> 00:00:54,387 Size özel bir hediyemiz var, görebiliyor musunuz? 14 00:00:54,471 --> 00:00:56,723 Bu, mayo baskıları. 15 00:01:00,894 --> 00:01:03,855 Bay Dewey, The New Yorker'dan Truman Capote ben. 16 00:01:04,439 --> 00:01:07,150 -The New Yorker mı? -Evet, The New Yorker. 17 00:01:07,233 --> 00:01:09,611 The New Yorker karikatürlerini herkes sever. 18 00:01:15,283 --> 00:01:18,661 Yüzlerce gazete ve dergi ayakta durmakta zorlanırken 19 00:01:18,745 --> 00:01:21,247 The New Yorker sağ olsun gayet iyi durumda. 20 00:01:21,331 --> 00:01:24,709 Daha sadece 100 yaşında mıymış? Başardıklarına bakın. 21 00:01:24,793 --> 00:01:25,627 The New Yorker 22 00:01:25,710 --> 00:01:29,130 araştırmacı gazetecilik alanında Pulitzer Ödülü kazandı. 23 00:01:29,214 --> 00:01:31,800 Anthony Bourdain adındaki genç şefin yazısı 24 00:01:31,883 --> 00:01:33,802 restoran dünyasını sallıyor. 25 00:01:33,885 --> 00:01:36,554 Pauline Kael sırf film eleştirmenliğini değil 26 00:01:36,638 --> 00:01:38,098 filmleri de değiştirdi. 27 00:01:42,227 --> 00:01:43,228 The New Yorker. 28 00:01:43,311 --> 00:01:46,898 "Bu kadar üşengeç olmasam daha çok kayıtsız kalırdım." 29 00:01:51,945 --> 00:01:55,198 Ha, anladım! Biraz komikmiş. 30 00:01:55,281 --> 00:01:57,283 Benim gibi Orta Batılılar için 31 00:01:57,367 --> 00:02:01,454 The New Yorker okumak New York'lu olmaya açılan bir pencereydi. 32 00:02:01,538 --> 00:02:03,123 The New Yorker yazarıyım. 33 00:02:03,206 --> 00:02:05,750 -Bir dergi… -The New Yorker'ı biliyorum. 34 00:02:10,255 --> 00:02:14,634 Savunma Bakanlığı savunmaya geçti. The New Yorker'daki haberi inkâr etti. 35 00:02:14,717 --> 00:02:15,635 EBU GARİB'DE İŞKENCE 36 00:02:15,718 --> 00:02:19,931 The New Yorker'ın yeni sayısının kapağı tartışmalara neden oldu. 37 00:02:20,014 --> 00:02:23,560 The New Yorker ilk defa bir başkan adayını destekliyor. 38 00:02:23,643 --> 00:02:25,687 Bu haftaki sayısındaki bir yazı… 39 00:02:29,232 --> 00:02:33,486 Vakit geçirmek için sadece bir yığın New Yorker dergin var. 40 00:02:33,570 --> 00:02:37,031 Yapma yahu. İkimiz de asla okumayacağımı biliyoruz. 41 00:02:40,869 --> 00:02:47,041 THE NEW YORKER'IN 100 YILI 42 00:02:55,049 --> 00:02:57,218 Emily, nasılsın? Hayattasın. 43 00:02:57,719 --> 00:03:01,973 Selam Louisa. Herkes nasıl? Evet, çok işimiz var, hızlıca başlayalım. 44 00:03:02,056 --> 00:03:03,558 HAFTALIK FİKİR TOPLANTISI 45 00:03:03,641 --> 00:03:07,103 Zenginlerin en kıymet verdiği şeyin dinozor fosilleri olduğuna dair… 46 00:03:07,187 --> 00:03:08,688 100. YIL DÖNÜMÜ SAYISINA ALTI AY 47 00:03:08,771 --> 00:03:10,148 …bir sürü hikâye var. 48 00:03:10,231 --> 00:03:13,651 2022'den beri Adderall bulmakta büyük sıkıntı yaşanıyor. 49 00:03:13,735 --> 00:03:17,197 Bence Koji Murata hakkında bir profil yayınlamalıyız. 50 00:03:17,280 --> 00:03:20,617 Kendisi ilk ahşap uydunun mucidi oluyor. 51 00:03:20,700 --> 00:03:23,578 Son 100 yılda yayınladığımız her büyük hikâye 52 00:03:23,661 --> 00:03:25,538 harika bir fikirden yola çıktı. 53 00:03:27,749 --> 00:03:31,711 Ucu nereye varırsa varsın yazarlarımız bu fikirlerin peşinden gider. 54 00:03:32,462 --> 00:03:34,964 Editörlerimiz, yazarlarıyla çalışarak tabii 55 00:03:35,048 --> 00:03:39,052 her bir cümleyi, her bir kelimeyi didik didik edip cilalar. 56 00:03:39,135 --> 00:03:43,056 "…fakat, virgül, ilk başta yazı işlerinden pek müdahale olmadı." 57 00:03:43,139 --> 00:03:44,974 Burada virgüle gerek var mı? 58 00:03:45,058 --> 00:03:47,685 Yazı sonra bilgi teyit departmanına gider 59 00:03:47,769 --> 00:03:51,522 ve bir kere kolonoskopiye benzetilmiş olan bir süreçten geçer. 60 00:03:51,606 --> 00:03:56,027 Kedilerin isimleri Tiger, Lover Boy ve Gummy Bear'mış, 61 00:03:56,110 --> 00:03:57,403 doğru mudur? 62 00:03:57,487 --> 00:04:00,198 The New Yorker bir mucizedir, tamam mı? 63 00:04:00,281 --> 00:04:01,658 EDİTÖR (1998-GÜNÜMÜZ) 64 00:04:01,741 --> 00:04:03,159 The New Yorker bir hafta 65 00:04:03,243 --> 00:04:07,247 bir müzisyen hakkında 15.000 kelimelik bir profil yayınlayan… 66 00:04:07,330 --> 00:04:08,331 DELTA GECELERİ 67 00:04:08,414 --> 00:04:11,292 …veya Lübnan hakkında 9.000 kelimelik bir yazı yayınlayan… 68 00:04:11,376 --> 00:04:12,252 LÜBNAN SAVAŞI 69 00:04:12,335 --> 00:04:15,672 …aralarına da karikatürler serpiştiren bir yayındır. 70 00:04:15,755 --> 00:04:19,300 Kapağında asla bir fotoğraf olmamıştır, tamam mı? 71 00:04:19,384 --> 00:04:22,929 Ne bir bikini ne de bir film yıldızı. 72 00:04:23,513 --> 00:04:25,974 Ama yine de başarılı oluyor. 73 00:04:28,268 --> 00:04:31,938 Böyle bir şeyin var olması ve başarısının artması, 74 00:04:32,021 --> 00:04:36,901 ki bir değil, iki veya üç yüzyıl boyunca böyle gideceğinde ısrarcıyım, 75 00:04:36,985 --> 00:04:38,569 müthiş bir şey bu. 76 00:04:46,160 --> 00:04:48,037 1920'LER 77 00:04:48,121 --> 00:04:50,123 Caz Çağı, New York. 78 00:04:50,957 --> 00:04:54,752 Öyle bir şehir ki sermayedarlar, aykırı düşünceli kadınlar, 79 00:04:55,420 --> 00:04:57,005 büyük müzik grupları, 80 00:04:57,672 --> 00:04:59,048 Babe Ruth 81 00:04:59,132 --> 00:05:02,302 ve kaçak içki satan 30.000 dükkânla dolup taşıyor. 82 00:05:03,803 --> 00:05:08,474 The New Yorker'ın beklenmedik kurucusu Harold Ross sahneye çıkar. 83 00:05:08,975 --> 00:05:11,769 Sigarası hiç sönmeyen küfürbaz Ross 84 00:05:11,853 --> 00:05:14,731 proje bazlı çalışan yazar ve mizahçılardan oluşan 85 00:05:14,814 --> 00:05:16,190 bir grupla kaynaşır. 86 00:05:16,274 --> 00:05:21,362 Gündüz içkisi ve nükteli sohbetler için her gün Algonquin Otel'de buluşurlar. 87 00:05:22,113 --> 00:05:26,701 "Yapmaktan zevk aldığım her şey ahlaksız, illegal veya kilo aldırıyor" diyordu 88 00:05:26,784 --> 00:05:28,578 kafadarlarından biri. 89 00:05:29,662 --> 00:05:32,790 Ross ile eşi Jane Grant işte bu ortamdan 90 00:05:32,874 --> 00:05:36,294 yeni çeşit bir mizah dergisi fikrini çıkardı. 91 00:05:36,878 --> 00:05:40,923 Manhattan'lı sofistike insanlara yönelik haftalık yayınlansın, 92 00:05:41,007 --> 00:05:44,302 Dubuque'taki yaşlı hanımlara hitap etmesin, dediler. 93 00:05:45,720 --> 00:05:47,889 İşin ironik yanı, Ross'ın kendisinin 94 00:05:47,972 --> 00:05:51,267 Colorado'da bir maden kasabasından lise terk olmasıydı. 95 00:05:51,934 --> 00:05:55,229 Toplum ve kültür hakkında arsız makaleler ve karikatürler 96 00:05:55,313 --> 00:05:58,232 hazırlamaları için zeki arkadaşlarını topladı. 97 00:05:59,108 --> 00:06:02,487 Bir tasarımcı tutarak ayırt edici bir yazı karakteri 98 00:06:02,987 --> 00:06:07,367 ve derginin rafine havasına çomak sokan bir maskot yarattırdı. 99 00:06:07,867 --> 00:06:12,372 Bu gösterişçi züppeye şaka yollu Eustace Tilley adını verdiler. 100 00:06:12,455 --> 00:06:15,333 The New Yorker böylece doğmuş oldu. 101 00:06:21,089 --> 00:06:24,217 Takip eden 100 yıl ayakta kalmanın, 102 00:06:24,300 --> 00:06:26,052 inatçı direnişin, 103 00:06:26,135 --> 00:06:27,428 cesur değişimlerin 104 00:06:27,512 --> 00:06:29,222 ve yüzyıl boyunca görülmüş 105 00:06:29,305 --> 00:06:33,810 en etkili gazeteciliğin, kurgunun ve karikatürlerin hikâyesi olmuştur. 106 00:06:44,529 --> 00:06:49,033 Evet, birkaç ay sonra 100'üncü yıl dönümü sayımız geliyor. 107 00:06:49,117 --> 00:06:53,788 Kapağı için özel bir şeyler bulmamız gerekecek. 108 00:06:54,372 --> 00:06:59,085 Bir sayının karakterini kapağı ortaya çıkmadan kestiremezsiniz. 109 00:06:59,168 --> 00:07:00,211 SANAT EDİTÖRÜ 110 00:07:00,294 --> 00:07:05,466 Bilirsiniz işte, öyle son anda yapıştırıp geçeceğiniz bir şey değildir. 111 00:07:06,759 --> 00:07:09,470 Kapağın o ana hitap etmesi gerekir. 112 00:07:09,554 --> 00:07:12,974 Bir yandan da çerçevelenip duvara asılabilecek 113 00:07:13,057 --> 00:07:17,019 zamansız bir sanat eseri olması gerekir. 114 00:07:18,438 --> 00:07:21,774 Dürüst olmak gerekirse her hafta bunun peşinde koşmak 115 00:07:21,858 --> 00:07:25,528 otuz yılın ardından bile stresten uykularımı kaçırır. 116 00:07:29,240 --> 00:07:31,033 The New Yorker'a geçmeden önce 117 00:07:31,117 --> 00:07:35,997 yeraltı karikatüristlerle bir çizgi roman dergisi çıkartıyordum. 118 00:07:36,080 --> 00:07:39,876 Her biri farklı bir bakış açısına, her biri farklı bir tarza, 119 00:07:39,959 --> 00:07:45,214 anlatacağı farklı bir hikâyeye sahip olan sanatçılarla çalışmayı çok severim. 120 00:07:45,298 --> 00:07:48,426 The New Yorker'a da bunu katmaya gayret ediyorum. 121 00:07:50,428 --> 00:07:54,724 David Remnick 100'üncü yıl dönümü için bana gelip 122 00:07:54,807 --> 00:07:58,936 "İlk kapaktaki Eustance Tilley'yi kullanmamız şart" dedi. 123 00:07:59,437 --> 00:08:02,940 "Olamaz!" dememek için dilimi ısırmak zorunda kaldım. 124 00:08:03,024 --> 00:08:03,983 Anlarsınız ya. 125 00:08:05,109 --> 00:08:06,861 Bu dürtüyü anlıyorum 126 00:08:06,944 --> 00:08:11,741 ama daha önce hiç yapılmamış, yenilikçi bir şey yapmak istiyorum. 127 00:08:11,824 --> 00:08:16,370 O yüzden de bir şeyler düşünmem gerektiği aşikâr. 128 00:08:23,920 --> 00:08:26,130 -Neler çıkacak bakalım. -İyi olacak. 129 00:08:26,214 --> 00:08:27,381 KADROLU YAZAR 130 00:08:29,467 --> 00:08:33,888 Dergi, The Talk of the Town ile açılıp ağzınızı sulandırır. 131 00:08:33,971 --> 00:08:35,765 Kısa kesitlerden oluşur. 132 00:08:35,848 --> 00:08:39,101 Bunlar ufak vinyetler veya küçük röportaj yazılarıdır. 133 00:08:39,185 --> 00:08:41,145 Her biri ufak bir hikâye anlatır. 134 00:08:42,063 --> 00:08:43,981 Bir rock grubuyla bilardo oynar, 135 00:08:44,065 --> 00:08:46,567 John Belushi'nin fotoğrafçısıyla takılırım. 136 00:08:47,276 --> 00:08:52,782 Bu yazılar genelde şahsına münhasırdır ama bu defaki biraz daha açık uçlu olacak. 137 00:08:52,865 --> 00:08:53,866 Pekâlâ. 138 00:08:55,117 --> 00:08:59,288 Bu aralar siyasetin insanları çok ayrıştırdığını fark etmişsinizdir. 139 00:08:59,372 --> 00:09:03,501 Ben de düşündüm ki çıkıp biraz şehrin nabzını tutayım. 140 00:09:04,627 --> 00:09:06,212 Olta atıp bakacağız artık. 141 00:09:07,213 --> 00:09:09,882 Hiç belli olmaz. Çıkıp kendini yola vurur, 142 00:09:09,966 --> 00:09:12,009 neler konuşulduğuna bakarsın. 143 00:09:12,093 --> 00:09:14,262 -Mark ben, memnun oldun. -Ben de. 144 00:09:14,345 --> 00:09:16,681 -The New Yorker yazarıyım. -Güzel. 145 00:09:16,764 --> 00:09:19,892 The New Yorker'dan geliyorum, onu duymuş muydunuz? 146 00:09:19,976 --> 00:09:24,730 Bu kafaya girip New York'ta ilginç insan ve mekân aramaya başlayınca 147 00:09:24,814 --> 00:09:27,525 bana uyuşturucu vermişler gibi olurum. 148 00:09:27,608 --> 00:09:29,735 Herkes gözüme ilginç gelir. 149 00:09:30,236 --> 00:09:32,488 Hayret verici bir şehir burası. 150 00:09:34,699 --> 00:09:36,367 -Torunun mu bu? -Torunum. 151 00:09:36,450 --> 00:09:39,203 -Şu tatlı surata baksana. -Çok tatlı, evet. 152 00:09:39,287 --> 00:09:42,164 Havadan sudan konuşalım mı? Bana anlatır mısın? 153 00:09:42,248 --> 00:09:43,833 -Yok. -İstemez misin? 154 00:09:43,916 --> 00:09:47,003 -Yok, üzgünüm. -Emin misin? Yapma yahu! 155 00:09:48,921 --> 00:09:50,673 Ter bastı. Hadi bakalım. 156 00:09:50,756 --> 00:09:53,050 The New Yorker dergisi yazarıyım. 157 00:09:53,134 --> 00:09:55,344 Konuşalım mı, bir şeyler sorayım mı? 158 00:09:55,428 --> 00:09:57,221 İngilizcem çok az. 159 00:09:57,305 --> 00:09:58,431 Senin dilin ne? 160 00:09:58,514 --> 00:10:00,891 -Çince. -Çince. Bende de Çince yok. 161 00:10:03,519 --> 00:10:05,354 -Selam, benim adım Nick. -Selam. 162 00:10:05,438 --> 00:10:08,357 Politik durumdan dolayı yaşadığımız stres hakkında 163 00:10:08,441 --> 00:10:10,443 bir makale kaleme alıyorum. 164 00:10:10,526 --> 00:10:12,486 Sende durumlar nedir? 165 00:10:12,570 --> 00:10:14,822 Keyfin nasıl? Gece uyuyabiliyor musun? 166 00:10:14,905 --> 00:10:15,906 Pek sayılmaz. 167 00:10:16,407 --> 00:10:19,327 Evde farklı görüşler mi hâkim mesela? 168 00:10:19,410 --> 00:10:22,204 Bu konuyu açman ilginç oldu çünkü biz… 169 00:10:22,288 --> 00:10:25,499 Şükran Günü davetli listesinden bahsediyordum. 170 00:10:25,583 --> 00:10:27,627 Tam benim konuma adım attın. 171 00:10:30,379 --> 00:10:34,300 "Bu ara nasılsın NYC? Kendimizi paramparça mı edeceğiz, 172 00:10:34,383 --> 00:10:38,554 pek çok defa yaptığımız gibi kusurlarımızla yaşamayı mı sürdüreceğiz?" 173 00:10:38,638 --> 00:10:41,057 Artık taşın suyunu sıkıyoruz ama… 174 00:10:42,016 --> 00:10:43,768 Bence buradan bir yazı çıkar. 175 00:10:47,772 --> 00:10:51,901 100'üncü yıl dönümümüz için bir dizi video çekmeye karar verdik. 176 00:10:51,984 --> 00:10:54,737 Yazarları, sanatçıları, düşünürleri getirip… 177 00:10:54,820 --> 00:10:55,738 VIDEO YAPIMCISI 178 00:10:55,821 --> 00:10:59,075 …kişisel The New Yorker tecrübelerini öğreniyoruz. 179 00:10:59,158 --> 00:11:03,204 İlk ofisimizdeki ofis masalarından birinin sandalyesini getirdik. 180 00:11:04,413 --> 00:11:05,373 Güzelmiş. 181 00:11:06,415 --> 00:11:08,000 Dayanıklı yapıyorlarmış. 182 00:11:08,542 --> 00:11:11,337 Oturduğum en rahat sandalyelerden biri. 183 00:11:11,420 --> 00:11:13,464 Bakın işte bu sanat yok oldu. 184 00:11:13,547 --> 00:11:16,759 Ahşaba popo şekli oyma sanatını kaybettik. 185 00:11:17,259 --> 00:11:20,680 Bakın işte bu yüzden bu kadar rahat, bu sanat kalmadı. 186 00:11:20,763 --> 00:11:22,431 Artık kimse bunu yapamıyor. 187 00:11:23,182 --> 00:11:26,519 Bunca yıl içerisinde özellikle çok sevdiğin 188 00:11:26,602 --> 00:11:29,105 bir karikatür oldu mu acaba? 189 00:11:29,188 --> 00:11:30,106 OYUNCU, YAZAR 190 00:11:30,189 --> 00:11:35,194 Emily Flake'in tüm karikatürleri. En sevdiğim, sirkteki kadınlı olan. 191 00:11:35,277 --> 00:11:39,365 Kadın ileriye doğru uzanıyor ve karşı tarafta bir aslan var. 192 00:11:39,448 --> 00:11:43,494 Yirmili yaşlarımın başlarını olduğu gibi kapsıyor bence. 193 00:11:44,328 --> 00:11:47,790 Karşıma çıkan her erkek o aslandı yani! 194 00:11:47,873 --> 00:11:50,626 "ÜSTÜNDEN KAHROLASI, ÜSTÜNDEN!" 195 00:11:50,710 --> 00:11:53,796 Çok sevdiğim karikatüristlerden biri Zach Kanin'dir. 196 00:11:53,879 --> 00:11:54,839 YAZAR, KOMEDYEN 197 00:11:54,922 --> 00:11:58,217 Bir defasında ofiste çalışan bir Sisifos çizmişti. 198 00:11:58,300 --> 00:11:59,135 EYVAH. 199 00:11:59,218 --> 00:12:02,888 "SİSİFOS, BİR DAKİKAN VARSA ŞU İLERLEME RAPORUNU KONUŞALIM." 200 00:12:02,972 --> 00:12:08,352 Sisifos'u bir ofis ortamında hayal etmek çok komik. İşini hiç bitiremiyordur. 201 00:12:08,436 --> 00:12:12,940 The New Yorker karikatürleri hep senden biraz daha akıllıymış gibidir. 202 00:12:13,023 --> 00:12:14,066 OYUNCU, KOMEDYEN 203 00:12:14,150 --> 00:12:16,902 Karikatürler hep biraz şöyledir, tamam mı? 204 00:12:16,986 --> 00:12:20,156 ÜST KATTAKİLER 205 00:12:20,239 --> 00:12:23,033 Roz Chast'e bayılırım. Çok severim, ona bayılırım. 206 00:12:23,117 --> 00:12:24,243 OYUNCU, YAPIMCI, YAYIMCI 207 00:12:24,326 --> 00:12:26,537 Bana o kadar çok dokunuyor ki! 208 00:12:26,620 --> 00:12:28,289 SIRADAKİ ÖFKE NÖBETİ 14.00 209 00:12:30,458 --> 00:12:32,334 Amanın! Kızımı duydunuz mu? 210 00:12:33,377 --> 00:12:35,171 -Şu kuşa bak! -"Şu kuşa bak!" 211 00:12:35,254 --> 00:12:36,422 KADROLU KARİKATÜRCÜ 212 00:12:38,174 --> 00:12:39,967 Bu benim küçük yavru kuşum. 213 00:12:40,050 --> 00:12:41,969 The New Yorker'ı seviyor. 214 00:12:42,720 --> 00:12:43,763 Gerçekten. 215 00:12:43,846 --> 00:12:45,514 İyi kemiriliyor. 216 00:12:47,808 --> 00:12:49,477 Bu posterler 217 00:12:50,352 --> 00:12:52,480 Gana'dan geldiler. 218 00:12:53,272 --> 00:12:56,400 Evet şu… Sanırım o bir düğün hediyesiydi. 219 00:12:56,984 --> 00:12:59,028 Charles Addams fularım bu. 220 00:13:00,780 --> 00:13:03,824 Bana göre bu olağanüstü bir şey. 221 00:13:03,908 --> 00:13:08,037 Çocukken âşık olduğum ilk karikatürist oydu. 222 00:13:08,829 --> 00:13:13,793 Beni çok karanlık olduğu kadar komik de olan şeyler çeker. 223 00:13:14,293 --> 00:13:17,129 Bugün yayınlandığını düşünsenize, şey derlerdi, 224 00:13:17,213 --> 00:13:20,549 "Bu hiç kabul edilebilir değil. Nesi komik ki bunun? 225 00:13:20,633 --> 00:13:22,259 İnsanların canı yanardı. 226 00:13:22,343 --> 00:13:26,514 Kaynar yağdan yanan birini tanıyorum, bunun hiçbir yanı komik değil." 227 00:13:33,187 --> 00:13:37,358 Üç ya da dört yaşımdan beri aklımda çizim yapmanın dışında 228 00:13:37,441 --> 00:13:39,527 hiçbir şey olmamıştır. 229 00:13:40,444 --> 00:13:45,533 Anca elinizden başka hiçbir şey gelmiyorsa bu işi yaparsınız bence. 230 00:13:45,616 --> 00:13:48,828 SON POWERPOINT 231 00:13:48,911 --> 00:13:52,206 YARALANDIN MI? BEN DEMİŞTİM, DİNLEMEDİN 1-800-YANDIM-ANAM'I ARA 232 00:13:52,289 --> 00:13:53,791 KUŞ LAMBALARI 233 00:13:53,874 --> 00:13:56,502 Şurada birinin olması gerekiyor. 234 00:13:57,127 --> 00:14:01,257 Bütün hafta boyunca bir yerlere fikirler not alırım. 235 00:14:02,049 --> 00:14:03,342 Yarım yamalak… 236 00:14:03,425 --> 00:14:07,596 Çizdiğim sırada aklıma gelen… Genelde aklıma, ne bileyim… 237 00:14:09,348 --> 00:14:12,393 "Bateri zili çalan maymun, hobi çiftçisi, 238 00:14:12,476 --> 00:14:14,603 borç tavanı, que sera sera, 239 00:14:14,687 --> 00:14:16,689 tekinsiz vadi, ilişki üçgeni." 240 00:14:16,772 --> 00:14:22,111 Şey yani, bunlar öylesine fikirler işte, daha tam olmamış fikirler. 241 00:14:23,320 --> 00:14:25,197 Aradığım buydu. 242 00:14:27,575 --> 00:14:31,996 Sanırım büyük ölçüde daha az yalnız hissetmek için çiziyorum. 243 00:14:32,079 --> 00:14:33,205 BEN NİYE GELDİM? 244 00:14:33,289 --> 00:14:37,626 "Bunu kafaya takıp yataktan çıkamayacak kadar depresif bulan 245 00:14:37,710 --> 00:14:39,753 tek ben olamam herhâlde" gibi. 246 00:14:49,305 --> 00:14:51,640 Sabahları çok erken kalkıp 247 00:14:51,724 --> 00:14:56,437 bir kupa kahveyi mideye indirir, bir iki podcast dinlemeye başlarım. 248 00:14:56,520 --> 00:14:58,522 Haaretz Podcast'e hoş geldiniz. 249 00:14:58,606 --> 00:15:01,358 Ölmeyeyim diye de biraz egzersiz yaparım. 250 00:15:04,528 --> 00:15:06,071 65 yaşındayım. 251 00:15:06,155 --> 00:15:10,326 Sabahları ayaklarım kaldırıma değer değmez Fred Astaire gibi hisseder, 252 00:15:10,409 --> 00:15:12,578 anında mutlu olurum. 253 00:15:13,996 --> 00:15:16,999 Nehrin karşısındaki Hillsdale, New Jersey'de büyüdüm 254 00:15:17,082 --> 00:15:20,961 ve büyürken New York'a hep biraz özlem duyarak baktım. 255 00:15:22,171 --> 00:15:26,550 İnsanı kıvrandıracak kadar yakın, bir o kadar da uzaktı. 256 00:15:28,719 --> 00:15:31,513 Ona gazeteciliğin Michael Jordan'ı diyenler var. 257 00:15:31,597 --> 00:15:35,142 The Washington Post'ta kadrolu yazar olarak işe başlayıp 258 00:15:35,225 --> 00:15:36,936 Rusya muhabirliğine geçti. 259 00:15:37,019 --> 00:15:42,024 Pulitzer ödüllü bu isim, The New Yorker'ın beşinci editörü olmadan önce 260 00:15:42,107 --> 00:15:45,152 Papa, Mike Tyson ve Bruce Springsteen gibi 261 00:15:45,235 --> 00:15:48,489 birçok isim hakkında yazdığı profillerle nam salmıştı. 262 00:15:49,073 --> 00:15:50,741 Tamam, başlayalım. Evet. 263 00:15:50,824 --> 00:15:53,243 Sıradan bir günüm toplantı ayarlamakla, 264 00:15:53,327 --> 00:15:57,206 fikir toplantıları, siyaset hakkında toplantılarla geçer. 265 00:15:57,289 --> 00:15:59,541 O konuda Michigan anketleri güncel mi? 266 00:16:00,167 --> 00:16:02,628 Finans, personel toplantıları yaparım, 267 00:16:02,711 --> 00:16:06,799 bir yazı hakkında fikir alışverişi için o veya bu editörle buluşurum, 268 00:16:06,882 --> 00:16:09,051 bolca telefon görüşmesi yaparım. 269 00:16:09,134 --> 00:16:12,221 Sabahın dördünde Bourbon Sokak'ta kusan sen miydin? 270 00:16:12,304 --> 00:16:14,139 Yazarları kontrol ederim. 271 00:16:14,223 --> 00:16:16,517 Tanrım! Hunter Thompson ne yapardı? 272 00:16:16,600 --> 00:16:20,521 -13.30 mu? Öncesinde 13 işim var. -Evet, şimdiyle o saat arasında. 273 00:16:20,604 --> 00:16:23,524 Phil Montgomery var. Radyo kayıtları var. 274 00:16:23,607 --> 00:16:24,566 Ulu Tanrım. 275 00:16:24,650 --> 00:16:26,944 Snyder şeyi öğrenmiş… 276 00:16:28,153 --> 00:16:29,905 Bir tık yüksek geldi. 277 00:16:29,989 --> 00:16:32,950 Bugün The New Yorker Radyo Saati'nde… Sesim berbat. 278 00:16:33,033 --> 00:16:35,869 Ve tabii şubatta 100'üncü yıl dönümümüz var. 279 00:16:35,953 --> 00:16:39,164 O yüzden halledilmesi gereken çok iş var. 280 00:16:41,750 --> 00:16:43,627 HAFTALIK KARİKATÜR TOPLANTISI 281 00:16:43,711 --> 00:16:45,379 Benim favorim bu galiba. 282 00:16:45,462 --> 00:16:47,381 Buna resmen kahkaha attım. 283 00:16:47,464 --> 00:16:49,883 -Bu… -Çok ama çok komik bu. 284 00:16:49,967 --> 00:16:51,969 -Tamam, yayınlamak gerek. -Evet. 285 00:16:52,052 --> 00:16:54,013 EVET - BELKİ - HAYIR 286 00:16:54,096 --> 00:16:59,309 Salı sabahları gelen kutuma 1.000 ila 1.500 arası karikatür düşer. 287 00:17:00,060 --> 00:17:03,188 Biz de bunlardan 10 ila 20 tanesini alırız. 288 00:17:03,272 --> 00:17:04,523 KARİKATÜR EDİTÖRÜ 289 00:17:04,606 --> 00:17:06,191 Yani 1.500'de 10. 290 00:17:10,320 --> 00:17:13,115 David bana hep madende çalışmadığımı anımsatır, 291 00:17:13,198 --> 00:17:15,159 o yüzden şikâyet etme hakkım yoktur. 292 00:17:15,242 --> 00:17:19,288 Yine de büyük ölçüde insanın beynini uyuşturan bir görevdir. 293 00:17:20,164 --> 00:17:25,919 Beni dalga dalga şaşkınlık, hezeyan ve depresyon çarpar. 294 00:17:26,003 --> 00:17:29,465 Kolları açarak bir kere daha tekrar edin. 295 00:17:30,132 --> 00:17:32,676 Bazen 800'üncü karikatürde ara verip 296 00:17:32,760 --> 00:17:36,805 üç dakika, otuz saniye boyunca Japon kalisteniği yapmam gerekir. 297 00:17:39,099 --> 00:17:42,144 "Haberleri izlemeyi bırakalı daha iyi hissediyorum." 298 00:17:42,811 --> 00:17:44,188 Geliştirmesi gerek. 299 00:17:44,772 --> 00:17:49,693 David karikatür toplantısında ona getirdiğim 50 60 tanesinin arasından 300 00:17:49,777 --> 00:17:51,028 10 20 tanesini seçer. 301 00:17:51,653 --> 00:17:55,074 David Remnick'in zihnini manipüle etmek için 302 00:17:55,157 --> 00:17:57,993 bir sürü psikolojik yöntem geliştirdim. 303 00:17:58,077 --> 00:18:00,204 İşe yarıyorlar mı, bilmem 304 00:18:00,287 --> 00:18:04,541 ve meslektaşlarımın bu durumdan haberi olmasını pek istemem 305 00:18:04,625 --> 00:18:07,711 ama işte sevmeyeceğini bildiğim bir karikatürü 306 00:18:07,795 --> 00:18:11,131 sevebileceğini düşündüğüm bir karikatürün önüne koyarım. 307 00:18:11,215 --> 00:18:12,216 Ne? 308 00:18:12,800 --> 00:18:17,387 Böylece beklentiyi düşürüp birden "Buna bayıldım" demesini sağlarım. 309 00:18:17,471 --> 00:18:19,973 "Dâhice. Çok haklısın" derim. 310 00:18:20,557 --> 00:18:24,061 Kadın "Nihayet kavuştuk" diyor köpeğine. 311 00:18:24,144 --> 00:18:26,730 "Silah kullanmakta bu kadar iyi olduğunu…" 312 00:18:27,314 --> 00:18:29,775 -Ulu Tanrım. -Durun, ben tam anlamadım. 313 00:18:29,858 --> 00:18:32,486 -Ne? Köpek, babayı öldürmüş. -Anladım ve bu… 314 00:18:32,569 --> 00:18:35,614 Bu karikatürleri çoğu zaman can sıkıcı olan, 315 00:18:35,697 --> 00:18:39,993 bitmek bilmeyen uzun makalelerin arasında görmenizi isteriz. 316 00:18:40,077 --> 00:18:41,495 Yanlış anlaşılmasın! 317 00:18:41,578 --> 00:18:43,580 Ama o makalelerin arasına girip 318 00:18:43,664 --> 00:18:48,210 sizi şaşırtacak ve bir anlık ferahlama ve neşe sağlayacak şeyler olarak 319 00:18:48,293 --> 00:18:50,129 iş görmeleri gerekiyor. 320 00:18:50,212 --> 00:18:51,421 Hayaletleri görüyor. 321 00:18:52,214 --> 00:18:53,090 İyiymiş. 322 00:18:53,173 --> 00:18:57,678 Tamam. Yarım litre süt artı mısır gevreği eşittir psikopat. 323 00:18:58,470 --> 00:19:00,973 Gevrek artı süt eşittir normal. 324 00:19:01,056 --> 00:19:02,474 -Önce… -İşlem sırası. 325 00:19:02,558 --> 00:19:04,309 Bu arada doğru bu. 326 00:19:04,393 --> 00:19:06,395 -Evet. -Süte mısır gevreği konmaz. 327 00:19:06,478 --> 00:19:08,981 Kim kâseye önce süt döker? Bu resmen… 328 00:19:09,064 --> 00:19:12,067 -Alex yapsa onu boşarım. -Kim koyar? Psikopatlar. 329 00:19:13,777 --> 00:19:16,029 İşimizin bu olması müthiş. 330 00:19:25,038 --> 00:19:28,417 1940'LAR 331 00:19:30,377 --> 00:19:32,421 İlk yirmi yılı içerisinde 332 00:19:32,504 --> 00:19:36,341 The New Yorker, kurucu editörü Harold Ross'ın hayalini kurduğu 333 00:19:36,425 --> 00:19:39,803 başarılı mizah ve edebiyat dergisine dönüştü. 334 00:19:41,597 --> 00:19:44,516 43. Cadde'deki köhne ofisinden 335 00:19:44,600 --> 00:19:46,727 alaycı ve iğneleyici yazılar… 336 00:19:46,810 --> 00:19:48,145 NİÇİN KABAREYE GİDERİZ 337 00:19:48,228 --> 00:19:51,565 …müstehcen ve iç gıcıklayıcı karikatürler yayınladı. 338 00:19:53,483 --> 00:19:56,403 Ancak 2. Dünya Savaşı'yla her şey değişti. 339 00:20:09,041 --> 00:20:12,002 ABD hükûmeti, Hiroşima'nın bombalanmasının ardından 340 00:20:12,085 --> 00:20:15,881 sivillerin acılarını gösteren fotoğrafların yayınlanmasını yasakladı. 341 00:20:17,174 --> 00:20:18,759 O yüzden Amerikalılar 342 00:20:18,842 --> 00:20:21,887 oradakilerin yaşadıklarından pek haberdar değildi. 343 00:20:23,263 --> 00:20:25,224 John Hersey adındaki genç yazarsa 344 00:20:25,307 --> 00:20:28,477 anlatılması gereken bir hikâye olduğunu düşünüyordu. 345 00:20:29,186 --> 00:20:34,900 O sıralar The New Yorker'daki ikinci adam olan William Shawn'la konuştum 346 00:20:34,983 --> 00:20:38,820 ve Hiroşima hakkında bir makale yayınlamaktan bahsettik. 347 00:20:39,363 --> 00:20:41,990 O sıralar yazılanların çoğu bombanın gücü… 348 00:20:42,074 --> 00:20:44,701 ATOM BOMBASI ATILDI (BUGÜNE KADARKİLERDEN 2.000 KAT GÜÇLÜ) 349 00:20:44,785 --> 00:20:48,413 …kaç bina yok ettiği, etkilediği devasa alan gibi şeyler hakkındaydı. 350 00:20:48,497 --> 00:20:49,456 BİR ŞEHİR YOK OLDU 351 00:20:49,539 --> 00:20:52,542 Bunun üzerine ben Japonya'ya gittim 352 00:20:52,626 --> 00:20:57,714 ve yolları birbiriyle kesişen, deneyimleri çok canlı olan 353 00:20:57,798 --> 00:21:00,550 beş altı kişi aramaya koyuldum. 354 00:21:02,386 --> 00:21:05,347 Ortaya çıkardığı yazı gazetecilikte devrim yarattı. 355 00:21:05,847 --> 00:21:07,432 Kurgu değildi 356 00:21:07,516 --> 00:21:11,311 fakat kurgu bir hikâyenin samimiyeti ve dramını içeriyordu. 357 00:21:11,979 --> 00:21:16,525 Bence büyük ve korkunç olayların görülmesi açısından 358 00:21:16,608 --> 00:21:20,404 kurgu, okuyucularda çok daha güçlü etki yaratır 359 00:21:20,487 --> 00:21:24,741 çünkü okuyucu kendini bir karakterle özdeşleştirebilir. 360 00:21:25,450 --> 00:21:29,079 Hersey, o gün orada bulunan altı bireyin hikâyelerini 361 00:21:29,162 --> 00:21:30,455 birbirine örmüştü. 362 00:21:30,539 --> 00:21:34,876 Bunların arasında bir rahip, bir doktor ve bir fabrika işçisi vardı. 363 00:21:36,128 --> 00:21:39,131 "Sabah saat tam sekizi çeyrek geçe 364 00:21:39,214 --> 00:21:43,135 Doğu Asya Teneke Fabrikası'nın personel bölümünde çalışan 365 00:21:43,218 --> 00:21:46,763 Toshiko Sasaki Hanım ofisteki koltuğuna yeni oturmuş 366 00:21:46,847 --> 00:21:50,100 ve yan masadaki kızla konuşmak üzere başını çevirmişti. 367 00:21:50,809 --> 00:21:54,187 Herhangi bir uçak sesi yoktu. Sakin bir sabahtı. 368 00:21:54,271 --> 00:21:56,148 Odanın içi serin ve hoştu. 369 00:21:56,773 --> 00:22:00,193 Derken bütün gökyüzünü kaplayan müthiş bir flaş çaktı." 370 00:22:03,196 --> 00:22:07,159 Makale uzundu. 30.000 kelimeden oluşuyordu. 371 00:22:07,242 --> 00:22:08,869 Ama o kadar sıra dışıydı ki 372 00:22:08,952 --> 00:22:13,749 Ross ile Shawn bütün bir sayıyı o tek hikâyeye ayırmaya karar verdi. 373 00:22:14,499 --> 00:22:19,046 Karikatür, kurgu, nükteli yazılar olmayacaktı. 374 00:22:20,630 --> 00:22:22,591 Baskı saatler içinde tükendi. 375 00:22:23,091 --> 00:22:24,134 Albert Einstein, 376 00:22:24,217 --> 00:22:28,138 önde gelen bilim insanlarına yollamak üzere bin kopya istedi. 377 00:22:29,139 --> 00:22:33,602 Amerikan radyoları ve tüm dünyada reklamsız ve canlı olarak okundu. 378 00:22:33,685 --> 00:22:35,062 HİROŞİMA YAZAN: JOHN HERSEY 379 00:22:35,812 --> 00:22:39,358 "6 Ağustos sabahı saat tam sekizi çeyrek geçe…" 380 00:22:39,441 --> 00:22:43,779 "6 Ağustos sabahı saat tam sekizi çeyrek geçe, o an…" 381 00:22:43,862 --> 00:22:46,323 "…atom bombası 100.000 kişiyi öldürdü." 382 00:22:46,406 --> 00:22:49,368 "Onca kişi ölmüşken niye hâlâ hayatta olduklarını… 383 00:22:49,451 --> 00:22:51,078 "…merak ediyorlar." 384 00:22:52,204 --> 00:22:57,167 Yazarlarını övmekle pek tanınmayan Harold Ross, Hersey'ye övgü yağdırdı. 385 00:22:58,126 --> 00:23:01,588 "Hiroşima'nın yılın hikâyesi olduğunu söyleyenler 386 00:23:01,671 --> 00:23:03,507 onu hafife almış. 387 00:23:03,590 --> 00:23:08,053 Benim zamanımın en iyi gazetecilik hikâyesi olduğuna şüphe yok. 388 00:23:08,136 --> 00:23:09,513 Hatta tüm zamanların." 389 00:23:09,596 --> 00:23:10,806 SAYGILARIMLA, H.W. ROSS 390 00:23:10,889 --> 00:23:12,224 BAŞKA HİROŞİMA OLMASIN 391 00:23:12,307 --> 00:23:16,311 Hersey'nin yazısı tüm dünyada nükleer silahlara bakışı değiştirdi. 392 00:23:16,395 --> 00:23:17,562 HİROŞİMA'YI ANMA YÜRÜYÜŞÜ 393 00:23:17,646 --> 00:23:20,941 The New Yorker'ı da hafif mizah dergisi olmaktan çıkarıp… 394 00:23:21,024 --> 00:23:22,317 BARIŞ İÇİN KADIN GREVİ 395 00:23:22,401 --> 00:23:25,320 …dünya sahnesinde ciddi bir yayına çevirdi. 396 00:23:26,571 --> 00:23:28,198 YİNE BÜYÜK HAYALLER KURUN! 397 00:23:28,281 --> 00:23:30,409 MADISON SQUARE GARDEN 27 EKİM 2024 398 00:23:36,206 --> 00:23:39,918 "Tarih yazılıyor, üstelik arka bahçende yazılıyor" lafında 399 00:23:40,001 --> 00:23:42,796 öyle bir şey var ki ben buna karşı koyamıyorum. 400 00:23:48,135 --> 00:23:52,514 İnsanların inandıkları bir şeye niye inandıkları hep ilgimi çekmiştir. 401 00:23:52,597 --> 00:23:58,353 Doğru kelime "hoşlanmak" mı, bilmem ama çok az ortak yanımın olduğu insanlarla 402 00:23:58,437 --> 00:24:00,647 gidip tanışmak beni hep cezbetmiştir. 403 00:24:00,730 --> 00:24:04,359 Kazanacağını biliyorum. İki kere kazandı, yine kazanacak. 404 00:24:04,443 --> 00:24:06,903 Ama başkanlığı ona verirler mi, bilemem. 405 00:24:06,987 --> 00:24:10,782 Yola düşüp Tucker Carlson'ın seçim turnesini takip ettim. 406 00:24:10,866 --> 00:24:14,494 Oranın muhafazakârlarının konferansı için Budapeşte'ye gittim. 407 00:24:14,578 --> 00:24:19,332 Alternatif sağcı trollerle takılmak için Güney Carolina'ya gittim. 408 00:24:20,041 --> 00:24:22,377 Bence asıl mesele onların hikâyesinin… 409 00:24:22,461 --> 00:24:23,336 KADROLU YAZAR 410 00:24:23,420 --> 00:24:26,506 …yakalayabileceğim en iyi versiyonunu yakalamak. 411 00:24:26,590 --> 00:24:29,217 -Pekâlâ. -2016'dan beri bunu yapıyor musunuz? 412 00:24:29,301 --> 00:24:30,218 Hayır. 413 00:24:30,302 --> 00:24:34,681 The New Yorker pek çok kişinin gözünde kendini beğenmişlerin dergisi. 414 00:24:34,764 --> 00:24:38,560 Bilirsiniz işte, onların gözünde züppenin tekisindir. 415 00:24:38,643 --> 00:24:41,855 Mesela The New Yorker'ın bir biçem kılavuzu var. 416 00:24:41,938 --> 00:24:46,234 Buna göre "élite" kelimesindeki E'nin üstüne aksanı koymak zorundasın. 417 00:24:46,318 --> 00:24:50,614 Ben de sık sık öyle ortamların içine girerim ki 418 00:24:50,697 --> 00:24:53,658 insanlar bana şöyle ifadelerde bulunur, 419 00:24:53,742 --> 00:24:57,579 "Siz elitist piçler bu ülkenin asıl meselesini anlamıyorsunuz." 420 00:24:57,662 --> 00:25:00,248 Alıntıyı yazarım, "elitist piçler" deriz 421 00:25:00,332 --> 00:25:03,543 ama "élite"teki E'nin üzerine aksanını koyarız. 422 00:25:04,252 --> 00:25:09,758 Ben de "Galiba adamların dediğini biraz kanıtlamış olduk" olurum, tamam mı? 423 00:25:12,469 --> 00:25:14,304 AMERİKA'YI YENİDEN BÜYÜK YAP 424 00:25:17,974 --> 00:25:23,104 Bence Trump'ı ciddi anlamda, içten içe, hiç tereddütsüz hor görenlerin 425 00:25:23,188 --> 00:25:28,193 hiç anlamadığı şey eğlenceli yanı, yarattığı topluluk hissi ve yoldaşlık. 426 00:25:28,902 --> 00:25:32,447 İnsanlar o gösterilere Phish'i izlemeye gider gibi gidiyor. 427 00:25:35,492 --> 00:25:40,121 Bu gece tarih yazmaya ve liberalleri ağlatmaya hazır mısınız? 428 00:25:40,914 --> 00:25:42,749 Şunu gözden kaçırmak istemem. 429 00:25:42,832 --> 00:25:47,963 Siyaset, insanlara bazı şeyleri basitçe, en derinden hissettirmekle ilgilidir. 430 00:25:48,046 --> 00:25:50,131 TRUMP DÜZELTİR TRUMP - VANCE 2024 431 00:25:50,215 --> 00:25:52,050 ABD! 432 00:25:52,133 --> 00:25:53,593 Bence amaç kısmen 433 00:25:53,677 --> 00:25:58,348 okuyuculara bir Trump mitinginde olmanın nasıl bir şey olduğuna dair 434 00:25:58,431 --> 00:26:00,559 bir çeşit kapı açmaktır. 435 00:26:01,393 --> 00:26:03,436 İdeal olansa bunu da aşıp 436 00:26:03,520 --> 00:26:07,607 "Orada olmak nasıldı?" demekle kalmayıp "Anlamı neydi?" demek. 437 00:26:07,691 --> 00:26:09,442 AMERİKAN YANLISI MİTİNG 438 00:26:09,526 --> 00:26:13,405 Madison Square Garden mitinginin haberini yapmanın zor bir yanı 439 00:26:13,488 --> 00:26:18,535 1939'da orada gerçekleştirilen Nazi mitinginden kalma ruh oldu. 440 00:26:19,494 --> 00:26:21,788 Muhabir olmanın getirdiği zorluk 441 00:26:21,871 --> 00:26:27,711 "Tamam, bu gösteriden çok zevk alan on binlerce kişiyle aynı odadayım" demek. 442 00:26:27,794 --> 00:26:30,463 Yazıyı Nazi mitingi bağlamına çekersem 443 00:26:30,547 --> 00:26:32,299 onlara Nazi mi demiş olurum? 444 00:26:32,382 --> 00:26:36,136 Ben burada kokuşmuş Nazi falan görmüyorum. 445 00:26:36,219 --> 00:26:38,597 Nazi mitingi bağlamında ele almazsam da 446 00:26:38,680 --> 00:26:43,059 olması gereken bir bağlamdan oradaki herkesi sıyırmış mı olurum? 447 00:26:44,352 --> 00:26:46,563 "20 Şubat 1939 günü 448 00:26:46,646 --> 00:26:50,734 New York'taki Nazi yanlısı bir grup olan Alman-Amerikan Birliği 449 00:26:50,817 --> 00:26:53,320 Madison Square Garden'da bir miting yaptı. 450 00:26:54,154 --> 00:26:58,325 Mitingi gerçek Amerikancılığın toplu gösterisi olarak lanse ettiler. 451 00:26:58,408 --> 00:27:01,911 Sahnenin arkasını Amerikan bayraklarıyla donatıp 452 00:27:01,995 --> 00:27:04,623 George Washington'ın devasa bir resmini astılar. 453 00:27:05,582 --> 00:27:10,128 Trump'ın 2024 mitingi, 1939 mitinginin yeniden canlandırması değildi. 454 00:27:10,211 --> 00:27:11,963 Tarih tekerrür etmedi. 455 00:27:12,047 --> 00:27:15,133 Ancak ulusalcı bir demagog iç mihraklardan 456 00:27:15,216 --> 00:27:18,511 ve ülkemizin kanını zehirleyen yabancılardan bahsedince 457 00:27:18,595 --> 00:27:21,431 kimsenin karşılaştırma yapmaması tuhaf olurdu." 458 00:27:22,891 --> 00:27:26,895 Bizim evde çok önemli bir şeydi. Pek paramız olmasa da 459 00:27:26,978 --> 00:27:29,105 New Yorker aboneliğimiz vardı. 460 00:27:29,189 --> 00:27:32,525 The New Yorker'ı ilk defa Seinfeld'de duymuştum galiba. 461 00:27:32,609 --> 00:27:33,693 KOMEDYEN, YAZAR, OYUNCU 462 00:27:33,777 --> 00:27:38,031 Harika bir bölümünde Elaine, karikatürün yazısını anlamıyordu. 463 00:27:38,114 --> 00:27:40,784 The New Yorker'daki şu karikatürü anlamadım. 464 00:27:40,867 --> 00:27:41,910 Ben de. 465 00:27:41,993 --> 00:27:44,371 Üstelik mizahın uçlarında geziyorsun! 466 00:27:45,789 --> 00:27:49,668 New Jersey'de büyüdüm ve New York'la ilgili hiçbir şeye 467 00:27:49,751 --> 00:27:51,044 toz kondurmazdım. 468 00:27:51,127 --> 00:27:51,961 FİLM YAPIMCISI 469 00:27:52,045 --> 00:27:53,922 The New Yorker'ı ilk duyduğum 470 00:27:54,005 --> 00:27:56,758 ve önemli bir dergi olduğunu anladığım yer 471 00:27:56,841 --> 00:27:59,386 The Critic çizgi filminin bir bölümüydü. 472 00:27:59,469 --> 00:28:03,765 Bence siz medya çakalları bir avuç adi, iğrenç pisliksiniz, 473 00:28:03,848 --> 00:28:05,767 hepinizden nefret ediyorum! 474 00:28:05,850 --> 00:28:09,521 The New Yorker'daki iyi insanları tenzih ederim. 475 00:28:09,604 --> 00:28:11,314 Bravo, Bayan S. 476 00:28:11,398 --> 00:28:12,816 "Bravo, Bayan S." 477 00:28:12,899 --> 00:28:14,526 Aklımdan şu geçmişti, 478 00:28:14,609 --> 00:28:17,445 "The New Yorker öyle miymiş? Önemli bir şeymiş." 479 00:28:17,529 --> 00:28:22,325 Nereden bildiğimi bilmiyorum. Biliyordum işte, o kurumlardan biriydi. 480 00:28:22,409 --> 00:28:25,120 "Özgürlük Heykeli'ni nereden biliyorsun?" denmez. 481 00:28:32,127 --> 00:28:35,922 Oğlum, bu plakların bazıları bende acayip nostalji yaptı 482 00:28:36,005 --> 00:28:38,842 -ama tahmin ettiklerin değil, bu! -Evet. 483 00:28:38,925 --> 00:28:42,637 -Lisedeyken olayım Japanese Noise'du. -Artık bulunmuyor. 484 00:28:42,721 --> 00:28:47,100 Bir defa sınırlı baskı fleksi diskleri kumsalda yakmışlardı. 485 00:28:47,183 --> 00:28:49,436 İşe müzik eleştirmeni olarak başladım 486 00:28:49,519 --> 00:28:52,188 ama 2008'de The New Yorker'a geçtiğimde 487 00:28:52,272 --> 00:28:54,399 belirli bir konu başlığım yoktu. 488 00:28:54,482 --> 00:28:57,569 "Bizim için ilginç hikâyeler yazabilirsin" dediler. 489 00:28:57,652 --> 00:28:58,570 KADROLU YAZAR 490 00:28:58,653 --> 00:29:03,950 İlk pazartesi ofise gidişimi hatırlarım, ki o sıralar Times Square'daydı. 491 00:29:04,033 --> 00:29:08,580 Masama geçip şöyle demiştim, "Sıçayım, ne bok yiyeceğim?" 492 00:29:09,998 --> 00:29:13,293 Benim tek işim ilginç olmak. 493 00:29:13,877 --> 00:29:16,796 The New Yorker'a yazmanın en iyi yanlarından biri 494 00:29:16,880 --> 00:29:22,594 nereye çeksen gelecek meraklı bir okuyucu kitlesine sahip olma fikri. 495 00:29:23,094 --> 00:29:24,387 YAZAN: KELEFA SANNEH 496 00:29:24,471 --> 00:29:25,805 JOHN LEWIS'IN YÖNTEMİ 497 00:29:25,889 --> 00:29:28,016 Hikâye her şeyle ilgili olabilir. 498 00:29:28,099 --> 00:29:30,727 Okuyucuyla şöyle bir pazarlığa girişirsin, 499 00:29:30,810 --> 00:29:33,396 "Eğlenceli bir yere varacak, bana takıl." 500 00:29:35,106 --> 00:29:39,402 Bu akşam hep yaptığım şeyi yapıp müzik izlemeye gideceğim. 501 00:29:43,615 --> 00:29:46,785 The New Yorker'da ele aldığım başlıca şeyler 502 00:29:46,868 --> 00:29:49,537 bilim, tıp ve sağlıkla ilgili konular. 503 00:29:49,621 --> 00:29:50,497 MARS TOPLULUĞU 504 00:29:50,580 --> 00:29:54,793 Bugün Utah'tayım, uzay tıbbı yazısı üzerinde çalışıyorum. 505 00:29:54,876 --> 00:29:57,128 Uzaya çıkan insanların sayısı artıyor. 506 00:29:57,212 --> 00:29:58,129 KATKI VEREN YAZAR 507 00:29:58,213 --> 00:30:00,465 Vücutlarına ne olduğunu biliyor muyuz? 508 00:30:00,548 --> 00:30:01,800 ÇÖL ARAŞTIRMA MERKEZİ 509 00:30:01,883 --> 00:30:03,551 Kayışları sıkıca bağla. 510 00:30:03,635 --> 00:30:07,430 Uzayda yaşanan birtakım sağlık sorunları konusuna 511 00:30:07,514 --> 00:30:09,974 can vermenin bir yolunu arıyordum. 512 00:30:11,643 --> 00:30:16,314 Çok karmaşık bir şeyin hikâyesini cezbedici gelecek şekilde anlatarak 513 00:30:16,397 --> 00:30:20,193 okuyucunun bilgiyi kazara öğrendiğini düşünmesini sağlamanın 514 00:30:20,276 --> 00:30:22,779 bir yolunu bulmaya bayılırım. 515 00:30:22,862 --> 00:30:24,823 Kumda bol miktarda nem var, 516 00:30:24,906 --> 00:30:27,617 buruşuk görüntüsü ondan kaynaklanıyor. 517 00:30:33,790 --> 00:30:34,666 Selam! 518 00:30:34,749 --> 00:30:36,709 The New Yorker kimliği kısmen 519 00:30:36,793 --> 00:30:41,005 birini başka bir dünyaya gönderip hakkındaki fikrini sormak demektir. 520 00:30:41,089 --> 00:30:43,758 Punk rockçı olduğum dönemde öyle yapmıştım. 521 00:30:43,842 --> 00:30:47,804 14 yaşımda gerçek anlamda âşık olduğum ilk şey o olmuştu. 522 00:30:47,887 --> 00:30:51,683 Gizli bir kapıdan geçerek bambaşka bir dünyaya adım atıp 523 00:30:51,766 --> 00:30:56,396 farklı şeyler yapılan bir ortama girmek beni benden alan bir duygu. 524 00:30:56,896 --> 00:30:59,524 Eğlenmeye hazır mısınız lan millet? 525 00:31:00,191 --> 00:31:06,155 The New Yorker'ın elit olarak bilinmesini, güya entel bir dergi olmasını sevmişimdir 526 00:31:06,239 --> 00:31:12,287 çünkü bu sayede gidip de Jay-Z, boks veya halk müziği hakkında yazdığımda 527 00:31:12,370 --> 00:31:15,540 onu New Yorker yazı karakteriyle yayınlıyorlar. 528 00:31:15,623 --> 00:31:19,794 Bu nedenle hedeflerden biri de o elitliği korurken 529 00:31:19,878 --> 00:31:23,548 derginin çok eski kafalı görünmesine engel olmak. 530 00:31:30,263 --> 00:31:34,475 "Punk, müzikten nefret etmeyi öğreterek müziği çok sevmemi de sağladı. 531 00:31:35,143 --> 00:31:37,186 Müziğin bölücü olabileceğini, 532 00:31:37,270 --> 00:31:40,106 tutku veya nefrete ilham verebileceğini öğretti, 533 00:31:40,189 --> 00:31:43,067 hangisinin hangisi olduğunu ayırt etme isteği verdi. 534 00:31:45,028 --> 00:31:47,655 Hep The New Yorker'da yazmayı istemiştim. 535 00:31:47,739 --> 00:31:49,282 Siyah fasulye hamburgeri. 536 00:31:49,365 --> 00:31:51,367 Dünyaya açtığın fikirlerin 537 00:31:51,451 --> 00:31:54,996 birinin bir soruna bakış açısını değiştireceği fikri 538 00:31:55,955 --> 00:31:57,624 çok cezbedici bir şey. 539 00:31:58,124 --> 00:32:02,295 Burada kişniş, dereotu ve maydanozumuz var. 540 00:32:02,795 --> 00:32:05,173 Benim asıl mesleğim uzman doktorluk. 541 00:32:05,256 --> 00:32:10,845 Pandemi sırasında New York City'de hekimlik yapıyordum. 542 00:32:10,929 --> 00:32:13,348 Bir dizi bilgilendirici yazı yazdım. 543 00:32:13,431 --> 00:32:14,807 KORONA NASIL EVRİLECEK? 544 00:32:14,891 --> 00:32:16,559 DELTA VARYANTI ÇOK TEHLİKELİ 545 00:32:16,643 --> 00:32:18,227 Pandeminin hafiflemesiyle 546 00:32:18,311 --> 00:32:21,856 ele aldığım konuları iyice genişletme imkânı buldum. 547 00:32:23,358 --> 00:32:26,819 "Engebeli arazide ilerlerken buz gibi bir rüzgâr uğuldadı. 548 00:32:26,903 --> 00:32:28,613 Gözümü kısıp uzaklara baktım, 549 00:32:28,696 --> 00:32:33,660 Mars'taki ilk insanların karşılaşacağı el değmemiş engin toprakları hayal ettim." 550 00:32:36,245 --> 00:32:40,375 Bence The New Yorker'da çalışan herkes bir şekilde bir şeye tutkun. 551 00:32:40,458 --> 00:32:44,003 Bu tutkunun beni de içine çektiğini hissettim. 552 00:32:46,631 --> 00:32:48,716 YIL DÖNÜMÜ SAYISINA ON İKİ HAFTA 553 00:32:48,800 --> 00:32:53,471 Muhtemelen son kırk yıl boyunca her gün bir film izlemişimdir. 554 00:32:55,765 --> 00:32:58,351 Bir bakıma basit bir iş sayılır. 555 00:32:58,434 --> 00:33:02,313 Eleştirmenliğin banal bir yanı vardır. 556 00:33:02,397 --> 00:33:04,816 Bir filmi izleyip onun hakkında yazarsın. 557 00:33:04,899 --> 00:33:06,484 FİLM ELEŞTİRMENİ 558 00:33:06,567 --> 00:33:08,653 Ama ben ne yazacağımı hiç bilmem. 559 00:33:09,570 --> 00:33:11,447 Hey! Hey, dikkat edin! 560 00:33:11,531 --> 00:33:14,492 Film akmaya başlayınca nerede olduğumu unuturum. 561 00:33:14,575 --> 00:33:18,746 Film beni ele geçirir, diğer izleyiciler artık yoktur. 562 00:33:18,830 --> 00:33:21,582 Film boyunca ben de var olmam. 563 00:33:22,166 --> 00:33:24,210 Burası nasıl bir yer ki bana… 564 00:33:26,087 --> 00:33:27,797 Onu bana göstermiyorlar. 565 00:33:27,880 --> 00:33:31,384 Bir filmi izlerken deli gibi not tutarım. 566 00:33:32,093 --> 00:33:36,931 Sorun notu tutmak değil, karanlıkta yazdığım şeyleri sonra okumak. 567 00:33:40,727 --> 00:33:41,894 Bir film bittiğinde 568 00:33:41,978 --> 00:33:44,480 son istediğim şey birileriyle konuşmaktır. 569 00:33:44,564 --> 00:33:47,275 Kapüşonumu kafama geçirip salondan kaçarım ki 570 00:33:47,358 --> 00:33:49,777 eleştirmen arkadaşlarla konuşmayayım. 571 00:33:49,861 --> 00:33:51,988 O deneyimi hapsetmek isterim. 572 00:33:52,071 --> 00:33:55,742 Üstüne düşünmem bile, sadece içime işlesin isterim. 573 00:34:00,663 --> 00:34:04,751 Diyorlar ki günde üç bardak kahve içenler 574 00:34:04,834 --> 00:34:07,086 ömürlerine 10 yıl katarmış. 575 00:34:07,170 --> 00:34:11,382 İçtiğim kahve miktarı sayesinde ölümsüzlük semalarında geziyorumdur. 576 00:34:12,717 --> 00:34:14,927 Kahve olmadan hiçbir iş görülmez. 577 00:34:17,472 --> 00:34:21,392 Keşke hiçbir zaman olumsuz eleştiri yazmak zorunda kalmasam. 578 00:34:22,643 --> 00:34:26,355 Her zaman işin içinde insan olduğunun bilinciyle hareket ederim. 579 00:34:27,023 --> 00:34:30,276 Hep derim ki bir filmi çekmek iki yıl, 580 00:34:30,359 --> 00:34:33,154 izlemek iki saat, yok etmekse iki dakika sürer. 581 00:34:33,237 --> 00:34:35,156 Veya Twitter'da iki saniye. 582 00:34:35,239 --> 00:34:37,909 O yüzden saygılı olmayı bellemişimdir. 583 00:34:39,619 --> 00:34:43,748 "Eleştirinin kalbi duyguda, ruhun titremesinde yatar. 584 00:34:43,831 --> 00:34:46,793 Mesele eleştirmenin kendini ciddiye alması değil, 585 00:34:47,460 --> 00:34:49,504 sanatın ciddiye alınmasıdır." 586 00:34:53,424 --> 00:34:54,509 Sevdiğim yanı çok. 587 00:34:54,592 --> 00:34:56,844 Yaşanan olaylar açısından 10 hikâyeye… 588 00:34:56,928 --> 00:34:58,262 KURGU SEÇME TOPLANTISI 589 00:34:58,346 --> 00:35:00,389 -Bilemedim. -…benzemenin sınırında. 590 00:35:00,473 --> 00:35:03,559 Evet, ben o sınırın olumlu tarafındayım. 591 00:35:04,936 --> 00:35:06,229 Bir yıl içerisinde 592 00:35:06,312 --> 00:35:11,275 bize yedi ila on bin arası yazı yollanır ve bunların ellisini yayımlarız. 593 00:35:11,359 --> 00:35:12,360 KURGU EDİTÖRÜ 594 00:35:13,152 --> 00:35:15,822 Temsilciler yollar, yayımcılar yollar. 595 00:35:15,905 --> 00:35:19,659 Doğrudan yazarlar yollar. Her kanaldan gelirler. 596 00:35:19,742 --> 00:35:23,287 E-posta adresimi bulmak pek zor değil anlaşılan. 597 00:35:24,539 --> 00:35:30,294 Bizimkine az çok benzeyen dergilerde bile kurgu hikâyelere çok nadiren rastlanır. 598 00:35:30,378 --> 00:35:32,004 Ayrıca gayet farkındayım ki 599 00:35:32,088 --> 00:35:38,052 okuyucularımızın veya abonelerimizin belirli bir kısmı kurguya hiç bakmaz bile. 600 00:35:38,970 --> 00:35:42,348 İyi. Öte yandan biliyorum ki okuyucularımızın bir kısmının 601 00:35:42,431 --> 00:35:44,433 en çok umursadığı kısım da o. 602 00:35:45,059 --> 00:35:47,520 Yaklaşık olarak bir buçuk yıl kadar önce 603 00:35:47,603 --> 00:35:49,730 David Remnick bana gelip şöyle dedi, 604 00:35:50,231 --> 00:35:55,153 "100'üncü yıl dönümü için kurgu antolojisi yapsak mı? Kısa hikâyeler. Ne koyardın?" 605 00:35:56,404 --> 00:35:59,323 The New Yorker'ın var olduğu süre boyunca 606 00:35:59,407 --> 00:36:02,618 13.000'den fazla hikâye dergide yayınlanmıştır. 607 00:36:02,702 --> 00:36:05,538 Bu kitaptaysa 78 tanesi var. 608 00:36:06,080 --> 00:36:07,790 EB White, Dorothy Parker… 609 00:36:07,874 --> 00:36:09,458 John Updike, Philip Roth… 610 00:36:09,542 --> 00:36:12,086 JD Salinger, Jamaica Kincaid. 611 00:36:12,170 --> 00:36:13,087 Böyle gidiyor. 612 00:36:13,171 --> 00:36:18,050 Bu listeden kimi okursam okuyayım, hiçbiri insanı şaşırtmaz. 613 00:36:18,134 --> 00:36:21,429 -David Foster Wallace, Eudora Welty… -Shirley Jackson, John Cheever… 614 00:36:21,512 --> 00:36:24,223 -Jhumpa Lahiri, Zadie Smith… -Vladimir Nabokov, Saul Bellow… 615 00:36:24,307 --> 00:36:27,268 -Haruki Murakami, Junot Díaz… -Annie Proulx, George Saunders. 616 00:36:27,351 --> 00:36:31,480 Yaklaşmakta olan yıl dönümü sayısında yazısına yer vereceğimiz yazarsa 617 00:36:31,564 --> 00:36:34,025 Chimamanda Ngozi Adichie. 618 00:36:36,110 --> 00:36:38,529 "Hep tanınmaya özlem duymuşumdur. 619 00:36:39,155 --> 00:36:42,491 Başka bir insan tarafından gerçek anlamda tanınmaya." 620 00:36:42,575 --> 00:36:46,495 The New Yorker'ın dergi oluşunun 100 yılını kutlama kapsamında 621 00:36:46,579 --> 00:36:50,750 yeni romanım Dream Count'tan bir pasaj yayınlayacaklar. 622 00:36:50,833 --> 00:36:55,838 "Çünkü karantina sırasındadır ki hayatımı gözden geçirmeye başlayıp 623 00:36:55,922 --> 00:37:00,134 uzun zamandır isimsiz kalan şeylerin ismini koymaya başladım…" 624 00:37:00,635 --> 00:37:04,263 Kurgu, tüm sanatların en şanlı biçimidir. 625 00:37:04,347 --> 00:37:05,514 YAZAR 626 00:37:05,598 --> 00:37:07,058 Hiç ön yargılı değilim. 627 00:37:07,141 --> 00:37:08,392 "Ama ne…" 628 00:37:08,476 --> 00:37:12,104 Edebiyat, tek bakış açısı olmadığını anlamamıza imkân tanır. 629 00:37:12,188 --> 00:37:16,901 Başka birinin deneyimini kafanda canlandırıp onun içine dalarsın. 630 00:37:16,984 --> 00:37:17,818 Çünkü şeydir… 631 00:37:17,902 --> 00:37:21,614 Bazen bu dünyanın kıyametvari bir yanı olduğunu düşünüyorum 632 00:37:21,697 --> 00:37:27,203 ve bence edebiyat onun içinde yer alan ufak umut parıltısı. 633 00:37:27,286 --> 00:37:29,163 Kurgu yazmak hayatımın aşkıdır. 634 00:37:29,247 --> 00:37:31,874 Bana anlam veren şeydir. Öyle bir… 635 00:37:32,375 --> 00:37:35,002 Burada olmamın nedeni odur. 636 00:37:35,503 --> 00:37:38,923 ABD'ye gelince bana kısa sürede malum oldu ki 637 00:37:39,006 --> 00:37:42,426 The New Yorker yayımlanmak isteyeceğin yerdir. 638 00:37:43,010 --> 00:37:45,763 Evet, The New Yorker, The New Yorker işte. 639 00:37:45,846 --> 00:37:48,349 Ve The New Yorker olduğunun farkında. 640 00:37:49,392 --> 00:37:50,268 Yani… 641 00:37:50,351 --> 00:37:54,313 İnsanlar The New Yorker'ı elitist olmakla suçluyor. 642 00:37:54,397 --> 00:37:57,692 Ama bence elitist kabul edilen şeyler hakkındaki söylem 643 00:37:57,775 --> 00:38:01,028 bir çeşit antientelektüalizme evriliyor 644 00:38:01,112 --> 00:38:04,031 ve bu da ülkemizi baştan aşağı kasıp kavuruyor. 645 00:38:04,115 --> 00:38:06,534 Ülke ve bizim adımıza kötü bir şey bu. 646 00:38:07,535 --> 00:38:10,538 Ne diyoruz yani? Şey mi diyoruz? O kadar elitist ki 647 00:38:10,621 --> 00:38:15,710 sanat, edebiyat ve siyaset hakkında derinlemesine ve incelikli yazılar 648 00:38:15,793 --> 00:38:17,753 kaleme almasın mı yani? 649 00:38:17,837 --> 00:38:20,423 Elitizm buysa daha fazlasına ihtiyaç var. 650 00:38:20,506 --> 00:38:21,632 Daha fazlası lazım. 651 00:38:24,593 --> 00:38:27,722 ESKİ NEW YORKER OFİSİ 1987 652 00:38:30,308 --> 00:38:31,309 Selam Bruce. 653 00:38:31,809 --> 00:38:33,644 46 yıldır buradayım. 654 00:38:33,728 --> 00:38:34,562 OFİS MÜDÜRÜ 655 00:38:34,645 --> 00:38:37,148 Uzun bir zaman ama yeterince uzun değil. 656 00:38:39,025 --> 00:38:40,401 Ne iş yapıyorsunuz? 657 00:38:40,985 --> 00:38:43,571 Elektrikler giderse, havalandırma çalışmazsa 658 00:38:43,654 --> 00:38:45,239 bunların hepsi bana bakar. 659 00:38:45,323 --> 00:38:49,535 Birinin bir kâğıda veya yazıcıya ihtiyacı olursa o iş bana bakar. 660 00:38:49,618 --> 00:38:52,455 Birinin bilgisayarı tamir edilecekse bana bakar. 661 00:38:52,538 --> 00:38:53,748 İşte bu da benim. 662 00:38:56,500 --> 00:38:58,377 Şuradaki uzun siyah saçlı. 663 00:38:59,837 --> 00:39:02,882 İlk New Yorker Batı 43. Cadde, 25 numaradaydı. 664 00:39:03,716 --> 00:39:07,511 O ofisin çok eski bir havası vardı. 1950'lerden kalma gibiydi. 665 00:39:07,595 --> 00:39:10,556 Orada bir grup çok yaşlı beyefendi vardı. 666 00:39:12,308 --> 00:39:14,977 Duvarları sigara dumanından is tutmuştu. 667 00:39:16,604 --> 00:39:20,733 Bir kanepeye oturduğun zaman toz kalkardı, tamam mı? 668 00:39:22,234 --> 00:39:23,736 İlk taşınacağımız zaman 669 00:39:23,819 --> 00:39:26,572 bodruma inip orada neler olduğuna baktık. 670 00:39:26,655 --> 00:39:29,241 Eski belgeler ve materyalle, 671 00:39:29,325 --> 00:39:32,828 eski provalar ve eski kurgu derlemeleriyle doluydu. 672 00:39:32,912 --> 00:39:37,124 Sanki dünya bu parçalar üzerinde birilerinin çalıştığını unutmuştu 673 00:39:37,208 --> 00:39:38,250 ama oradaydılar. 674 00:39:38,834 --> 00:39:40,795 Ben de atılsın diye ayrılsa da 675 00:39:41,670 --> 00:39:44,924 tutmamız gerektiğini düşündüğüm her şeyi biriktirdim. 676 00:39:46,550 --> 00:39:51,305 İstifçi değilim, atılmasınlar istedim çünkü orada bir tarih yattığını düşündüm. 677 00:39:51,389 --> 00:39:55,267 The New Yorker'ın ilk toplama makinesi. Âdeta bir Buick. 678 00:39:56,936 --> 00:40:00,231 Bunlar New Yorker yazarlarının ilk baskıları. 679 00:40:00,314 --> 00:40:03,359 Bunlar da sayfalarda gördüğünüz ara çizimler. 680 00:40:03,442 --> 00:40:06,737 Yani sanatçıların çizdiği sanat eserleri. 681 00:40:06,821 --> 00:40:10,116 Detaylar ve harcanan emek acayip iyi. 682 00:40:10,616 --> 00:40:11,575 Tamam. 683 00:40:16,080 --> 00:40:19,375 The New Yorker'ın beş editöründen dördüyle çalıştım. 684 00:40:20,209 --> 00:40:22,545 Fakat Ross ile çalışmadım. 685 00:40:24,713 --> 00:40:27,550 1950'LER 686 00:40:28,759 --> 00:40:33,180 2. Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda The New Yorker yeni bir döneme girdi. 687 00:40:33,848 --> 00:40:37,643 Tuttuğunu koparan kurucusu Harold Ross dümende 26 yılın ardından 688 00:40:37,726 --> 00:40:39,895 akciğer kanserinden vefat etti. 689 00:40:41,021 --> 00:40:44,400 Yerine yardımcısı William Shawn geçti. 690 00:40:45,609 --> 00:40:49,822 Shawn çok çekingen biri olsa da editör olarak korkusuzdu. 691 00:40:50,364 --> 00:40:53,951 Bazı çalışanlar ona Demir Fare diyordu. 692 00:40:54,452 --> 00:40:57,788 Dergiyi tartışmalı konularda haberler yapmaya yöneltip 693 00:40:57,872 --> 00:40:59,915 güçlülerle karşı karşıya getirdi. 694 00:41:01,333 --> 00:41:03,252 1958'de bir gün Shawn'a 695 00:41:03,335 --> 00:41:08,174 Rachel Carson adındaki ödüllü yazar ve biyologdan bir sunum geldi. 696 00:41:08,966 --> 00:41:11,927 DDT adındaki böcek ilacının sıkılmasının ardından 697 00:41:12,011 --> 00:41:14,847 binlerce kuşun niye öldüğünü anlamak istiyordu. 698 00:41:16,307 --> 00:41:19,852 O sıralar DDT ayırt etmeksizin kullanılıyordu. 699 00:41:19,935 --> 00:41:23,981 Ekinlere, bahçelere, hatta evlerin içine sıkılıyordu. 700 00:41:24,482 --> 00:41:25,816 "DDT BANA İYİ GELİR!" 701 00:41:25,900 --> 00:41:28,694 Üreticileri güvenli olduğunda ısrarcıydı 702 00:41:29,278 --> 00:41:31,489 ama Carson araştırmak istiyordu. 703 00:41:32,239 --> 00:41:35,743 Shawn'ın desteğiyle saha çalışmaları yapmaya başladı. 704 00:41:35,826 --> 00:41:39,997 Uzmanlarla röportajlar yaptı ve işin çetrefilli bilimine daldı. 705 00:41:41,081 --> 00:41:44,502 Ancak çalışmaları sırasında bir sırrı dünyadan sakladı. 706 00:41:45,044 --> 00:41:47,046 Meme kanserinden ölüyordu. 707 00:41:48,380 --> 00:41:52,384 Ameliyatlar ve sancılı tedaviler bazen onu sandalyeye hapsediyordu. 708 00:41:53,219 --> 00:41:55,346 Ama yılmadan çalışmalarını sürdürdü 709 00:41:55,429 --> 00:41:58,974 ve nihayet, dört yılın ardından Shawn'a bir taslak sundu. 710 00:41:59,058 --> 00:42:00,643 SESSİZ BAHAR BİRİNCİ BÖLÜM 711 00:42:02,853 --> 00:42:06,398 "Sessiz Bahar" üç bölümlük bir dizi hâlinde yayınlanırken 712 00:42:06,482 --> 00:42:10,653 Carson'ın yazı tarzı bilimi edebiyata dönüştürüyordu. 713 00:42:11,445 --> 00:42:15,533 "ABD'nin geniş topraklarında artan bir şekilde," diye yazıyordu, 714 00:42:15,616 --> 00:42:19,620 "baharın dönüşü artık kuşların gelişiyle müjdelenmiyor 715 00:42:19,703 --> 00:42:23,624 ve bir zamanlar kuşların şakımasıyla dolu sabahın erken saatleri 716 00:42:23,707 --> 00:42:25,584 tuhaf bir şekilde sessiz." 717 00:42:27,127 --> 00:42:31,382 Kitap olarak da yayınlanarak anında en çok satanlar listesine girdi 718 00:42:31,465 --> 00:42:34,343 ve kimyasalların insanlara ve hayvanlara zararı hakkında 719 00:42:34,426 --> 00:42:36,428 ulusal bir tartışma başlattı. 720 00:42:36,512 --> 00:42:40,349 Tarım Bakanlığı'ndan bunu daha yakından incelemesini istediniz mi? 721 00:42:40,432 --> 00:42:43,394 Evet ve zaten incelediklerini biliyorum. 722 00:42:43,477 --> 00:42:46,397 Bayan Carson'ın kitabından sonra başladı 723 00:42:46,480 --> 00:42:47,773 ama inceliyorlar. 724 00:42:48,357 --> 00:42:50,150 Karşıt tepkiler de doğurdu. 725 00:42:50,234 --> 00:42:51,860 KİMYAGERLERE GÖRE YANILIYOR 726 00:42:51,944 --> 00:42:54,446 Güçlü kimya şirketleri Carson'a saldırdı. 727 00:42:54,530 --> 00:42:55,864 PESTİSİT SEKTÖRÜ AYAKTA 728 00:42:55,948 --> 00:43:00,119 Rachel Carson Hanım'ın Sessiz Bahar kitabındaki büyük iddialar 729 00:43:00,202 --> 00:43:03,038 asıl gerçekleri büyük oranda çarpıtmaktadır. 730 00:43:03,122 --> 00:43:07,835 Artık peruk takan ve zar zor yürüyen Carson 731 00:43:07,918 --> 00:43:10,963 Kongre'de ve basına karşı çalışmasını savundu. 732 00:43:11,046 --> 00:43:13,674 Bu kimyasalları daha sıkı kontrol etmezsek 733 00:43:13,757 --> 00:43:16,635 bir felakete doğru yol alacağımız kesin. 734 00:43:17,553 --> 00:43:20,472 Bazı şirketler dergiyi dava açmakla tehdit etse de 735 00:43:20,556 --> 00:43:22,766 Shawn geri adım atmayı reddetti. 736 00:43:22,850 --> 00:43:26,145 Carson, Sessiz Bahar'ın yayınlanmasının üstünden 737 00:43:26,228 --> 00:43:27,605 iki yıl geçmeden öldü. 738 00:43:28,105 --> 00:43:29,898 Kendisi hiç göremese de 739 00:43:29,982 --> 00:43:33,193 yaptığı çalışmalar Temiz Hava Yasası'na, 740 00:43:33,277 --> 00:43:35,112 Temiz Su Yasası'na 741 00:43:35,195 --> 00:43:38,198 ve modern çevre hareketinin doğmasına vesile oldu. 742 00:43:38,282 --> 00:43:39,366 DÜNYAYI KURTAR 743 00:43:39,450 --> 00:43:40,868 Yıllar sonra 744 00:43:40,951 --> 00:43:45,039 Shawn, derginin felsefesini basitçe şöyle dile getirecekti. 745 00:43:45,122 --> 00:43:47,625 Bir şeyler hakkında düşüncemizi söylüyoruz. 746 00:43:47,708 --> 00:43:49,627 Biz buna yürekten inandık 747 00:43:49,710 --> 00:43:53,797 ve maden inandığımız şey bu, onu dile getirmemiz gerekir. 748 00:43:55,049 --> 00:43:59,553 OY VER 749 00:43:59,637 --> 00:44:02,556 SEÇİM GECESİ 5 KASIM 2024 750 00:44:02,640 --> 00:44:04,183 Baksana Valerie. 751 00:44:04,266 --> 00:44:06,977 Harris kampanyasının Porto Rikolu katılımını 752 00:44:07,061 --> 00:44:08,729 bize yollar mısın? 753 00:44:08,812 --> 00:44:11,315 -Evet, hemen ileteyim. -Tamam, sağ ol. 754 00:44:11,398 --> 00:44:13,067 Çalışırken rahatsız etmedim. 755 00:44:18,864 --> 00:44:21,909 Pekâlâ, milleti sarhoş edelim. 756 00:44:24,286 --> 00:44:25,913 -Selamlar. -Nasıl gidiyor? 757 00:44:26,497 --> 00:44:27,956 Fena değil. 758 00:44:28,040 --> 00:44:32,544 Dearborn'daki görevim bayağı zor çünkü burada bira bulmak zor 759 00:44:32,628 --> 00:44:34,004 ama bolca nargile var. 760 00:44:34,088 --> 00:44:36,965 Rica etsem bu kadar erkenden içmesen olur mu? 761 00:44:37,049 --> 00:44:40,302 -Farazi konuşuyorum. -Tamam. Neler duyuyorsun bakalım? 762 00:44:40,886 --> 00:44:43,305 Kimse hiçbir şey bilmiyor, biliyor musun? 763 00:44:43,389 --> 00:44:44,765 Çok hazırlıklıyız. 764 00:44:44,848 --> 00:44:49,353 Canlı bir blog'umuz ve her yerde bir sürü muhabirimiz var. 765 00:44:49,436 --> 00:44:53,357 Ama bilmiyoruz. İki yöne de gidebilecek tarihî anlardan biri bu. 766 00:44:53,440 --> 00:44:56,360 Ne olacağını bilmiyoruz, hele şu saatte hiç. 767 00:44:56,985 --> 00:45:01,031 Harris'in kazanması hâlinde Kadir Nelson bunu çizdi. 768 00:45:01,115 --> 00:45:04,910 Ceketine işlenmiş hâlde Obama, Shirley Chisholm, 769 00:45:04,993 --> 00:45:08,455 Martin Luther King Jr, Thurgood Marshall, Frederick Douglass, 770 00:45:08,539 --> 00:45:12,292 tarihin o yönde ilerlemesinde katkısı olduğu söylenebilecek 771 00:45:12,376 --> 00:45:14,294 her türlü karakter var. 772 00:45:14,795 --> 00:45:18,590 Trump'a gelecek olursak, oradaki hava bayağı farklı. 773 00:45:21,760 --> 00:45:24,847 Hulk Hogan tarafından yemin ettirilen Trump var. 774 00:45:25,556 --> 00:45:26,890 Bir de… 775 00:45:27,766 --> 00:45:30,352 Burada çok neşeli bir karalama var. 776 00:45:31,311 --> 00:45:35,691 Bir de Oval Ofis'e arabayla dalan Elon Musk var. 777 00:45:35,774 --> 00:45:37,359 Ve bir tane daha. 778 00:45:37,443 --> 00:45:41,238 "Dört yıl boyunca günde bir defa ağız yoluyla bir tablet alın." 779 00:45:49,288 --> 00:45:51,749 Şu an itibarıyla delege oyu sayıları. 780 00:45:51,832 --> 00:45:54,877 Donald Trump'ın 90 delege oyu var. 781 00:45:54,960 --> 00:45:58,297 Kamala Harris'in 27 delege oyu var. 782 00:45:59,256 --> 00:46:03,010 Evet, Florida'nın olmayacağını artık kabul edelim mi? 783 00:46:03,761 --> 00:46:05,095 Trump önde. 784 00:46:05,637 --> 00:46:10,768 Harris'in şu aşamada kazanması mucize mi olur, bilmem ama ciddi anlamda… 785 00:46:10,851 --> 00:46:12,686 Harris birkaç gol geride. 786 00:46:12,770 --> 00:46:14,438 SANDIKLAR KAPANDI 787 00:46:16,315 --> 00:46:19,735 Şu an Michigan'ı Trump'ın kazandığı öngörülüyor. 788 00:46:19,818 --> 00:46:22,738 NBC Haber'e göre Wisconsin'i Donald Trump kazandı. 789 00:46:22,821 --> 00:46:25,741 Donald Trump Pennsylvania Eyaleti'ni kazanacak. 790 00:46:29,870 --> 00:46:32,748 Tamam, üzerinde çalışalım. Tamam. Teşekkürler. 791 00:46:36,168 --> 00:46:39,338 Bu akşam böyle olmasını beklemezdim 792 00:46:39,922 --> 00:46:42,090 ama bunu seçti. 793 00:46:44,635 --> 00:46:46,011 İnanması güç 794 00:46:46,094 --> 00:46:48,639 ama biz gerçekliğe şekil veremeyiz, 795 00:46:48,722 --> 00:46:50,849 sadece onu yansıtabiliriz. 796 00:46:54,520 --> 00:46:57,940 …Carolina. Demografik olarak çok benziyorlar. Hatta… 797 00:46:58,816 --> 00:47:02,736 "Trump'ın dönmesinden korkan on milyonlarca Amerikalı 798 00:47:02,820 --> 00:47:07,991 gömüldükleri karamsarlıktan çıkınca ne yapmak gerektiğini düşünmek gerekecek. 799 00:47:08,075 --> 00:47:11,370 Otoriter rejimlerde hayatı bekleyen tehlikelerden biri 800 00:47:11,453 --> 00:47:15,457 liderin, insanların gücünü tüketme çabasıdır. 801 00:47:15,541 --> 00:47:17,876 Bir yenilmişlik hâli hâkim olur." 802 00:47:19,461 --> 00:47:23,757 İkinci defa kazanmasından endişem insanların yenilmiş hissetmesi. 803 00:47:24,633 --> 00:47:27,302 Bu iş kolundaki hiç kimse, 804 00:47:27,386 --> 00:47:30,013 daha da önemlisi vatandaşlık görevi olanlar 805 00:47:31,849 --> 00:47:33,642 bu hisse teslim olmamalıdır. 806 00:47:34,351 --> 00:47:36,270 Umutsuzluk affedilmez günahtır. 807 00:47:36,353 --> 00:47:37,938 O yüzden hayır. 808 00:47:38,730 --> 00:47:39,731 Olmaz! 809 00:47:41,191 --> 00:47:42,860 Şey değil bu… 810 00:47:44,319 --> 00:47:45,737 Buna müsaade yok. 811 00:47:49,199 --> 00:47:51,952 Dünyayı sıfırlamaya çalışacak bir başkanın 812 00:47:52,035 --> 00:47:55,664 yemin ederek göreve gelmesine şahit olacağız. 813 00:47:55,747 --> 00:47:57,666 KADROLU YAZAR 814 00:47:57,749 --> 00:47:59,084 Geriye kalan her şey… 815 00:48:01,336 --> 00:48:03,255 …biraz ehemmiyetsiz kalıyor. 816 00:48:04,631 --> 00:48:08,969 Ayrıca başka ülkelerde yaşanacakları da büyük ölçüde etkileyecek. Çok. 817 00:48:10,888 --> 00:48:11,805 Evet. 818 00:48:13,849 --> 00:48:15,142 Jon Lee! 819 00:48:16,393 --> 00:48:17,436 -Nasılsın yavrum? -Sen? 820 00:48:17,519 --> 00:48:20,480 -Süperim. Çok oldu. -Biliyorum, öyle oldu. 821 00:48:20,564 --> 00:48:24,026 Henüz Güney Amerika'yı okuyamadım ama okuyacağım, değil mi? 822 00:48:24,109 --> 00:48:27,905 Evet. Taslağı hazırladık, birkaç ekleme yapıyorum. 823 00:48:27,988 --> 00:48:28,947 Milei işte. 824 00:48:29,031 --> 00:48:30,198 -Evet. -Deli herif. 825 00:48:30,282 --> 00:48:31,575 Sana nasıl davrandı? 826 00:48:32,075 --> 00:48:35,370 The New Yorker için çalıştığım 26 sene içerisinde 827 00:48:35,454 --> 00:48:38,582 savaş adamı oldum veya onlardan biri oldum işte. 828 00:48:38,665 --> 00:48:41,668 Ülkenin giriştiği pek çok çatışmada bulundum. 829 00:48:41,752 --> 00:48:45,047 Bilirsiniz işte, Afganistan, Irak, Libya, Suriye. 830 00:48:46,423 --> 00:48:49,885 Babam Dışişleri'ndeydi, çocukluğum dokuz ülkede geçti. 831 00:48:49,968 --> 00:48:53,055 Pek çoğu oldukça çetrefilli yerlerdi. 832 00:48:53,138 --> 00:48:54,514 YAZAN: JON LEE ANDERSON 833 00:48:54,598 --> 00:48:58,685 Beni muhabirliğe yönelten bu oldu. Çağımın tarihini yaşamak istedim. 834 00:48:58,769 --> 00:48:59,853 TALİBAN'IN AFYON SAVAŞI 835 00:48:59,937 --> 00:49:01,313 KRALLARIN KRALI 836 00:49:01,396 --> 00:49:04,191 Şimdi aklında ne yapmak var? Şey var mesela… 837 00:49:04,900 --> 00:49:07,611 Yalan yok, şu an şey olmuş durumdayız… 838 00:49:07,694 --> 00:49:08,695 Şoke mi? 839 00:49:11,406 --> 00:49:15,410 Dünyadan haberler vermeli ve seçeceğimiz başlıkları iyi seçmeliyiz. 840 00:49:15,494 --> 00:49:17,037 Söyle, aklında ne var? 841 00:49:17,120 --> 00:49:20,540 The New Yorker'ın The New York Times gibi bir bütçesi yok. 842 00:49:20,624 --> 00:49:22,459 Bütçemiz ve kadromuz çok dar 843 00:49:22,542 --> 00:49:26,546 ama David sahaya çıkıp tarihe bizzat şahit olma fikrine 844 00:49:27,130 --> 00:49:29,466 her zaman sıcak bakmıştır. 845 00:49:32,177 --> 00:49:33,637 ŞAM, SURİYE 846 00:49:33,720 --> 00:49:36,640 Diktatör Beşar Esad bu hafta Suriye'den kaçmış 847 00:49:36,723 --> 00:49:38,809 ve isyancılar Şam'a girip 848 00:49:38,892 --> 00:49:41,520 ailesinin 54 yıllık saltanatına son vermişti. 849 00:49:42,771 --> 00:49:44,606 TÜRKİYE - IRAK - HOMS 850 00:49:46,441 --> 00:49:50,779 "Suriyeli despot Beşar Esad sarayından kaçtıktan iki gün sonra 851 00:49:50,862 --> 00:49:54,825 derin bir hesaplaşmanın başlangıcına şahit olmak için Şam'a ulaştım. 852 00:49:56,994 --> 00:50:01,123 Uzun süre devam eden iç çatışmanın yerini birdenbire 853 00:50:01,206 --> 00:50:03,917 tekinsiz, gerçeküstü bir barış almıştı." 854 00:50:06,712 --> 00:50:08,630 Bir şeyi haber yapacaksam 855 00:50:08,714 --> 00:50:13,719 onu koklayıp, hissedip, tadıp okuyucuya bu duyguları aktarmak isterim. 856 00:50:14,511 --> 00:50:16,555 Ben böyle haber yapmayı severim. 857 00:50:16,638 --> 00:50:17,723 Selamünaleyküm. 858 00:50:19,933 --> 00:50:21,685 "Şam'da bir akşamüstü 859 00:50:21,768 --> 00:50:24,771 Esad'ın en feci hapislerinden birini ziyaret ettim." 860 00:50:27,733 --> 00:50:29,526 "Seni özledim aşkım." 861 00:50:31,111 --> 00:50:36,283 "Askerî istihbarat hapishanesinde 15 ay geçiren bir genç adamla tanıştık 862 00:50:36,366 --> 00:50:40,245 ve maruz bırakıldığı korkunç muameleyi bize canlandırdı. 863 00:50:45,792 --> 00:50:48,920 Gardiyanlar bu muameleleri gizlemeye çalışmamıştı. 864 00:50:50,964 --> 00:50:55,594 Mahkûmların sorgunun ardından çekilen bir yığın fotoğrafına rastladım. 865 00:50:56,386 --> 00:51:01,308 Yüksek ihtimalle çoğu için ölmeden önceki son fotoğraflarıydı." 866 00:51:05,437 --> 00:51:09,399 Aklına koyarsan bir toplumu darmadağın etmek çok da zor değil. 867 00:51:27,167 --> 00:51:30,504 YIL DÖNÜMÜ SAYISINA SEKİZ HAFTA 868 00:51:31,004 --> 00:51:35,175 Aralar için farklı sanatçılara farklı 100'ler çizdirmeye ne dersin? 869 00:51:35,258 --> 00:51:38,970 Yoksa klasik bir Eustace mı olsun? Belki daha iyi olur. 870 00:51:39,054 --> 00:51:42,682 Şu ilerleyişi çok beğendiğimi söyleyeyim. 871 00:51:42,766 --> 00:51:45,519 -Beşikten mezara Eustace. -Evet. 872 00:51:45,602 --> 00:51:48,522 The New Yorker'ı anlamanın temelinde 873 00:51:48,605 --> 00:51:53,151 geçmişle gelecek arasında hep bir gerginlik olması yatar. 874 00:51:53,235 --> 00:51:57,322 Dergi, günümüzde yaşanan şeylerin nabzını tutuyor 875 00:51:57,405 --> 00:52:00,992 fakat kendisi 1925'ten beri görsel olarak pek değişmiş değil. 876 00:52:01,076 --> 00:52:01,910 KREATİF DİREKTÖR 877 00:52:02,702 --> 00:52:07,332 Buraya ilk geldiğim zamanı hatırlarım. Hizasız rakamlar kullanmak istemiştim. 878 00:52:07,874 --> 00:52:10,043 Hizasız rakam örneğin şu demek, 879 00:52:10,127 --> 00:52:15,382 "1926" sayısını bastığınızda dokuz rakamı biraz daha aşağıya kayar. 880 00:52:15,465 --> 00:52:18,718 Hepsi aynı hizada olmayınca biraz daha şık durur. 881 00:52:18,802 --> 00:52:22,597 Ancak hâkim güçleri bunun iyi bir değişim olduğuna ikna etmek 882 00:52:22,681 --> 00:52:24,224 haftalarımı almıştı. 883 00:52:24,307 --> 00:52:25,725 -Şuna bak. -Baksana! 884 00:52:26,226 --> 00:52:30,814 Evet, bunların çoğunu önceden görmüştün. Acaba en önden mi başlasak? 885 00:52:30,897 --> 00:52:34,276 Derginin hemen her türlü şey hakkında bir… 886 00:52:35,443 --> 00:52:36,570 Biçem kılavuzu var. 887 00:52:37,237 --> 00:52:41,491 Dierezin nerede ve ne zaman kullanılacağı ve virgül kullanımı 888 00:52:41,575 --> 00:52:44,953 veya bize özgü, bazen tuhaf kaçan yazılışlar. 889 00:52:45,453 --> 00:52:46,621 Oturun, oturun. 890 00:52:46,705 --> 00:52:48,540 100'üncü yıl dönümümüz yaklaşmışken 891 00:52:48,623 --> 00:52:51,877 teknelerin kenarında biriken kekamozlar misali 892 00:52:51,960 --> 00:52:54,296 önümüzde biriken bazı sorunlar hakkında 893 00:52:54,379 --> 00:52:57,799 bir tartışma açmanın iyi fikir olacağını düşündüm. 894 00:52:57,883 --> 00:53:01,845 Peki gizliden gizliye kabul görüp geleneğe dönüşmüş 895 00:53:01,928 --> 00:53:06,016 ama yeniden ele alınmaya değer ne gibi şeyler var? 896 00:53:06,099 --> 00:53:09,227 Eh, en gündemdekilerden biri "teenager". 897 00:53:09,311 --> 00:53:11,479 -Evet. -"Teenager"daki tire. 898 00:53:12,063 --> 00:53:14,065 Sayıların rakamlarla yazılmaması. 899 00:53:14,149 --> 00:53:16,776 "İnternet"in büyük harfle yazılması derim. 900 00:53:16,860 --> 00:53:19,779 Biz aykırıyız ama antika görünmemize neden oluyor. 901 00:53:19,863 --> 00:53:23,450 On yıllardır gündeme gelen bir konu da şu. 902 00:53:23,533 --> 00:53:27,078 "Kendi sesimle yazamayacağımdan korkuyorum." 903 00:53:27,162 --> 00:53:31,458 Ara sıra bazılarına bunu yaşatıyorsam kötü yazar olduklarındandır. 904 00:53:33,418 --> 00:53:36,796 Bu durum The New York Times'da birinci sayfaya çıktı. 905 00:53:36,880 --> 00:53:38,381 Kendilerini tutamadılar. 906 00:53:38,465 --> 00:53:42,677 The New York Times'a niye haber oldu ki? Belki o gün haberler kısırdı. 907 00:53:42,761 --> 00:53:44,054 NOKTALAR KALIYOR 908 00:53:44,137 --> 00:53:46,556 The New Yorker benim gözümde hâlâ 909 00:53:46,640 --> 00:53:51,519 kafamdaki o hayranlık uyandıran, sarsılmaz kurumdur. 910 00:53:51,603 --> 00:53:54,147 Dergide bir şey yayınlatmış olmak bile… 911 00:53:54,231 --> 00:53:55,440 YAZAN: APARNA NANCHERLA 912 00:53:55,523 --> 00:53:57,734 Hâlâ hissiyatı "Ben mi? Sağ olun." 913 00:53:57,817 --> 00:54:02,572 İsminin New Yorker fontuyla yazıldığını ilk gördüğünde acayip ego patlaması olur. 914 00:54:02,656 --> 00:54:03,615 YAZAN: MOLLY RINGWALD 915 00:54:03,698 --> 00:54:07,577 O an yaşadığım heyecanın, örneğin Akademi Ödülü kazanmaktan 916 00:54:07,661 --> 00:54:12,123 katbekat daha büyük olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 917 00:54:12,207 --> 00:54:16,461 Gerçi henüz Akademi Ödülü kazanmadım, size o konuda geri döneyim. 918 00:54:16,544 --> 00:54:20,840 Dergide bana yer verdikleri için çok büyük onur duydum. 919 00:54:20,924 --> 00:54:23,885 Bu yazarlar bizim kültürümüzde 920 00:54:23,969 --> 00:54:28,556 düşüncenin ve edebiyatın en ön saflarında yer alan yazarlardır. 921 00:54:28,640 --> 00:54:29,849 Biraz da güldüm 922 00:54:29,933 --> 00:54:34,688 çünkü spor spikeri Marv Albert hakkındaki yazımın yayınlandığına inanamadım. 923 00:54:34,771 --> 00:54:35,981 YAZAN: JESSE EISENBERG 924 00:54:36,064 --> 00:54:38,358 The New Yorker'da çıkan ilk yazımdı. 925 00:54:38,441 --> 00:54:42,362 Bir Dilek Tut işi gibiydi. "Yazını yayımlayacağız" dediler. 926 00:54:42,445 --> 00:54:46,199 "Belki de çok hastayım ama kimse bana söylemiyor" demiştim. 927 00:55:01,548 --> 00:55:04,884 Her pazar günü gitar dersi alırım. 928 00:55:06,678 --> 00:55:10,307 Hiç beceremediğim bir şey ama umurumda değil. 929 00:55:11,308 --> 00:55:13,018 Benim için tam bir kaçış. 930 00:55:13,101 --> 00:55:15,854 Yazmak değil, okumak değil. 931 00:55:15,937 --> 00:55:18,106 Editörlük yapmak değil. 932 00:55:19,733 --> 00:55:22,027 Benim için bir tatilden ibaret. 933 00:55:27,198 --> 00:55:29,326 "SANIRIM BU BİR TÜR İKAZ" 934 00:55:29,409 --> 00:55:30,869 Babam 935 00:55:30,952 --> 00:55:34,748 dişçiydi, New Jersey'de ufak bir dişçisi vardı. 936 00:55:34,831 --> 00:55:38,084 Ellili yaşlarında oldukça hastalandı. 937 00:55:38,168 --> 00:55:42,172 Parkinson hastası olunca dişçilik yapmaya devam edemedi. 938 00:55:42,255 --> 00:55:44,007 Annem Barbara ise, 939 00:55:44,090 --> 00:55:47,427 maalesef ona da çok genç yaşında MS tanısı kondu. 940 00:55:47,510 --> 00:55:51,139 Yani çok kısa sürede iki engelli ebeveynim oldu. 941 00:55:54,434 --> 00:55:55,685 Onları özlüyorum. 942 00:55:55,769 --> 00:55:57,812 Evet. Bu fotoğrafı çok severim. 943 00:56:00,106 --> 00:56:04,861 Çok talihli olduğum dönemler oldu, çok talihsiz olduğum dönemler oldu. 944 00:56:04,944 --> 00:56:08,114 Bence insan olmak da bu demek, tabii şanslıysan. 945 00:56:08,698 --> 00:56:12,160 Profesyonel anlamda tanrılar bana cömert davrandı. 946 00:56:12,243 --> 00:56:15,413 Ama evet, annemle babam engelliydi 947 00:56:15,497 --> 00:56:20,001 ve kızım, en küçük çocuğumuz 948 00:56:20,960 --> 00:56:23,797 son derece otistik ve de… 949 00:56:28,009 --> 00:56:30,762 Böyle şeylerin karşınızda oturan bu insana 950 00:56:31,596 --> 00:56:33,515 şekil vermiş olması kaçınılmaz. 951 00:56:35,308 --> 00:56:37,685 The New Yorker'a bakışımı nasıl mı etkiliyor? 952 00:56:37,769 --> 00:56:44,484 Mizacıma şekil verdiğine dair hiçbir şüphe yoktur sanırım. 953 00:56:45,151 --> 00:56:49,072 The New Yorker'ın iki şey olmasını istiyorum. 954 00:56:49,656 --> 00:56:51,157 Büyük olsun. 955 00:56:51,825 --> 00:56:53,576 İnsancıl olsun. 956 00:57:03,711 --> 00:57:05,755 1960'LAR 957 00:57:07,632 --> 00:57:10,552 Kurulmasından kabaca kırk yıl sonra 958 00:57:10,635 --> 00:57:14,055 The New Yorker çok çeşitli seslere yer veriyor 959 00:57:14,931 --> 00:57:18,685 fakat saygın yazarlarının ve editörlerinin yanı başında yaşayan 960 00:57:18,768 --> 00:57:22,564 bir milyondan fazla New York'lunun hayatını göz ardı ediyordu. 961 00:57:24,399 --> 00:57:28,027 Dergi, Langston Hughes'un birkaç çalışmasını 962 00:57:28,111 --> 00:57:30,864 ve Ann Petry'nin bir hikâyesini yayınlamıştı. 963 00:57:31,364 --> 00:57:34,784 Ama siyahilerin dergiye çıkışı çoğunlukla 964 00:57:35,368 --> 00:57:36,786 hizmetçi, 965 00:57:36,870 --> 00:57:40,290 hizmetli ve ırkçı karikatür şeklinde oluyordu. 966 00:57:41,708 --> 00:57:46,212 1961 yılında insan hakları hareketi ivme kazanmaktaydı. 967 00:57:46,296 --> 00:57:49,048 The New Yorker'ın editörü William Shawn 968 00:57:49,132 --> 00:57:53,511 genç romancı James Baldwin'den dergi için bir şeyler yazmasını istedi. 969 00:57:54,012 --> 00:57:59,726 Cumhuriyet tüm ağırlığıyla sana kendini hor görmeyi öğretiyor. 970 00:58:00,727 --> 00:58:05,190 Baldwin, ırk hakkında yazılmış en güçlü denemelerden birini teslim etti. 971 00:58:05,940 --> 00:58:09,527 Yazısı iç dağlayıcı ve gözü kara derecede dürüsttü. 972 00:58:09,611 --> 00:58:11,446 AKLIMIN BİR KÖŞESİNDEN MEKTUP 973 00:58:11,529 --> 00:58:14,240 "Ben," diye yazıyordu, "14'üncü yaşımda 974 00:58:14,324 --> 00:58:17,118 hayatımda ilk defa korktum. 975 00:58:17,619 --> 00:58:22,540 Kendi içimdeki kötülükten ve dışımdaki kötülükten korktum." 976 00:58:24,250 --> 00:58:27,462 Yazı, ulusalcı siyahi hareket İslam Ulusu'nun lideri 977 00:58:27,545 --> 00:58:31,049 Elijah Muhammad'ı ziyareti etrafında şekilleniyordu. 978 00:58:31,132 --> 00:58:32,675 Beyaz insanlar… 979 00:58:33,218 --> 00:58:35,929 Fakat asıl isimleri şeytandır. 980 00:58:38,097 --> 00:58:40,308 Baldwin, bir siyahi olarak hissettiği 981 00:58:40,391 --> 00:58:43,937 karmaşık öfke, gurur ve acı sarmalını keşfe çıkarken 982 00:58:44,020 --> 00:58:48,191 derginin çoğu beyaz olan okuyucusuyla doğrudan yüzleşiyordu. 983 00:58:48,274 --> 00:58:49,609 Şöyle yazıyordu, 984 00:58:49,692 --> 00:58:52,570 "Beyazlar her ne kadar bunu duymak istemese de 985 00:58:52,654 --> 00:58:55,281 bu ülkede zencilere reva görülen muamelenin 986 00:58:55,365 --> 00:58:58,660 ne kadar zalimce olduğunu ne kadar vurgulasam az." 987 00:58:59,494 --> 00:59:00,745 TEBRİKLER 988 00:59:00,828 --> 00:59:02,455 Çok büyük karşılık buldu. 989 00:59:02,539 --> 00:59:03,790 Övgü mektupları yağdı. 990 00:59:03,873 --> 00:59:05,124 GÖRKEMLİ, ÇOK GÜZEL 991 00:59:05,208 --> 00:59:06,376 MUHTEŞEM 992 00:59:06,459 --> 00:59:10,380 Bir yazarsa hayal kırıklığını dile getirdi çünkü yazının yanına 993 00:59:10,463 --> 00:59:13,883 ırkçı bir tablo yansıtan Virginia viski reklamı basılmıştı. 994 00:59:16,302 --> 00:59:20,974 Baldwin'in makalesi klasikleşen kitabı The Fire Next Time'ın temelini oluşturdu 995 00:59:21,057 --> 00:59:24,102 ve onu ulusal bir ilgi odağı hâline getirerek 996 00:59:24,185 --> 00:59:28,690 ırksal adalet mücadelesinin önde gelen seslerinden biri yaptı. 997 00:59:33,987 --> 00:59:36,823 "Bana 22 yıl önce, 14 yaşındayken 998 00:59:36,906 --> 00:59:39,742 James Baldwin'in ikinci denemeler koleksiyonu 999 00:59:39,826 --> 00:59:41,327 Nobody Knows My Name'i verdiler. 1000 00:59:42,453 --> 00:59:45,373 "Kitabın kılıfında Baldwin'in bir fotoğrafı vardı. 1001 00:59:45,456 --> 00:59:50,336 Beyaz bir tişörtle boş bir arazideki moloz yığınının üstünde duruyordu. 1002 00:59:50,920 --> 00:59:54,882 Daha önce hiç bana benzeyen bir siyahi gencin görselini görmemiştim. 1003 00:59:54,966 --> 00:59:58,678 Baldwin eski mahallemde poz vermişti sanki. 1004 00:59:59,345 --> 01:00:04,559 Hatta Baldwin'in o fotoğrafının bana ait olduğunu varsaymaya başladım. 1005 01:00:04,642 --> 01:00:10,106 Kitabın içeriği de sürmeye özlem duyduğum hayatın kaydıydı." 1006 01:00:13,818 --> 01:00:17,905 The New Yorker ile beni ilk tanıştıran gey akıl hocam oldu. 1007 01:00:17,989 --> 01:00:21,451 Bana bir abonelik hediye etti ve… 1008 01:00:21,534 --> 01:00:22,744 KADROLU YAZAR 1009 01:00:23,244 --> 01:00:25,955 Beklediğim şey oymuş. 1010 01:00:27,332 --> 01:00:32,211 Sırf âşık olduğum şehir değil, hiç tanımadığım dünya hakkında 1011 01:00:32,295 --> 01:00:34,464 çok çeşitli sesler içeriyordu, 1012 01:00:35,048 --> 01:00:36,424 beni yakaladı. 1013 01:00:37,884 --> 01:00:41,638 Aslında tam bana göre bir şeydi. Benim için olduğunu hissettim. 1014 01:00:42,263 --> 01:00:43,431 Ve de… 1015 01:00:43,514 --> 01:00:47,101 Genç bir çocuk için böyle bir deneyim tektir. 1016 01:00:47,644 --> 01:00:48,936 YAZAN: HILTON ALS 1017 01:00:49,020 --> 01:00:51,773 Adımı The New Yorker'da görünce 1018 01:00:51,856 --> 01:00:53,232 şapşala döndüm. 1019 01:00:53,316 --> 01:00:54,692 BUZULUN UCU 1020 01:00:54,776 --> 01:00:59,864 Çünkü birden çok sevdiğin onca insanın kullandığı dile dönüşüyorsun. 1021 01:01:00,448 --> 01:01:01,824 Takılıp kalmıştım. 1022 01:01:03,368 --> 01:01:07,163 Haftada iki, bilemedin üç sanat sergisine giderim. 1023 01:01:08,915 --> 01:01:10,208 Bowery bu. 1024 01:01:10,708 --> 01:01:12,043 Şunlara bayılıyorum. 1025 01:01:13,670 --> 01:01:15,129 Çocuk figürlerine. 1026 01:01:16,964 --> 01:01:20,301 Sanat ve sanatın icra edilmesinin en sevdiğim yanı 1027 01:01:20,385 --> 01:01:23,096 ruhunun vahşiliği ve beklenmedik şeylerdir. 1028 01:01:23,179 --> 01:01:27,433 İşte bu da bir çeşit iyimserlik gerektirir. 1029 01:01:28,351 --> 01:01:32,855 Dünyada yaşanan onca şeye ve felaketlere rağmen 1030 01:01:32,939 --> 01:01:36,359 insan ruhunun baki kalacağı yönünde bir iyimserlik. 1031 01:01:49,205 --> 01:01:50,998 Şehrin her yerinde 1032 01:01:51,749 --> 01:01:53,334 güzellik vardır. 1033 01:01:54,919 --> 01:01:57,213 Dikkatini verip bakmayı bileceksin. 1034 01:02:06,389 --> 01:02:08,766 100'ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜ SANAT SERGİSİ L'ALLIANCE NEW YORK 1035 01:02:13,980 --> 01:02:16,774 Çok güzel bir Sempé bu. İmzalı. 1036 01:02:17,483 --> 01:02:20,945 Derginin 100 yılını kutlamak amacıyla 1037 01:02:21,028 --> 01:02:24,574 100'ün üzerindeki kapağın 1038 01:02:24,657 --> 01:02:28,077 orijinal çizimlerini asıyoruz ki 1039 01:02:28,161 --> 01:02:32,373 sanatçıların gündemdeki şeyleri 1040 01:02:32,457 --> 01:02:35,460 nasıl katalize ettiğini 1041 01:02:35,960 --> 01:02:40,506 veya gerçekleştikleri anı nasıl yakaladıklarını sergileyelim. 1042 01:02:40,590 --> 01:02:44,343 Evet, bu bir Kadir Nelson. Yağlı boya tablo. 1043 01:02:44,427 --> 01:02:48,055 Kovid sırasında yapmıştı bunu. 1044 01:02:50,057 --> 01:02:51,601 En iyi görseller 1045 01:02:51,684 --> 01:02:55,730 size, okuyucunun duygusuna bir çıkış noktası oluşturur. 1046 01:02:55,813 --> 01:02:58,483 9/11 baskısında da öyle oldu. 1047 01:03:02,904 --> 01:03:05,490 Eşimle birlikteydim. 1048 01:03:05,573 --> 01:03:08,201 Hatta oy vermeye gidiyorduk. 1049 01:03:08,951 --> 01:03:11,120 Dışarı adım atar atmaz 1050 01:03:11,204 --> 01:03:13,873 önümüzden koşup geçen insanlar gördük, 1051 01:03:13,956 --> 01:03:17,543 hepsi beyaz külle kaplıydı. 1052 01:03:18,711 --> 01:03:21,756 Sonra da ikinci kulenin gözlerimizin önünde 1053 01:03:21,839 --> 01:03:24,258 öylece yıkılmasına şahit olduk. 1054 01:03:26,177 --> 01:03:31,307 Asistanım "Françoise, ofisten aradılar" dedi. 1055 01:03:31,390 --> 01:03:34,644 "David Remnick yeni bir kapak konuşmak istiyormuş." 1056 01:03:35,478 --> 01:03:37,814 Başka bir anneyle konuşuyordum. 1057 01:03:37,897 --> 01:03:42,360 "Ofise gidip dergi kapağı bulmam gerekiyor" dedim. 1058 01:03:42,443 --> 01:03:46,322 Arkadaşım Elise, kendisi de annedir, 1059 01:03:46,989 --> 01:03:51,285 anında şöyle tepki verdi, "Kapak mı? Dergiye kapak mı? 1060 01:03:51,369 --> 01:03:55,957 Ben sana neyi kapak yapacağını söyleyeyim. Hiçbir şey! Kapak yapma." 1061 01:03:56,040 --> 01:03:58,459 Bu da bende yankı buldu tabii. 1062 01:04:03,673 --> 01:04:07,385 Benim eşim sanatçı Art Spiegelman'dır. 1063 01:04:07,468 --> 01:04:10,638 Dedi ki "Siyah üstüne siyah çalışmalısın. 1064 01:04:10,721 --> 01:04:14,976 Siyah arka plan üzerinde siyah kuleler yapmalısın." 1065 01:04:15,059 --> 01:04:19,939 Sonra kalkıp ofise gittim, bilgisayarımın başına oturup çizdim 1066 01:04:20,022 --> 01:04:23,734 ve görür görmez anladım ki cevap buydu. 1067 01:04:25,069 --> 01:04:30,032 Yitirilen şeyi, yokluğunu sergileyerek ifade etmek. 1068 01:04:40,626 --> 01:04:43,212 YIL DÖNÜMÜ SAYISINA DÖRT HAFTA 1069 01:04:44,463 --> 01:04:45,965 Yıl dönümü kapağı için 1070 01:04:46,048 --> 01:04:49,302 işe yaracağını düşündüğüm bir fikir bulduk. 1071 01:04:50,177 --> 01:04:54,765 Bunu sana anlatmanın tek yolu maketini yapıp öyle göstermek 1072 01:04:56,100 --> 01:04:57,435 olacağı içindir ki… 1073 01:04:57,518 --> 01:05:01,272 -O yüzden kauçuk tutkalı kokuyor. -Kesinlikle. Bana… 1074 01:05:01,355 --> 01:05:03,691 Okuldaki çocuklar bununla kafa bulurdu. 1075 01:05:03,774 --> 01:05:05,234 Sana önerdiğim şey… 1076 01:05:05,318 --> 01:05:07,028 Tutkalla kafayı bulmamak. 1077 01:05:07,612 --> 01:05:11,073 Dış kapakta orijinal Eustace'ı kullanacağız, 1078 01:05:11,157 --> 01:05:14,368 sonra bir başka varyasyonu olacak, 1079 01:05:14,452 --> 01:05:17,204 sonra bir başka varyasyonu daha olacak. 1080 01:05:17,788 --> 01:05:21,918 Prodüksiyon anlamında daha karmaşık bir şey ama… 1081 01:05:22,001 --> 01:05:24,462 -Ama o benim değil, senin derdin. -Öyle. 1082 01:05:24,545 --> 01:05:27,006 -Olur, yapalım. Bence bu… -Evet! 1083 01:05:27,089 --> 01:05:29,508 Neden bu kadar şaşırdın? Olaya bak! 1084 01:05:32,345 --> 01:05:33,554 Eğlenceliymiş. 1085 01:05:33,638 --> 01:05:36,140 -Çok hoş, değil mi? -Evet, böylesini beklemiyordum. 1086 01:05:46,275 --> 01:05:49,904 Ünlülerin muhabiri olmayı boş iş olarak görenler var. 1087 01:05:49,987 --> 01:05:52,448 Sonuçta bir savaş muhabirliği değil. 1088 01:05:52,531 --> 01:05:54,617 Ama benim açımdan kültür oluşumu… 1089 01:05:54,700 --> 01:05:55,534 KADROLU YAZAR 1090 01:05:55,618 --> 01:05:58,037 …kendimiz hakkında anlatmak istediğimiz mitler, 1091 01:05:58,120 --> 01:06:01,207 sanatçıların mevcut konumlarına gelmek için çektikleri, 1092 01:06:01,290 --> 01:06:04,377 bunlar benim gözümde evrensel ve ilginç hikâyelerdir. 1093 01:06:04,460 --> 01:06:07,213 Bunların üzerine derinlemesine düşünmeyi severim. 1094 01:06:07,296 --> 01:06:08,214 Tamamdır. 1095 01:06:08,714 --> 01:06:11,258 Kimine göre profili The New Yorker yarattı. 1096 01:06:11,342 --> 01:06:13,469 Bu özgün muhabirliği tanımlamak için 1097 01:06:13,552 --> 01:06:16,389 "profil" kelimesini kullanmayı onlar akıl etmiş. 1098 01:06:16,472 --> 01:06:19,100 Muhabirle röportajı veren bir araya gelip 1099 01:06:19,183 --> 01:06:22,311 geçirdikleri vaktin kısa belgeselini yazıya dökerler. 1100 01:06:24,146 --> 01:06:26,565 David bana bir mesaj yazmıştı. 1101 01:06:26,649 --> 01:06:29,443 Mesajda sadece "Carol Burnett olur mu?" diyordu. 1102 01:06:29,527 --> 01:06:33,781 Buna verilecek tek cevabın ünlemli evet olduğu belli tabii. 1103 01:06:33,864 --> 01:06:37,159 Karşımıza çıkan en komik kadınlardan biri olduğu kesin. 1104 01:06:37,243 --> 01:06:39,870 Alkışlarınızla Carol Burnett geliyor. 1105 01:06:42,289 --> 01:06:45,626 Carol Burnett öncelikle bir ikon. 1106 01:06:45,710 --> 01:06:48,671 Eğlencelisin. Saçını açmak isteyince ne yaparsın? 1107 01:06:48,754 --> 01:06:51,007 -Senin saçınsa tabii. -Çekip açarım. 1108 01:06:51,674 --> 01:06:54,760 Komedi işindeki kadınlara, eğlence dünyasındakilere 1109 01:06:54,844 --> 01:06:57,763 kimsenin açmadığı kapıları açanlar ilgi alanım. 1110 01:06:57,847 --> 01:06:59,306 Carol bunların hepsi. 1111 01:07:00,391 --> 01:07:02,518 -Seni görmek çok güzel. -Seni de. 1112 01:07:02,601 --> 01:07:05,896 Carol, şimdi bunu açıyorum, yani artık kayda geçiyorsun. 1113 01:07:05,980 --> 01:07:07,898 -Tamamdır. -Pekâlâ. 1114 01:07:09,525 --> 01:07:10,985 -Lucky's'deyiz. -Evet. 1115 01:07:11,068 --> 01:07:13,904 -Buraya ne sıklıkla geliyorsun? -Haftada bir. 1116 01:07:13,988 --> 01:07:18,576 Bir profil yazmaya başladığında kişinin verdiği her röportajı okursun. 1117 01:07:18,659 --> 01:07:20,369 Bazen hatıratını okursun 1118 01:07:20,453 --> 01:07:23,706 ve böyle yaparak binlerce defa tekrarladıkları 1119 01:07:23,789 --> 01:07:27,251 belirli anekdotlar ve laflar olduğunu görürsün. 1120 01:07:27,918 --> 01:07:32,048 Ben de her seferinde tam da onlarla ilgili sorular sormaya çalışırım. 1121 01:07:32,131 --> 01:07:35,926 Onları konfor alanlarının, ritimlerinin dışına itecek bir şey. 1122 01:07:36,010 --> 01:07:37,803 Hiç psikanaliste gittin mi? 1123 01:07:38,471 --> 01:07:39,680 Hayır. 1124 01:07:39,764 --> 01:07:42,808 Bir kere. Kızım uyuşturucu kullandığı sırada. 1125 01:07:43,934 --> 01:07:44,852 Evet. 1126 01:07:44,935 --> 01:07:47,313 "Hoşuna gider mi?" diye asla düşünemezsin. 1127 01:07:48,064 --> 01:07:50,274 Dergideki akıl hocalarım bana hep 1128 01:07:50,357 --> 01:07:54,695 "Hoşuna gideceğini düşünüyorsan yanlış yoldasındır" diye öğretti. 1129 01:07:55,446 --> 01:07:57,448 Tutarlı bulmasını umarsın. 1130 01:07:57,531 --> 01:07:58,866 Bir kadın olarak… 1131 01:08:00,868 --> 01:08:04,080 …Jackie Gleason veya Sid Ceasar olamazdım. 1132 01:08:04,163 --> 01:08:06,707 "Şurası çok kötü olmuş, düzelt" derlerdi. 1133 01:08:06,791 --> 01:08:11,253 "Bana yardım eder misiniz beyler? Ben tam beceremiyorum" derdim. 1134 01:08:11,796 --> 01:08:15,549 -Naz yapıyordun. -Bana "kaltak" dememelerini sağlıyordum. 1135 01:08:15,633 --> 01:08:18,886 Sana "kaltak" deseler en kötü ne olabilirdi ki Carol? 1136 01:08:18,969 --> 01:08:19,845 Şey mi olurdu? 1137 01:08:19,929 --> 01:08:22,515 Eh, öyle anılmak istemiyordum. 1138 01:08:23,307 --> 01:08:25,559 Röportaj yapmanın büyük kısmı dinlemektir. 1139 01:08:25,643 --> 01:08:27,895 Kelimelerin altında yatanları duymak gerekir. 1140 01:08:27,978 --> 01:08:30,356 Asıl söylemek istedikleri veya düşündükleri nedir? 1141 01:08:30,439 --> 01:08:31,857 Zihinlerini meşgul eden nedir? 1142 01:08:32,525 --> 01:08:35,736 Sence annen çok zeki ve akıllı biri miydi? 1143 01:08:35,820 --> 01:08:37,530 Çok akıllıdır, çok zekidir. 1144 01:08:38,114 --> 01:08:40,241 Çok da hüzünlüdür. 1145 01:08:40,866 --> 01:08:44,203 Bir sürü hayali vardı ve… 1146 01:08:46,372 --> 01:08:48,457 …hiçbiri gerçekleşmedi diyebiliriz. 1147 01:08:50,584 --> 01:08:53,879 Yazmak bana bu sürecin en zor kısmı gibi gelir. 1148 01:08:53,963 --> 01:08:55,005 Şüphesiz. 1149 01:08:55,089 --> 01:08:58,968 Hiçbir yazar arkadaşım yok ki günün her dakikası oturup 1150 01:08:59,051 --> 01:09:03,889 "Bayılıyorum buna! Hayatımda hiç bu kadar eğlenmemiştim" desin. 1151 01:09:04,849 --> 01:09:08,519 Carrie Bradshaw'a benzedim diye ödüm kopuyor şu an. 1152 01:09:08,602 --> 01:09:11,272 Şey mesela, "Düşünmeden edemedim, 1153 01:09:11,981 --> 01:09:15,234 Carol Burnett gelmiş geçmiş en komik kadın mıydı?" 1154 01:09:16,152 --> 01:09:18,404 Tam olması için sigara yakmam lazım. 1155 01:09:18,988 --> 01:09:21,574 Carrie yanında The New Yorker taşır. 1156 01:09:22,324 --> 01:09:24,785 Filmlerden birinde kitabı kötü eleştiri alır. 1157 01:09:25,661 --> 01:09:27,496 "Yetenekli Bradshaw 1158 01:09:27,580 --> 01:09:31,333 evliliklerin karmaşık yanlarını daha iyi kavrayana kadar 1159 01:09:31,917 --> 01:09:37,256 sessizlik yemini etmeye baksa çok daha hayırlı olacaktır." 1160 01:09:38,007 --> 01:09:40,509 Vay be, bu bayağı can yakmıştır. 1161 01:09:43,179 --> 01:09:48,475 Mad Men'de o zamanlardan kalma çok sayıda orijinal dergi kullandık. 1162 01:09:48,559 --> 01:09:52,980 Life dergisi vardı, Time dergisi vardı, Newsweek ve The New Yorker vardı. 1163 01:09:53,063 --> 01:09:53,898 OYUNCU, YAPIMCI 1164 01:09:53,981 --> 01:09:57,526 Tabii o zamanlar dergilerin en gözde olduğu zamanlardı. 1165 01:09:58,027 --> 01:10:02,031 Artık dergiyi fiziksel olarak alıp bez çantada veya sırt çantasında 1166 01:10:02,114 --> 01:10:03,908 sağa sola taşımak kalmadı. 1167 01:10:03,991 --> 01:10:06,702 Metroda da kimsenin okuduğunu görmüyorum. 1168 01:10:06,785 --> 01:10:08,370 İnsanlar hep telefonlarında. 1169 01:10:08,454 --> 01:10:11,415 Belki The New Yorker okuyorlar ama çok can sıkıcı. 1170 01:10:11,498 --> 01:10:15,628 Yineliyorum, dergilerin o harika hissiyatı dijital devirde söndü. 1171 01:10:15,711 --> 01:10:19,423 Ölümüne kaydırma var artık, öyle şeyler kalmadı… 1172 01:10:20,049 --> 01:10:23,636 Herhangi bir şeyin fiziksel bir başlangıcı ve sonu yok. 1173 01:10:23,719 --> 01:10:25,596 Ölümüne kaydırmanın sonu yok. 1174 01:10:25,679 --> 01:10:29,099 İnterneti ben icat etmedim. Etsem bir sonu olurdu. 1175 01:10:35,773 --> 01:10:37,816 NEW YORKER'DAN MASALLAR 1176 01:10:38,943 --> 01:10:42,196 Film Forum'da çok heyecan verici bir etkinlikteyiz. 1177 01:10:42,279 --> 01:10:45,866 The New Yorker'ın 100'üncü seneidevriyesini kutlamak için 1178 01:10:45,950 --> 01:10:49,036 onunla bağı olan filmlerden oluşan bir program hazırlamışlar. 1179 01:10:50,120 --> 01:10:54,333 Aralarında The New Yorker'da çıkan bir kısa hikâye olan Brokeback Dağı var. 1180 01:10:55,084 --> 01:10:59,380 Addams Family Values da elbette Charles Addams'ın karikatürlerinden. 1181 01:11:00,005 --> 01:11:04,051 Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği Milan Kundera'nın hikâyesinden. 1182 01:11:05,219 --> 01:11:09,223 Tersyüz. New Yorker yazarı Susan Orlean filmde bir karakterdir. 1183 01:11:11,141 --> 01:11:15,938 The New Yorker'la bağı olan bir başka film Wes Anderson'ın Fransız Postası. 1184 01:11:16,021 --> 01:11:21,819 Bu filmde gerçek New Yorker yazarları kurgusal karakterlere dönüştürüldü. 1185 01:11:21,902 --> 01:11:23,654 Bill Murray'nin karakteri 1186 01:11:23,737 --> 01:11:27,283 The New Yorker'ın kurucusu Harold Ross'ın bir versiyonu. 1187 01:11:28,534 --> 01:11:31,287 Ustabaşından mesaj var. Baskıya bir saat. 1188 01:11:32,162 --> 01:11:33,038 Kovuldun. 1189 01:11:34,248 --> 01:11:38,627 Bu akşam da Truman Capote'nin ünlü eserine dayanan In Cold Blood var. 1190 01:11:38,711 --> 01:11:39,712 BİLET SAHİPLERİ 1191 01:11:39,795 --> 01:11:42,339 Truman Capote'nin "In Cold Blood"ının 1192 01:11:42,423 --> 01:11:47,219 The New Yorker ve Amerika'nın edebî yaşamı üzerinde yarattığı etkiyi 1193 01:11:47,303 --> 01:11:49,430 hayal etmek oldukça güç. 1194 01:11:50,014 --> 01:11:54,268 Truman Capote, gerçek suç yazarlığını en üst seviyeden icat etti. 1195 01:11:56,437 --> 01:11:58,105 The New Yorker 1965'te 1196 01:11:58,188 --> 01:12:01,483 çok satan bir kitaba ve çok tutan bir filme dönüşen, 1197 01:12:01,567 --> 01:12:04,528 çok başarılı, dört parçalık bir yazı yayınladı. 1198 01:12:08,449 --> 01:12:10,284 In Cold Blood. 1199 01:12:12,036 --> 01:12:16,665 Dergi tarafından yayımlanmış en çok tutan yazılardan biri olacaktı. 1200 01:12:16,749 --> 01:12:19,460 Öte yandan en tartışmalılarından biri de olacaktı. 1201 01:12:20,127 --> 01:12:23,505 Yazarı Truman Capote The New Yorker tarafından 1202 01:12:23,589 --> 01:12:27,634 17 yaşında kahve servisi ve ayak işleri için işe alınmıştı. 1203 01:12:28,302 --> 01:12:33,223 Ofiste kısa sürede sevimli dedikoduları ve kötü davranışlarıyla tanında. 1204 01:12:33,849 --> 01:12:38,228 Kendini kadrolu yazar olarak tanıttığı ve şair Robert Frost'a hakaret ettiği için 1205 01:12:38,312 --> 01:12:39,646 kovulduğu söylenir. 1206 01:12:40,814 --> 01:12:44,401 Ancak editör William Shawn yazı tarzını beğeniyordu. 1207 01:12:44,485 --> 01:12:46,403 O yüzden Capote yıllar sonra 1208 01:12:46,487 --> 01:12:50,491 Kansas'taki bir çiftlik evinde işlenen cinayetin hikâyesini getirince 1209 01:12:50,574 --> 01:12:52,076 Shawn ona arka çıktı. 1210 01:12:52,785 --> 01:12:55,496 Bu yeni macerama, bu deneyime 1211 01:12:55,579 --> 01:12:58,582 kurgusal olmayan roman adını veriyorum. 1212 01:12:58,665 --> 01:13:01,251 Kurgusal olmayan roman türü 1213 01:13:01,335 --> 01:13:05,464 muhabirlik ile kurgusal tekniğin sentezinin 1214 01:13:05,547 --> 01:13:07,925 ortaya çıkardığı bir tür. 1215 01:13:08,509 --> 01:13:09,760 Capote'nin iddiası 1216 01:13:09,843 --> 01:13:14,223 muhabirliğin titizliğiyle kurgunun yazım tarzını birleştirdiğiydi. 1217 01:13:14,306 --> 01:13:18,352 John Hersey'nin yıllar önce Hiroşima'yla yaptığı şeye benziyordu. 1218 01:13:18,977 --> 01:13:21,772 Ancak "In Cold Blood" yayınlandıktan hemen sonra 1219 01:13:21,855 --> 01:13:25,526 bazı eleştirmenler Capote'nin tarzını sorgulamaya başladı. 1220 01:13:25,609 --> 01:13:29,238 Yerel bir eleştirmen, "Capote hep bir kurgu yazarı olmuştur, 1221 01:13:29,321 --> 01:13:31,573 hâlâ da bir kurgu yazarı" demiştir. 1222 01:13:31,657 --> 01:13:36,203 Not tutmadan veya ses kaydı olmadan her kelimesini alıntıladığı konuşmaları 1223 01:13:36,286 --> 01:13:38,539 hatırlamasına şüpheyle bakıyorlardı. 1224 01:13:39,206 --> 01:13:44,670 Bende fotoğrafik hafızasının işitsel versiyonu var. 1225 01:13:45,796 --> 01:13:50,050 William Shawn redaksiyon aşamasında kendi endişelerini not etmişti. 1226 01:13:50,801 --> 01:13:53,762 Daha sonra öldürülecek iki karakter arasında geçen 1227 01:13:53,846 --> 01:13:56,390 bir konuşmayı anlatan pasajın kenarına 1228 01:13:56,473 --> 01:13:58,559 Shawn kalemle şunları karalamıştı, 1229 01:13:58,642 --> 01:14:02,563 "Nereden biliyor? Tanık yok? Genel Sorun." 1230 01:14:05,065 --> 01:14:06,066 Beyefendi. 1231 01:14:06,733 --> 01:14:10,279 Capote on yıllar boyunca eseri hakkında sorulara maruz kaldı. 1232 01:14:10,821 --> 01:14:13,407 Her şeyin merkezindeki asıl soru şu. 1233 01:14:13,490 --> 01:14:16,410 Bu eserleri kurgu olarak mı okumalıyız? 1234 01:14:16,493 --> 01:14:19,079 Sen her iki türü de içeren bir şey buldun, 1235 01:14:19,163 --> 01:14:21,707 hiç kimse seni nereye koyacağını bilemiyor. 1236 01:14:21,790 --> 01:14:26,170 Demek istediğin gerçeklere dayanan bir şeyi alıp 1237 01:14:26,253 --> 01:14:27,921 onu kurgulaştırdığım mı? 1238 01:14:28,005 --> 01:14:29,923 Hiç öyle bir şey yapmıyorum. 1239 01:14:30,757 --> 01:14:33,093 En ufak kurgulaştırmıyorum. 1240 01:14:34,219 --> 01:14:38,182 Capote daha sonraları final sahnesini uydurduğunu kabul etti. 1241 01:14:38,265 --> 01:14:41,268 Komiser ile öldürülen kızın en yakın arkadaşının 1242 01:14:41,351 --> 01:14:43,061 mezarlıktaki konuşmasıydı bu. 1243 01:14:43,979 --> 01:14:47,900 Shawn sonradan "In Cold Blood"ı bastığına pişman olduğunu söyledi. 1244 01:14:47,983 --> 01:14:52,696 Dergi, takip eden yıllar içerisinde bilgi teyit sürecini geliştirerek 1245 01:14:52,779 --> 01:14:55,991 böyle bir şeyin bir daha yaşanmasını önlemeye çalıştı. 1246 01:14:57,493 --> 01:15:00,412 UFAK ÜZÜCÜ GERÇEK 1247 01:15:01,288 --> 01:15:02,789 BİLGİ TEYİT DEPARTMANI 1248 01:15:02,873 --> 01:15:05,792 Tamam. Yani idam gününün sabahında 1249 01:15:05,876 --> 01:15:10,631 ikinizi infaz odasının yakınındaki bir hücreye alacaklar, doğru mu? 1250 01:15:10,714 --> 01:15:15,886 Yazar Jon Lee'yi bir fincan çay içmeye davet ettiğinizi söylüyoruz. 1251 01:15:15,969 --> 01:15:17,763 Kahve miydi, çay mı? 1252 01:15:18,430 --> 01:15:22,184 Bilgi teyit departmanında ben dâhil 29 kişi çalışıyor. 1253 01:15:22,267 --> 01:15:24,603 Sırf çok önemli isimler ve tarihler… 1254 01:15:24,686 --> 01:15:25,646 BAŞ ARAŞTIRMA EDİTÖRÜ 1255 01:15:25,729 --> 01:15:29,149 …tutsun diye burada değiliz. Biz okurun yerine geçiyoruz. 1256 01:15:30,317 --> 01:15:34,196 Aklımızda sürekli bir hikâyenin ardındaki bağlam var. 1257 01:15:34,279 --> 01:15:35,906 Erica'nın hiç dişi yokmuş. 1258 01:15:35,989 --> 01:15:39,201 Hapiste bakım sorunu yaşadığı içindir diye düşünüyorum. 1259 01:15:40,369 --> 01:15:44,081 Her şey tamamıyla doğru olsa da adil gelmeyebilir. 1260 01:15:44,164 --> 01:15:45,374 O ZAMAN TEYİTÇİ KİM? 1261 01:15:45,457 --> 01:15:47,292 Biz yazıların çıktısını alıp 1262 01:15:47,376 --> 01:15:49,878 bilgi içeren her şeyin altını çizeriz. 1263 01:15:49,962 --> 01:15:50,796 ESKİ TEYİTÇİ 1264 01:15:51,380 --> 01:15:53,215 Zaten neredeyse her şey çizilir. 1265 01:15:53,298 --> 01:15:57,803 Sanırım bazen "var" gibi ifadeleri kontrol etmek mümkün olmayabilir. 1266 01:15:57,886 --> 01:16:00,931 Ama o zaman da "Bu şey hâlâ var mı?" dersin. 1267 01:16:01,014 --> 01:16:02,724 Yoksa değiştirmek gerekir. 1268 01:16:03,308 --> 01:16:06,436 Sonra da kişilere ve kaynaklara ulaşırsın. 1269 01:16:06,520 --> 01:16:09,940 Çağrı cevaplarken ne söylediğinizi teyit etmek istedim. 1270 01:16:10,023 --> 01:16:14,236 Bende "İyi akşamlar, Sparks Steakhouse. Nasıl yardımcı olabilirim?" var. 1271 01:16:14,319 --> 01:16:15,404 Doğru mudur bu? 1272 01:16:15,904 --> 01:16:18,240 Dergide yayınlanan her şeyi teyit ederiz. 1273 01:16:18,323 --> 01:16:21,410 Kapakları, karikatürleri, şiirleri, kurgu yazıları. 1274 01:16:21,493 --> 01:16:23,579 Evet, karikatürlere de bakarız. 1275 01:16:24,204 --> 01:16:27,416 İçinde penguen olan bir karikatür vardı 1276 01:16:27,499 --> 01:16:32,963 ve altında "Arktik-Amerikalı denmesini tercih ediyoruz" gibi bir şey yazıyordu. 1277 01:16:33,046 --> 01:16:35,048 Bazı insanlar da haklı olarak 1278 01:16:35,132 --> 01:16:38,760 "Arktik'te penguen olmaz, penguenler Antarktika'da" dedi. 1279 01:16:38,844 --> 01:16:41,847 Arktik'te penguen yoksa espri biraz kaçıyor tabii. 1280 01:16:43,181 --> 01:16:46,768 Utanarak söylüyorum, bir hatayı atladığım bir kapak oldu. 1281 01:16:46,852 --> 01:16:49,563 Kumsalda uzanmış bir sosisli satıcısı vardı. 1282 01:16:49,646 --> 01:16:53,859 "Şemsiyesinin gölgesi doğru mu düşüyor diye bakayım" dedim. 1283 01:16:53,942 --> 01:16:55,777 "Evet, gölge kabul edilebilir. 1284 01:16:55,861 --> 01:16:59,197 Bu kapağa mümkün olan tüm teyit kabiliyetimi uyguladım." 1285 01:16:59,281 --> 01:17:01,992 Temizdi. Herhangi bir sorun yoktu. Bastık. 1286 01:17:02,075 --> 01:17:03,619 Adamın iki sağ ayağı varmış. 1287 01:17:03,702 --> 01:17:07,080 İki sol olsa hadi neyse, ünlü deyişe uydurup geçerdik. 1288 01:17:07,164 --> 01:17:08,123 Fark etmemişim. 1289 01:17:09,666 --> 01:17:10,751 Korkunç! 1290 01:17:10,834 --> 01:17:13,420 İnsanlar teyitçileri yakalamaya bayılır. 1291 01:17:14,004 --> 01:17:17,591 Çok sık duyduğumuz, tekrarlanan bir ifade var. 1292 01:17:17,674 --> 01:17:20,636 "The New Yorker'ın sena edilen teyit departmanının 1293 01:17:20,719 --> 01:17:23,347 buralara düşeceği hiç aklıma gelmezdi." 1294 01:17:23,430 --> 01:17:26,642 Bu ifadenin başka hiçbir yerde kullanıldığını görmedim. 1295 01:17:26,725 --> 01:17:29,269 Sadece hata şikâyeti mektuplarında var. 1296 01:17:29,353 --> 01:17:31,647 Kim "sena etmek" der ki yahu? 1297 01:17:32,939 --> 01:17:35,817 Mouaz, Jon Lee'ye rejimin bir ajanının 1298 01:17:35,901 --> 01:17:39,363 ailesinin güvercinlerini öldürdüğünü söylemiş. 1299 01:17:39,446 --> 01:17:41,615 Bu iş vurdumduymazlık gerektirir. 1300 01:17:41,698 --> 01:17:45,452 İnsanların sizden hoşnut kalmamasını kaldırabilmelisiniz. 1301 01:17:45,535 --> 01:17:48,580 Kalmamak için çoğu zaman iyi bir sebepleri vardır. 1302 01:17:48,664 --> 01:17:49,873 Ulusal bir dergide 1303 01:17:49,956 --> 01:17:52,959 bazen hoş olmayacak bir şekilde çıkmak üzeredirler. 1304 01:17:53,043 --> 01:17:57,339 Demişsiniz ki insanlar size gelip Trump hakkında atıp tutarsa 1305 01:17:57,422 --> 01:18:01,510 yalan söylediği zamanları içeren belgenizi çıkarıyormuşsunuz. 1306 01:18:01,593 --> 01:18:02,719 Doğru mudur? 1307 01:18:02,803 --> 01:18:05,972 Siyasi açıdan çok çılgın bir zaman olduğu ortada. 1308 01:18:06,056 --> 01:18:09,935 Politikacıların doğruyu söylemesi gerektiği fikrinin 1309 01:18:10,018 --> 01:18:12,062 biraz gevşediğini görüyoruz. 1310 01:18:12,145 --> 01:18:15,482 Bu da kendimizi işimize iki kat adamamıza neden oldu. 1311 01:18:15,565 --> 01:18:18,568 Şahsen ben bunu çok can alıcı buluyorum. 1312 01:18:18,652 --> 01:18:24,032 Korkunç yalanlar sağanağının en iyi panzehri buymuş gibime geliyor. 1313 01:18:24,116 --> 01:18:25,200 Anladınız mı? 1314 01:18:25,283 --> 01:18:28,370 Bununla başa çıkmak için işimize özen göstermekten 1315 01:18:28,453 --> 01:18:31,540 ve bilgilerimizin doğruluğundan emin olmaktan 1316 01:18:31,623 --> 01:18:33,583 daha iyi bir panzehir var mı? 1317 01:18:35,794 --> 01:18:37,546 -Merhaba. -Selam, nasılsın? 1318 01:18:37,629 --> 01:18:39,131 -Sen? -Ne var ne yok? 1319 01:18:39,214 --> 01:18:41,133 -Seni görmek güzel. -Seni de. 1320 01:18:41,216 --> 01:18:46,346 The New Yorker ile münasebetim Harvey Weinstein'i araştırırken başladı. 1321 01:18:46,430 --> 01:18:49,933 Weinstein'in seri tacizci olduğuna inanmaya başlamıştım. 1322 01:18:50,016 --> 01:18:51,101 KATKI VEREN YAZAR 1323 01:18:51,184 --> 01:18:55,939 Ama bu haberi yayımlatamamıştım çünkü çoğu medya kuruluşu sindirilmişti. 1324 01:18:56,022 --> 01:18:57,065 GÜCÜN KÖTÜYE KULLANIMI 1325 01:18:57,149 --> 01:19:01,361 Ama David çalışmamı görünce, "Haberini burada tamamlayabilirsin" dedi. 1326 01:19:01,445 --> 01:19:03,572 Bence mantıklı bir yerdeyiz. 1327 01:19:03,655 --> 01:19:06,491 Casus yazılımlar hakkında ufak güncellemeler var. 1328 01:19:06,575 --> 01:19:08,952 Sonra tamamen Elon'a odaklanacağım. 1329 01:19:09,035 --> 01:19:11,663 Elon Musk'a yakın insanlar bilgi sızdırır mı? 1330 01:19:12,581 --> 01:19:15,667 Bizi uğraştıracak ilginç şeylerden biri 1331 01:19:15,751 --> 01:19:21,506 geçen sefer bilgi sızdıran insanların bu defa daha az bilgi sızdıracağıdır. 1332 01:19:21,590 --> 01:19:24,259 Benim uzmanlık alanım "güç". 1333 01:19:24,342 --> 01:19:28,430 Ve şu an devasa siyasi kuvvetler gücü 1334 01:19:28,513 --> 01:19:31,933 teknoloji milyarderlerine devrediyor. 1335 01:19:32,017 --> 01:19:35,979 Elon Musk bugüne kadar yaşamış en zengin insan, 1336 01:19:36,062 --> 01:19:39,191 şimdi de kalkıp verimliliğin başına mı geçecek yani? 1337 01:19:39,274 --> 01:19:40,150 Evet. 1338 01:19:40,650 --> 01:19:45,322 Emeğe bu kadar aşırı dayalı, zıtlaşmaya bu kadar aşırı dayalı 1339 01:19:45,405 --> 01:19:48,116 habercilik yapan fazla yer kalmadı. 1340 01:19:48,617 --> 01:19:50,827 Sonuçta bu insanlar aktivist değil 1341 01:19:50,911 --> 01:19:54,372 ama gerçeklerle desteklenince korkusuz kesiliyorlar. 1342 01:19:55,457 --> 01:19:58,668 Merhaba, Ronan ben. Bana döndüğünüz için çok sağ olun. 1343 01:19:58,752 --> 01:19:59,795 2018 PULITZER ÖDÜLÜ 1344 01:19:59,878 --> 01:20:05,383 Musk hakkında bir haberi irdeliyorum ve şu an hâkim olan politik iklimde 1345 01:20:05,467 --> 01:20:09,638 basın özgürlüğüne pek de saygı duyulmuyor. 1346 01:20:09,721 --> 01:20:15,769 Ek olarak yaptıkları haberlerden dolayı muhabirlere saldırma eğilimi var. 1347 01:20:15,852 --> 01:20:21,191 Bu da muhabirler ve kaynakları adına korkunç bir hava esmesine neden oluyor. 1348 01:20:21,274 --> 01:20:25,445 O zaman bahsettiğiniz konudaki belgelerin ve düşüncelerin bir kısmını 1349 01:20:25,529 --> 01:20:28,031 göndermeye razıysanız çok makbule geçer. 1350 01:20:28,114 --> 01:20:29,241 Kayıt dışı. 1351 01:20:29,324 --> 01:20:35,080 Yüksek risk içeren bir araştırma haberinin kaynağı olmak zordur ve ciddi bir iştir 1352 01:20:35,163 --> 01:20:37,165 çünkü çok tehlikeli olabilir. 1353 01:20:37,249 --> 01:20:40,544 Öyle hikâyelerim oldu ki bir kaynakla tek iletişimim 1354 01:20:40,627 --> 01:20:44,047 yaşadığım yerden uzaktaki isimsiz bir alışveriş merkezinde 1355 01:20:44,130 --> 01:20:47,592 nakit parayla aldığım kullan at telefon üzerinden ilerledi. 1356 01:20:47,676 --> 01:20:50,804 Ama bir hikâyede büyük bir aşama kaydettiğiniz an 1357 01:20:50,887 --> 01:20:56,560 on numara beş yıldız bir andır ve her muhabir bunun hayalini kurar. 1358 01:20:56,643 --> 01:20:59,187 Ama bir yandan da stres olup korkarsın 1359 01:20:59,271 --> 01:21:03,733 çünkü hikâyeyi doğru anlatmak için daha fazlasını ortaya koyman gerekir. 1360 01:21:03,817 --> 01:21:06,236 Tekrar sağ olun. İletişimde olacağım. 1361 01:21:06,319 --> 01:21:07,612 Tamam, hoşça kalın. 1362 01:21:08,113 --> 01:21:12,284 Araştırmacı gazetecilik adına çok acımasız bir zamandayız. 1363 01:21:12,367 --> 01:21:18,790 Ama ben yine de bilginin gücüne hâlâ şiddetle inanıyorum 1364 01:21:18,874 --> 01:21:23,420 çünkü bence insanları bilgilendirmek elimizde kalan tek umut. 1365 01:21:27,132 --> 01:21:30,385 Dergiyi kapaktan kapağa okumaya çalışmakla gurur duyarım 1366 01:21:30,468 --> 01:21:35,307 çünkü hedefim bilmediğim şeyler hakkında bir şeyler öğrenmektir. 1367 01:21:35,390 --> 01:21:38,101 Yani bir işi yarım bırakmamaya yönelik… 1368 01:21:38,184 --> 01:21:43,440 Evet, yarım bırakmamaya yönelik ama asla tam bitiremiyorum ki. 1369 01:21:43,523 --> 01:21:47,152 The New Yorker zordur. Akıllı insanlar içindir işte. 1370 01:21:47,235 --> 01:21:50,530 Çok kelime var. Okumak hakkındaki fikirlerimi duydunuz mu? 1371 01:21:50,614 --> 01:21:53,825 Okuma fikrini seviyorum. Hatta kitap satın alıyorum. 1372 01:21:53,909 --> 01:21:56,745 Ama kitaplarda çok kelime oluyor yahu. 1373 01:21:56,828 --> 01:21:58,330 Hiç de aksatmıyorlar! 1374 01:21:58,413 --> 01:22:01,207 Her sayfada yine kelime, yine kelime. 1375 01:22:02,667 --> 01:22:05,420 Araya birkaç tane boş sayfa koysanıza. 1376 01:22:05,503 --> 01:22:08,757 İki saniye soluklanmama izin versenize yahu. 1377 01:22:18,850 --> 01:22:20,518 1980'LER 1378 01:22:20,602 --> 01:22:23,146 The New Yorker, 1980'lere adım atarken 1379 01:22:23,229 --> 01:22:25,523 değişim için şartlar olgunlaşmıştı. 1380 01:22:26,274 --> 01:22:29,277 30 yıldır derginin editörlüğünü yapan William Shawn 1381 01:22:29,361 --> 01:22:31,655 yetmişli yaşlarının sonlarındaydı. 1382 01:22:31,738 --> 01:22:34,658 İnsanlar derginin modası geçmiş tarzıyla 1383 01:22:34,741 --> 01:22:38,370 ve pirincin tarihi gibi konularda 20.000 kelimelik yazılarıyla 1384 01:22:38,453 --> 01:22:39,788 dalga geçer olmuştu. 1385 01:22:39,871 --> 01:22:42,958 Okuyucular yaşlanıyor, satışlar azalıyordu. 1386 01:22:43,041 --> 01:22:47,379 Derken 1985'te SI Newhouse devreye girdi. 1387 01:22:47,462 --> 01:22:50,256 Resmiyet kazandı. The New Yorker'ın sahibi Newhouse oldu. 1388 01:22:50,340 --> 01:22:52,759 Dergi için 168 milyon dolar ödedi. 1389 01:22:52,842 --> 01:22:57,597 Derginin tüm yöneticileri SI Newhouse Jr'a satışı kabul etti. 1390 01:22:57,681 --> 01:23:01,559 Kendisinin iletişim imparatorluğunda 29 gazete, Parade dergisi 1391 01:23:01,643 --> 01:23:02,852 ve Random House var. 1392 01:23:03,728 --> 01:23:07,565 Newhouse 20 ay sonra William Shawn'ı emekli olmaya iterek 1393 01:23:07,649 --> 01:23:09,651 edebiyat dünyasını şoke etti. 1394 01:23:09,734 --> 01:23:11,277 GOTTLIEB'İN MUTLU GÜNLERİ 1395 01:23:11,361 --> 01:23:15,699 Shawn'ın yerini alan Robert Gottlieb'i de 1992'de kovdu 1396 01:23:15,782 --> 01:23:18,493 ve yerine tartışmalı yeni lider olarak 1397 01:23:18,576 --> 01:23:24,207 Vanity Fair'ın 38 yaşındaki atılgan, İngiliz editörü Tina Brown'ı getirdi. 1398 01:23:24,708 --> 01:23:26,710 Bu derginin editörü, 1399 01:23:27,377 --> 01:23:28,795 yani Vanity Fair, 1400 01:23:29,713 --> 01:23:33,216 bu derginin editörlüğüne getirilmiş bulunuyor. 1401 01:23:33,925 --> 01:23:35,176 Yani The New Yorker. 1402 01:23:35,260 --> 01:23:36,594 PEKİ O BİR "NEW YORKER" MI? 1403 01:23:36,678 --> 01:23:40,724 Dergiyi sıradan bir bulvar gazetesine döndüreceğinden korkuldu. 1404 01:23:40,807 --> 01:23:45,603 The New Yorker standardını yitirecek diye korkanlara sesleniyorum. 1405 01:23:45,687 --> 01:23:48,523 Bekleyin ve görün çünkü henüz beni tanımıyorsunuz 1406 01:23:48,606 --> 01:23:51,109 ve kaliteye olan bağlılığımı bilmiyorsunuz. 1407 01:23:51,192 --> 01:23:54,070 Derginin daha iyiye gittiğine şahit olacaksınız. 1408 01:23:56,531 --> 01:23:58,825 Dergi gösterişli partiler düzenledi, 1409 01:23:58,908 --> 01:24:02,454 filmlere ve modaya adanmış sayılar yayımladı. 1410 01:24:03,872 --> 01:24:08,543 Ciddi haberler de yaptılar. Bir sayıyı baştan sona korkunç bir ifşaya ayırdılar. 1411 01:24:08,626 --> 01:24:09,627 EL MOZOTE GERÇEĞİ 1412 01:24:09,711 --> 01:24:13,715 ABD tarafından eğitilen birliklerin El Salvador'da gerçekleştirdiği katliama. 1413 01:24:14,299 --> 01:24:15,383 Brown diyordu ki 1414 01:24:15,467 --> 01:24:20,263 "Bizim işimiz seksi olanı ciddiye aldırmak ve ciddi olanı seksileştirmek." 1415 01:24:20,764 --> 01:24:23,600 Bir dizi genç muhabiri işe aldı. 1416 01:24:23,683 --> 01:24:25,560 Aralarında Malcolm Gladwell, 1417 01:24:25,643 --> 01:24:26,978 Jane Mayer, 1418 01:24:27,062 --> 01:24:28,521 Hilton Als 1419 01:24:28,605 --> 01:24:32,275 ve The Washington Post'un genç yazarı David Remnick vardı. 1420 01:24:33,735 --> 01:24:36,905 Derginin görüntüsünü de değiştirdi. 1421 01:24:36,988 --> 01:24:39,574 İlk defa fotoğraf yayımlamaya başladılar 1422 01:24:39,657 --> 01:24:42,869 ve dünyanın en ünlü fotoğrafçılarından biri olan 1423 01:24:42,952 --> 01:24:45,455 Richard Avedon'ı kadroya aldılar. 1424 01:24:46,748 --> 01:24:49,876 Kapakları daha iddialı ve ivedi hâle getirdi 1425 01:24:49,959 --> 01:24:52,087 ve tartışmalı konulara kucak açtı. 1426 01:24:56,883 --> 01:25:00,929 Brown, Şubat 1994'te kutsal olana dokunarak 1427 01:25:01,012 --> 01:25:05,475 neredeyse 70 yıldır her yıl dönümü sayısının kapağını süsleyen 1428 01:25:05,558 --> 01:25:07,560 Eustace Tilley'nin yerine 1429 01:25:07,644 --> 01:25:10,897 R. Crumb'ın çizdiği modern bir versiyonunu koydu. 1430 01:25:10,980 --> 01:25:12,273 YETİŞKİN XXX VİDEO 1431 01:25:12,857 --> 01:25:14,526 Gelenekçiler dehşete düştü 1432 01:25:14,609 --> 01:25:17,570 ama Brown sadece havasız kalmış bir kurumu 1433 01:25:17,654 --> 01:25:21,366 bir pencere açarak havalandırdığında ısrarcıydı. 1434 01:25:25,328 --> 01:25:26,329 Sorel bu. 1435 01:25:26,412 --> 01:25:28,915 "Eustace'a can veren Tina için" diyor. 1436 01:25:29,582 --> 01:25:30,875 Ve beni çizmiş. 1437 01:25:31,835 --> 01:25:34,546 Eustace Tilley'yi uykusundan uyandırıyorum. 1438 01:25:35,255 --> 01:25:39,884 Eustace Tilley işini hiç anlamamışımdır. Bence son derece rahatsız ediciydi. 1439 01:25:39,968 --> 01:25:43,805 Bence daha ta 1935'te ondan kurtulmaları gerekirdi. 1440 01:25:43,888 --> 01:25:44,973 EDİTÖR (1992-1998) 1441 01:25:45,682 --> 01:25:49,185 Bunlar benim ciltlenmiş kopyalarım ve… 1442 01:25:50,270 --> 01:25:51,646 Elbette ilki 1443 01:25:51,729 --> 01:25:54,190 5 Ekim 1992. 1444 01:25:57,485 --> 01:25:59,070 Ed Sorel kapağı. 1445 01:25:59,654 --> 01:26:02,031 İlk kapağımı Ed Sorel yapsın istedim. 1446 01:26:02,115 --> 01:26:05,577 "Yeni olduğumuzu ilan eden bir şeyler yap" dedim. 1447 01:26:05,660 --> 01:26:09,289 Bana kalkıp faytonda oturan bir punkçı çizimiyle geldi 1448 01:26:09,372 --> 01:26:11,666 ve bu çok zekiceydi. 1449 01:26:11,749 --> 01:26:13,251 Düşündükleri doğruydu. 1450 01:26:13,334 --> 01:26:16,129 Ben yıkıma gelmiştim, yıkım güllesiydim 1451 01:26:16,212 --> 01:26:18,339 ve pek de haksız sayılmazlardı. 1452 01:26:18,965 --> 01:26:22,635 Yanlış hatırlamıyorsam birkaç yıllık bir süreç içerisinde 1453 01:26:22,719 --> 01:26:26,139 71 kişiyi işten çıkardım ve 50 kişiyi işe aldım. 1454 01:26:26,639 --> 01:26:29,142 Tina beni yedi aylık gebeyken işe aldı. 1455 01:26:29,225 --> 01:26:30,101 MAKALE EDİTÖRÜ 1456 01:26:30,185 --> 01:26:32,687 O zamanlar bu oldukça sıra dışı bir şeydi 1457 01:26:32,770 --> 01:26:34,647 ve de müthiş bir şeydi. 1458 01:26:35,148 --> 01:26:37,150 Kadınların hâkimiyeti var gibiydi. 1459 01:26:37,233 --> 01:26:40,236 Bir grup kadındık, hepimizin küçük çocukları vardı. 1460 01:26:40,320 --> 01:26:42,030 Gizli bir cemiyet gibiydik. 1461 01:26:42,113 --> 01:26:46,409 Bu cemiyetteki herkes birbirini kolluyordu, tamam mı? 1462 01:26:46,492 --> 01:26:48,953 Hepsinin dadılarının ismini biliyordum. 1463 01:26:50,705 --> 01:26:52,916 Tina bir kuyruklu yıldız gibiydi. 1464 01:26:52,999 --> 01:26:57,045 Dergiye geldi ve bir şeyleri değiştirdi. 1465 01:26:58,004 --> 01:27:01,591 Bazen tartışmalara yol açıyordu ama çoğunlukla haklıydı. 1466 01:27:01,674 --> 01:27:04,969 Derginin ivedilikle değişime ihtiyacı vardı. 1467 01:27:05,637 --> 01:27:08,389 The New Yorker'da altı buçuk yılın ardından 1468 01:27:08,473 --> 01:27:12,477 The New Yorker'ın bir şirket olarak aksadığını hissettim. 1469 01:27:13,186 --> 01:27:16,689 Yatay bir genişleme kaydetmemiz gerekiyordu. 1470 01:27:16,773 --> 01:27:18,608 SI Newhouse'a bir not yazıp 1471 01:27:18,691 --> 01:27:21,778 belgeseller çekmek, kitap basıp film yapmak için 1472 01:27:21,861 --> 01:27:25,114 prodüksiyon ayağımızın olması gerektiğini söylemiştim. 1473 01:27:25,198 --> 01:27:27,075 Radyo programı bile olabilirdi. 1474 01:27:27,575 --> 01:27:29,869 "Tina, sen örgüne bak" demişti. 1475 01:27:31,246 --> 01:27:36,334 "Peki" diye düşündüm. Bu cevap cidden sinirlerimi bozmuştu. 1476 01:27:37,001 --> 01:27:40,088 "Belki de ayrılmamın zamanı gelmiştir" diye düşündüm. 1477 01:27:42,715 --> 01:27:46,928 Geri dönüp bakıldığında sonunu getirecek olan bir teklif aldı. 1478 01:27:47,512 --> 01:27:49,013 NEW YORKER'DAN AYRILDI 1479 01:27:49,097 --> 01:27:51,182 Bir fikir merkezi olabilecek 1480 01:27:51,266 --> 01:27:53,893 bir dergi yaratmak benim fikrimdi. 1481 01:27:53,977 --> 01:27:57,522 Bugüne kadar bulduğum en iyi fikirdi. Gerisi Tina Brown. 1482 01:27:58,648 --> 01:28:02,277 Başkası kalmamış gibi Harvey Weinstein'den iş teklifi aldı. 1483 01:28:02,360 --> 01:28:04,445 Talk diye bir dergi yaratacaktı. 1484 01:28:04,529 --> 01:28:09,200 Sırf bir dergi olmakla kalmayacak, filmler falan da çekecekti. 1485 01:28:10,952 --> 01:28:13,454 Talk'un açılışına geldiğiniz için sağ olun. 1486 01:28:14,038 --> 01:28:16,249 Hayatımda yaptığım en aptalca şeydir. 1487 01:28:17,041 --> 01:28:19,168 Yani birden ayrılıverdi işte. 1488 01:28:19,252 --> 01:28:21,546 Temmuz 1998'de gitti. 1489 01:28:22,046 --> 01:28:23,673 Biz de editörsüz kaldık. 1490 01:28:24,674 --> 01:28:28,469 SI Newhouse da kısa bir süreliğine etrafa bakındı. 1491 01:28:28,553 --> 01:28:30,096 İşi bana teklif ettiler. 1492 01:28:30,179 --> 01:28:31,681 KADROLU YAZAR EDİTÖR OLDU 1493 01:28:31,764 --> 01:28:35,560 Bir saat sonra personelin ve meslektaşlarımın karşısındaydım. 1494 01:28:35,643 --> 01:28:38,479 Hepsi biraz alkışladıktan sonra işimize döndük. 1495 01:28:39,605 --> 01:28:42,984 Pekâlâ, hadi bakalım. Bugün Dexter'ın kapanışı var. 1496 01:28:43,067 --> 01:28:44,902 YIL DÖNÜMÜ SAYISINA ON GÜN 1497 01:28:44,986 --> 01:28:46,988 -Twilley de bugün. -Twilley de. 1498 01:28:47,071 --> 01:28:49,240 Evet, bugün günlerden… 1499 01:28:49,324 --> 01:28:52,827 Bugünün hangi gün olduğunu… Bugün perşembeymiş anlaşılan. 1500 01:28:52,910 --> 01:28:56,039 Çıkmasına bir buçuk hafta kalan yıl dönümü sayısı için 1501 01:28:56,122 --> 01:28:58,041 yazıları kapamaya başlayacağız. 1502 01:28:58,124 --> 01:28:58,958 Bu harika. 1503 01:28:59,042 --> 01:29:02,545 Çok çalışmamız gerekecek, umarım herkes ayakta kalır. 1504 01:29:02,628 --> 01:29:04,339 Tamamdır, teşekkürler. 1505 01:29:04,422 --> 01:29:08,259 Haftaya pazartesi, salı, çarşamba kapanış telaşı yaşanacak. 1506 01:29:08,343 --> 01:29:10,845 Perşembeye kadar bitmiş olması gerekiyor. 1507 01:29:11,346 --> 01:29:13,222 Her şey tıkırında ilerliyor mu? 1508 01:29:14,098 --> 01:29:15,808 Tıkırında diyebiliriz. 1509 01:29:17,602 --> 01:29:21,105 Tamam, ben sırayla gitme eğilimindeyimdir. 1510 01:29:21,189 --> 01:29:24,359 Ben başlarım, sen devam edersin, öyle gider. 1511 01:29:24,442 --> 01:29:28,863 The New Yorker'daki her yazı kapama toplantısı diye bir süreçten geçer. 1512 01:29:28,946 --> 01:29:33,034 Editör ile yazar, redaktör ve teyitçiyle beraber oturup 1513 01:29:33,117 --> 01:29:36,996 satır satır yazının üstünden geçer. 1514 01:29:37,080 --> 01:29:38,623 Şeyi söylemek istedim… 1515 01:29:38,706 --> 01:29:41,584 "Televizyonun karşıt kültürle ilk itilafı" diyor. 1516 01:29:41,667 --> 01:29:44,087 "İlk çarpışması" mı olmalı? 1517 01:29:44,170 --> 01:29:47,173 "Çarpışma" deyince kazara olmuş gibi geliyor, 1518 01:29:47,256 --> 01:29:49,342 oysa pazarın itmesiyle oldu. 1519 01:29:49,425 --> 01:29:51,177 Ha bire bir şeyler çıkar. 1520 01:29:51,260 --> 01:29:54,347 Bitti sanırsınız ama ufak tefek şeyler çıkar. 1521 01:29:55,056 --> 01:29:56,849 -Başlayalım mı? -Evet, hadi. 1522 01:29:56,933 --> 01:29:58,476 İlk sayfada bir şey yok. 1523 01:29:59,227 --> 01:30:01,062 Stresli bir deneyim olabiliyor. 1524 01:30:01,145 --> 01:30:05,108 "Yeterince doğru anlatmış mıyım? Her detayı doğru mu?" diyorsunuz. 1525 01:30:05,191 --> 01:30:09,612 "Mason günün birinde insan genlerinin modifiye edilebileceğini öne sürüyor." 1526 01:30:09,695 --> 01:30:12,198 Açıklık getireyim, yapalım demiyor. 1527 01:30:12,281 --> 01:30:13,408 -Şu an. -Bugün. 1528 01:30:13,491 --> 01:30:16,494 Bence bir yerde bakanın kim olduğunu söylemeliyiz. 1529 01:30:16,577 --> 01:30:17,537 Evet. 1530 01:30:18,037 --> 01:30:18,913 Fakat… 1531 01:30:19,414 --> 01:30:21,082 Saatlerce sürebilir. 1532 01:30:21,165 --> 01:30:23,668 Yemek sipariş etmek zorunda kalabilirsin. 1533 01:30:23,751 --> 01:30:25,503 Bitene kadar bitmez. 1534 01:30:25,586 --> 01:30:29,257 Ofisin teyit departmanında eskiden bir söz asılıydı. 1535 01:30:29,340 --> 01:30:31,175 "Bitmesindense mükemmel olsun." 1536 01:30:31,259 --> 01:30:33,553 "Al Franken'la alay." 1537 01:30:33,636 --> 01:30:36,806 Daha şapşal bir kelime olmalı, "dalga geçme" olsun. 1538 01:30:36,889 --> 01:30:41,144 Bir kapama tamamlandığında hep büyük bir tatmin duygusuna kapılırım 1539 01:30:41,227 --> 01:30:45,648 çünkü bir sistemimiz vardır, eskiye dayanan ve iş gören bir sistemdir. 1540 01:30:45,731 --> 01:30:46,858 -Başardık. -Yaşasın. 1541 01:30:46,941 --> 01:30:47,817 İyi iş çıkardık. 1542 01:30:47,900 --> 01:30:50,111 -Tebrikler. -Cidden muhteşemdi. 1543 01:30:50,194 --> 01:30:51,654 Pekâlâ, sağ olun. 1544 01:31:07,712 --> 01:31:11,382 Evet, kurgu kısmının dizgisi şöyle, şurada ufak bir başlık var. 1545 01:31:11,466 --> 01:31:14,177 Normaldeki gibi yazı, resmin üstünde değil, 1546 01:31:14,260 --> 01:31:16,262 daha klasik bir yerleşim. 1547 01:31:16,345 --> 01:31:20,433 Sonra da Eustace Tilley'nin geçmişini gösteren ara çizimler istiyoruz. 1548 01:31:20,516 --> 01:31:23,978 Kaç bin tane Eustace Tilley'miz olacak? Bileyim de. 1549 01:31:24,061 --> 01:31:26,731 YIL DÖNÜMÜ SAYISINA İKİ GÜN 1550 01:31:27,648 --> 01:31:30,776 -İçeride mi yapsak? -Senin odanda yapmak istiyorlar. 1551 01:31:30,860 --> 01:31:32,737 Hava bin derece. 1552 01:31:33,237 --> 01:31:38,075 Bir sayıyı baskıya göndermeden evvel en son maket kitabı inceleriz. 1553 01:31:40,495 --> 01:31:42,079 Harika bir şey bu. 1554 01:31:42,163 --> 01:31:47,043 Grafikleri, dizgiyi kontrol eder ve dergi posta kutularına atıldığında 1555 01:31:47,126 --> 01:31:50,755 tam olarak neye benzeyeceğini görme fırsatı yakalarız. 1556 01:31:50,838 --> 01:31:54,175 -Karikatür ve şurası net olsun isteriz. -Evet. 1557 01:31:54,258 --> 01:31:57,970 Ama aynı zamanda rahatça derin bir nefes alarak 1558 01:31:58,054 --> 01:32:00,181 elindekinin tadını çıkarma anıdır. 1559 01:32:00,765 --> 01:32:03,184 Çok emek var. Çok insanın emeği var. 1560 01:32:03,267 --> 01:32:06,270 Çok tartışma, çok konuşma gerektiriyor. 1561 01:32:07,522 --> 01:32:09,482 Ama buna değiyor. 1562 01:32:10,107 --> 01:32:12,068 Harika. Kolay oldu yahu! 1563 01:32:22,370 --> 01:32:24,455 Şubat 2025'te 1564 01:32:24,539 --> 01:32:28,459 The New Yorker 100'üncü doğum gününü kutladı. 1565 01:32:29,126 --> 01:32:32,046 Bu özel günün şerefine çifte sayı çıkardılar. 1566 01:32:32,129 --> 01:32:34,966 Kaderinde tekrar tekrar okunmak var. 1567 01:32:35,550 --> 01:32:39,720 Belki de kaderi köşede durmadan büyüyen desteye eklenmek. 1568 01:32:40,304 --> 01:32:43,099 The New Yorker'ın 100'üncü yıl dönümü geldi. 1569 01:32:43,182 --> 01:32:44,850 The New Yorker 100 yaşında. 1570 01:32:44,934 --> 01:32:48,020 …100'üncü yıl dönümünü kutlayan dergi… 1571 01:32:48,104 --> 01:32:53,067 İnsanlar saçma tweet'lerden daha fazlasını öğrenmek istiyor. 1572 01:32:53,150 --> 01:32:56,237 Ne olup bittiğini bilmeyi, adil olunmasını, 1573 01:32:56,320 --> 01:33:00,157 bilgilerin teyit edilmesini ve doğru dürüst iş yapılmasını 1574 01:33:00,241 --> 01:33:03,911 ve de baskı altında ezilmeyen medya kuruluşları istiyorlar. 1575 01:33:05,913 --> 01:33:09,709 Bu yaratıcı, meraklı, titiz iş yapan, tuhaf, 1576 01:33:09,792 --> 01:33:13,713 saplantılı olmanın sınırlarında gezen bireyler 1577 01:33:13,796 --> 01:33:16,173 kutlama için bir araya geldiler. 1578 01:33:16,757 --> 01:33:20,845 Onlardan önce gelen devlerin omuzlarında yükseldiklerini bilerek 1579 01:33:20,928 --> 01:33:25,016 dedikodu yaptılar, güldüler ve birbirlerine kadeh kaldırdılar. 1580 01:33:26,809 --> 01:33:28,811 Derginin ilk yıllarında 1581 01:33:28,894 --> 01:33:33,816 istifa etmek isteyen bir yazar, kurucu editör Harold Ross'a başvurmuştu. 1582 01:33:34,609 --> 01:33:36,402 Ross'ın karşılığı şu oldu, 1583 01:33:36,485 --> 01:33:40,740 "Biz bir hareketin içindeyiz ve bir hareketten istifa edemezsin." 1584 01:33:41,532 --> 01:33:43,534 Ne demek istediğini iyi biliyorum. 1585 01:33:43,618 --> 01:33:48,873 Haftada bir basılan veya çevirim içi her gün çıkan bir şeyden ibaret değil bu. 1586 01:33:48,956 --> 01:33:51,000 Bunun bir ruhu var. 1587 01:33:51,083 --> 01:33:54,629 Bir amacı var, bir ahlak ve kalite anlayışı var. 1588 01:33:54,712 --> 01:33:56,297 THE NEW YORKER'IN BİR ASRI 1589 01:33:56,380 --> 01:34:00,968 Kendi kendini sorgular olmalı. Deneyimlerinden ders çıkarmalı. 1590 01:34:01,052 --> 01:34:05,056 Fikrini değiştirme kabiliyetine sahip olmalı. 1591 01:34:05,556 --> 01:34:09,143 Ama bu bir hareket. Yüksek şeyleri amaçlıyor. 1592 01:34:09,226 --> 01:34:10,645 BU SAYI HİROŞİMA'YA ADANMIŞTIR 1593 01:34:10,728 --> 01:34:13,064 Kulağa çok burnu büyük geliyorsa da 1594 01:34:13,147 --> 01:34:15,733 umurumda bile değil. 1595 01:34:20,446 --> 01:34:22,615 Merhaba. Selam arkadaşlar. 1596 01:34:23,783 --> 01:34:26,160 -Diego, başlamak ister misin? -Tabii. 1597 01:34:26,243 --> 01:34:29,080 Bence vergi aflarındaki artışı konu almalıyız. 1598 01:34:29,664 --> 01:34:32,541 Bir dergi için yeterince seksi bir konu değil mi? 1599 01:35:57,209 --> 01:36:00,087 Alt yazı çevirmeni: Yurdakul Gündoğdu